<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>hafif.org - etiketler: fantastik hikaye</title>
    <link>http://www.hafif.org/</link>
    <language>tr-tr</language>
    <ttl>40</ttl>
    <description>hafif.org - etiketler: fantastik hikaye</description>
    <item>
      <title>You'll be loved, No worries! &#8211; 2</title>
      <author>pilli pati</author>
      <description>- O &lt;a rel="nofollow" href="http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no"&gt;kahrolas&#305; ailenin, dizginleyemeyip ba&#351;&#305;bo&#351; b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; &#231;ocuklar&#305; y&#252;z&#252;nden&lt;/a rel="nofollow"&gt;, birg&#252;n ba&#351;&#305;m&#305;z&#305;n belaya girece&#287;ini biliyordum zaten! Madem ilgilenmeyecektiniz, neden birinci &#231;ocuktan sonra bir di&#287;erini d&#252;nyaya getirdiniz? Ba&#351;&#305;m&#305; belaya sokacaklar&#305;ndan ad&#305;m gibi emindim. Bah&#231;eme s&#305;zd&#305;klar&#305;n&#305; ve kuyuya giden kapa&#287;&#305;n &#252;zerindeki &#231;i&#231;eklerin etraf&#305;nda oynamaya ba&#351;lad&#305;klar&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m an, kalbim nas&#305;l da bu veletler y&#252;z&#252;nden h&#305;zl&#305; h&#305;zl&#305; atmaya ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. Bir&#351;eyler yak&#305;nd&#305;. Olacakt&#305;. Hissediyordum. Neyse ki; polis erken davranamadan ben &#351;u an i&#231;inde bulundu&#287;umuz s&#305;&#287;&#305;na&#287;&#305; bizi kimseler bulamas&#305;n diye aylar &#246;ncesinden haz&#305;r etmi&#351;tim. B&#246;ylelikle, senin b&#252;t&#252;n ilgin benim &#252;zerime olacakt&#305; sevgilim! Ama neden, bana bo&#351; g&#246;zlerle bak&#305;yorsun? Senin i&#231;in yapt&#305;klar&#305;m&#305; az m&#305; g&#246;r&#252;yorsun? Hmm? Hayat&#305;m&#305; senin i&#231;in ne b&#252;y&#252;k tehlikelere att&#305;&#287;&#305;m&#305; bile bilmiyorsun &#252;stelik...

Seni o kuyudan ka&#231;&#305;rd&#305;&#287;&#305;m s&#305;cak yaz gecesinde, mahalleli ve t&#252;m kedi k&#246;pek t&#252;r&#252;nden hayvanat uykular&#305;nda daha da derin uyusunlar diye belediyenin deposundan 1 saatli&#287;ine &#231;ald&#305;&#287;&#305;m sinek ilac&#305; p&#252;sk&#252;rten arac&#305;, mahallenin bir ba&#351;&#305;ndan di&#287;er ucuna uyku ilac&#305; p&#252;sk&#252;rtmek i&#231;in nas&#305;l heyecanla ve o i&#287;ren&#231; plastik maske ile zorlanarak kulland&#305;&#287;&#305;m&#305; nereden bileceksin?

Ha bak sonra, bu aptal kedi ile nas&#305;l arkada&#351; oldu&#287;unu da bilmiyorum. Bana kar&#351;&#305; &#231;&#305;kt&#305;&#287;&#305;n vakitler; sana ceza olarak yiyecek vermedi&#287;im gibi, ona da bir lokma yiyecek vermemi&#351;tim. Amac&#305;m kedinin a&#231;l&#305;ktan ba&#351;&#305; d&#246;nd&#252;&#287;&#252;nde sana sald&#305;rma tehlikesini do&#287;urmakt&#305;... Senin de a&#231;l&#305;ktan uykun geldi&#287;inde onun korkusundan uyuyamayacakt&#305;n ve b&#246;ylelikle bana kar&#351;&#305; iyi olmaktan ba&#351;ka &#231;aren de kalmayacakt&#305;... Hep bu kediyi sana kar&#351;&#305; tehdit olsun diye o kuyuya sald&#305;m. Ka&#231;t&#305;&#287;&#305;m&#305;z gece kuyudan &#231;&#305;kabilmen i&#231;in sana merdiven uzatt&#305;&#287;&#305;mda, bu kediyi kuyuda b&#305;rakmay&#305; planlam&#305;&#351;t&#305;m ama sen bunu g&#246;ze alamad&#305;n. Onu da kuca&#287;&#305;na al&#305;p merdivenden korkuyla bana do&#287;ru t&#305;rman&#305;rken bu kedinin de art&#305;k nereye gidersek gidelim bizimle gelece&#287;ini o an anlam&#305;&#351;t&#305;m. Ne kadar b&#252;y&#252;k bir y&#252;re&#287;in var senin sevgilim? O y&#252;rekte bana ne zaman yer a&#231;acaks&#305;n? Ben sab&#305;rla bekleyece&#287;im.

