<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>hafif.org - etiketler: do&#231;ent &#231;etin</title>
    <link>http://www.hafif.org/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>hafif.org - etiketler: do&#231;ent &#231;etin</description>
    <item>
      <title>Kara Leke, Kara Kitab...</title>
      <author>linnux</author>
      <description>Google'da &lt;a rel="nofollow" href="http://www.google.com.tr/search?q=kara+kitab&amp;start=0&amp;ie=utf-8&amp;oe=utf-8&amp;client=firefox-a&amp;rls=org.mozilla:tr-TR:official"&gt;Kara Kitab&lt;/a rel="nofollow"&gt; veya &lt;a rel="nofollow" href="http://www.google.com.tr/search?q=kara+kitap&amp;start=0&amp;ie=utf-8&amp;oe=utf-8&amp;client=firefox-a&amp;rls=org.mozilla:tr-TR:official"&gt;kara kitap&lt;/a rel="nofollow"&gt; diye ararsan&#305;z bulman&#305;z zor.

Arkada&#351;lar &#252;&#231;ka&#287;&#305;t&#231;&#305; hac&#305; tiplemelerinden, gericilerden, yobazlardan,
ba&#287;nazlardan ve di&#287;erlerinden bahsedip duruyorlar.

Biz de diyoruz ki: "Asl&#305;n&#305;n &#231;i&#287;nendi&#287;i yerde sahtesi y&#252;kselir!"

&#304;&#351;te, tarihimizdeki kara lekenin &lt;a rel="nofollow" href="http://www.predays.host.sk/kitab.htm"&gt;Kara Kitab&lt;/a rel="nofollow"&gt;'&#305;!

E&#351;ref Edib'in yazd&#305;&#287;&#305;, 1967'de o zamanki Bug&#252;n gazetesinde yay&#305;nland&#305;ktan
sonra kitap haline getirilmi&#351; &lt;a rel="nofollow" href="http://www.predays.host.sk/kitab.htm"&gt;Kara Kitab&lt;/a rel="nofollow"&gt;...

Peki neden bilmiyoruz yak&#305;n tarihimizi?
&#304;nsan beyni nas&#305;l y&#305;kan&#305;r, insanlar i&#231;i bo&#351; g&#252;ndemlerle nas&#305;l me&#351;gul edilir,

...
&#304;nsanlar kendi ge&#231;mi&#351;ini nas&#305;l unutur, bunlara en iyi kan&#305;tt&#305;r Kara Kitab...


Nas&#305;l? Okullarda ezberletilen "&#304;nkilap Tarihi"'ne benzemiyor de&#287;il mi?


Ger&#231;ekler ac&#305;d&#305;r, daha da ac&#305;s&#305; insanlar&#305;n riyakarl&#305;&#287;&#305;!


_____________________________________________
_____________________________________________
Kara Kitab

Milleti Nas&#305;l aldatt&#305;lar!

Mukaddesat&#305;na Nas&#305;l sald&#305;rd&#305;lar!

E&#350;REF ED&#304;B

&#304;lk defa BUG&#220;N Gazetesinde yayinland&#305;ktan sonra kitap haline getirilmi&#351;tir.(1967)

Halk&#231;i zihniyet ve ideolojisi yikilmadik&#231;a M&#252;sl&#252;man T&#252;rk
M&#238;lleti din h&#252;rriyetine asl&#226; kavusamaz

* **

Din&#238; nesriyata karsi Halk&#231;ilarin katli&#226;m emirleri

    &#8226; &#171;Gazetelerinrzin son g&#252;nlerdeki nesriyati arasinda diinden bahis baz&#305; yaz&#305;, m&#252;tal&#226;a, ima ve temsillere rastlanmakladir. Bundan sonra din mevzuu &#252;zerinde gerek tarih&#238;, gerek temsili ve gerek m&#252;talaa kabilinden olan her t&#252;rl&#252; makale ve f&#305;kra ve tefrikalar&#305;n ne&#351;rinden tevekki edilmesi ve baslanm&#305;&#351; bu gibi tefrikalar&#305;n en son on g&#252;n zarfinda nhayetlendirilmesi...&#187; (T. C. Ba&#351;vekalet, Matbuat Umum M&#252;d&#252;rl&#252;g&#252;, I&#231; Matbuat Dairesi, 1945)
    &#8226; &#171;Biz her ne &#351;ekil ve surette olursa olsun, memleket dahilinde din&#238; nesriyat yapilarak dini bir atmosfer yarat&#305;lmasina ve gen&#231;lik i&#231;in dini bir zihniyet fideligi v&#252;cuda getirilmesine taraftar degiliz.&#187; (T. C. Dahiliye Vekaleti, Matbuat Umum M&#252;d&#252;rl&#252;g&#252;, sayi 658 ve 17 Mayis 1942)

T A K D &#304; M

    Bu eser'i aciziyi &#171;BUG&#220;N&#187; gazetesi sahibi m&#252;cahid kardesimiz Mehmed Sevket Eygi, su suretle takdim etmistir.

    Yazi hayat&#305;na 1908 de Sirat-i M&#252;stakim mecmuasini &#231;ikarmakla ba&#351;liyan ve 60 y&#305;ldan beri fasilasiz olarak din ve milletimize kalemiyle hizmet eden &#252;stad ESREF EDIB, Me&#351;rutiyetten bug&#252;ne kadar T&#252;rkiye'de cereyan eden i&#231;timai, dini ve siyasi cereyan, hadise ve hareketleri yakindan takkib eden bu yazi serisi 60 senedir dini hayatim&#305;za yapilan suikastlerin bir tarih&#231;esidir.

    H&#226;diseler vesikalara &#304;stinad ettirilmi&#351;; partiler &#252;st&#252; tarafs&#305;z bir g&#246;r&#252;&#351;le tetkik ve tahlil olunmu&#351;tur. T&#252;rk bas&#305;n&#305;nda b&#246;yle bir yaz&#305; serisi ilk defa &#231;&#305;kmaktad&#305;r. Hi&#231; &#351;&#252;phe yok ki, b&#252;t&#252;n millet&#231;e, merakla, heyecan ve ibretle okunacakt&#305;r.

    Esrem Edib Bey &#252;stad&#305;m&#305;z&#305;n gazetemize arma&#287;an ettikleri bu yaz&#305; serisini ne&#351;re ba&#351;layaca&#287;&#305;m&#305;z hakk&#305;ndaki m&#252;jdemiz, okuyucular&#305;m&#305;z&#305; &#231;ok sevindirmi&#351;, y&#252;zlerce ki&#351;i telefonla veya bizzat &#304;darehanemize kadar gelmek suretiyle, gazetemizi tebrik etmi&#351;lerdir.

    Filhakika &#252;stad&#305;n Yeni &#304;stikl&#226;l gazetesinde &#231;&#305;kan yaz&#305;lar&#305;, memleket &#231;ap&#305;nda b&#252;y&#252;k akisler husule getirmi&#351;tir. Bilhassa Nur Risalelerinin muar&#305;zlar&#305;ndan Senat&#246;r Ahmet Y&#305;ldtz'a verdi&#287;i cevaplar, b&#252;t&#252;n memlekette &#231;ok b&#252;y&#252;k bir al&#226;ka uyand&#305;rm&#305;&#351;, elden ele gezmi&#351;, topluluklarda alenen okunmu&#351;, gazetemizden kesilerek bir&#231;ok vatanda&#351;lara okutulmu&#351;, bu suretle belki y&#252;z binden fazla M&#252;sl&#252;man karde&#351;imiz bu cevaplan okumu&#351;, hakikati &#246;&#287;renmi&#351;tir.

    &#350;eyh&#252;lisl&#226;m Mustafa Sabrl Efendi n&#226;m&#305;na ortaya s&#252;r&#252;len ve Temyiz Mahkemesinin mal&#251;m karar&#305;n&#305;n mesnedleri aras&#305;na sokulan muharriri me&#231;hul d&#252;zmece bro&#351;&#252;r&#252;n sahteli&#287;ini meydana &#231;&#305;karm&#305;&#351;, isl&#226;m &#252;mmetine kar&#351;&#305; iftira ve tezvir&#226;t&#305; ile maruf Do&#231;ent &#199;etin &#214;zek'in bu sahte vesikay&#305; halp ak&#231;e gibi nas&#305;l ortaya s&#252;rd&#252;&#287;&#252;n&#252; b&#252;t&#252;n delilleri ile, vesikalar&#305; ile ortaya koymu&#351;, b&#252;t&#252;n Ris&#226;le-i Nur mu&#226;r&#305;lar&#305;n&#305;n &#231;anlar&#305;na ot t&#305;kam&#305;&#351;, dillerini kurutmu&#351;tur.

    E&#351;ref Edip Bey &#220;stad&#305;m&#305;z&#305;n yaz&#305; &#252;sl&#251;bu &#231;ok ak&#305;c&#305;, s&#246;z ve kel&#226;m&#305;, delil ve vesikalara m&#252;stenid, &#246;z ve hakikat oldu&#287;u i&#231;in okuyucular&#305;m&#305;z onun yaz&#305;lar&#305;na &#231;ok meftundur. Hi&#231; &#351;&#252;phe etmiyoruz ki, &#231;ok m&#252;him bir mevzua temas eden bu Kara Kitab'&#305; da di&#287;er yaz&#305;lar&#305; gibi heyecanla t&#226;kib olunacak, elden ele gezecek, umumi ve husus&#238; topluluklarda alenen okunacak, gazetemiz kap&#305;&#351;&#305;lacak, her okuyucumuz taraf&#305;ndan birka&#231; n&#252;sha al&#305;narak M&#252;sl&#252;man karde&#351;i erimize dag&#305;t&#305;lacakt&#305;r.

    T&#226; ki, millet yak&#305;n tarihimizde cereyan eden b&#252;t&#252;n hiy&#226;net ve cinayetleri olanca &#231;&#305;plakl&#305;&#287;&#305;yla anlas&#305;n ve &#246;&#287;rensin.

* * *

    * Bu Kara Kitap, yalan tarihimizin kara ve k&#305;z&#305;l sahifelerlnln hik&#226;yesidir.
    * Bu Kara Kitap, milletin &#246;z varl&#305;&#287;&#305;na, maneviyat ve mukaddesat&#305;na kars&#305; bozguncu zihniyetin, sap&#305;k ideolojinin irtik&#226;b etti
      &#287;i cinayetleri, &#351;enaatleri anlat&#305;r.
    * Bu Kara Kitap, y&#252;rekleri yakan, vicdanlar&#305; tutu&#351;turan facialar&#305;n hik&#226;yesidir.
    * Bu Kara Kitap k&#305;rk bin din talebesini soka&#287;a d&#246;ken, b&#252;t&#252;n din m&#252;esseselerinin kap&#305;lar&#305;na zincir vuran, b&#252;t&#252;n mektepler
      den din derslerini kald&#305;ran, Kur'an-&#305; Kerim s&#252;relerini ihtiva etti&#287;i i&#231;in din kitaplar&#305;m kamyonlarla toplat&#305;p mezbeleliklerde
      yakanlar&#305;n h&#305;yanet ve &#351;enaatlerini tasvir eder.
    * Bu Kara Kitap, din&#238; ne&#351;riyata kars&#305; katli&#226;m emri veren, Kur'an diliyle ezan okuyanlar&#305; zindanlara dolduran, M&#252;sl&#252;man
      &#231;ocuklara namaz s&#251;releri okutanlar&#305; c&#252;rm-i meshud mahkemelerine s&#252;r&#252;kleyenlerin &#351;enaatlerini ortaya koyar.
    * Bu Kara Kitap, K&#246;y Enstit&#252;leri diye a&#231;&#305;lan ahl&#226;k ve namus mezbahalar&#305;nda verilen i&#231;kili ziyafetlerde milletin masum evl&#226;t
      lar&#305;na yap&#305;lan tec&#226;v&#252;zleri, rezaletleri hik&#226;ye eder.
    * Bu Kara Kitap, d&#252;zme tarih kitaplar&#305;nda M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin mukaddesat&#305;n&#305; tahkir ve tezyif edici fikirleri M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin yavrular&#305;na a&#351;&#305;layanlar&#305;n suikastlerinden bahseder.
    * Bu Kara Kitap, l&#226;ikli&#287;i din aleyhtarl&#305;&#287;&#305;, demokrasiyi diktat&#246;rl&#252;k seklinde tatbik edenlerin d&#252;zenbazl&#305;klar&#305;n&#305; anlat&#305;r.
    * Bu Kara Kitap, &#231;ok m&#252;him h&#226;diselerden bahseder. Tarihimizin kara sahifelerini tetkik ve tahlil eder.
    * Bu Kara Kitap, &#304;sl&#226;m'dan, mill&#238; h&#252;viyetten uzakla&#351;ma zihniyeti y&#305;k&#305;lmad&#305;k&#231;a M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milletinin din h&#252;rriyetine
      asla kavu&#351;amayaca&#287;&#305;n&#305; s&#246;yler.
    * Bu Kara Kitap, devirlerin ge&#231;ti&#287;inden, fakat bu b&#226;t&#305;l zihniyetin hi&#231; de&#287;i&#351;medi&#287;inden bahseder.
    * Bu Kara Kitap, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milletinin zimamdarlar&#305;n&#305;n daima hakikatleri b&#226;t&#305;la &#231;evirdiklerinden bahseder.
      &#171;Tanzimat dediler, memleketin temel binas&#305;n&#305;, temel nizam&#305;n&#305; tahrib ettiler. &#304;sl&#226;hat dediler; ba&#351;tan a&#351;a&#287;&#305; b&#252;t&#252;n milli d&#252;zeni ifsad ettiler. Me&#351;rutiyet dediler; istibdad, &#351;ekavet &#231;etesi kurdular. L&#226;iklik dediler; din ve vicdan h&#252;rriyetini en a&#287;&#305;r zincirlerle ba&#287;lad&#305;lar. Demokrasi dediler; en koyu diktat&#246;rl&#252;k idaresi tatbik ettiler. Medeniyet dediler; vah&#351;et ve rezalet getirdiler.&#187; Hep b&#246;yle M&#252;sl&#252;man milletini aldatt&#305;lar.
    * Bu Kara Kitap, &#304;sl&#226;m Dinine kar&#351;&#305; takib edilen d&#252;&#351;manca hareketin, reva g&#246;r&#252;len hakaret ve tec&#226;v&#252;z&#252;n hak ve kanuna,
      anayasaya, kanunlara ayk&#305;n oldu&#287;unu s&#246;yler.
    * Bu Kara Kitap, bir as&#305;rdan fazla zamandan beri milletle liderleri aras&#305;nda devam eden anla&#351;mazl&#305;&#287;&#305;n, ayr&#305;l&#305;&#287;&#305;n esaslar&#305;n&#305;
      ortaya koyar.
    * Bu Kara Kitap, partiden partiye intikal edegelen sap&#305;k ve bozguncu zihnayet bertaraf edilmedik&#231;e, arada samim&#238;
      vahdetin, kalbi muhabbet ve rab&#305;tan&#305;n asla tees&#252;&#252;s edemiyece&#287;ini s&#246;yler.
    * Bu Kara Kitap, din h&#252;rriyetini zincire vurma yolundaki zihniyetin devirden devre, partiden partiye intikal ettik&#231;e nas&#305;l &#351;iddetlenmi&#351; oldu&#287;unu g&#246;sterir.
    * Bu Kara Kitap, din h&#252;rriyetine en a&#287;&#305;r darbeyi indiren 163. maddenin tesisinde Ba&#351;vekil &#350;emseddin G&#252;naltay ile Demokrat Parti Ba&#351;kan&#305; Cel&#226;l Bayar&#305;n nas&#305;l anla&#351;t&#305;klar&#305;n&#305; if&#351;a eder.
    * Bu Kara Kitap, bu korkun&#231; maddenin tesistindeki siyas&#238; saikleri g&#246;sterir.
    * Bu Kara Kitap, Kur&#226;n-&#305; eline alarak parl&#226;mento k&#252;rs&#252;s&#252;nden &#171;Bu kitap yery&#252;z&#252;nde kald&#305;k&#231;a d&#252;nyada sulh ve sel&#226;met
      olamaz&#187; diyen me&#351;hur din d&#252;&#351;man&#305; Gladston gibi, Bayar'&#305;n da Bursa'da onbinierce vatanda&#351; huzurunda mendebur bir k&#252;rs&#252;ye &#231;&#305;karak: &#171;Art&#305;k bu memlekette &#350;eriat ya&#351;am&#305;yacakt&#305;r!&#187; diye &#350;eriat-&#305; Ahmediye'ye nas&#305;l dil uzatt&#305;&#287;&#305;n&#305; izah eder.
    * Bu Kara Kitap, Hakka kars&#305; gelenlerin zelil ak&#305;betlerinden,h&#252;sranlar&#305;ndan bahseder.
    * Bu Kara Kitap, &#305;slahat&#231;&#305;l&#305;k na&#287;meleri ile i&#351;e ba&#351;lay&#305;p i&#351;ba&#351;&#305;na ge&#231;tikten sonra milleti nas&#305;l kaz&#305;klad&#305;klar&#305;ndan bahseder.
    * Bu Kara Kitap, ilericilik, devrimcilik safsatalar&#305; ile, Bursa nutku icatlar&#305; ile cinayetlerini me&#351;rula&#351;t&#305;rmak yolunu tutanlar
      dan bahseder.
    * Bu Kara Kitap, dil bezirganlar&#305;ndan, mektep ka&#231;k&#305;n&#305; kiral&#305;k &#226;limlerden, istenilen fetvay&#305; vermek i&#231;in el pen&#231;e duran, T&#252;rk
      dilini jandarma s&#252;ng&#252;s&#252; ile katletmeye kalk&#305;&#351;an lisan cell&#226;tlar&#305;ndan bahseder.
    * Bu Kara Kitap, Kur'&#226;n-&#305; Az&#238;m&#252;&#351;&#351;an'&#305;n as&#305;l metnini kald&#305;rmak isteyenlerin c&#226;niy&#226;ne, k&#226;fir&#226;ne pl&#226;nlar&#305;ndan bahseder.

