sertab erener ilk çıktığından beri her şarkısını hayranlıkla dinlediğim ayrıca karizmasına da hayran olduğum bir sanatçı..google'da fan klüplerini araştırırken "en iyi sertab albümü" anketine rastladım, size de sormak istedim. gözüm kapalı "lal"e bastım, gördüm ki benim gibi düşünenler epey varmış, ardından "sertab gibi" geliyor ki o albümü de hakikaten çok iyidir. düşünsenize: incelikler yüzünden, zor kadın, vur yüreğim,.. yara da onda mıydı, emin değilim..yara'nın sözleri küçük iskender'in bu arada. mükemmel bir durum bu. düşünsenize bir şiir yazıyorsunuz, ülkemizin en kaliteli sanatçılarından biri sertab erener, şiirinizi şarkı yapmış veya zuhal olcay... o andan, o günden itibaren ölseniz de gam yemezsiniz herhalde..bir de en çok beğendiğiniz yazar(lar)ı çok merak ediyorum, bu soruyu sanki daha önce de sordum, bunuyorum sanırım..
bu kadar mı anlamlı bakar bir insanın gözleri.. bu kadar mı manalı, güzel bir yüzdür onun ki. sesi, görünüşü, hali, tavrı. ödüm kopuyor ona birşey olacak diye bunca kirin içinde..ayrı tutulası, pamuklara sarılası işlere imza atıyor mütemadiyen. tiyatro oyunları, filmleri, söylediği şarkıları..hiçbir yerdedeki oyunculuğu çıkmıyor aklından insanın. bir insan bu kadar mı kırılgan hem? zuhal olcay. nokta.


Fotoğraflar, gazete kupürleri ve TV haber görüntülerinin yer aldığı belgeselde, Kıvanç tarafından yazılan ve sanatçılar tarafından seslendirilen davanın seyrine ilişkin metin eşlik ediyor. Derya Alabora, Memet Ali Alabora, Halil Ergün, Mahir Günşiray, Banu Güven, Meral Okay, Zuhal Olcay, Şevval Sam ve Hale Soygazi gibi ünlü sesler, Hadig inisiyatifinin hazırladığı ‘tililili’ adlı projesinde olduğu gibi, Dink davasını takip etmeye çağırıyorlar.
1999 yılında Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer’in kurduğu “Oyun Atölyesi”nde bu sezon oynanan oyunlardan biriydi “Jeanne D’Arc’ın Öteki Ölümü”. Beni en çok etkileyen oyunlardan biriydi. Kimdi bu Jeanne D’Arc?
Jeanne d'Arc, 1412 yılında Meuse’deki Domremy köyünde dünyaya geldi.Yüzyıl Savaşları boyunca İngiltere'ye karşı durmadan Fransa'ya yardım eden ve daha sonradan Fransa'nın dört bir yanında nam salmış bir Fransız Katolik azisesidir.
12 yaşındayken St. Catherine, St. Margearet ve St. Micheal'in ruhları ile önsezi ile iletişime geçmeye başladığı söylenir. Savaşlarda Fransız ordusuna katılmış ve İngiliz'lere karşı savaşmıştır. Daha sonra onu esir alan İngiliz'ler onun erkek giysileri giyip savaşan ve gaipten sesler duyan bir kâfir olduğunu öne sürerek onu henüz 19 yaşında iken yakarak öldürme kararı vermişlerdir. Jeanne infaz töreni başlamadan hemen önce yanındakilerden haç istedi. Bir asker iki sopayı birleştirerek yaptığı haçı ona uzattı. Alevler vücudunu sarmaya başladığı zaman elindeki haçı dudaklarına götüren Jeanne’ın son sözü “İsa” oldu.
Bu olayın üzerinden 25 yıl geçtikten sonra Kral Şarl mahkemeyi yeniden kurarak Jeanne D’Arc’ın adını temize çıkardı. 1919 yılında da Papa XIV. Benedict, bu köylü kızının adını Katolik kilisesince kutsanan azizeler arasına geçirdi.
Ölmeden önce ve öldükten sonra adını korumak için görülmüş tüm mahkeme kayıtları bugün Fransa Millî Kütüphanesi'nde saklanmaktadır. Yaşadığı tarihteki diğer kişiler ile kıyaslandığında, hakkında en çok şey bilinen kişilerden biridir.