Ge&#231;mi&#351;imde, her ne kadar iyi bir m&#252;hendislik kariyerim olsa dahi beni hi&#231; sevmemi&#351;, kollamam&#305;&#351;, benimle zerre kadar ilgilenmemi&#351; ebeveynlerime olan nefretimi bir t&#252;rl&#252; silemiyorum haf&#305;zamdan... Bunun i&#231;in h&#305;r&#231;&#305;n bir gen&#231;lik d&#246;nemi ge&#231;irirken isteyerek kat&#305;ld&#305;&#287;&#305;m b&#252;t&#252;n sokak kavgalar&#305;nda, o dar ve karanl&#305;k, &#231;&#246;p kokan sokaklarda v&#252;cudumun &#231;e&#351;itli b&#246;lgelerine alm&#305;&#351; oldu&#287;um b&#305;&#231;ak izleri bana, onlara olan nefretimi unutturamad&#305;. Fiziksel ac&#305;n&#305;n yerini ge&#231;meyen b&#305;&#231;ak yaras&#305; ve izleri ald&#305;. Biliyorum, y&#252;z&#252;mde bak&#305;las&#305; bir yer yok belki ama sevilesi bir y&#252;rek ta&#351;&#305;d&#305;&#287;&#305;m&#305; zannediyorum.

&lt;a rel="nofollow" href="http://www.blogger.com/profile/00709832413496326642"&gt;bu bir pilli patis&#246;z&#252;d&#252;r!&lt;/a rel="nofollow"&gt;

&lt;a rel="nofollow" href="http://www.copyscape.com/"&gt;&lt;img src="http://banners.copyscape.com/images/cs-ye-3d-120x60.gif" alt="Page copy protected against web site content infringement by Copyscape" title="Do not copy content from the page. Plagiarism will be detected by Copyscape." width="120" height="60" border="0"&gt;&lt;/a rel="nofollow"&gt; Nefretimin, zaman zaman beni hezeyanlara s&#252;r&#252;kledi&#287;i, ba&#351;&#305;ma a&#287;r&#305;lar saplanan o anlarda m&#252;mk&#252;n olan en k&#246;&#351;e noktalara ka&#231; ve saklan benden... G&#246;z&#252;m&#252;n &#246;n&#252;nde &#231;akan &#351;im&#351;ekleri sen g&#246;remezsin. Bana kar&#351;&#305; duran ejderin ruhumu ele ge&#231;irme sava&#351;&#305;n&#305; bir tek ben, sadece ben bir ba&#351;&#305;ma engelleyebilirim. O ejderi yok etmek i&#231;in gerekirse yakar&#305;m bulundu&#287;um mekan&#305;... Hem bunun i&#231;in miras b&#305;rakmad&#305; m&#305; bana t&#252;m o be&#351; para etmez tomarlar&#305;, sevgili ebeveynlerim? Yiye yiye bitiremeyeyim diye bir de cehenneme giderlerken arkalar&#305;nda bu toplu miras&#305;, i&#351;te bu y&#252;zden, bana eziyet olsun diye b&#305;rakmad&#305;lar m&#305;?