      * * *

    Muhterem E&#351;ref Edib Bey &#220;stad&#305;m&#305;z&#305;n gazetemize arma&#287;an etti&#287;i bu Kara Kitab'&#305;n mevzu ve muhtevas&#305; hakk&#305;nda verdi&#287;imiz &#304;zahat&#305;n b&#252;t&#252;n okuyucular&#305;m&#305;z taraf&#305;ndan &#231;ok cidd&#238; bir al&#226;ka ve heyecan ile kar&#351;&#305;land&#305;&#287;&#305;, gelen binlerce mektup ve telgraflardan anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Bir&#231;ok bayilerimiz sipari&#351;lerini artt&#305;rm&#305;&#351;lar, imanl&#305;, &#351;uurlu muhterem okuyucular&#305;m&#305;z da sab&#305;rs&#305;zl&#305;kla bekledikleri bu yaz&#305; serisini ihtiva eden n&#252;shalar&#305;n M&#252;sl&#252;man karde&#351;lerimize da&#287;&#305;t&#305;lmas&#305; hususunda b&#252;t&#252;n gayret ve samimiyetleri ile &#231;al&#305;&#351;acaklar&#305;n&#305; bildirmek l&#251;tfunda bulunmu&#351;lard&#305;r.

    Memleket &#231;ap&#305;nda olan bu umum&#238; tevecc&#252;h ve ra&#287;bet kar&#351;&#305;s&#305;nda biz de, harca borca bakmayarak, imanl&#305;, &#351;uurlu M&#252;sl&#252;man karde&#351;lerimizin himmet ve muavenetlerine g&#252;venerek, gazetemizi yar&#305;nki n&#252;shadan itibaren &#231;ok fazla miktarda basarak umumi ihtiyac&#305; kar&#351;&#305;lamay&#305; kararla&#351;t&#305;rm&#305;&#351; bulunuyoruz.

    Tesis devresinde olan gazetemizin, dosta d&#252;&#351;mana kar&#351;&#305;, &#304;sl&#226;m d&#226;vas&#305;n&#305;n alemdar&#305; b&#252;y&#252;k bir m&#252;essese-i isl&#226;miye.. Siyasi ve i&#231;tima&#238;, ilm&#238; ve iktisad&#238; y&#252;ksek bir otorite h&#226;line getirmek i&#231;in, 60 senedir bu mefkure ve gaye yolunda &#231;al&#305;&#351;an Muhterem E&#351;ref Edib'Bey Hocam&#305;z&#305;n, gazetemize kar&#351;&#305;, fisebilillah, g&#246;stermi&#351; olduklar&#305; &#231;ok samimi, &#231;ok candan al&#226;ka ve himmetlerine, gayret ve yard&#305;mlar&#305;na bilhassa te&#351;ekk&#252;rler ederiz.

    Madd&#238;, manev&#238;.. Umumi, husus&#238;.. Bu samim&#238; tevecc&#252;h ve m&#252;zaheretlerdir ki, iktiham&#305; &#231;ok m&#252;&#351;k&#252;l olan bu d&#226;vam&#305;zda ba&#351;ar&#305; kazanm&#305;&#351; olaca&#287;&#305;m&#305;z hususunda bize b&#252;y&#252;k bir kuvvet kayna&#287;&#305; olmu&#351; ve olmaktad&#305;r. Tevfik Allah'tand&#305;r.

M. &#350;evket EYG&#304;

1
CHP'nin sap&#305;k zihniyeti, b&#226;t&#305;l ideolojisi y&#305;k&#305;lmad&#305;k&#231;a,
M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milleti din h&#252;rriyetine asla kavu&#351;amaz

    Bir zamanlar d&#252;nyaya meydan okuyan M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletini &#231;&#246;kerten, as&#305;rlarca &#252;&#231; k&#305;t'ada h&#252;k&#252;mran olan M&#252;sl&#252;man T&#252;rk imparatorlu&#287;unu y&#305;kan, par&#231;al&#305;yan m&#252;lhid, sap&#305;k ve bozguncu zihniyet y&#305;k&#305;lmad&#305;k&#231;a, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin din h&#252;rriyetine kavu&#351;mas&#305;na, hal&#226;s&#305;na, asla imk&#226;n yoktur. Her &#351;eyden evvel bu zihniyetin y&#305;k&#305;lmas&#305; l&#226;z&#305;md&#305;r. Bu, temel d&#226;vad&#305;r.

    Nas&#305;l ki m&#252;sl&#252;manl&#305;k her&#351;eyden evvel &#351;irkin, puta tapman&#305;n kald&#305;r&#305;lmas&#305;na ehemmiyet vermi&#351;tir, i&#351;in ba&#351;&#305;nda bu vazife Peygambere tevdi olunmu&#351;tur. Oru&#231;, hac, zek&#226;t gibi a&#305;&#305;a esaslar farz k&#305;l&#305;nmazdan evvel b&#252;t&#252;n ehemmiyet &#351;irkin, Allah'a ortak yapman&#305;n, Allah'tan gayriye tapman&#305;n kald&#305;r&#305;lmas&#305;na, yok edilmesine hasredilmi&#351;ti. Mekke'de 13 sene gibi geni&#351; bir zaman hep &#351;irkle m&#252;c&#226;dele edildi. Bu yolda bir&#231;ok &#226;yetler nazil oldu. Bu suretle m&#252;sl&#252;manllk her&#351;eyden evvel &#351;irki iptal etti, tevhidi tesis etti.

    Bug&#252;n de m&#252;sl&#252;manl&#305;&#287;&#305;n, her&#351;eyden evvel, ana d&#226;vas&#305;, bu ilhad zihniyetini yok etmek, din h&#252;rriyetini sa&#287;lamakt&#305;r. B&#252;y&#252;k Peygamberimizin yolu budur. B&#252;t&#252;n hayatta O, bize bir &#246;rnektir. &#214;rnek olmak i&#231;in Peygamber be&#351;erden olmu&#351;tur. O'nun yapt&#305;&#287;&#305; i&#351;ler insanlar&#305;n yapabilece&#287;i i&#351;lerdir, insanlar&#305;n yapam&#305;yaca&#287;&#305; isler O'na ve bize y&#252;kletilmemi&#351;tir.

    Cemiyeti be&#351;eriye, bug&#252;n, Isl&#226;mdan evvelki dal&#226;let (sap&#305;kl&#305;k) devrini and&#305;r&#305;r bir vaziyette bulunuyor. Bu meyanda m&#252;sl&#252;man T&#252;rk milleti de yolunu &#351;a&#351;&#305;rm&#305;&#351;t&#305;r. &#304;m&#226;n&#305; sars&#305;lm&#305;&#351;, ahl&#226;k&#305; bozulmu&#351;, fazileti, izzet ve &#351;eh&#226;meti &#231;&#246;km&#252;&#351;t&#252;r. &#304;lhad zihniyeti, manev&#238; varl&#305;&#287;&#305;n&#305; b&#252;y&#252;k tehlikeye m&#226;ruz bir h&#226;le getirmi&#351;tir.

    Bu, nas&#305;l oldu? Millet bu hale nas&#305;l geldi? Nas&#305;l getirildi? Bu g&#252;zel memlekete, bu Isl&#226;m diyar&#305;na ilhad zihniyeti nas&#305;l
sokuldu? Bu sap&#305;k, bu bozguncu zihniyet nas&#305;l k&#246;kle&#351;ti? Memleketin i&#231;tima&#238; ahengini nas&#305;l y&#305;kt&#305;? Milletin din&#238; &#351;e&#226;iri, mill&#238;
h&#252;viyeti, mill&#238; sec&#226;yas&#305; nas&#305;l kemirildi? Mill&#238; m&#252;meyyiz&#226;t&#305; nas&#305;l a&#351;&#305;nd&#305;r&#305;ld&#305;? Manevi varl&#305;&#287;&#305; nas&#305;l soyuldu? Dinden, &#238;mandan
nas&#305;l uzakla&#351;t&#305;r&#305;ld&#305;?.. Bunu ortaya koymak, yap&#305;lan i&#351;leri g&#246;z &#246;n&#252;ne almak, hakikati bilmek, &#246;&#287;renmek, ona g&#246;re &#231;are aramak
l&#226;z&#305;md&#305;r.

    Bu ilhad zihniyeti... Allah yolunu b&#305;rakarak &#351;eytan yolunu tutan Halk&#231;&#305;lar&#305;n can-&#252; g&#246;n&#252;lden benimsedikleri, kendilerine m&#226;l ederek d&#246;rt elle sar&#305;ld&#305;klar&#305; bu solak, bu y&#305;k&#305;c&#305;, bu sap&#305;k zihniyet, bu m&#252;lhid mason zihniyeti, bu m&#252;fsid, bu bozguncu Marksist ideoloji y&#305;k&#305;lmad&#305;k&#231;a milletin din h&#252;rriyetine kavu&#351;mas&#305;na asla imk&#226;n yoktur. Onun i&#231;in her&#351;eyden evvel bu ana d&#226;van&#305;n &#246;ne al&#305;nmas&#305; l&#226;z&#305;md&#305;r.

2
Milleti nas&#305;l aldatt&#305;lar? Memleketi nas&#305;l y&#305;kt&#305;lar?
Milletin mukaddesat&#305;n&#305; nas&#305;l &#231;i&#287;nediler?

    Mileti nas&#305;l aldatt&#305;lar? Memleketi nas&#305;l y&#305;kt&#305;lar? Milletin mukadderat&#305;n&#305; nas&#305;l &#231;i&#287;nediler?

    Tanzimat dediler; memleketin temel b&#252;nyesini, temel nizam&#305;n&#305; tahrip ettiler. Isl&#226;hat dediler; ba&#351;tan a&#351;a&#287;&#305; b&#252;t&#252;n milli d&#252;zeni ifs&#226;d ettiler. Me&#351;rutiyet dediler; istibdat &#231;etesi kurdular. L&#226;iklik dediler; din ve vicdan h&#252;rriyetini en a&#287;&#305;r zincirlerle ba&#287;lad&#305;lar. Demokrasi dediler; en koyu diktat&#246;rl&#252;k idaresi tatbik ettiler. Medeniyet dediler; vah&#351;et ve rezalet getirdiler.

    B&#252;t&#252;n bu bozguncu hareketin neticesi ne oldu? O, meydanda: Tanzimat&#231;&#305;lar&#305;n frenkle&#351;tirme hareketi, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milletin h&#252;k&#252;mranl&#305;&#287;&#305;m sarst&#305;; i&#231;tima&#238; hayat&#305;n&#305; bozdu; M&#252;sl&#252;man T&#252;rk heye-ti i&#231;timaiyesini H&#305;ristiyan heyet-i i&#231;tim&#226;iyesinin tesir ve n&#252;fuzu alt&#305;na soktu, devleti ifl&#226;sa s&#252;r&#252;kledi, zay&#305;f d&#252;&#351;&#252;rd&#252;, nihayet Moskof ordular&#305; istanbul kap&#305;la&#305;na dayand&#305;.

    Ittihat'&#231;&#305;lar, ayn&#305; zihniyeti t&#226;kib ederek memleketi farmason localar&#305;ndan idareye kalk&#305;&#351;t&#305;lar, On seneye varmad&#305;; koskoca imparatorlu&#287;u ink&#305;raza s&#252;r&#252;klediler, devletin temellerini y&#305;kt&#305;lar. K&#305;t'alar elden gitti, memleket par&#231;alad&#305;, peri&#351;an oldu.
    Kalan bir kar&#305;&#351; toprakta Halk&#231;&#305;lar, Ittihad'&#231;&#305;lardan devrald&#305;klar&#305; sap&#305;k, bozguncu zihniyeti b&#252;t&#252;n h&#305;ziyle y&#252;r&#252;tt&#252;ler. B&#252;t&#252;n gayz ve kinleriyle milletin maneviy&#226;t&#305;na sald&#305;rd&#305;lar. Mukaddesat&#305;na h&#252;cum ettiler. Din m&#252;esseselerini kapatt&#305;lar, mekteplerden din derslerini kald&#305;rd&#305;lar, Allah, Peygamber tan&#305;mayan derbeder bir nesil yeti&#351;tirdiler.

    &#304;&#351;te bu yaz&#305; serisi, bu hazin maceran&#305;n hik&#226;yesidir; d&#246;rt tarih&#238; devrenin fec&#226;yiini anlat&#305;r. Birinci, ikinci devirler, y&#226;ni Tanzimat ve Me&#351;rutiyetin y&#305;k&#305;nt&#305;lar&#305; uzun s&#252;rd&#252;&#287;&#252; i&#231;in, onlar&#305;n tahlilini sonraya b&#305;rak&#305;yorum. &#350;imdi yaln&#305;z &#252;&#231;&#252;nc&#252; ve d&#246;rd&#252;nc&#252; devirleri al&#305;yorum.. Bu devirlerde milletin &#246;z varl&#305;&#287;&#305;na, maneviyat ve mukaddesat&#305;na kar&#351;&#305; bu bozguncu zihniyetin irtik&#226;p etti&#287;i facialar&#305; hulasaten izah edece&#287;im.

3
Maksad&#305;m&#305;z partiler &#252;st&#252; bir nazarla &#304;sl&#226;n&#305;dan
uzakla&#351;makta, temel varl&#305;ktan ayr&#305;lmakta
oldu&#287;umuzu g&#246;stermektedir

Evvel&#226; &#351;uras&#305;n&#305; kaydedelim ki, evvel, &#226;h&#305;r, benim hi&#231;bir partiyle al&#226;kam, hi&#231;bir siyas&#238; te&#351;ekk&#252;lle en k&#252;&#231;&#252;k bir ilgim yoktur; ne ge&#231;mi&#351;te, ne h&#226;l-i haz&#305;rda. Altm&#305;&#351; senelik ne&#351;riyat bayat&#305;m bunu ispat eder. Siyasete intisap etmi&#351; olmamak itibariyle herhangi bir partinin &#304;darecileriyle dostluk veya d&#252;&#351;manl&#305;k gibi &#351;ahs&#238; bir m&#252;nasebetim mevzuibahils de&#287;ildir. Hatt&#226; bir muarefem (tan&#305;&#351;&#305;kl&#305;&#287;&#305;m) bile yoktur. Kimseden bir &#351;ey bekledi&#287;im de yoktur. Biz tamamiyle partiler &#252;st&#252; olarak, milli ve &#304;sl&#226;m&#238; nokta-i nazardan, partilerin, memleketi idare edenlerin yaln&#305;z ef'&#226;l ve icraat&#305; ile, zihniyet ve idealojiler&#238;yle me&#351;gul&#252;z. Bu itibarla, yaz&#305;m&#305;z&#305; herhangi siyas&#238; bir maksada, yahud &#351;ahsi bir gareze atf etmeye mahal yoktur.

