Açmış olduğum bu bilogda Kopanisti'ye verip veriştirmek, yerip yeriştirmek, sokup sokuşturmak, yakıp yakıştırmak, takıp takıştırmak serbesttir.


Yiğitlerim…
Uyanın! Şafak söktü.
Şimdi varlığımızın bedelini ödeme vakti.
Sisli bir sabahtı. Tüm rüyaları geride bırakıp yola düştüğüm zaman. Uyanmıştı gözlerim. Ama aklım düşlerimdeydi. Herkes gibi…
Atlılar geçiyor önümden. Yüzleri kirli çocuklar izliyor bizi. Elleri koynunda analar. Zafer, zafer, zafer… diyor yürekler. Topal bir ite takılıyor gözlerim. Yumruğumu sıkıyorum ve göğe kaldırıyorum düşünmeden ama inanarak kapılacağım mutluluğa.
Her ne kadar evlerde LPG yani tüp gaz kullanımı doğalgaza bağlı olarak azalıyor olsa da hatrı sayılır bir çoğunluğun mutfağında hatta belki banyoda hala tüp bulunuyor. Markadan markaya şekil biraz fark etse de temel olarak evlerimize giren 2 tip tüp var. 12'lik uzun ve şişman. Uzun tüpler eskiden daha revaşta iken dedantörlerinin kolay takılması ve bu sayede servis elemanını içeri sokmadan kapıdan tüpünüzü alıp kendi montajınızı yapmanızı sağlamasıyla şişman tüpler daha yaygın hale geldi. Bugün bir (pek yaygın olmayan) marka hariç tüm LPG şirketlerinin 12 kg'lik şişman tüpleri birbirine benzer şekilde. Hemen hemen hepsinin dedantör ve güvenlik hortumları vs aynı. Peki neye dikkat etmeliyiz?
1. En ama en önemlisi tüpünüzü dik kullanmanız. Bu sayede önce tüpün içindeki gaz faz kullanılmaya başlanacaktır. Eğer eğik kullanırsanız sıvı faz hortuma doğru gelecek ve herhangi bir sızıntı durumunda yangın ihtimalini ve büyüklüğünü arttıracaktır.
2.Hortum ve kelepçenizi 2 yıldan fazla kullanmayın. Yıllar içinde hortumunuz sertleşir ve bağlantı yerlerinden çatlama eğilimi gösterir. En doğrusu optimum süre olan 2 yılda bir hortum ve kelepçenizi yenilemektir. (bayinizden isterseniz meblası çok yüksek olmayan bu işlemi bedelsiz gerçekleştirecektir)
3. Şekil şemal renk olarak evinizin süsü olmasa da tüpünüzü saklamayın, üzerini örtmeyin, ısıya mağruz bırakmayın.
4. LPG normalde kokusuz ve zehirsiz bir gazdır. Ama yanıcı ve parlayıcıdır. Güvenliğiniz için kokulandırılır. Eğer bir sızıntı hissederseniz hemen dedantörünüzü kapayın. Cam ve pencerelerinizi açın. Duylar dahil elektrikli hiç bir alete dokunmayın. Hemen bayinizi arayıp yardım isteyin. Yere birikmiş gazı bir süpürge(çalı) vs yardımıyla dışarı süpürün.
5. Tüpün bağlantı yerlerinden sızıntı yaptığını düşünüyorsanız ya da tüpünüz geldiğinde servis elemanı tüpü taktıktan sonra kontrol etmek isterse bunu ASLA çakmak vb bir aletle yapmayın. Varsa servis elemanındaki kontrol köpüğünü yoksa kendiniz bir sabunu köpürterek kaçak olabileceğini düşündüğünüz yere sürün.
herkese merhaba,
yeni bir siteyle tanıştım, belki içinizde bu siteyi bilenler vardır ama yeni tanıştığım için ve beğendiğim için sizlerle paylaşmak istedim..
www.fikiratolyesi.com sitemiz çok hoş şeyler var.
oradan hayata basit bakalım başlğı altında bir alıntı yapmak istiyorum.
"insan= yemek+uyumak+seks+para için iş + eğlence"
Eşşek= yemek+uyumak+seks şimdi formulde bu üçlünün yerine eşşeği koyarsak......