Kariyerimin bile fark&#305;nda de&#287;illerdi. Onlar&#305; hi&#231;bir zaman mutlu edemedim. &#350;u an yan&#305;mda olman kadar beni d&#252;nyada ba&#351;ka mutlu eden hi&#231;bir &#351;ey yok. Ama senin ellerini kim ba&#287;lad&#305; &#246;yle? S&#305;km&#305;yor mu, a&#287;z&#305;na ge&#231;irilmi&#351; ve ba&#351;&#305;n&#305;n arkas&#305;ndan ba&#287;lanm&#305;&#351; o bez par&#231;as&#305;? Kimbilir yine ne su&#231; i&#351;ledin ki; sana b&#246;yle bir ceza verdi birileri... Neyse, sen merak etme... Ben bir s&#252;re sonra kimseye hissettirmeden usulca &#231;&#246;zerim ellerini ve a&#287;z&#305;ndaki &#351;u bez par&#231;as&#305;n&#305;... &#350;imdi uzakta da olsa etraftan muhtemel birileri bizi duymas&#305;n diye kals&#305;n onlar... Ayr&#305;ca o kediyle de yiyeceklerini payla&#351;maktan vazge&#231;. K&#305;skan&#305;yorum seni. Benimle payla&#351;man gereken &#351;u karanl&#305;k odadaki havay&#305; bile onun da payla&#351;mas&#305;n&#305; k&#305;skan&#305;yorum. Ama sadece senin g&#246;zlerindeki o yorgun ve bo&#351; bak&#305;&#351;lar g&#252;zelle&#351;sin diye izin veriyorum &#351;u sefil sarman&#305;n yan&#305;nda kalmas&#305;na... 

Yoksa daha ilk g&#252;nler, daha seni evime getirmeden &#246;nce bu sarman kap&#305;ma gelir, &#305;srarla kap&#305;m&#305; t&#305;rmalar, yiyecek ister, yer i&#231;er sonra kap&#305;ma i&#351;aretini b&#305;rak&#305;r, giderdi. Erkek olmas&#305;ndan dolay&#305; o b&#305;rakt&#305;&#287;&#305; i&#351;aret kokusu g&#252;nlerce kap&#305;mdan &#231;&#305;kmazd&#305;. Bir &#351;ekilde bu sarman&#305;n &#231;aresine bakard&#305;m ama senle kuyuda ya&#351;ayacaklar&#305;n&#305; merak etti&#287;imden ya&#351;amas&#305;na izin verdim.

Sence, nerede hata yapt&#305;m sevgilim? Acaba polisler belediyeden &#231;ald&#305;&#287;&#305;m ve yerine b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;m arac&#305;n i&#231;inde arta kalm&#305;&#351; uyku ilac&#305;n&#305; da tespit etmi&#351;ler midir? Ah hah hah, yoksa belediye g&#246;revlileri, o uyku ilac&#305;n&#305;n &#252;zerine bir de ha&#351;ere ilac&#305; doldurup sonraki g&#252;nlerde birka&#231; mahalleyi uykuya m&#305; gark etmi&#351;lerdir? Hah hah hah, neden g&#252;lm&#252;yorsun sevgilim? Bak, bu yeni yeni akl&#305;ma geliyor. Ejder gelmeden g&#252;lecek bir&#351;eyler bulmu&#351; oldum, iyi de&#287;il mi? &#350;aka maka, d&#246;rt g&#252;nd&#252;r beni ziyaret etmiyor. Ama sana s&#246;yleyeyim ki; e&#287;er beni ziyaret aral&#305;klar&#305; uzarsa her seferinde beni tahrip &#351;iddeti daha da y&#252;kl&#252; oluyor. O gittikten sonra etraf&#305;m&#305; hep darmada&#287;&#305;n ve e&#351;yalar&#305;m&#305; da berbat bir &#351;ekilde buluyorum. Tamir edemediklerimin yerine ald&#305;&#287;&#305;m mobilyalar&#305; her seferinde farkl&#305; d&#252;kkanlardan se&#231;iyorum ki; benim ka&#231;&#305;k biri oldu&#287;umu d&#252;&#351;&#252;nmesinler. 

Ah sevgilim, bilsen bu hayat&#305;n sevilmedikten sonra hi&#231;bir iyi taraf&#305; yok. Ailemden kalan paran&#305;n da bitece&#287;i yok. Nereye harcasam bitmiyor. Senin kuyuda konforlu bir &#351;ekilde ya&#351;aman i&#231;in tesis etti&#287;im havaland&#305;rma sistemi ka&#231;a patlad&#305; bilmek bile istemezsin. B&#252;t&#252;n projesini kendim &#231;izdim, hepsini ellerimle kurdum. S&#305;rf sen rahat nefes alas&#305;n diye... &#350;u an uykunun gelmi&#351; olmas&#305;n&#305; bu birka&#231; g&#252;nd&#252;r s&#305;&#287;&#305;nd&#305;&#287;&#305;m&#305;z bar&#305;na&#287;&#305;n havaland&#305;rma sistemini aceleye getirmi&#351; olmama ba&#287;l&#305;yorum. Beni takip etmediklerinden emin oldu&#287;um vakit buradan &#231;&#305;k&#305;p tesisat&#305;n ihtiyac&#305; olan par&#231;alar&#305; da temin edip buray&#305; havadar bir hale getirece&#287;im. 