    Maksad&#305;m&#305;z, dinimize kar&#351;&#305; t&#226;kib edilen d&#252;&#351;manca hareketin, reva g&#246;r&#252;len hakaret ve tec&#226;v&#252;z&#252;n hak ve kanuna, anayasaya, l&#226;ikli&#287;e, insan haklar&#305;na, demokrasiye ayk&#305;r&#305; oldu&#287;unu ibret nazarlar&#305; &#246;n&#252;ne sermek; bir as&#305;rdan fazla zamandan beri devam eden milletle idareciler aras&#305;ndaki anla&#351;amazl&#305;&#287;&#305;n, ayr&#305;l&#305;&#287;&#305;n esas sebebini ortaya koymak; f&#305;rkadan f&#305;rkaya, partiden partiye intik&#226;l edegelen sap&#305;k ve bozguncu zihniyet bertaraf edilmedik&#231;e, hakik&#238; surette l&#226;iklik tatbik edilmedik&#231;e, hakik&#238; surette din h&#252;rriyeti sa&#287;lanmad&#305;k&#231;a, millet sahip oldu&#287;u hakk&#305;na kavu&#351;mad&#305;k&#231;a, mill&#238; em&#226;neti &#252;zerine alanlar milletin arzu ve ir&#226;desine sadakat ve itaat g&#246;stermedik&#231;e, arada samim&#238; vahdetin, kalb&#238; muhabbet ve rab&#305;tan&#305;n asla teess&#252;s edemiyecegini anlatmaktan ibarettir.

4
Bat&#305;l zihniyet misyonerlerinin, terakkiye &#238;sl&#226;miyetin m&#226;ni
oldu&#287;u hakk&#305;ndaki d&#226;valar&#305; ifl&#226;s etmi&#351;tir

    Bu b&#226;t&#305;l zihniyetin misyonerleri, T&#252;rk Milletinin geri kalmas&#305;n&#305;n sebebini &#304;sl&#226;m Dinine atf ediyorlard&#305;. &#171;D&#238;ni, meden&#238; hayata m&#226;ni bir zehir&#187; [* &#304;n&#246;n&#252;'n&#252;n 1950 se&#231;imlerinde Taksim'de ki nutku] olarak tel&#226;kki etmi&#351;lerdi. T&#252;rk Milleti, dininden tecrid edilecek olursa, y&#252;kselece&#287;i iddias&#305;nda idiler. B&#252;t&#252;n programlar&#305;n&#305; buna g&#246;re tanzim etmi&#351;lerdi, icraat ve tatbikatlar&#305; da bu yolda idi.

    Hani, milleti y&#252;kseltme yolunda ne yapt&#305;lar? Islama kar&#351;&#305; bu hasm&#226;ne tezleri &#252;zerinden &#231;ok uzun zamanlar ge&#231;ti&#287;i haldene h&#252;nerler g&#246;sterdiler? Kalk&#305;nma &#351;&#246;yle dursun, cehalet ve sefaletin daha umum&#238;le&#351;medinden ba&#351;ka ne netice h&#226;s&#305;l oldu?

    M&#252;terakki m&#238;lletlerin kalk&#305;nma hamleleri umumiyetle 25-30 sene aras&#305;nda tamamlanm&#305;&#351;t&#305;r. Bizde ise evvelce bir as&#305;r, sonra da yanm asra yak&#305;n bir zaman ge&#231;ti&#287;i h&#226;lde ilim sahas&#305;ndaki gerili&#287;imizde hi&#231;bir ilerleme olmam&#305;&#351;t&#305;r.

    T&#252;rkiye'nin bundan yar&#305;m as&#305;r evvelki d&#252;nya ilim seviyesine nazaran durumu ile bug&#252;nk&#252; d&#252;nya ilim seviyesine nazaran durumu kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;nl&#305;rsa, umum&#238; d&#252;nya terakkisi kar&#351;&#305;s&#305;nda bizim ilerici misyonerlerin hi&#231; de bir terakki g&#246;stermedikleri apa&#231;&#305;k anla&#351;&#305;l&#305;r. Terakkiye m&#226;ni diye Isl&#226;miyete arka &#231;evirdiler de beynelmilel sahada ka&#231; tane &#226;lim yeti&#351;tirdiler? Ne gibi bir kesifte bulundular? Nobel m&#252;k&#226;fat&#305;n&#305; m&#305; ald&#305;lar? Bug&#252;n m&#252;terakk&#238; bir milletin seviyesi, yeti&#351;tirdi&#287;i &#226;limlerin miktar&#305;na g&#246;re &#246;l&#231;&#252;l&#252;r.
    &#304;&#351;te isl&#226;miyeti terakkiye m&#226;ni' addeden b&#226;t&#305;l zihniyet misyonerlerinin, c&#226;hil ve liyakatsiz halk&#231;&#305;lar&#305;n ve o yolda gidenlerin tezlerinin ne kadar bo&#351; oldu&#287;u, isl&#226;miyete kar&#351;&#305; yapt&#305;klar&#305; iftiran&#305;n ne kadar hasm&#226;ne oldu&#287;u bug&#252;n tamamiyle anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. &#199;&#252;nk&#252; b&#252;t&#252;n d&#226;valar&#305; &#304;fl&#226;s etmi&#351;tir. Art&#305;k bug&#252;n &#238;sl&#226;miyete kar&#351;&#305; yapacaklar&#305; bir isnatlar&#305; kalmam&#305;&#351;, b&#252;t&#252;n b&#226;t&#305;l d&#226;valar&#305; akamete u&#287;ram&#305;&#351;, d&#226;valar&#305; gibi cemiyetleri de haybet ve h&#252;srana mahk&#251;m olmu&#351;tur.

    Demek istiyoruz ki, evvelce bir as&#305;r, sonra da yanm asra yak&#305;n bir zaman tecr&#252;besi yap&#305;lan ve sonunda ifl&#226;s etmi&#351; olan Halk&#231;&#305;lar&#305;n bu b&#226;t&#305;l zihniyetlerinin devam&#305;na ve bu tecr&#252;benin tekrar&#305;na art&#305;k milletin tahamm&#252;l&#252;, g&#252;veni yoktur. Bu b&#226;t&#305;l zihniyetin k&#246;k&#252; mutlaka kaz&#305;nmal&#305;d&#305;r. Bu yap&#305;lmad&#305;k&#231;a M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milleti i&#231;in hal&#226;s imk&#226;n&#305; yoktur.

    Yaz&#305;lar&#305;m&#305; muhterem okuyucular&#305;m&#305;n dikkatle takip edeceklerini, ehemmiyetle nazar-&#305; itib&#226;re alacaklar&#305;n&#305; &#252;mid ederim. &#199;&#252;nk&#252; bu mesele, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin ana davas&#305;d&#305;r. Bu m&#252;lhid, bu sap&#305;k ve bozguncu zihniyetle dinimiz aras&#305;ndaki m&#252;c&#226;dele, hayat - memat (&#246;l&#252;m - dirim) m&#252;cadelesidir.

5
Bahsimiz, milletin en derin bir derdini te&#351;rihdir.
Muhterem okuyucular&#305;m&#305;n cidd&#238; al&#226;kalar&#305;n&#305; beklerim

    Muhterem okuyucular&#305;m!
    Bo&#351; sayfalar&#305; doldurmak i&#231;in bu yaz&#305;lar&#305; yazm&#305;yorum. Bo&#351; vakitlerinizde size bir me&#351;gale olmak i&#231;in bu zahmete katlanm&#305;yorum. Milletin en derin bir &#305;zd&#305;rab&#305;n&#305;, en derin b&#238;r derdini te&#351;rih ediyorum. S&#246;zlerimi can g&#246;z&#252;yle okuman&#305;z&#305;, can kula&#287;&#305; ile dinlemenizi isterim. &#350;&#246;yle bir g&#246;z gezdirip de bu varakp&#226;reyi manavdan alaca&#287;&#305;n&#305;z zerzevata sarg&#305; k&#226;&#287;&#305;d&#305; yaparsan&#305;z, &#231;ok &#252;z&#252;l&#252;r&#252;m, hakk&#305;m&#305; hel&#226;l etmem. Kendiniz candan okuyaca&#287;&#305;n&#305;z gibi, m&#252;'min karde&#351;lerinize de candan okutursan&#305;z, bu sin'n&#252; s&#226;lde Hak yolunda bu kadar zahmette bulundu&#287;uma can&#305;m yanmaz. Bizim vazifemiz, hak ve hakikati tebli&#287;den ibarettir. Zul&#252;m ve sefalet y&#252;z&#252;nden batan milletlerin ak&#305;betlerini g&#246;steren Kur'&#226;n'&#305;n ikazlar&#305; insanlar i&#231;in b&#252;y&#252;k ibret levhalar&#305;d&#305;r. Biz ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;m&#305;z devri, oldu&#287;u gibi tarihe tevdi etmekle m&#252;kellefiz. Vazifemizi yap&#305;yoruz. Her h&#226;l &#252; k&#226;rda tevfik ve hid&#226;yet yaln&#305;z Allah'dand&#305;r.

6
CHP alel'&#226;de bir parti de&#287;il, zararl&#305; bir komitedir

    L&#226;ikli&#287;i din aleyhtarl&#305;&#287;&#305; m&#226;n&#226;s&#305;na anlayan ve o yolda tatbik eden halk&#231;&#305;lar&#305;n g&#252;n&#226;h&#305; &#231;ok b&#252;y&#252;kt&#252;r. &#199;&#252;nk&#252; onlar&#305;n devrinde M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin im&#226;n&#305;, mill&#238; sec&#226;yas&#305;, mill&#238; h&#252;viyeti, din&#238; &#351;e&#226;iri &#231;ok sars&#305;lm&#305;&#351;, as&#305;rlar&#305;n yapam&#305;yaca&#287;&#305; tahribata m&#226;ruz kalm&#305;&#351;t&#305;r. Bu devirde CHP'nin bozguncu, sap&#305;k zihniyeti, b&#252;t&#252;n azg&#305;nl&#305;&#287;&#305;, b&#252;t&#252;n &#351;iddet ve ceber&#251;tiyle tatbik olunmu&#351;tur. Bunun neticesidir ki, bug&#252;n dinden, &#238;m&#226;ndan mahrum, mill&#238; de&#287;erlere d&#252;&#351;man, kom&#252;nizme &#226;&#351;&#305;k, haymatloz, derbeder, serseri bir nesil yeti&#351;mi&#351;tir.

    B&#252;t&#252;n icr&#226;&#226;t&#305; ile sabit olmu&#351;tur ki, Halk Partisi denilen bu te&#351;ekk&#252;l, bu komite, alelade bir parti de&#287;ildir. Ba&#351;ka bir karakteri, kendisine has bir ideolojisi vard&#305;r ki, bunu bir d&#238;n gibi tel&#226;kki eder; halk&#305;n kafas&#305;na yerle&#351;tirmek ister. Bu itibarla alelade bir siyas&#238; te&#351;ekk&#252;lden ziy&#226;de, ideolojik bir komite, bir topluluktur. Eline f&#305;rsat ge&#231;tik&#231;e, ideolojisini, b&#226;t&#305;l akidesini zorla tatbike &#231;al&#305;&#351;&#305;r. Mal&#251;m b&#226;z&#305; memleketlerde oldu&#287;u gibi...

    Kar&#351;&#305;s&#305;nda iki muhalif kuvvet vard&#305;r: Biri siyas&#238; partiler, biri de dindir, &#304;sl&#226;m Dinidir. Siyas&#238; partilerle olan m&#252;c&#226;delesi, sandalya kavgas&#305;d&#305;r. Fakat din ile, m&#252;sl&#252;manl&#305;kla m&#252;cadelesi, ideoloji meselesidir. K&#305;rk senelik hayat&#305;, bunun &#351;ahididir. Siyast sahnesindeki oyunlarla bazen, iktidardaki kuvveti i&#287;fal tuza&#287;&#305;na d&#252;&#351;&#252;r&#252;r, iktidar&#305; eline al&#305;r. Fakat m&#252;sl&#252;manl&#305;kla m&#252;c&#226;delesi, ba&#351;ka bir m&#226;hiyet arz eder. Bozuk, y&#305;k&#305;c&#305;, devirici ideolojisini, b&#226;t&#305;l akidesini kafalara, kalblere yerle&#351;tirmek i&#231;in, evvel&#226; zemini m&#252;s&#226;id h&#226;le getirmek yolunu tutar: B&#252;t&#252;n din m&#252;esseselerini kapat&#305;r, b&#252;t&#252;n mekteplerden din tedrisat&#305;n&#305; kald&#305;r&#305;r, zalimane kanunlarla dini s&#305;ms&#305;k&#305; ba&#287;lar, demir &#231;ember i&#231;ine al&#305;r. En ufak din&#238; bir faaliyeti, Isl&#226;m&#238; bir inki&#351;&#226;f&#305; amans&#305;z bir surette bo&#287;maya &#231;al&#305;&#351;&#305;r.

    Din&#238; ne&#351;riyata kar&#351;&#305; &#351;iddetli bir vaziyet al&#305;r. Engizisyonv&#226;r&#238; emirler ve kanunlarla din&#238; ne&#351;riyat&#305;n k&#246;k&#252;n&#252; kurutur. Din&#238; yaz&#305; yazanlar&#305; mahkemelerde s&#252;r&#252;nd&#252;r&#252;r. Bin t&#252;rl&#252; m&#252;&#351;k&#252;l&#226;t &#231;&#305;kar&#305;r. M&#252;esseselerini t&#226;rum&#226;r eder. Kendi b&#226;t&#305;l zihniyeti ve ideolojisine taraftar olanlara hazinenin kap&#305;lar&#305;n&#305; a&#231;ar, onlar&#305; zenginle&#351;tirir, emrinde kullan&#305;r. Bu suretle dine kar&#351;&#305; matbuatta bir cephe haz&#305;rlar.

    Din ehline kar&#351;&#305; b&#252;t&#252;n ge&#231;im kap&#305;lar&#305;n&#305; kapar, onlar&#305; s&#305;k&#305;nt&#305; i&#231;inde kas&#305;p kavurur, dilenecek h&#226;le getirir. Elindeki vas&#305;talarla, emrindeki gazetelerle tahkir ettirir. Onlar&#305; k&#252;&#231;&#252;k. d&#252;&#351;&#252;recek hi&#231;bir f&#305;rsat&#305; ka&#231;&#305;rmaz.

    Mekteplere kol atar, &#231;ocuklar&#305;n kafalar&#305;ndan, kalblerinden Allah fikrini y&#305;kmak i&#231;in t&#305;yneti bozuk, sap&#305;k &#246;&#287;retmenleri k&#305;&#351;k&#305;rt&#305;r. Onlara t&#252;rl&#252; maskaral&#305;klar yapt&#305;r&#305;r. Tertipli hik&#226;yelerle, k&#246;t&#252; telkinlerle masum yavrular&#305; zehirler.

    Din talebesini soka&#287;a d&#246;ker, Kom&#252;nist yuvalar&#305; a&#231;ar. Ad&#305;na K&#246;y Enstit&#252;leri der. Pl&#226;nl&#305; telkinatla &#231;ocuklar&#305; dinden, ahl&#226;ktan uzakla&#351;t&#305;r&#305;r, k&#246;ylerin mill&#238; ve din&#238; ahengini bozacak ihtil&#226;lci unsurlar yeti&#351;tirir. Dinsiz, imans&#305;z, kom&#252;nist ruhlu &#246;&#287;retmenleri himaye ve te&#351;vik eder.