Şu var..Müşteri memnuniyeti ve tüketici kraldır..Tüketici nasıl kral anlayamıyorum..Reklam işin kandırmacası promosyon da rüşvet olarak kabul ediliyor ise müşterilere verilen en büyük rüşvet "Kral Tüketici" ünvanı..Ben nasıl kralım anlayamıyorum..Kral filan olduğumuz yok pohpohlanmayı seviyoruz belki de..Pohpohlandıkça harcıyoruz..Harcadıkça daha da..
İstanbul valisi Muammer Güler, yaptığı açıklamalarla okuyanlara, değişik duygular hissettirdi. Okuyanlardan bazıları gülme, bazıları sinir krizine girdi. Ortak olan tek şey kimsenin bu açıklamaları ciddiye almamasıydı. Vali gizli silahları sapan olan (il)legal örgütleri, “orantılı” güç kullanarak hastanelik etti. Bu (il)legal örgütlerin içinde ÖDP, CHP, DİSK ve KESK gibi kurumların olması bir talihsizlikti. DİSK ve ÖDP misafirperverlik göstermediği için polis hediyelerini dışarıdan yollamak zorunda kaldı. Disk ve ÖDP’nin bu tutumunu ayıplıyoruz. Terbiyesiz (il)legal örgütler hastane önünde yaptıkları eylemle (canını kurtarmak için kaçmak) dağıtılmayı hak etmiştirler. Vali’nin de dediği gibi dünyanın hiçbir yerinde hastane önünde eylem yapılmaz, yapılırsa valimizin tasdiklediği gibi polisin müdahale etmesi kaçınılmazdır. Arada da 1 gaz bombası düşmüş çok mu? Bazı bölgelere 5–6 tane düşüyor zaten. Ayrıca lügat-ı vali ye göre düşmek, silahla nişan alıp ateş etmektir, bundan dolayı bomba polisin civarında düşmemiştir. Valimizin değindiği bir başka konu ise videodaki turistlerin, yurdum insanı olduklarını söylemesidir. Zaten ülkemizde dövülen, turist olmadığı sürece serbesttir, dayakt,a gaz bombası da cennetten çıkmadır. Valimiz yerde oturan kızın yanından geçen polisin ayağının “yanlışlıkla” kafasına çarptığını düşünüyor olmalı ki, tüm televizyonların yayınlamasına rağmen eğer böyle bir durum olduysa gereği yapılır dedi. Cumhuriyet gazetesi sınırları içinde işyerine girmeye çalışan gazetecinin kolunun kırılmasını “talihsiz” bir olay olarak niteleyen valimiz, acaba bu olayın bir gazetecinin başına geldiği için, basının daha çok dikkatini çekeceği için mi yoksa polisin hiçbir art niyet olmadan oyuncağını elinde sallarken bir insana isabet etmesini açısından mı talihsiz bir olay olarak görüyor?
Microsoft : Windows Vista Ultimate
MediaCat : Kitap seti ve Digital Age aboneliği
Kurumsal Haberler : Kitap seti
Vestel : Troya bileti
Kıta Avrupası ve Yakın Doğu’ya ait bahçelerdeki işlevsel düşüncenin estetik kaygıya geçişi ve bunun getirdiği kültürler arası sıçrayış M.Ö 3. bin yıla kadar dayanmaktadır. Sümerlilerin mitolojik kralı Gılgameş eski Babilon’da bahçeler ve meyveliklerle süslenmiş, coşturulmuş bir şehri anlatan ilahiler söylermiş.
Bin yıl kadar sonra hemen hemen tüm Mezopotamya kralları, kraliyet bahçelerinde banketler vererek, yaşlı ağaçların gölgeleri altında değerli konuklarını lüks, konfor ve keyif içinde ağırlarlarmış.

Bir parça yorgun bir kadın var buralarda. Rüyalarında kadınla sevişen, gerçek dünyaydaysa, 'hayır, olmaz. Bu yol çok zor. Her anlamda. Heteroluğu tercih et ve eşcinsellik içinde patlarsa da patlasın' diyen bir kadın.
Kendi kadın ve aslında kadın arzulayan bir kadın...
Kaçamadığım rüyalarım var...
Evet dostlar, bugün de bana ayrılan sürenin sonuna geldik. (-nasıl ya daha yeni başlamıştın. bu ilk cümle değil mi? neresinden okumaya başladım laaan yazıyı..! - yazıyı, yazıyııı aRRoGaNTe'nin delirdiğini yazıyı) Hiç üzülmeyin dostlar, kaçırdığınız bir şey yok. Bu, klişeleri yıkmak isteyen aykırı ruhumun bana ve dolayısıyla sizlere oynadığı bir oyun. Yazı sonlarında görmeye alıştığımız cümlelerden birini ilk cümle olarak kullandım, nedir yani. Bence oldu, böyle de güzel durdu. Evet nerede kalmıştık var bir de. Onu da henüz bir şey anlatmamışken burada kullanayım da aykırı ruhum şenlensin, sonra da sefam olsun hahhayyt. Ama zaten bir şeyler anlatmayan biri olduğum için bu klişeyi hiç kullanmasam da olur. Bu da amacına uygun bir eylem aslında. Kullanmamak, evet kullanmıyorum lan.