Bu y&#252;zdendir ki ka&#231;arken geride b&#305;rakt&#305;&#287;&#305;m&#305;z evin i&#231;ine ve etraf&#305;na y&#252;zlerce verici monte ettim. Polislerin biz oradan ayr&#305;ld&#305;ktan sonra bizim hakk&#305;m&#305;zda olay mahallinde g&#252;nlerce neler konu&#351;tuklar&#305;n&#305; ve raporlar&#305;n&#305; tek tek kaydedip bunlar&#305; de&#287;erlendirme f&#305;rsat&#305;m olacak. Bu bar&#305;naktan ne zamana kadar &#231;&#305;kmamam gerekti&#287;ini de b&#246;ylelikle anlam&#305;&#351; olaca&#287;&#305;m. Evde kal&#305;c&#305; g&#246;revlendirdikleri polis g&#246;revlilerinin kendi aralar&#305;nda hakk&#305;mda yapt&#305;klar&#305; i&#287;ren&#231; esprileri hesaba katmazsak &#351;u an i&#231;in hakk&#305;m&#305;zda nereye kayboldu&#287;umuza dair en ufak bir iz bulabilmi&#351; de&#287;iller. Onlar&#305;n da defterini d&#252;rece&#287;im. Ama ilk &#246;nce ejderin ziyaretini beklemeliyim. Ben onunla kavgam&#305; verirken vericiler buraya b&#252;t&#252;n bilgileri aktarmaya devam edecek ve her&#351;ey kaydedilecek. 

Biliyor musun? Seni ka&#231;&#305;rmadan &#246;nce tam iki y&#305;l &#231;e&#351;itli mekanlarda hi&#231; hissetmedi&#287;in k&#305;l&#305;klarda seni takip ettim. B&#252;t&#252;n gitti&#287;in al&#305;&#351;veri&#351; mekanlar&#305;nda, okulunun civar&#305;nda &#231;e&#351;itli g&#252;venlik g&#246;revlisi, polis memuru vs. kost&#252;mleri i&#231;inde hep ben vard&#305;m. Bir keresinde s&#305;k&#231;a al&#305;&#351;veri&#351; yapt&#305;&#287;&#305;n s&#252;permarkete tezgah d&#252;zenleyicisi olarak bile i&#351;e al&#305;nd&#305;m. Hayat&#305;m&#305;n en g&#252;zel anlar&#305;yd&#305;. O s&#252;permarkette senin civar&#305;nda, v&#252;cudunun kokusunu i&#231;ime &#231;ekerek doland&#305;m. Soka&#287;&#305;n&#305;n kenar&#305;nda elimde bir s&#252;p&#252;rge ile kuruyup d&#246;k&#252;len a&#287;a&#231; yapraklar&#305;n&#305; s&#252;p&#252;r&#252;rken ve m&#252;kemmeliyet tak&#305;nt&#305;m y&#252;z&#252;nden kald&#305;r&#305;ma s&#305;f&#305;r parketmi&#351; ara&#231;lar&#305;n tekerlekleri alt&#305;na s&#305;k&#305;&#351;m&#305;&#351; yapraklar&#305; s&#252;p&#252;remedi&#287;im vakitler k&#252;frederken &#231;&#246;p&#231;&#252; kasketimin alt&#305;ndan hep senin pencereni izler dururdum. 