    Rusya'daki Allahs&#305;z kul&#252;plerinden ilham alarak &#171;Halk evleri&#187; a&#231;ar. Orada halk&#305;n din&#238; hislerini a&#351;&#305;nd&#305;racak t&#252;rl&#252; mefsedetlere tevess&#252;l eder. Oralara din kitaplar&#305;n&#305;n ve dergilerin girmesini &#351;iddetle yasaklar. Camileri, mescitleri kapat&#305;p oralar&#305; k&#305;z&#305;l m&#226;bed h&#226;line koymay&#305; tasarlar.

    Pespaye' muharrirler bulur, onlara &#304;sl&#226;m diniyle istihza, ilim ehlini istihfafla tahkir, m&#252;sl&#252;man halk&#305;n &#226;detleri ve mukaddesat&#305; ile alay eden piyesler yazd&#305;r&#305;r; mekteplerde, tiyatro sahnelerinde oynat&#305;r. Bu suretle halk&#305;n mukaddes hislerini &#231;i&#287;netir.

    D&#252;zme t&#226;rih kitaplar&#305; haz&#305;rlar. Yalanlarla, iftira ve isnatlarla d&#252;zenbazl&#305;k yapar. Hakikatleri de&#287;i&#351;tirir, isl&#226;m t&#226;rihini tahrif eder.

    Din&#238; cemiyet te&#351;kilini men' eder. M&#252;sl&#252;manl&#305;&#287;&#305;n inki&#351;&#226;f&#305;na meydan vermez. Kendi b&#226;t&#305;l akidesini y&#252;r&#252;tmek i&#231;in hak&#226;yik&#305; &#238;m&#226;niyeye has&#305;m kesilir. Muhayyel su&#231;lar, cepheler ihdas eder.

    Gelecek yaz&#305;lar&#305;m&#305;zda madde madde g&#246;sterece&#287;imiz bu icraat, l&#226;ikli&#287;in b&#246;yle dine aleyhtar tatbikat&#305;, kom&#252;nist diyar&#305;ndan ba&#351;ka d&#252;nyan&#305;n hi&#231;bir meden&#238; ve l&#226;ik memleketlerinde yoktur.

    &#304;&#351;te Halk&#231;&#305;lar, iktidarda olduklar&#305; uzun zamanlar b&#252;t&#252;n icraat ve tatbikatlar&#305;n&#305; hep b&#246;yle l&#226;ikli&#287;e ayk&#305;r&#305; olarak yapt&#305;lar.
Onlara bu hareketlerinin hesab&#305;n&#305; soran olmad&#305;. &#199;&#252;nk&#252; onlar&#305;n yerlerine gelenler, o k&#246;kten idi. Yakt&#305;lar, y&#305;kt&#305;lar, Bu as&#238;l, bu
faziletli milletin manev&#238; varl&#305;&#287;&#305;n&#305; soydular, so&#287;ana &#231;evirdiler. Din har&#226;b, &#238;m&#226;n t&#252;rab oldu. Emaneti ehline vermeyen.
gafil m&#252;sl&#252;manlar, i&#351;ledikleri b&#252;y&#252;k su&#231;tan dolay&#305; t&#246;vbe ve isti&#287;far etsin, Allah'tan afv dilesinler...

7
Din m&#252;esseselerini kapatt&#305;lar, ahl&#226;k mezbahalar&#305; a&#231;t&#305;lar

    C&#252;mlece mal&#251;mdur ki, Halk&#231;&#305;lar, evvel&#226; memlekette din m&#252;esseselerini kapatmakla dine kar&#351;&#305;, &#304;sl&#226;m dinine kar&#351;&#305; taarruza ba&#351;lad&#305;lar. Din m&#252;esseselerinde okuyan k&#305;rkbin din talebesini bir anda soka&#287;a d&#246;kt&#252;ler. K&#305;rkbin din talebesi, yataklar&#305; omuzlar&#305;nda, sokaklarda peri&#351;an bir h&#226;lde, g&#246;z ya&#351;lar&#305; d&#246;kerken onlar iy&#351; &#252; i&#351;ret sofralar&#305;nda rak&#305;lar, viskiler, &#351;ampanyalarla,
zevk ve kahkahalarla, sabahlara kadar icra-y&#305; &#351;&#226;duman&#238; eylediler. Maarif Vekillerinin, &#351;ampanya kadehini kald&#305;rarak:

    - Bug&#252;n k&#305;rkbin yobaz&#305;n yuvalar&#305;n&#305; t&#226;rm&#226;r ettim diye att&#305;&#287;&#305; naralar, h&#226;l&#226; milletin kula&#287;&#305;nda &#231;&#305;nlamakta, kalbini tutu&#351;turmaktad&#305;r.
[* Bu c&#252;r'etk&#226;r vekilin, bil&#226;hare ba&#287;&#305;rsa&#287;&#305; patlayarak kazurat&#305; a&#287;z&#305;ndan geldi. O h&#226;lde cehennemi boylad&#305;.]

    Din m&#252;esseselerinin kap&#305;lar&#305; &#252;zerine vurulan kara ve k&#305;z&#305;l kilitler, uzun y&#305;llar, bir &#231;eyrek as&#305;rdan fazla zaman as&#305;l&#305; kald&#305;. Bu zalimane, bu mulhid&#226;ne hareket kar&#351;&#305;s&#305;nda din adam&#305; yeti&#351;mesine imk&#226;n kal&#305;r m&#305;yd&#305;? Bu suretle m&#226;bedleri imams&#305;z, minareleri m&#252;ezzinsiz, k&#246;yleri hocas&#305;z b&#305;rakt&#305;lar, &#246;l&#252;leri gusledecek, defnedecek imam kalmad&#305;. Cenazeler ortada tefess&#252;h edecek h&#226;le geldi.

    Halbuki bu din m&#252;esseseleri, &#350;eyh&#252;l-&#304;sl&#226;m Hayri Efendi zaman&#305;nda &#171;D&#226;r&#252;l - Hil&#226;fe Medreseleri&#187; n&#226;m&#305;yla yepyeni bir tarzda te&#351;kil&#226;tlanm&#305;&#351;, modern bir h&#226;le gelmi&#351;ti. Bilhassa ahl&#226;k ve terbiyeye ehemmiyet verilmi&#351; olmak itibariyle millet nazar&#305;nda fevkal&#226;de tevecc&#252;h ve ra&#287;bete mazhar olmu&#351;, &#231;ok b&#252;y&#252;k bir mevki kazanm&#305;&#351;t&#305;. O derece ki, bir&#231;ok vatanda&#351;lar, hatt&#226; hayli meb'uslar, &#231;ocuklar&#305;m liselerden alarak D&#226;r&#252;l-Hil&#226;fe Medreselerine vermeye ba&#351;lam&#305;&#351;lard&#305;.

    Madd&#238;, manev&#238; b&#246;yle m&#252;tek&#226;mil bir &#351;ekilde meydana &#231;&#305;kan ve ilerlemekte olan bu din m&#252;esseseleri Halk&#231;&#305;lar&#305;n bozuk ideolojisi i&#231;in b&#252;y&#252;k bir tehlike te&#351;kil ediyordu. Din m&#252;esseselerinin bu inki&#351;af&#305;ndan, devlet ve millet menfaat&#305;na, memnun olmak icab ederken, k&#305;rkbin din talebesini bir anda soka&#287;a d&#246;kt&#252;ler, memleketteki b&#252;t&#252;n din m&#252;esseselerinin kap&#305;lar&#305;n&#305; zincirlediler.

    Tarih, b&#246;yle bir &#351;enaati kayd etmemi&#351;tir. Ancak, dinsiz, imans&#305;z bol&#351;eviklerin diyar&#305;nda b&#246;yle cinayetler i&#351;lenmi&#351;ti. Ap&#226;&#351;ik&#226;r g&#246;r&#252;l&#252;yor ki, bu cinayet, ancak dinin, Din-i M&#252;b&#238;n-i &#304;sl&#226;m'&#305;n k&#246;k&#252;n&#252; kurutmak maksad&#305;yla irtik&#226;p olunmu&#351;tur. Nitekim, &#246;yle oldu. Bu tec&#226;v&#252;z ve taarruzlar &#304;sl&#226;m&#305;n varl&#305;&#287;&#305;n&#305;n temellerini sarst&#305;.

    Pek&#226;l&#226; anla&#351;&#305;l&#305;yor ki, din m&#252;esseselerinin ve din ulemas&#305;n&#305;n &#304;stikl&#226;l Harbi zaman&#305;nda m&#252;sl&#252;man halk&#305; m&#252;cadeleye te&#351;vik ve bilfiil harbe i&#351;tirak hususundaki b&#252;y&#252;k hizmetlerini g&#246;ren Halk&#231;&#305;lar, bu manev&#238; kuvvetin, ilerdeki mutasavver tatbikatlar&#305;na, pl&#226;nlar&#305;na engel olabilece&#287;i endi&#351;esiyle, din ehlinin kudret ve n&#252;fuzlar&#305;n&#305; k&#305;rmak i&#231;in, zaferden sonra din m&#252;esseselerini kapatmay&#305;, din ehlini kudretsiz h&#226;le getirmeyi, ilkeleri, ideolojileri i&#231;in bir zaruret tel&#226;kki etmi&#351;lerdi. Nitekim yapt&#305;klar&#305; b&#252;t&#252;n i&#351;lerle bu hakikat tezah&#252;r etmi&#351;tir.

    &#350;ayan&#305; dikkattir ki, Halk&#231;&#305;lar, &#304;sl&#226;m dininin t&#226;lim ve tedris m&#252;esseselerini b&#246;yle b&#252;y&#252;k bir gayz ve &#351;iddetle y&#305;karken, h&#305;ristiyan ve yahudilerin ve di&#287;er b&#252;t&#252;n gayri m&#252;slimlerin din m&#252;esseselerine kar&#351;&#305; en ufak bir m&#252;dahalede bile bulunmad&#305;lar. Ezc&#252;mle Heybelada'daki papaz mektebi ferih - fahur, kem&#226;l-i emniyet ve serbesti ile h&#305;ristiyan din adam&#305; yeti&#351;tirmekte devam etti. Dahildeki h&#305;ristiyan m&#226;bedlerinden ve mekteplerinden ba&#351;ka harice de din adamlar&#305; g&#246;nderecek derecede faaliyette bulundular. Di&#287;er taraftan, misyonerlerin b&#252;t&#252;n din m&#252;esseseleri de kem&#226;l-i serbesti ile faaliyetlerine devam ettiler. Halk&#231;&#305;lar, onlar&#305;n k&#305;llar&#305;na bile dokunmad&#305;lar. Demek, Halk&#231;&#305;lar&#305;n yeg&#226;ne hasm&#305;, yeg&#226;ne taarruz hedefi, m&#252;sl&#252;man m&#252;esseseleri idi.

    Halk&#231;&#305;lar&#305;n bu &#351;enaati, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin kalbinde &#231;ok derin yaralar a&#231;t&#305; ki, as&#305;rlar bu yaray&#305; iyi edemez. Bu ac&#305;, bu y&#252;rekler yakan h&#305;yanetler h&#226;t&#305;ralardan silinemez. Bu &#351;enaatlar&#305; irtik&#226;p edenleri millet nas&#305;l ister, ona nas&#305;l itimat eder? Nas&#305;l g&#252;venir?

    Din m&#252;esseselerinin kap&#305;lar&#305;n&#305; zincirleyen, k&#305;rkbin din talebesini soka&#287;a d&#246;ken, b&#252;t&#252;n mekteplerden din derslerini kald&#305;ran halk&#231;&#305;lar, a&#231;t&#305;klar&#305; k&#246;y enstit&#252;lerinde kom&#252;nist &#246;&#287;retmenler yeti&#351;tiriyor, bunlar&#305; Rusya'ya g&#246;nderiyor, orada tahsilini ikm&#226;l ettiriyor, sonra onlar&#305; masum T&#252;rk yavrular&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;na ge&#231;iriyordu.

    O k&#246;y enstit&#252;leri ki, orada k&#305;z ve erkek &#231;ocuklar bir arada bulunduruluyor, her t&#252;rl&#252; rezaletler oluyor, s&#305;k s&#305;k idarecilere i&#231;kili, dansl&#305; ziyafetler veriliyor, mumlar s&#246;nd&#252;r&#252;l&#252;yor, diploma yerine, kucaklar&#305;nda bir pi&#231;le evlerine d&#246;nenler oluyordu.

    O k&#246;y enstit&#252;leri ki, orada Marks'&#305;n beyann&#226;mesi, kom&#252;nist eserleri &#246;&#287;retiliyor, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin din&#238; &#246;rf ve &#226;detleri tahkir, mukaddesat&#305; tezyif ediliyordu. En rezil hik&#226;yeler okutuluyor, en b&#238;edib&#226;ne piyesler oynat&#305;l&#305;yordu. Bu kom&#252;nist batakhanelerine oluk oluk devlet paras&#305; ak&#305;t&#305;l&#305;yordu.

21. ve 22. sayfalar yok.

dar &#238;man, zerre kadar insanl&#305;k haysiyet ve &#351;erefi olan hi&#231;bir insan, hi&#231;bir m&#252;sl&#252;man, hi&#231;bir, cemiyet, hi&#231;bir millet, hi&#231;bir kavim yoktur ki, bu zul&#252;mleri irtik&#226;p edenleri sevsin, istesin!..

9
Din kitaplar&#305;n&#305; kamyonlarla toplay&#305;p mezbelelerde yakt&#305;lar

    Bir aral&#305;k Halk&#231;&#305;lar zul&#252;m ve &#351;enaatlerini o derece ileri g&#246;t&#252;rd&#252;ler ki, Kur'&#226;n dili ile yaz&#305;l&#305; namaz s&#251;relerini ihtiva etti&#287;i i&#231;in, &#231;ocuklara mahsus olmak &#252;zere ne&#351;redilen din kitaplar&#305;n&#305; b&#252;t&#252;n memleketten kamyonlarla toplatt&#305;lar. Polis karakollar&#305;nda ayaklar alt&#305;nda s&#252;r&#252;nd&#252;rd&#252;ler, sonra da mezbelelere att&#305;lar, yakt&#305;lar, k&#252;l&#252;n&#252; havaya savurdular. K&#305;z&#305;l kom&#252;nist radyolar&#305;, b&#252;y&#252;k takdirlerle bu &#351;enaati cih&#226;na il&#226;n ettiler. Bu cinayeti irtik&#226;p eden, kara ve k&#305;z&#305;l kalpli bir m&#252;naf&#305;k idi. Kendisine bizzat:

    &#8212;Bu yapt&#305;&#287;&#305;n&#305;z hareket l&#226;ikli&#287;e, din ve vicdan h&#252;rriyetine s&#305;&#287;ar m&#305;? dedi&#287;imiz zaman, g&#252;lm&#252;&#351; :

    &#8212;Art&#305;k T&#252;rk &#231;ocuklar&#305; Arab'&#305;n dilinden ho&#351;lanmaz, bir &#351;ey anlamaz, demi&#351;ti...

    Bu kadar k&#252;stahla&#351;an bu adam, bu derece &#351;eni' bir harekette bulunurken, &#199;ankaya'da kararg&#226;h kuran Halk&#231;&#305;lar&#305;n &#351;efi &#304;n&#246;n&#252;'n&#252;n en b&#252;y&#252;k iltifat ve ikramlar&#305;na mazhar oluyordu.

