“Depresyon, kişinin güzel anılarda seyirci pozisyonunda, kötü anılarda katılımcı pozisyonunda olması durumuydu” diye geçirdi içinden. Zaman zaman depresyona girmesinin sebebi buydu demek. Kötü bir anısına gitmek zorunda olduğunu hissetmişti. Hâlbuki gitmek zorunda değildi ki. Bu mantığı bir türlü çözememişti. Sonra aklına geldi birden. “Zihin yarım kalanları tamamlamak ister, bu yüzden geçmişe gideriz, o hatıralarda yarım kalan bir şeyler olduğunu hisseder ve çıkamaz. Hiçbir mantıklı sebep olmasa bile orada kalır. Ve bu durum kişinin psikolojisini bozar. Çünkü gittiği zamanın psikolojisine sahip olmuştur.” Şimdi de yaşarken nasıl o zamanın psikolojisine sahip oluyorum ki? Bir belgeselde seyrettiklerini düşündü. “Beyin, anılar ile gerçeği ayırt edemez.”

Düşünceye Özgürlük, Hayır Bahsetmek İstediğim Bizahati Kendi Düşüncelerimize Yaptığımız Makyajlardır Hangimiz Düşündüğünü Törpülemeden Söylüyoruz Ki ?
Şöyle Olur Böyle Olur Bunu Söylersem Böyle Olur Şunu Söylersem Böyle Olur.
Çırılçıplak Düşünceler Zihnimizde Köle !!!
Eğer Bir İnsana Alenen Küfür Etmeyi Aklımızdan Geçiriyorsak ve Etmiyorsak Biz kendimiz Değilizdir.
Biz Kendimizi Köle Ediniriz Kendimize Sadece Eğer Düşüncelerimizi İfade Edecek Cesareti Bulamıyorsak o O Düşünceye Haksızlık Etmiş Bulunuruz.
Heyecanlı mısınız... İşe fazla odaklanır mısınız... Her şeyin mükemmel olmasını mı istersiniz... Aceleci misiniz... Sık öfkelenir misiniz... Saldırgan mısınız... Hızlı ve coşkulu konuşur, karşınızdakinin sözünü keser misiniz... Cümle aralarında derin derin nefes alır mısınız...Yürüyecek yerde koşar mısınız.. Birkaç işe birden girişir misiniz... Sürekli zamandan şikayetçi misiniz... Sabırsız mısınız... Yardıma gerek duyduğunuzda sormaktan kaçınır mısınız... Başkalarının hayranlığını kazanmak, size saygı duyulmasını ister misiniz... Başkalarını sürekli eleştirir misiniz... Sıklıkla gergin misiniz... Kendinizi geçinilmesi zor bir kişi olarak tanımlar mısınız... Dinlenmeye ayırdığınız zamanda, boş oturduğunuz zamanda suçluluk duyar mısınız... Kendinize çok sorumluluk yükler misiniz...
Sayılanların çoğunluğu sizde varsa, siz streslisiniz.

eğer hesap makinesi kullanamıyor olsaydık, yine de bu sorunun yanıtını bulmayı deneyenemiz çıkar mıydı? diyelim ki çıktı. peki ya kağıt kalem kullanmak da yasak olsaydı? bu soruyu zihinden yapabilecek cengaver var mıdır acaba?
evet var. tanıştırayım. alexis lemaire. kendisi fransa'da yaşıyor olup, anlaşılacağı üzere matematik ile hayli içli dışlı biridir.
başlıktaki sayı, (yazıyla: iki katrilyon üç yüz doksan yedi trilyon iki yüz yedi milyar altı yüz altmış yedi milyon dokuz yüz altmış altı bin yedi yüz bir) bilgisayar tarafından rastgele üretilmiş bir sayı. lemaire'in bu sayının 13. kuvvetini zihinden hesaplaması yaklaşık 1 dakika sürmüş. sonuç tam 200 basamaklı bir sayıymış.