Ama ilk &#246;nce o internet cafe'de seninle yaz&#305;&#351;an &#231;ocu&#287;un emailini hack'lemekle ba&#351;lad&#305;m i&#351;e... Neden mi? &#199;&#252;nk&#252; o g&#252;n, seni onun video kameras&#305;nda g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m ilk g&#252;n, hayat&#305;m&#305;n kad&#305;n&#305; oldu&#287;unu anlam&#305;&#351;t&#305;m. S&#305;rf senin g&#252;zelli&#287;ini tekrar tekrar g&#246;rmek i&#231;in &#231;ocu&#287;un arkas&#305;ndan defalarca ge&#231;ip yiyecek ve i&#231;ecek ald&#305;m. &#304;&#231;eceklerden en sonuncuyu masam&#305;n &#252;zerine bilerek elimi &#231;arparak d&#246;kt&#252;&#287;&#252;mde d&#252;kkan&#305;n sahibi beni kovmas&#305;n diye kendimi zor zaptettim. Bana yeni bir i&#231;ecek getirmelerine f&#305;rsat vermeden, ben yerimden do&#287;rulup sana, &#231;ocu&#287;un arkas&#305;ndan ge&#231;erken, son bir kez bakarak i&#231;ece&#287;imi dolaptan kendim se&#231;meye gitmi&#351;tim. O salak seninle yaz&#305;&#351;t&#305;ktan sonra kameray&#305; kapatt&#305;&#287;&#305; halde hesab&#305;n&#305; bilgisayarda a&#231;&#305;k unuttu ve &#231;&#305;k&#305;p gitti. Ben ise kendi klavyemin &#252;zerine d&#246;k&#252;len i&#231;ece&#287;in, tu&#351;lar&#305; nas&#305;l da yap&#305;&#351;kan hale getirdi&#287;ini bahane edip masam&#305; de&#287;i&#351;tirdim... Ve tahmin et! Tabii ki o sala&#287;&#305;n masas&#305;na oturup email hesab&#305;n&#305;n &#351;ifresini de&#287;i&#351;tirip, hesab&#305;n&#305; da bir g&#252;zel hack'ledim. Sala&#287;&#305;n g&#252;venlik sorusu olarak kulland&#305;&#287;&#305; ifade de o kadar kolayd&#305; ki; insanlar&#305;n hayatlar&#305;nda bu kadar hatay&#305; bir arada yapabilmelerine, inan ki, &#231;ok &#351;a&#351;&#305;r&#305;yordum. Art&#305;k benimdin. O g&#246;zler benim i&#231;in bakacak, bana konu&#351;acakt&#305;. Bense y&#252;z&#252;mdeki yara izlerini gizlemenin bir yolunu d&#252;&#351;&#252;nmeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;m... 

&#350;u an; bana bakarken neden g&#246;zlerinin ac&#305; i&#231;inde k&#305;vrand&#305;&#287;&#305;n&#305; biliyorum. Bu birka&#231; g&#252;nd&#252;r &#231;ekti&#287;in s&#305;k&#305;nt&#305;lar y&#252;z&#252;nden de&#287;il. Bana al&#305;&#351;maya &#231;al&#305;&#351;&#305;yorsun. &#220;z&#252;lme! &#304;nsan&#305;n hayatta al&#305;&#351;maya &#231;al&#305;&#351;t&#305;&#287;&#305; o kadar &#231;ok detay var ki! Al&#305;&#351;acaks&#305;n. Benimle ya&#351;aman&#305;n y&#252;celi&#287;ine inanacaks&#305;n. Bunu yapmak zorundas&#305;n. Ba&#351;ka &#351;ans&#305;n yok! &#350;imdi seni &#351;u sefil kediyle biraz dinlenmen i&#231;in yaln&#305;z b&#305;rakaca&#287;&#305;m. Sana &#351;ark&#305; s&#246;ylememi ister misin sevgilim? Hmmm... Bana "Hayat&#305;nda ya&#351;ad&#305;&#287;&#305;n b&#252;t&#252;n ac&#305;lar&#305; bir &#351;ark&#305;ya d&#246;km&#252;&#351; olsalar, sonunda hangisi ortaya &#231;&#305;kard&#305;?" diye bir soru sorsalar, onlara bu &#351;ark&#305;n&#305;n "&lt;a rel="nofollow" href="http://youtube.com/watch?v=xp_inDTLN9g"&gt;Someday You'll Be Loved&lt;/a rel="nofollow"&gt;" oldu&#287;unu &#231;ekinmeden s&#246;ylerdim. &lt;a rel="nofollow" href="http://www.thisnylife.com/blog/?p=39"&gt;&#350;ark&#305;n&#305;n s&#246;zleri&lt;/a rel="nofollow"&gt; beni &#246;ylesine tan&#305;ml&#305;yor ki; biriken ac&#305;lar&#305;m sebebiyle hayat&#305;m&#305;n son d&#246;neminde bu &#351;ark&#305;y&#305; dilimden bu y&#252;zden d&#252;&#351;&#252;remedim. Ard&#305;ndan s&#252;rekli s&#246;yledi&#287;im &#351;u "&lt;a rel="nofollow" href="http://www.youtube.com/watch?v=LTFAO7AdfKY&amp;feature=related"&gt;No