    1942'de &#171;Kur'andan &#304;ktibaslar&#187; adiyle ne&#351;retti&#287;imiz bir eser de b&#252;t&#252;n memleket k&#252;t&#252;phanelerinden toplatt&#305;r&#305;ld&#305;. Ba&#351;tan ba&#351;a &#226;yet-&#305; ker&#238;meden ibaret olan bu m&#252;barek eser, karakollarda ayaklar alt&#305;nda s&#252;r&#252;nd&#252;r&#252;ld&#252;. Zaman&#305;n Matbuat M&#252;d&#252;r&#252;, Halk&#231;&#305;lar&#305;n g&#246;zdesi, ideolojilerinin ba&#351; m&#252;messili, me&#351;hur m&#252;seccel solcu Vedat Nedim Tor &#171;Dahiliyet Vek&#226;leti Matbuat Umum M&#252;d&#252;rl&#252;&#287;&#252;, say&#305; 653 ve 17 May&#305;s 1942 tarihli&#187; bize g&#246;nderdi&#287;i m&#252;zekkerede aynen &#351;&#246;yle diyordu:

    &#8212; &#171;Biz her ne &#351;ekilde ve surette olursa olsun memleket dahilinde din&#238; ne&#351;riyat yap&#305;larak, din&#238; bir atmosfer yarat&#305;lmas&#305;na ve gen&#231;lik i&#231;in din&#238; bir zihniyet fideli&#287;i v&#252;cude getirilmeisne taraftar de&#287;iliz.&#187;

    Vedat Nedim ki kom&#252;nist partisi kurmak ve Rusya hesab&#305;na T&#252;rkiye'ye ihanet etmek su&#231;uyla muhakeme edildi&#287;i s&#305;rada &#351;&#246;yle itirafta bulunmu&#351;tur:

    &#8212; &#171;1925 tevkifat&#305; &#252;zerine ka&#231;an &#350;efik H&#252;sn&#252;'n&#252;n Moskova'dan g&#246;nderdi&#287;i talimat&#305; ald&#305;ktan sonra, merkez heyetinden olup tevkif edilmeyen Mahmut, Salih ve Faik ile faaliyete ge&#231;tik. Mevkuf arkada&#351;lara Moskova'dan K&#305;z&#305;l Yard&#305;m Te&#351;kil&#226;t&#305; taraf&#305;ndan g&#246;nderilen paralar&#305; da&#287;&#305;tt&#305;k. Moskova ve haric&#238; b&#252;romuz bizden daha fazla faaliyet ve tahrikler istedi; gazetelere aksedecek faaliyetler g&#246;remeyince de muntazam g&#246;nderilen bin dolarl&#305;k tahsisat kesildi.&#187; (Senat&#246;r Doktor Fethi Teveto&#287;lu: &#171;T&#252;rkiyede Sosyalist ve Kom&#252;nist Faaliyeti&#187;)

    &#304;&#351;te bu millet, b&#246;yle &#231;eyrek as&#305;rdan fazla zaman bu z&#226;limlerin boyunduru&#287;u alt&#305;nda inledi durdu. B&#252;t&#252;n bu zul&#252;mlere, b&#252;t&#252;n bu &#351;enaatlere, b&#252;t&#252;n bu hakaret ve zilletlere tahamm&#252;l etti. Ne de sa&#287;lam can&#305; varm&#305;&#351;! Ne de tahamm&#252;l kabiliyetinde imi&#351;! Zul&#252;m ve tazyik, korku ve tedhi&#351; ne kadar da onun &#351;erefini, izzel-i nefsini korumadan uzakla&#351;t&#305;rm&#305;&#351;!..

    Bir g&#252;n Res&#251;l-i Ekrem Efendimiz, ashab-&#305; kiram&#305;n toplu bulunduklar&#305; bir s&#305;rada, elini &#351;aka&#287;&#305;na koyarak d&#252;&#351;&#252;nceye dalm&#305;&#351; ve demi&#351; ki:

    &#8212; Bir g&#252;n gelecek, insanlar sofrada buyurun buyurun diye yeme&#287;e davet oldundu&#287;u gibi, yabanc&#305;lar m&#252;sl&#252;man memleketlerini birbirine b&#246;yle pe&#351;ke&#351; &#231;ekecekler!..

    Ashab-&#305; kiram &#231;ok m&#252;teessir olmu&#351;lar.

   &#8212; Aman y&#226; Res&#251;lallah! demi&#351;ler; o zaman &#304;sl&#226;m &#252;mmeti pek az m&#305; kalacak?

    &#8212; Bil&#226;kis, pek &#231;ok olacak. Fakat, sellerin kenara att&#305;&#287;&#305; saman &#231;&#246;pleri gibi olacaklar; kalblerine vehn ar&#305;z olacak!.

    &#8212; Vehn nedir? y&#226; Res&#251;lallah!

    &#8212; Vehn, hayat&#305; sevmek, &#246;l&#252;mden korkmak!..

    M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milleti bir zaman i&#231;in b&#246;yle hisleri dondurulmu&#351;, dal&#226;lete s&#252;r&#252;klenmi&#351;, saman &#231;&#246;p&#252; h&#226;line getirilmi&#351;se de, f&#305;trat&#305;ndaki asalet ve &#351;ehamet dolay&#305;siyle &#231;ok ge&#231;meden bu badireyi atlatm&#305;&#351;, Allah&#305;n tevfik ve hid&#226;yetine mazhar olarak boyunduru&#287;u par&#231;alam&#305;&#351;, z&#226;limleri ba&#351;&#305;ndan atm&#305;&#351;, h&#252;rriyet ve &#351;erefine, izzet-i nefis ve haysiyetine kavu&#351;mu&#351;tur.

10
Kiliselerde &#231;anlar &#231;al&#305;n&#305;rken, minarelerde
Allahu Ekber diyenler zindanlara at&#305;l&#305;yordu

    Halk&#231;&#305;lar&#305;n m&#252;lhid&#226;ne bir &#351;en&#226;t&#305; da Kur'&#226;n lisan&#305; ile, Peygamberimizin dili ile olan Ezan-&#305; Muhammed&#238;yi yasak etmi&#351; olmalar&#305; idi. Nice zamanlar camilerde, mescitlerde, minarelerde &#171;Allahu Ekber&#187; diyenleri zindanlara doldurdular. Peygamberimizin dili ile olan Ezan-&#305; Muhammedi, &#304;sl&#226;m vahdetinin muazzam ve muhte&#351;em bir &#351;iar&#305;, bir sembol&#252;d&#252;r. D&#252;nyan&#305;n neresine gitseniz minarelerinde Ezan-&#305; Muhammed&#238;yi dinlersiniz, &#171;Allahu Ekber&#187; l&#226;fza-i cel&#226;lini i&#351;itirsiniz. Bunu bozmak, isl&#226;m vahdetini par&#231;alamakt&#305;r. &#171;Allahu Ekber&#187; l&#226;fza-i cel&#226;lini camilerde, minarelerde, b&#252;t&#252;n &#304;sl&#226;m m&#226;bedlerinde yasak etmek, M&#252;sl&#252;manlar&#305;n kalblerine han&#231;er sokmaktan, dinin en y&#252;ksek bir &#351;iar&#305;n&#305; y&#305;kmaktan, &#304;sl&#226;m'&#305;n temeline bomba koymaktan ba&#351;ka bir &#351;ey de&#287;ildir.

    D&#252;nyaya nice z&#226;limler, nice deccallar gelmi&#351;tir, fakat hi&#231;biri b&#246;yle bir &#351;enaati irtik&#226;p etmemi&#351;tir, etmek hat&#305;r&#305;na da gelmemi&#351;tir. Bu, dine, din-i m&#252;bin-i &#304;sl&#226;m'a kar&#351;&#305; taarruz ve tec&#226;v&#252;z&#252;n en &#351;eni'idir; din d&#252;&#351;manl&#305;&#287;&#305;n&#305;n, &#304;sl&#226;m d&#252;&#351;manl&#305;&#287;&#305;n&#305;n en bariz delilidir.

    Halk&#231;&#305;lar, bu &#351;enaati irtik&#226;p etmekle M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin kalbini han&#231;erlemi&#351;, y&#252;zlerce milyonluk b&#252;t&#252;n &#304;sl&#226;m d&#252;nyas&#305;n&#305;n vicdan&#305;n&#305; tutu&#351;turmu&#351;lard&#305;r. Bu &#246;yle k&#226;fir&#226;ne, &#246;yle zalimane bir taarruzdur ki bunu yapanlar&#305;n isl&#226;m dinine, isl&#226;m iman&#305;na kar&#351;&#305; i&#231;lerindeki husumetin ne derece &#351;edid, ne derece k&#305;zg&#305;n, ne derece kapkara ve k&#305;pk&#305;z&#305;l oldu&#287;unu g&#246;stermeye k&#226;fidir.

    &#8226; Bu &#351;enaatin irtik&#226;p olundu&#287;u s&#305;ralarda idi, bir milletvekili B&#252;y&#252;k Millet Meclisi k&#252;rs&#252;s&#252;nde M&#252;sl&#252;man halk&#305;n &#305;zt&#305;-rab&#305;n&#305; &#351;&#246;yle dile getirmi&#351;tir:

    &#8212; &#171;Se&#231;im g&#252;nlerinde k&#246;yl&#252;ler bize ne dedi, bilir misiniz? Biz a&#231;&#305;z, sefaletteyiz, &#231;olu&#287;umuz &#231;ocu&#287;umuz g&#305;das&#305;zl&#305;ktan bitkin bir h&#226;ldedir. Fakat bunlardan ziyade bizim g&#252;c&#252;m&#252;ze giden, bizi m&#252;teessir eden &#351;ey, camilerimizden, minarelerimizden, m&#252;barek ezan&#305;m&#305;z&#305;, &#171;Allahu Ekber&#187; dememizi yasak etmeleridir. Bizi Kur'an dilimizle, Peygamberimizin dili ile ib&#226;detten men'etmeye Allahu Ekber dedi diye, Kur'an dili le kelime-i &#351;ahadet getirdi diye imamlar&#305;m&#305;z&#305;, m&#252;ezzinlerimizi zindanlara atma&#287;a ne haklan vard&#305;r? L&#226;iklik bu mudur?... Hangi k&#246;ye gittiysek, hangi &#351;ehirli ile g&#246;r&#252;&#351;t&#252; isek bize bunu s&#246;ylediler.&#187;

    &#8226; M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin camilerinde, minarelerinde Allahu Ekber demeleri yasak edilirken, h&#305;ristiyanlar&#305;n kiliselerindeki &#231;anlar, ferih fahur, memleketimizin her taraf&#305;nda &#226;f&#226;k&#305; inletiyordu. Bu &#351;irk ve k&#252;f&#252;r &#231;anlar&#305;na hi&#231; ili&#351;meyip de, Tevhidi cihana yayan M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin m&#226;bedlerinde okunan Ezan-&#305; Muhammed&#238;ye kar&#351;&#305; taarruzlar&#305;, k&#252;fre kar&#351;&#305; muhabbetin, isl&#226;m iman&#305;na kar&#351;&#305; husumetin en a&#231;&#305;k al&#226;meti, en a&#231;&#305;k delili de&#287;il midir?

    B&#246;yle &#304;sl&#226;m'&#305;n mukaddesat&#305;na d&#252;&#351;man bir komiteyi M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milleti nas&#305;l sevebilir? Sevmesine, istemesine imk&#226;n ve ihtimal var m&#305;?

11
Camilerdeki l&#226;fza-i cel&#226;l levhalar&#305; indiriliyor, Bizans putlar&#305;
meydana &#231;&#305;kar&#305;l&#305;yordu. Facialar yang&#305;n gibi her taraf&#305; sarm&#305;&#351;t&#305;!

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar&#305;n azg&#305;n devirlerinde Kur'an Diline kar&#351;&#305; husumet o kadar ilerlemi&#351;ti ki camilerde gizli gizli M&#252;sl&#252;man
&#231;ocuklar&#305;na namaz s&#251;relerini okutan hocalar polisler taraf&#305;ndan yakalan&#305;p c&#252;rm-i me&#351;hud (su&#231;&#252;st&#252;) mahkemelerine sevk
olunurdu. Harf Kanununa ayk&#305;r&#305; hareket su&#231;u ile g&#252;nlerce, aylarca mahkemelerde s&#252;r&#252;nd&#252;r&#252;l&#252;rd&#252;.

    &#8226; Di&#287;er taraftan Halk&#231;&#305;lar&#305;n zab&#305;tas&#305;, &#231;ar&#351;&#305; pazarlarda Kur'an c&#252;zlerini satanlar&#305; takip ediyor, eline ge&#231;irdiklerini
mahkemelere sevk ediyordu.

    &#8226; &#199;ocuklara, Kur'an okutan haf&#305;zlar&#305; kar&#351;&#305;dan dinlemeyi bile menetmi&#351;lerdi. &#199;ocuklar Kur'an sesi i&#351;itmiyeceklerdi.

    &#8226; Senirkentte &#171;Halkevleri&#187; k&#252;t&#252;phanesi tesisi bahanesiyle M&#252;sl&#252;man halktan toplanan din&#238; kitaplar, k&#305;ymetli yazma
Kur'anlar, tefsirler yok edildi. Bu eserlerin bir tanesi bile meydanda kalmad&#305;. M&#252;sl&#252;manlar, evlerinde bulunan Kur'an-
lar&#305;, tefsirleri, din&#238; eserleri, hakay&#305;k-&#305; Kur'aniye ve &#238;maniyeden bahseden risaleleri, polisin eline ge&#231;memek i&#231;in, zahire anbar-
lar&#305;nda, odun depolar&#305;nda, samanl&#305;klarda sakl&#305;yorlard&#305;.

    &#8226; Camilerde mihrablarm etraf&#305;ndaki mum &#351;amdanlar&#305; n&#305;n &#252;st&#252;nde yaz&#305;l&#305; &#171;Ma&#351;aallah&#187; yaz&#305;lar&#305;n&#305; kaz&#305;m&#305;&#351;lard&#305;. Abide
ler, &#231;e&#351;meler &#252;zerindeki &#226;y&#226;t-&#305; ker&#238;me yaz&#305;l&#305; mermerler par&#231;alanm&#305;&#351;t&#305;.

    &#8226; Harbiye nezaretinin (&#351;imdiki &#220;niversite'nin) kap&#305;s&#305;ndaki Fetih &#226;yet-i ker&#238;mesi yaz&#305;l&#305; cihan - de&#287;er k&#305;ymeti haiz nefis levha &#252;zerine siyah ve k&#305;z&#305;l bir ta&#351; perde &#231;ekilmi&#351;ti.

    &#8226; Camilerde Hulefa-yi R&#226;&#351;idin isimlerini h&#226;vi levhalar indirilmi&#351;, &#351;uraya buraya at&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Sanki m&#252;thi&#351; bir yang&#305;n ortal&#305;&#287;&#305; kaplam&#305;&#351;, sanki bir i&#351;gal ordusu memleketi istil&#226; etmi&#351; gibi, Kur'an lisan&#305; ile yaz&#305;l&#305; ne varsa, hep k&#305;r&#305;l&#305;yor, par&#231;alan&#305;yordu. &#194;sar-&#305; atika diye bile b&#305;rak&#305;lm&#305;yordu.

    &#8226; Ayasofya camiindeki muazzam ve muhte&#351;em l&#226;fza-i Cel&#226;l, Hazreti Muhammed ve H&#252;lef&#226;-yi R&#226;&#351;idin levhalar&#305; yerlerin
den s&#246;k&#252;lm&#252;&#351;, indirilmi&#351;, Bizans putlar&#305; meydana &#231;&#305;kar&#305;lm&#305;&#351;, bu putlara &#231;eki d&#252;zen verilmi&#351;ti. Muhte&#351;em levhalar&#305; yok etmek,
par&#231;alamak i&#231;in me&#231;hul semtlere g&#246;t&#252;rmek istemi&#351;lerse de kap&#305;lardan &#231;&#305;karmak m&#252;mk&#252;n olmad&#305;&#287;&#305; i&#231;in bu cinayeti irtik&#226;ba
yol bulamam&#305;&#351;lar, cihan - de&#287;er k&#305;ymette olan o nadide eserleri, toz toprak i&#231;inde mahvolmak i&#231;in bir kenara atm&#305;&#351;lard&#305;.

    &#8226; Ayasofya'n&#305;n minareleri de y&#305;kt&#305;r&#305;l&#305;yordu. Fakat m&#226;bedbinas&#305;na zarar getirece&#287;i i&#231;in bu &#351;enaati irtik&#226;ba yol bulamad&#305;lar.

    &#8226; Bir&#231;ok camiler c&#226;milikten &#231;&#305;kar&#305;lm&#305;&#351;, hangar h&#226;line getirilmi&#351;, ah&#305;r olmu&#351;, Yahudilere, Ermenilere sat&#305;larak &#351;arab deposu yap&#305;lm&#305;&#351;t&#305;.