Worries&lt;/a rel="nofollow"&gt;" par&#231;as&#305; ise &lt;a rel="nofollow" href="http://www.sing365.com/music/lyric.nsf/No-Worries-lyrics-McFly/47619F5D1ADF85A748256EC900298122"&gt;seni biraz olsun ne&#351;elendirmek&lt;/a rel="nofollow"&gt; i&#231;in... Bu par&#231;alar&#305; bu kadar s&#305;k ve ardarda s&#246;ylememden rahats&#305;z olmuyorsun de&#287;il mi sevgilim? Ah pardon, a&#287;z&#305;ndaki o &#231;aput y&#252;z&#252;nden konu&#351;am&#305;yorsun, seni anl&#305;yorum. Ben bu sessizli&#287;ini 'evet!' olarak kabul ediyorum... I once knew a girl / In the years of my youth / With eyes like the summer...&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no-1"&gt; devam&#305;n&#305; oku &#187;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ilgili yaz&#305;lar&lt;/strong&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no"&gt;You'll be loved, No worries! - 1&lt;/a&gt; (65)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/cocugunuzu-sokakta-bulmadiysaniz"&gt;&#199;ocu&#287;unuzu sokakta bulmad&#305;ysan&#305;z!&lt;/a&gt; (2)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/kitap-okuma-stratejileri"&gt;Kitap Okuma Stratejileri&lt;/a&gt; (49)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/sokaktaki-cocuklarimiz"&gt;Sokaktaki &#231;ocuklar&#305;m&#305;z&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/mesela-fareleri-ikiye-ayiriyorum"&gt;Mesela fareleri ikiye ay&#305;r&#305;yorum&lt;/a&gt; (5)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/kediler-neden-kopeklerden-daha-iyidir"&gt;kediler neden k&#246;peklerden daha iyidir?&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/cinayet"&gt;C&#304;NAYET&lt;/a&gt; (16)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/sende-kazanabilirsin-katil-kazan"&gt;SENDE KAZANAB&#304;L&#304;RS&#304;N! KATIL KAZAN!&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/bu-goruntuler-gulduruyor"&gt;Bu g&#246;r&#252;nt&#252;ler g&#252;ld&#252;r&#252;yor :))&lt;/a&gt; (4)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/bayramlik"&gt;Bayraml&#305;k&lt;/a&gt; (5)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu yaz&#305; &lt;a href="http://www.hafif.org/uye/pilli%20pati"&gt;pilli pati&lt;/a&gt; taraf&#305;ndan hafif.org adresli sitede yay&#305;mlanmak &#252;zere yaz&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. kaynak g&#246;sterilmeksizin kopyalanamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;etiketler: &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/ev" rel="tag" target="_self"&gt;ev&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/bah%C3%A7e" rel="tag" target="_self"&gt;bah&#231;e&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/kuyu" rel="tag" target="_self"&gt;kuyu&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/k%C4%B1z" rel="tag" target="_self"&gt;k&#305;z&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/%C5%9F%C3%BCpheli" rel="tag" target="_self"&gt;&#351;&#252;pheli&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/tutuklu" rel="tag" target="_self"&gt;tutuklu&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/%C3%A7ocuk" rel="tag" target="_self"&gt;&#231;ocuk&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/fantastik%20hikaye" rel="tag" target="_self"&gt;fantastik hikaye&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/mesaj" rel="tag" target="_self"&gt;mesaj&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/soru%C5%9Fturma" rel="tag" target="_self"&gt;soru&#351;turma&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/sistem" rel="tag" target="_self"&gt;sistem&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/analiz" rel="tag" target="_self"&gt;analiz&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
      <pubDate>Mon, 26 Nov 2007 12:07:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">89420@http://www.hafif.org/</guid>
      <link>http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no-1</link>
      <category>ev</category>
      <category>bah&#231;e</category>
      <category>kuyu</category>
      <category>k&#305;z</category>
      <category>&#351;&#252;pheli</category>
      <category>tutuklu</category>
      <category>&#231;ocuk</category>
      <category>fantastik hikaye</category>
      <category>mesaj</category>
      <category>soru&#351;turma</category>
      <category>sistem</category>
      <category>analiz</category>
    </item>
    <item>
      <title>You'll be loved, No worries! - 1</title>
      <author>pilli pati</author>
      <description>&lt;div class="imajorta"&gt;&lt;img src='http://www.hafif.org/imaj/pilli pati/1460179805-d95a4221ae.jpg' alt="..." border="0"&gt;&lt;br&gt;...&lt;/div&gt;&lt;a rel="nofollow" href="http://www.flickr.com/photos/17949596@N00/1460179805/"&gt;...&lt;/a rel="nofollow"&gt;
- Bah&#231;ede buldu&#287;umuz, &#252;zeri &#231;im ve &#231;i&#231;eklerle &#246;rt&#252;lm&#252;&#351; bir kapa&#287;&#305; kald&#305;r&#305;nca k&#305;z&#305; al&#305;koydu&#287;u mahzene do&#287;ru inen 50 basamakl&#305; bir merdivene rastlad&#305;k. A&#351;a&#287;&#305; inince de, zeminden daha derine kaz&#305;lm&#305;&#351; bir kuyu bulduk. Kuyunun i&#231; &#231;eperlerine muntazam ta&#351;lar d&#246;&#351;enmi&#351;. Kuyu ne bir insan&#305;n t&#305;rmanabilece&#287;i &#246;l&#231;&#252;de dar, ne de ta&#351;lar yerlerinden s&#246;k&#252;lebilecek &#246;l&#231;&#252;de gev&#351;ek d&#246;&#351;enmi&#351;. Muntazam bir i&#351;. K&#305;z&#305; orada tutsak etmi&#351;.
- Peki a&#351;a&#287;&#305;daki inceleme ne durumda?
- Hen&#252;z tamamlanmad&#305;. K&#305;z&#305;n, tutsak oldu&#287;u s&#252;re boyunca kuyunun ta&#351; duvarlar&#305;na kendisine at&#305;lan kemikleri kullanarak, bir tak&#305;m mesajlar kaz&#305;d&#305;&#287;&#305;n&#305; tespit ettik. Foto&#287;raflanma s&#252;reci bitti&#287;inde raporu size iletece&#287;iz, efendim. Ayr&#305;ca kuyunun dibinde muhtemelen ka&#231;mak i&#231;in bir nevi t&#305;rmanma &#231;abas&#305; esnas&#305;nda k&#305;r&#305;lm&#305;&#351; insan ve kedi t&#305;rnaklar&#305;na rastland&#305;. Onlar&#305;n da DNA analizi s&#252;r&#252;yor.
- &#350;&#252;pheli, ilk kez ka&#231;&#305;rd&#305;&#287;&#305; bu k&#305;z i&#231;in bir hayli haz&#305;rl&#305;k yapm&#305;&#351;a benziyor.
- Evet, efendim. A&#351;a&#287;&#305;da bulunan tesisat; bir insan&#305;n normal &#246;l&#231;&#252;lerde nefes almas&#305;na yetecek kadar havan&#305;n i&#231;eride dola&#351;mas&#305;n&#305; temin eden bir havaland&#305;rma sisteminden olu&#351;uyor.
- K&#305;z&#305;n ailesine bulgular hakk&#305;nda bilgi verildi mi?
- Evet. Hatta k&#305;z&#305;n ta&#351;lara kaz&#305;m&#305;&#351; oldu&#287;u mesaj i&#231;erikli yaz&#305;lar&#305;n bir k&#305;sm&#305; da ilk bak&#305;&#351;ta anlam b&#252;t&#252;nl&#252;&#287;&#252; ta&#351;&#305;mad&#305;&#287;&#305;ndan, belki ailesi &#231;al&#305;&#351;malarda bize bir ipucu verebilir diye de&#351;ifreden sorumlu ekibimiz, &#231;al&#305;&#351;may&#305; aile ile birlikte s&#252;rd&#252;r&#252;yor.
- Demek ki; k&#305;z o mesajlar&#305; kaz&#305;rken psikolojik ve fizyolojik a&#231;&#305;dan bir hayli bitap d&#252;&#351;m&#252;&#351; olsa gerek!