    &#8226; Afyon'da &#351;imdiki Zafer Park&#305;'n&#305;n bulundu&#287;u yerde &#171;K&#305;&#351;la Camii&#187; vard&#305;. Afyon'un en b&#252;y&#252;k tarih&#238; camii idi. Bir gece i&#231;inde y&#305;kt&#305;r&#305;ld&#305;.

    &#8226; B&#246;ylece memleketin her taraf&#305;nda y&#252;zlerce, binlerce cami, mescid y&#305;kt&#305;r&#305;ld&#305;, sat&#305;ld&#305;, depo ve ah&#305;r yap&#305;ld&#305;.

    &#8226; Merhum Risale-i Nur m&#252;ellifi Barla'ya s&#252;r&#252;ld&#252;&#287;&#252; zaman, orada bir mescidi tamir ettirmi&#351;ti, orada namaz k&#305;l&#305;yordu. Halk&#231;&#305;lar bu mabedi de h&#226;k ile yeksan ettiler.

 

12
Din&#238; ne&#351;riyata kar&#351;&#305; resmen katli&#226;m emirleri verdiler.
Mabetlere, ib&#226;detlere taarruza kalk&#305;&#351;t&#305;lar

    &#8226; Bir ara Halk&#231;&#305;lar&#305;n azg&#305;nl&#305;klar&#305;, din&#238; ne&#351;riyata kar&#351;&#305; engizisyonv&#226;r&#238; &#351;iddetli taarruz ve tec&#226;v&#252;zleri, katli&#226;mlar&#305; o dereceyi buldu ki, 1945 de Matbuat Umum M&#252;d&#252;r Muavini izzettin Ni&#351;bay imzas&#305; ile, &#304;stanbul gazetelerine &#351;&#246;yle bir tebli&#287;de bulundular:

&#171;Gazetelerinizin son g&#252;nlerdeki ne&#351;riyat&#305; aras&#305;nda dinden bahis b&#226;z&#305; yaz&#305;, m&#252;tal&#226;a, &#238;m&#226; ve temsillere rastlanmaktad&#305;r. Bundan sonra din mevzuu &#252;zerinde gerek tarih&#238;, gerek temsil&#238; ve gerek m&#252;tal&#226;a kabilinden olan her t&#252;rl&#252; makale, bend, f&#305;kra ve tefrikalar&#305;n ne&#351;rinden tevakki edilmesi ve ba&#351;lanm&#305;&#351; bu gibi tefrikalar&#305;n en &#231;ok on g&#252;n zarf&#305;nda nihayetlendirll-mesi...&#187; (Ba&#351;vek&#226;let, Matbuat Umum M&#252;d&#252;rl&#252;&#287;&#252; &#238;&#231; Matbuat Dairesi.)

    &#8226; Kendi zul&#252;mlerini, bozgunculuklar&#305;n&#305; &#246;rtmek i&#231;in geri kalman&#305;n b&#252;t&#252;n su&#231;unu &#304;sl&#226;m dinine y&#252;klettiler. K&#305;rk sene bu zul&#252;mlere, bu m&#252;lhid, bu bozguncu hareketlere i&#351;tirak eden, bu mefsedet batakl&#305;&#287;&#305;nda ne&#351;v&#252;nema bulan, fakat sandalye kavgas&#305; y&#252;z&#252;nden ayr&#305;lan b&#226;z&#305; ele bas&#305;lar&#305; &#351;imdi &#171;CHP nin dine kar&#351;&#305; geldi&#287;ini, memleketin huzurunu bozan bir zihniyet ta&#351;&#305;d&#305;&#287;&#305;n&#305;&#187; (*Turhan Feyzio&#287;lu'nun ve Emin Paks&#252;t'&#252;n beyanatlar&#305;. 29/5/1967 g&#252;nk&#252; gazeteler.) a&#231;&#305;k&#231;a s&#246;yl&#252;yorlar. Buna int&#226;k-&#305; hak derler. A beyefendiler! Dine kar&#351;&#305; gelen, memleketin huzurunu bozucu bir zihniyet ta&#351;&#305;yan bu batakl&#305;k i&#231;inde k&#305;rk sene nas&#305;l ya&#351;ad&#305;n&#305;z? Yoksa tefess&#252;h eden, yere serilen, can &#231;eki&#351;en bu ... yi ba ka bir ad ile hortlatarak milleti yine o cehenneme s&#252;r&#252;klemek mi istiyorsunuz?

    &#8226; Kendi akidelerini, kendi sap&#305;k zihniyet ve ideolojilerini ya&#351;atmak i&#231;in Islama cephe ad&#305;lar. Kendi cephelerinin elemanlar&#305;n&#305; yeti&#351;tirmeye koyuldular. Tezek edebiyat&#231;&#305;lan&#305; himaye ettiler, y&#252;kselttiler, zenginle&#351;tirdiler, matbuat&#305;n onlar&#305;n eline ge&#231;mesini temin ettiler.

    &#8226; Bir&#231;ok &#246;&#287;retmenleri kendi bozguncu ordular&#305; h&#226;line getirdiler. Onlar&#305; her suretle te&#231;hiz ettiler. Masum vatan evl&#226;tlar&#305;n&#305; zehirliyecek &#351;ekilde yeti&#351;tirdiler.

    &#8226; Husumet tevcih etmek suretiyle ideolojilerini besleme yoluna giderek &#171;M&#252;rteci, gerici, nurcu, ink&#305;l&#226;p aleyhtar&#305;, rejim d&#252;&#351;man&#305;...&#187; gibi muhayyel d&#252;&#351;manlar icat ettiler. Uzun seneler Islama h&#252;cum etmelerinin sebebi budur. E&#287;er h&#252;cum etmezlerse ideolojilerini ink&#226;r etmi&#351; olurlard&#305;.

    &#8226; Azg&#305;nl&#305;klar&#305; o dereceye kadar varm&#305;&#351;t&#305; ki, bir y&#305;ld&#246;n&#252;m&#252;nde sokaklarda dola&#351;an &#351;uursuz s&#252;r&#252;ler: &#171;Karaba&#351; Tecvidini y&#305;rtt&#305;k, par&#231;alad&#305;k&#187; (*Karaba&#351; Tecvidi: Kur'an'&#305;n k&#305;raat us&#251;l&#252;n&#252; &#246;&#287;reten kitap.) diye omuzlar&#305;nda ta&#351;&#305;d&#305;klar&#305; kocaman levhalarla M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletinin mukaddes kitab&#305;n&#305; tahkir ve tezyif ettiler.

    &#8226; Cami duvarlar&#305;nda as&#305;l&#305; olan K&#226;'betullaha, Beytullaha aid tablolar toplatt&#305;r&#305;l&#305;yor, par&#231;alan&#305;yor, yahut bilinmiyen yerlere g&#246;t&#252;r&#252;l&#252;yordu. Bug&#252;n bu nefis tablolar&#305;n hi&#231;bir n&#226;m ve' ni&#351;an&#305; kalmam&#305;&#351;t&#305;r.

    &#8226; Halkevlerine din&#238; kitaplar&#305;n, Kur'an c&#252;zlerinin girmesi yasak edilmi&#351;ti. Yapacaklar&#305; cinayetin program&#305; &#351;&#246;yle idi:
Camiler c&#226;milikten &#231;&#305;kart&#305;lacak, halkevlerine benzetilecekti. Halkevleri camilerin yerine ge&#231;ecekti. Y&#226;ni camiler halkevi, halkevleri puth&#226;ne olacakt&#305;. Diyanet te&#351;kil&#226;t&#305; l&#226;&#287;v edilecekti. &#304;b&#226;det us&#251;l ve zamanlan de&#287;i&#351;tirilecekti. Kur'an&#305;n m&#252;barek metn-i asl&#238;si kald&#305;r&#305;lacak, yasak edilecekti.

    &#8226; &#171;Ben Cumhuriyet neslindenim. Bizim kazada, de&#287;il fes, bere ve benzeri &#351;apkadan ba&#351;ka &#351;eyler giymek, sakal&#305; olanlann ba&#351;lar&#305; a&#231;&#305;k olarak gezmeleri bile su&#231;tu... A&#287;&#305;r cezalar&#305; m&#252;stelzim bir su&#231;!&#187; (&#304;smail O&#287;uz. Muharrir)

13
Camileri, halkevleri sekline koymay&#305; tasarlad&#305;lar

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar&#305;n b&#252;y&#252;k kurultay&#305;n&#305;n 15 May&#305;s 1944 ola&#287;an&#252;st&#252; toplant&#305;s&#305;nda mevzuubahs olan rapor aynen &#351;&#246;yledir:

    &#171;l &#8212; D&#252;nya i&#351;lerini din i&#351;lerinden tamamiyle ay&#305;rm&#305;&#351; olan bu rejimde Diyanet &#304;&#351;leri Reisli&#287;i gibi te&#351;kil&#226;t&#305;n yer almamas&#305;.
    2 &#8212; Kur'an ve din tatbikat&#305;n&#305;n &#246;zt&#252;rk&#231;e olarak tanzim vetertibi.
    3 &#8212; &#304;b&#226;det yerlerinin T&#252;rk gelene&#287;ine uygun bir tarza konularak halkevlerinin ib&#226;det yeri, ib&#226;det yerlerinin de hal
kevlerine benzer bir &#351;ekle ifra&#287;&#305;.
    4 &#8212; Ruhbanl&#305;&#287;&#305;n ic&#226;b&#305; olan her&#351;eyin silinmesi, ezc&#252;mle sar&#305;k, c&#252;bbe ve din tatbikat&#305;nda kullan&#305;lan her nevi k&#305;yafetin
ilgas&#305;.
    5 &#8212; &#304;b&#226;det us&#251;l ve zamanlar&#305;n&#305;n tanzimi.
    6 &#8212; Diyanet &#304;&#351;leri Reisli&#287;i yerine, Dil Kurumuna benzer
bir te&#351;kil&#226;t ikame edilerek din te&#351;kil&#226;t&#305;n&#305;n devlet b&#252;nyesinden &#231;&#305;kar&#305;larak millete m&#226;l edilmesi. Rusya'da din m&#252;esseseleriyle &#231;arp&#305;&#351;mak i&#231;in &#171;Allahs&#305;zl&#305;k kul&#252;pleri&#187; kurulmu&#351;tu. Halk&#231;&#305;lar da burada &#171;Halkevleri&#187;
kurdular. Dinsizlik ve ahl&#226;ks&#305;zl&#305;k merkezleri olan K&#246;y Enstit&#252;leri, devlet parasiyle &#231;&#305;kar&#305;lan &#171;K&#246;y Enstit&#252;s&#252; Dergisi&#187; kom&#252;nist fikirlerle, dinsizlik propagandalariyle dolu idi. Askerlik hizmeti bile k&#246;t&#252;leniyordu. Kom&#252;nist olm&#305;yanlar c&#226;hil olarak g&#246;steriliyordu. &#171;Bizim K&#246;y&#187; isimli; k&#246;y&#252;, muhtan, imam&#305; tezyif eden bir piyes defalarca temsil ediliyordu. Ahenkli T&#252;rk K&#246;y&#252;nde zoraki bir s&#305;n&#305;f m&#252;cadelesi do&#287;urma&#287;a u&#287;ra&#351;t&#305;lar. Sa&#287;lam T&#252;rk k&#246;yl&#252;s&#252;n&#252;n mill&#238;, din&#238; ve ahl&#226;k&#238; nizam&#305;n&#305; y&#305;kacak pl&#226;nlar haz&#305;rlad&#305;lar. &#350;ehirlerin maarifini bozmak suretiyle yeti&#351;tirdikleri devrimbazlarla, tasarlad&#305;klar&#305; me&#351;'um gayelere ula&#351;am&#305;yacaklar&#305;n&#305; d&#252;&#351;&#252;nerek, tezek edebiyat&#231;&#305;lar&#305;n&#305;n t&#252;rl&#252; &#351;aklabanl&#305;klarla alk&#305;&#351;lad&#305;klar&#305; K&#246;y Enstit&#252;leri denen fesat yuvalar&#305;n&#305; a&#231;mak suretiyle b&#252;t&#252;n T&#252;rk halk&#305;m mill&#238; h&#252;viyetinden, mill&#238; sec&#226;yas&#305;ndan, din&#238; &#351;e&#226;irinden uzakla&#351;t&#305;rmak yolunu tuttular. &#171;Bizim K&#246;y&#187; Dergisindeki kom&#252;nistli&#287;i metheden yaz&#305;lan &#246;&#287;retmenler haz&#305;rl&#305;yor, &#246;&#287;renciler yaz&#305;yormu&#351; gibi g&#246;steriliyordu. Yalanc&#305;l&#305;k, sahtek&#226;rl&#305;k K&#246;y Enstit&#252;lerinde kararg&#226;h kurmu&#351;tu. Edepsiz, ahl&#226;ks&#305;z hik&#226;yeler, derginin ba&#351;l&#305;ca sermayesi idi. Ezc&#252;mle kar&#305;s&#305;n&#305;, karde&#351;inin kollar&#305; aras&#305;nda zina h&#226;linde seyreden kocan&#305;n hik&#226;yesi, &#171;Kaymak Taba&#287;&#305;&#187; isimli rezil, i&#287;ren&#231; ve ad&#238; bir hik&#226;yenin el yaz&#305;l&#305; n&#252;shas&#305; &#246;&#287;renciler aras&#305;nda elden ele dola&#351;t&#305;r&#305;l&#305;r. &#304;dare de bunu ho&#351; g&#246;r&#252;r, bir m&#252;manaatta bulunmazd&#305;. Me&#351;hur kom&#252;nist Sabahattin Ali'nin i&#287;ren&#231; hik&#226;yeleri &#231;ocuklara okutuluyordu. Bu hik&#226;yelerden birinde bir fahi&#351;e ile ge&#231;irilen bir gecenin rezaleti ve l&#226;&#287;&#305;m kokusu havas&#305; anlat&#305;l&#305;yordu. Gizli Kom&#252;nist Partisinin te&#351;kil&#226;t&#305;na mensup olanlar&#305;n &#171;Hasan O&#287;lan K&#246;y Enstit&#252;s&#252;nde&#187; geni&#351; bir surette faaliyet ve rezaletlerde bulundu&#287;u emniyet&#231;e resmen tesbit edilmi&#351;ti.

33. ve 34. sayfalar yok

hakk&#305;nda ismail Hakk&#305; Tongu&#231;: &#171;K&#246;y Enstit&#252;leri &#246;&#287;rencilerini bu yoldan ay&#305;ramay&#305;z!&#187; demi&#351;ti. Bir erkek &#246;&#287;retmenle bir erkek &#246;&#287;rencinin ayn&#305; k&#305;zla m&#252;nasebette bulunmalan y&#252;z&#252;nden &#231;&#305;kan kavgalara idare kar&#305;&#351;maz, seyirci kal&#305;rd&#305;. G&#246;nen K&#246;y Enstit&#252;s&#252;nde &#246;&#287;retmen Romanyal&#305; h&#305;ristiyan Yorgi Karamus, kom&#252;nistlikten 8 aya mahk&#251;m oldu&#287;u h&#226;lde k&#246;y enstit&#252;s&#252;nde &#246;&#287;retmen olarak bulunmas&#305;, idarecilerin maksad&#305;n&#305; apa&#231;&#305;k g&#246;stermektedir. 1946 da emniyet te&#351;kil&#226;t&#305;, Hasan O&#287;lan Y&#252;ksek K&#246;y Enstit&#252;s&#252;n&#252;n kom&#252;nist yata&#287;&#305; oldu&#287;unu tesbit etmi&#351;, rapor
vermi&#351;, fakat maarif vek&#226;leti hi&#231; ald&#305;rmam&#305;&#351;, i&#351;i &#246;rtbas etmi&#351;ti. Halk&#231;&#305;lar&#305;n g&#246;zdesi Hakk&#305; Tongu&#231;, 1946 da .&#171;G&#246;lk&#246;y&#187; enstit&#252;s&#252;ne kalabal&#305;k bir maiyetle gitmi&#351;, okulda &#351;erefine verilen i&#231;kili ve dansl&#305; ziyafette bir aral&#305;k mumlar s&#246;nd&#252;r&#252;lm&#252;&#351;, karanl&#305;kta dans edilmi&#351;, mel'un vatan h&#226;ini N&#226;z&#305;m Hikmetin &#171;Mehmet&#231;ik biti yedi, bit Mehmet&#231;i&#287;i yedi&#187; adl&#305; manzumesi okunmu&#351;, mumlar yan&#305;nca &#231;iftler kimlerle sarma&#351;t&#305;klar&#305;n&#305; g&#246;rm&#252;&#351;lerdi. &#214;&#287;rencilerden b&#226;z&#305; k&#305;zlar Rusya'ya g&#246;nderiliyor, orada iyice kom&#252;nistli&#287;i &#246;&#287;rendikten sonra geliyor, Mill&#238; E&#287;itim Bakanl&#305;&#287;&#305; bu k&#305;z&#305; (!) m&#252;mtaz &#246;&#287;retmen olarak k&#246;y enstit&#252;lerine t&#226;yin ediyordu. Hakk&#305; Tongu&#231;, 1946 da Mersin'in D&#252;zi&#231;i K&#246;y Enstit&#252;s&#252;ne gitmi&#351;, diki&#351; atelyesinde &#351;erefine verilen i&#231;ki ziyafetinde
davetliler &#351;arap i&#231;mi&#351;, Tongu&#231; da bir kilo rak&#305; &#231;ak&#305;&#351;t&#305;rm&#305;&#351;, sonra ziyafette s&#226;k&#238;lik eden k&#305;z &#246;&#287;rencilerin kollar&#305;, g&#246;&#287;&#252;sleri a&#231;t&#305;r&#305;lm&#305;&#351;, s&#305;k&#305;&#351;t&#305;r&#305;lm&#305;&#351;, bir iddiaya g&#246;re &#171;dar yerlerden&#187;, ge&#231;irilmi&#351;tir. Bu enstit&#252;de 14 ya&#351;&#305;nda bir k&#305;z&#305;n bikrinin iz&#226;le edildi&#287;i haberi ayyuka &#231;&#305;km&#305;&#351;t&#305;.

16
Kasd&#305; mahsurla &#304;sl&#226;m Dini tezyif olunuyordu

    &#8226; B&#252;t&#252;n k&#246;y enstit&#252;lerine kom&#252;nist muallimler doldurulmu&#351;tu. Kom&#252;nistli&#287;i memlekete sokmak istiyenler &#171;B&#252;y&#252;k vatansever&#187; (!) diye kar&#351;&#305;lan&#305;yor, y&#252;ksek sofralarda halk&#231;&#305;lar&#305;n b&#252;y&#252;kleri taraf&#305;ndan &#231;ok samim&#238; i'zaz ve ikram g&#246;r&#252;yorlard&#305;.

    &#8226; K&#246;y Enstit&#252;lerinde Marks ve Engels'in kom&#252;nist beyannamesi okutuluyordu. D&#252;zi&#231;i k&#246;y enstit&#252;s&#252;nde T&#252;rk bayra&#287;&#305;ndaki ay-y&#305;ld&#305;z yerine orak-&#231;eki&#231; konulmu&#351;tu.

    &#8226; Mekteplere, Maarif  &#304;daresine kom&#252;nist muallimler dolduran Hasan Ali Y&#252;cel, mekteplerde okutulmak &#252;zere T&#252;rk&#231;e
metinler adiyle bir eser yazd&#305;rm&#305;&#351;t&#305;. Bu eserde din ve din kitaplar&#305; tehzil ediliyor, ahl&#226;k kaideleri y&#305;k&#305;l&#305;yor, milletin tarih&#238; &#351;erefi ink&#226;r ediliyor, kom&#252;nist prensiplerine g&#246;re kahramanl&#305;k bir vah&#351;et &#351;eklinde g&#246;steriliyor. H&#252;l&#226;sa sistemli bir surette ahl&#226;ka ve dine taarruz ve tecav&#252;z ediliyor. Birka&#231; mis&#226;l:

    Eserin bir par&#231;as&#305;nda d&#252;nyan&#305;n &#246;k&#252;z, &#246;k&#252;z&#252;n bir kaya, kayan&#305;n bir bal&#305;k &#252;zerinde durdu&#287;u hakk&#305;nda uydurma bir yaz&#305;, kaydedildikten sonra &#231;ocu&#287;a aynen &#351;u sual sorulmaktad&#305;r:

    &#8212; Yukar&#305;daki metine g&#246;re, d&#252;nya neler &#252;st&#252;nde durmaktad&#305;r? En alttan en &#252;ste do&#287;ru bunlar&#305; s&#305;ras&#305;yla yaz&#305;n&#305;z.

    Sonra Kur'anda bey&#226;n edilen Yusuf - Zeliha k&#305;ssas&#305;, maksad&#305; mahsusla, &#231;irkin bir tarzda tasvir ediliyor, tahrir olunuyor.

    H&#252;seyin Rahmi'nin KADINLAR VA&#304;Z&#304; roman&#305;ndan m&#252;stehcen f&#305;kralar naklediliyor.

    Osmanl&#305; Devrini ba&#351;tan ba&#351;a bir katil, idam, ya&#287;ma ve i&#351;kence devri g&#246;steriyor.

    Tevfik Fikret'in Ar&#351;a H&#305;rlayan me&#351;hur ilhad manzumesinden m&#252;nkir&#226;ne, k&#226;fir&#226;ne ve m&#252;&#351;rik&#226;ne par&#231;alar al&#305;n&#305;yor. Halk&#231;&#305;lar&#305;n Maarif Vek&#226;leti, mckteplerdeki &#231;ocuklara b&#246;yle terbiye veriyordu.


17
&#171;Senin kan&#305;n, benim kan&#305;m diye tabiat bir &#351;ey ay&#305;rt etmez&#187;
diyecek kadar rezil m&#252;esseseler a&#231;t&#305;lar

    &#350;efleri &#304;n&#246;n&#252;'n&#252;n ve Mill&#238; E&#287;itim Bakan&#305; Hasan &#194;li'nin M&#252;sl&#252;man T&#252;rk Milletine yedig&#226;r-&#305; mefsedeti olan K&#246;y Enstit&#252;leri ahl&#226;k ve namus mezbahas&#305; h&#226;line gelmi&#351;ti. Maarif Vekili Tevfik lleri'nin K&#246;y Enstit&#252;leri hakk&#305;nda 26.12.1954 g&#252;n&#252; Buy&#252;k Millet Meclisinde verdi&#287;i izahat&#305;, 22. i&#231;tim&#226;dan hulasaten naklediyoruz:

    &#171; 1&#8212; Tan&#305;nm&#305;&#351; bir kom&#252;nistin ayn&#305; illetle mal&#251;l kans&#305;, bu m&#252;esseselerin birine &#246;&#287;retmen olarak al&#305;nm&#305;&#351;, &#246;&#287;renciler bu yolda zehirlenmi&#351;tir.

     2&#8212; Vesikalarla sabit oldu&#287;una g&#246;re, bu Enstit&#252;lerde kom&#252;nizme dair eserlerin h&#252;l&#226;salar&#305; talebe konferanslar&#305; ad&#305; alt&#305;nda gen&#231;lere dinletilirdi.

     3&#8212; Hasan O&#287;lan K&#246;y Enstit&#252;s&#252; y&#252;ksek k&#305;s&#305;m &#246;&#287;rencilerinin konferanslar&#305;ndan tesbit edilmi&#351; par&#231;alar:

    &#171;Biz h&#226;l&#226; bu rejimi (kom&#252;nizmi) kabul ettiremiyor isek bu, o rejimin k&#246;t&#252;l&#252;&#287;&#252;nden de&#287;il, bizim kafalar&#305;m&#305;z&#305;n gerili&#287;indendir. Son var&#305;lacak nokta; vatan, s&#305;n&#305;r kavgalar&#305; at&#305;larak &#226;ile ve memleket diye bir &#351;eyin tan&#305;nmad&#305;&#287;&#305;, b&#252;t&#252;n insanlar&#305;n karde&#351; olarak ya&#351;ama&#287;a &#231;al&#305;&#351;t&#305;klar&#305; bir merkezdir. Bunun i&#231;in yapaca&#287;&#305;m&#305;z i&#351;, h&#252;k&#252;meti devirerek yerine ge&#231;mek, kom&#252;nistli&#287;i il&#226;n etmektir. Aile kudsiyeti bir sa&#231;madan ba&#351;ka bir &#351;ey de&#287;ildir. Senin kar&#305;n, benim kanm diye tabiat bir &#351;ey ay&#305;rd etmemi&#351;tir. Bunlar&#305; ortadan kald&#305;racak elemanlar bizleriz.&#187;

    4&#8212; Bir &#246;&#287;renciye haz&#305;rlatt&#305;r&#305;lm&#305;&#351; bir konferansta Rusya &#246;rnek olarak g&#246;sterilmi&#351;tir.

    5&#8212; Kari Marks'&#305;n hayat&#305; ve mezhebi hakk&#305;nda konferanslar verilmi&#351;tir.

    6&#8212; Ahl&#226;k&#238; gelenek ve g&#246;reneklerimize ayk&#305;r&#305; her t&#252;rl&#252; hareketler mazur g&#246;r&#252;lm&#252;&#351;, hatt&#226; te&#351;vik edilmi&#351;tir. &#199;irkin muamelelere hedef olan ve mukavemet g&#246;steren k&#305;zlar&#305;m&#305;zdan b&#305;&#231;aklanarak tec&#226;v&#252;ze u&#287;r&#305;yanlar&#305;n bulundu&#287;unu g&#246;steren vesikalar eldedir, idarecilerin bunlara m&#252;samaha ettiklerini g&#246;steren &#351;ahadetler, vesikalar mevcuttur.

    7&#8212; Kom&#252;nist partisinin manifestinin teksir edilerek &#246;&#287;rencilere da&#287;&#305;t&#305;ld&#305;&#287;&#305; da tesbit edilmi&#351;tir. O zaman ne&#351;redilen &#171;K&#246;y Enstit&#252;leri Dergisi&#187; nde kom&#252;nistli&#287;i telkin edici yaz&#305;lar vard&#305;r.&#187; (2612/1954 - 22 nci i&#231;tim&#226;i)

18
Masum vatan evl&#226;tlar&#305;na mektep kitaplar&#305;nda
M&#252;sl&#252;manl&#305;&#287;&#305; tezyif eder fikirler a&#351;&#305;lad&#305;lar

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar devrinde m&#252;sl&#252;man halk&#305;n en mukaddes hisleriyle, en muazzez inan&#305;&#351;lariyle istihza edildi. Tiyatro sahnelerinde m&#252;sl&#252;man din adamlar&#305;n&#305; tahkir ve terzil etmek kampanyas&#305;na giri&#351;ildi. En rezil ve pespaye kimselere bu rezil eserler oynatt&#305;r&#305;ld&#305;. (&#220;&#231; perdelik Halk Komedisi, 1938 istanbul Devlet Matbaas&#305;).

    &#8226; T&#252;rl&#252; t&#252;rl&#252; se&#231;im oyunlar&#305; ve hileleriyle kurduklar&#305; tek parti diktat&#246;ryasiyle m&#252;sl&#252;man halk&#305;n din ve vicdan h&#252;rriyeti, mukaddes &#304;li&#351;leri b&#246;yle &#231;i&#287;nendi.

    &#8226; Mekteplerde okuttuklar&#305; d&#252;zmece t&#226;rih kitaplar&#305;nda &#171;M&#252;sl&#252;manl&#305;&#287;&#305;n uydurma bir din oldu&#287;u&#187;, &#238;sl&#226;m&#238; mukaddesat&#305;n &#171;hurafeden ibaret bulundu&#287;u&#187; yaz&#305;ld&#305;. Bu suretle &#304;sl&#226;m Dinini, &#304;sl&#226;m&#305;n y&#252;ce Peygamberini, M&#252;sl&#252;manlar&#305;n mukaddesat&#305;n&#305; tezyif eden, tahkir eden fikirler, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milletinin yavrular&#305;na a&#351;&#305;land&#305;. (1931 - 1950 y&#305;llar&#305;nda tedris olunan &#171;T&#226;rih II&#187; kitab&#305;, Sayfa 87, 89, 93, 111).

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar, 15 te&#351;rinisani 1935 tarihli Resm&#238; Gazete'de ne&#351;redilen 2845 nolu kanunla memleketimizin her taraf&#305;nda y&#252;zlerce, binlerce mescit ve camileri kapatt&#305;lar.

    &#8226; Elmal&#305;'da Niy&#226;z&#238;i M&#305;sr&#238;'nin t&#252;rbesini zorla y&#305;kt&#305;lar. Murad H&#252;davendig&#226;r zaman&#305;nda ya&#351;am&#305;&#351; olan bir Kutbun harbdeki zafer sanca&#287;&#305;n&#305; par&#231;alad&#305;lar, yakt&#305;lar.

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar, l&#226;iklik ic&#226;b&#305; diye M&#252;sl&#252;man halk&#305;n din&#238; cemiyet te&#351;kil edebilmesini men' ettiler. Bu y&#252;zden M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milleti isl&#226;m Dininin inki&#351;af&#305; i&#231;in, bir &#231;eyrek as&#305;rdan fazla s&#252;ren uzun y&#305;llar hi&#231;bir te&#351;ekk&#252;l v&#252;cuda getiremedi. Halbuki H&#305;ristiyanlar&#305;n, Yahudilerin, vesair gayr&#305; m&#252;slimlerin cemaat te&#351;kil&#226;tlar&#305; var. istedikleri gibi din&#238; cemiyet kurarlar, dinlerinin inki&#351;&#226;f&#305;na &#231;al&#305;&#351;&#305;rlar. Di&#287;er taraftan misyonerlerin muhtelif cemiyetleri memleketin her taraf&#305;nda ferih fuhur, kem&#226;l-i emniyet ve serbesti ile icr&#226;-y&#305; faaliyet ederler. M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milletinin saf ve masum yavrular&#305;n&#305; h&#305;ristiyanla&#351;t&#305;rmak i&#231;in her t&#252;rl&#252; te&#351;kil&#226;t kurarlar. Din&#238; cemiyet te&#351;kilini yasak eden kanun maddesi onlar hakk&#305;nda tatbik edilmez.

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar, din ehline yapmad&#305;k eza ve cef&#226; b&#305;rakmad&#305;lar. Onlar&#305;n devrinde her vesileyle din adamlar&#305; terzil edildi, tahkir ve tezyif olundu. Dilenecek h&#226;le getirildi.

19
Bir taun gibi milletin ba&#351;&#305;na bel&#226; kesildiler, milleti k&#246;lele&#351;tirdiler

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar&#305;n devrinde muallimler, mekteplerde m&#252;sl&#252;manl&#305;kla istihza ve istihfaf ederlerdi. Rusya'da, kom&#252;nist diyar&#305;nda oldu&#287;u gibi, uydurma hik&#226;yelerle Allah mefhumunu &#231;ocuklar&#305;n kafalar&#305;ndan &#231;&#305;karmak i&#231;in t&#252;rl&#252; t&#252;rl&#252; &#351;eytanetlerde
bulunurlard&#305;.

    &#8226; Merhum Mare&#351;al Fevzi &#199;akmak'&#305;n cenaze merasiminde y&#252;zbinlerce insan&#305;n hep bir a&#287;&#305;zdan tekbir almalan, halk&#231;&#305; kodamanlar&#305;n&#305; pek ziy&#226;de k&#305;zd&#305;rm&#305;&#351;, bu tekb&#238;rleri &#171;hortlamak&#187; la tavsif ve tahkir etmi&#351;lerdi. Haham Sabatay'&#305;n torunu Yalman da bu tekbir sad&#226;lar&#305;n&#305; &#171;Bulgar il&#226;hisi&#187; diye tahkir ve tezyif etmi&#351;ti. (17 Nisan 1950; Vatan gazetesi).

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar&#305;n bir ba&#351;vekili. B&#252;y&#252;k Millet Meclisi k&#252;rs&#252;s&#252;nde &#171;Din zehirdir!&#187; diyecek kadar c&#252;r'et ve k&#252;stahl&#305;kta bulunmu&#351;tu.

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar&#305;n &#351;efi 1950 se&#231;imlerinde Taksim'deki nutkunda : &#171;Din, meden&#238; hayat ya&#351;amaya m&#226;ni' bir zehirdir!&#187; diyecek
kadar bir herzede bulunmu&#351;tu.

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar&#305;n di&#287;er bir ba&#351;vekili de &#171;Halk&#305;n kafas&#305;ndan din fikrini silmek i&#231;in bize bir 30 sene daha l&#226;z&#305;m.&#187; demi&#351;ti. 30
senede y&#305;kt&#305;klar&#305;, devirdikleri az gelmi&#351; gibi milleti b&#252;sb&#252;t&#252;n yok etmek i&#231;in bir 30 sene daha istemi&#351;lerdi.

    &#8226; Bir kas&#305;rga gibi memleketi yak&#305;p enkaz h&#226;line getirdiler. Y&#305;kt&#305;klar&#305; bina-y&#305; muazzam&#305;n enkaz&#305;n&#305; da ate&#351;e vermek h&#305;rs&#305;na kap&#305;ld&#305;lar. Bir taun gibi milletin ba&#351;&#305;na bel&#226; kesildiler. Bir fir'avun gibi milleti k&#246;lele&#351;tirdiler. Bir akreb,bir y&#305;lan gibi milletin kan&#305;n&#305; zehirlediler. Bir kanser gibi milletin hayat&#305;n&#305; kemirdiler, ruhunu &#231;&#246;kerttiler.

    &#8226; Faziletten mahrum bir yarat&#305;k gibi milletin faziletine d&#252;&#351;man kesildiler, milleti kendilerinin saplanm&#305;&#351; olduklar&#305; sef&#226;het derekesine d&#252;&#351;&#252;rmek istediler. Yakt&#305;lar, y&#305;kt&#305;lar, harvurup harman savurdular. Bug&#252;n bitli turistlere, fahi&#351;elerin, k&#305;yafetine imrenecek kadar &#226;v&#226;re, d&#252;&#351;&#252;k bir nesil yeti&#351;tirdiler.

    &#8226; B&#252;t&#252;n bunlar&#305; ilericilik maskesi alt&#305;nda yapt&#305;lar. Milleti hep bu teranelerle cehennem gayyas&#305;na s&#252;r&#252;klediler. &#350;imdi bu hale d&#252;&#351;en milleti eski h&#226;line, eski faziletli hayat&#305;na getirmek i&#231;in y&#305;llar de&#287;il, as&#305;rlar ister.

20
Halk&#231;&#305;lar, CHP'yi vatan ve millet yerine koydular;
partiyi tenkidi, devleti tenkid gibi su&#231; sayd&#305;lar

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar l&#226;ikli&#287;i Avrupa'daki m&#226;n&#226;s&#305;na g&#246;re de&#287;il, Lenin'in anlad&#305;&#287;&#305; m&#226;n&#226;ya, Demokrasiyi de Stalin'in anlad&#305;&#287;&#305; m&#226;n&#226;ya g&#246;re tatbik ettiler.

    &#8226; Diyanet i&#351;lerini H&#252;k&#252;met emrine ald&#305;lar. Diyanet makam&#305;n&#305; ruhsuz bir memuriyet, bir m&#252;d&#252;riyet h&#226;line getirdiler.Ayni zamanda fakir bir b&#252;t&#231;e ile &#246;l&#252; h&#226;line soktular.

    &#8226; Vatan ve Millet ile partiyi birle&#351;tirdiler. Y&#226;ni partiye kar&#351;&#305; gelmek, vatana, millete kar&#351;&#305; gelmek oldu. Sonra bunlar&#305;n hepsini parti liderine, y&#226;ni kendilerine ba&#287;lad&#305;lar. Bu itibarla lideri tenkid etmek, vatana, millete h&#252;cum etmek m&#226;hiyetini ald&#305;. Bu sebeple, hi&#231; kimse &#350;ef &#304;n&#246;n&#252;'n&#252; tenkid edemez oldu.

    &#8226; Bayar da bunu tatbik etti. Demokrat partiyi tenkid edenlere kar&#351;&#305; m&#252;thi&#351; d&#252;&#351;man kesiliyordu. Partiyi tenkid, b&#252;y&#252;k bir c&#252;r&#252;m say&#305;l&#305;yordu.

    &#8226; Halk&#231;&#305;lar, b&#226;t&#305;l ideolojilerinin inti&#351;ar&#305;na &#231;al&#305;&#351;maktan bir &#226;n geri kalmad&#305;lar. Bu sayede ne&#351;riyat h&#226;kimiyeti, ilk mektepler h&#226;kimiyeti, para h&#226;kimiyeti, ticaret h&#226;kimiyeti, b&#252;y&#252;k &#351;ehirler h&#226;kimiyeti, propaganda h&#226;kimiyeti, &#252;niversiteler h&#226;kimiyeti, &#246;&#287;retmenler h&#226;kimiyeti temin ettiler.

    &#8226; Kar&#351;&#305;lar&#305;nda &#238;m&#226;nlar&#305;n&#305; m&#252;dafaa etmek isteyen cepheyi birbirleriyle irtibat h&#226;linde olm&#305;yan, bir ilim m&#252;essesesi taraf&#305;ndan yol g&#246;sterilmiyen, keyfiyet&#231;e, kudret ve kuvvet&#231;e az&#305;nl&#305;k h&#226;line getirdiler.

* * *

    &#304;&#351;te Halk&#231;&#305;lar&#305;n l&#226;ikli&#287;i nas&#305;l tatbik ettiklerine dair vak'a, h&#226;dise &#351;eklinde madd&#238; misaller, deliller!

    Adalet Partisinin bir devlet vekili; &#171;Biz l&#226;ikli&#287;i Halk Partisinin anlad&#305;&#287;&#305; &#351;ekilde anlar&#305;z!&#187; derken, bu panoramay&#305; g&#246;z &#246;n&#252;ne alarak m&#305; b&#246;yle beyanda bulundu, yoksa bu tatbikattan haberi yok mu idi? Birinci ihtimal, &#231;ok a&#287;&#305;r bir itham olur. Herhalde bilmiyerek b&#246;yle bir gaflet ve hat&#226;da bulunmu&#351; olsa gerek!,, Bu tatbikat&#305; g&#246;rd&#252;kten sonra umar&#305;z ki, s&#246;z&#252;n geri al&#305;r, t&#246;vbe eder.

    B&#252;t&#231;e komisyonunda Istalbul Milletvekili Abdurrahman &#350;eref L&#226;&#231;: &#171;L&#226;iklik demek din aleyhtarl&#305;&#287;&#305; demek olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;, din ile d&#252;nya i&#351;leri ayr&#305; olmad&#305;&#287;&#305;n&#305;, ayr&#305; olan; din ile devlet i&#351;leri oldu&#287;unu&#187; uzun uzad&#305;ya izah etti&#287;i zaman. Halk&#231;&#305;lar&#305;n din m&#252;esseselerine kar&#351;&#305; k&#305;yas&#305;ya icraatta bulunan me&#351;hur Mill&#238; E&#287;itim Bakan&#305; ibrahim &#246;ktem bile g&#252;nah ve cinayetlerini itiraf ile:

    &#171;&#8212; Evet, biz hat&#226; ettik, l&#226;ikli&#287;i yanl&#305;&#351; anlad&#305;k ve yanl&#305;&#351; tatbik ettik. Abdurrahman &#350;eref Bey'in dedi&#287;i do&#287;rudur!&#187;

    Demi&#351; iken, Adalet Partisi bir devlet bakan&#305;n&#305;n l&#226;ikli&#287;i Halk Partisinin anlad&#305;&#287;&#305; gibi anlad&#305;&#287;&#305;n&#305; s&#246;ylemesi, affolunmaz bir hat&#226; olmu&#351;tur.

* * *

    &#304;&#351;te Halk&#231;&#305;lar devrinde uzun zaman b&#246;yle &#304;sl&#226;m Dinine, M&#252;sl&#252;man din adamlar&#305;na, &#238;sl&#226;m m&#252;esseselerine, &#238;sl&#226;m &#226;bidelerine, &#238;sl&#226;m mukaddesat&#305;na, din&#238; &#351;a&#226;ra kar&#351;&#305; her tarafta tec&#226;v&#252;z ve taarruzdan geri durmad&#305;lar, &#238;sl&#226;m dininin temellerini &#231;&#246;kt&#252;recek her t&#252;rl&#252; zul&#252;mde bulunmaktan perva edilmedi.

    Bu mez&#226;lim, bu bask&#305; ve taarruz alt&#305;nda ezile ezile, kendi memleketinde k&#246;le h&#226;line gelen, haysiyet ve &#351;erefi ayaklar alt&#305;nda &#231;i&#287;nenen, bir zamanlar d&#252;nyay&#305; titretmi&#351; olan bu as&#238;l ve kahraman T&#252;rk milleti bir y&#305;&#287;&#305;n saman &#231;&#246;p&#252; h&#226;line geldi. Mabedi harap, &#238;m&#226;n&#305; t&#252;r&#226;b oldu. Mazisi y&#305;k&#305;ld&#305;. Din m&#252;esssselerine zincirler vuruldu. Allah diyenler zindinlara dolduruldu. Din &#226;limleri idam sehp&#226;lar&#305;nda can verdi. Bu as&#238;l ve kahraman millet zul&#252;m ve istibd&#226;d i&#231;inde, kavrula kavrula o h&#226;le geldi ki, &#171;M&#252;sl&#252;man&#305;m&#187; demekten bile korkma&#287;a ba&#351;lad&#305;.

* * *

    M&#252;sl&#252;man halk&#305;n mukaddesat&#305; b&#246;yle &#231;i&#287;nenirken, di&#287;er taraftan farmason localar&#305;, ferih fahur toplan&#305;yor, bu diyarda &#304;sl&#226;miyetin k&#246;k&#252;n&#252; kaz&#305;mak i&#231;in mefsedet ve mel'anet pl&#226;nlar&#305; kuruyordu. Bu mez&#226;lim ve &#351;enaat kar&#351;&#305;s&#305;nda millet &#226;t&#305;l ve miskin, zelil ve hakir, bir fiei kalilenin, mahdut kimselerden ibaret bir farmason komitesinin, M&#252;sl&#252;man T&#252;rk milletinin madd&#238;, manev&#238; varl&#305;&#287;&#305;n&#305; y&#305;kt&#305;&#287;&#305;n&#305; seyretmekle dilh&#251;n oluyordu.

    Mecliste Yozgat Mebusu S&#305;rr&#305; &#304;&#231;&#246;z, k&#246;k&#252; d&#305;&#351;arda olan, binaenaleyh kanunen te&#351;ekk&#252;l&#252; memnu' olmas&#305; l&#226;z&#305;m gelen farmason cemiyetinin icra-y&#305; faaliyet etmesine nas&#305;l m&#252;s&#226;ade edilmekte oldu&#287;u hakk&#305;nda sordu&#287;u bir suale Halk&#231;&#305;lar&#305;n Dahiliye Vekili &#304;ri&#351;gil &#351;&#246;yle cevap vermi&#351;ti:

    &#171;&#8212; Biz onlara sorduk: K&#246;k&#252;n&#252;z d&#305;&#351;arda m&#305;? Hay&#305;r, dediler.&#187;

    Vekil bey b&#246;yle cevap verince herkes kahkahalarla g&#252;ld&#252;. Ama farmasonlar&#305;n k&#305;l&#305;na dokunulmad&#305;. &#199;&#252;nk&#252; farmason komitesi, kendi komiteleri idi..

21
&#304;lericilik, devrimcilik safsatalariyle, Bursa nutku icadlariyle
cinayetlerini me&#351;rula&#351;t&#305;rmak yolunu tuttular

    &#8226; &#304;lim, k&#252;lt&#252;r ve din m&#252;esseseleri za'fa u&#287;rad&#305;ktan sonra &#171;&#304;lericilik&#187; ve &#171;Devrimcilik&#187; safsatal&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/kara-leke-kara-kitab"&gt; devam&#305;n&#305; oku &#187;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ilgili yaz&#305;lar&lt;/strong&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/pandora-nin-kutusu-acildi"&gt;Pandora&#8217;n&#305;n kutusu a&#231;&#305;ld&#305;&lt;/a&gt; (3)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/yobazlarin-dikkatine"&gt;yobazlar&#305;n dikkatine&lt;/a&gt; (4)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/2007-dini-gunler-listesi"&gt;2007 dini g&#252;nler listesi&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/ahmet-hakan-iftiraci-oldu"&gt;AHMET HAKAN iftirac&#305; oldu! &lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/danistaya-silahli-baskin"&gt;Dan&#305;&#351;taya silahl&#305; bask&#305;n&lt;/a&gt; (30)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/kaymakamdan-kep-yasagi"&gt;Kaymakam'dan kep yasa&#287;&#305;&lt;/a&gt; (5)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/ab-den-genelkurmay-aciklamasina-tepki"&gt;AB'den Genelkurmay a&#231;&#305;klamas&#305;na tepki&lt;/a&gt; (20)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu yaz&#305; &lt;a href="http://www.hafif.org/uye/linnux"&gt;linnux&lt;/a&gt; taraf&#305;ndan hafif.org adresli sitede yay&#305;mlanmak &#252;zere yaz&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. kaynak g&#246;sterilmeksizin kopyalanamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;etiketler: &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/kara%20kitab" rel="tag" target="_self"&gt;kara kitab&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/kara%20kitap" rel="tag" target="_self"&gt;kara kitap&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/%C3%BC%C3%A7ka%C4%9F%C4%B1t%C3%A7%C4%B1%20hac%C4%B1" rel="tag" target="_self"&gt;&#252;&#231;ka&#287;&#305;t&#231;&#305; hac&#305;&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/gerici" rel="tag" target="_self"&gt;gerici&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/yobaz" rel="tag" target="_self"&gt;yobaz&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/ba%C4%9Fnaz" rel="tag" target="_self"&gt;ba&#287;naz&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/dogma" rel="tag" target="_self"&gt;dogma&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/e%C5%9Fref%20edib" rel="tag" target="_self"&gt;e&#351;ref edib&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/mehmed%20sevket%20eygi" rel="tag" target="_self"&gt;mehmed sevket eygi&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/sirat%20i%20m%C3%BCstakim" rel="tag" target="_self"&gt;sirat i m&#252;stakim&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/m%C3%BCsl%C3%BCman" rel="tag" target="_self"&gt;m&#252;sl&#252;man&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/islam" rel="tag" target="_self"&gt;islam&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/siyasi" rel="tag" target="_self"&gt;siyasi&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/dini" rel="tag" target="_self"&gt;dini&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/me%C5%9Frutiyet" rel="tag" target="_self"&gt;me&#351;rutiyet&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/yeni%20istiklal" rel="tag" target="_self"&gt;yeni istiklal&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/senat%C3%B6r%20ahmet%20y%C4%B1ld%C4%B1z" rel="tag" target="_self"&gt;senat&#246;r ahmet y&#305;ld&#305;z&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/mustafa%20sabri%20efendi" rel="tag" target="_self"&gt;mustafa sabri efendi&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/do%C3%A7ent%20%C3%A7etin" rel="tag" target="_self"&gt;do&#231;ent &#231;etin&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
      <pubDate>Fri, 01 Sep 2006 08:56:46 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">41259@http://www.hafif.org/</guid>
      <link>http://www.hafif.org/yazi/kara-leke-kara-kitab</link>
      <category>kara kitab</category>
      <category>kara kitap</category>
      <category>&#252;&#231;ka&#287;&#305;t&#231;&#305; hac&#305;</category>
      <category>gerici</category>
      <category>yobaz</category>
      <category>ba&#287;naz</category>
      <category>dogma</category>
      <category>e&#351;ref edib</category>
      <category>mehmed sevket eygi</category>
      <category>sirat i m&#252;stakim</category>
      <category>m&#252;sl&#252;man</category>
      <category>islam</category>
      <category>siyasi</category>
      <category>dini</category>
      <category>me&#351;rutiyet</category>
      <category>yeni istiklal</category>
      <category>senat&#246;r ahmet y&#305;ld&#305;z</category>
      <category>mustafa sabri efendi</category>
      <category>do&#231;ent &#231;etin</category>
    </item>
  </channel>
</rss>