- Evet, san&#305;r&#305;m. Yaz&#305;lar&#305;n anlaml&#305; olan bir k&#305;sm&#305;n&#305;n, k&#305;z&#305;n tutsak edildi&#287;i ilk zamanlar&#305;na denk d&#252;&#351;t&#252;&#287;&#252;n&#252; varsay&#305;yoruz. Daha &#231;ok kendi kendisine yaz&#305;lm&#305;&#351;, kurtulu&#351; &#252;midinden asla vazge&#231;memesi y&#246;n&#252;nde destek veren s&#246;zc&#252;kler b&#252;t&#252;n&#252;nden olu&#351;uyor, gibi. Bir&#231;o&#287;u ana dilinde, fakat ba&#351;ka bildi&#287;i dillerde de mesajlar kaz&#305;m&#305;&#351;. Bu ifadelerin kendisini psikolojik anlamda daha iyi hissettirme ihtimali oldu&#287;u i&#231;in bu y&#246;nde bir u&#287;ra&#351; verdi&#287;ini san&#305;yoruz. &#214;rne&#287;in; &#8220;You&#8217;ll be loved, No worries!&#8221; (Sevileceksin, &#220;z&#252;lme!) diye yazm&#305;&#351;. &lt;a rel="nofollow" href="http://www.blogger.com/profile/00709832413496326642"&gt;bu bir pilli patis&#246;z&#252;d&#252;r!&lt;/a rel="nofollow"&gt;

&lt;a rel="nofollow" href="http://www.copyscape.com/"&gt;&lt;img src="http://banners.copyscape.com/images/cs-ye-3d-120x60.gif" alt="Page copy protected against web site content infringement by Copyscape" title="Do not copy content from the page. Plagiarism will be detected by Copyscape." width="120" height="60" border="0"&gt;&lt;/a rel="nofollow"&gt; Fakat &#246;te yandan, &#8220;The end is near!&#8221; (Son yak&#305;n!) diye kaz&#305;d&#305;&#287;&#305; ayr&#305; bir ifadenin &#252;mitle mi yoksa &#252;mitsizlik i&#231;inde mi kaz&#305;nm&#305;&#351; oldu&#287;unu hen&#252;z anlamland&#305;ramad&#305;lar. Kendisini tutsak eden &#351;&#252;pheli &#351;ahs&#305;n k&#305;za olan ifadeleri; e&#287;er k&#305;z&#305; o kuyudan yak&#305;nda &#231;&#305;karaca&#287;&#305; &#351;eklinde olmu&#351;sa k&#305;z&#305;n bu davran&#305;&#351;&#305; bir &#252;mit olarak g&#246;rm&#252;&#351; olabilece&#287;ini d&#252;&#351;&#252;n&#252;yoruz. Sonu&#231; olarak; o tutsakl&#305;kta dahi &#351;&#252;phelinin kendisi ile kurmu&#351; oldu&#287;u ileti&#351;imler k&#305;z i&#231;in herhalde bir hayli &#246;nem arz etmi&#351;tir. Kendisi ile birlikte uzun s&#252;reler a&#231; ve susuz b&#305;rak&#305;lm&#305;&#351; bir kedi ile birlikte derin bir kuyuda, genellikle karanl&#305;k ya da lo&#351; bir ortamda bulunmak insan&#305;n psikolojisini alt &#252;st etmeye yeter herhalde&#8230;
- Kedinin de bu &#351;artlarda i&#231;g&#252;d&#252;sel olarak miyavlam&#305;&#351; olmas&#305; gerekmez mi? Etraftan bir insan &#231;&#305;&#287;l&#305;&#287;&#305;, imdat &#231;a&#287;r&#305;s&#305; ya da uzun s&#252;reli kedi miyavlamas&#305; duyan olmam&#305;&#351; m&#305;?
- Arada bu t&#252;r sesler i&#351;itti&#287;ini s&#246;yleyen ayn&#305; aileden 7 ve 9 ya&#351;lar&#305;nda iki &#231;ocuk olmu&#351; fakat aile &#231;ocuklar&#305;n&#305;n hayal g&#252;c&#252;n&#252;n bir &#252;r&#252;n&#252; olabilece&#287;i varsay&#305;m&#305; ile olay&#305;n &#252;zerinde durmam&#305;&#351;. Nitekim, daha &#246;nce de &#231;ocuklar&#305;n anne ve babalar&#305;na &#351;aka mahiyetinde bir&#231;ok hareketi olmu&#351;. Bunu mahalle sakinleri de do&#287;ruluyor. Bir keresinde, aile evlerinin &#231;at&#305;s&#305;n&#305;n bat&#305; kanad&#305;n&#305; komple yenilemek zorunda kalm&#305;&#351;. Sebep de, &#231;ocuklar&#305;n &#252;st katta kendi odalar&#305;nda haz&#305;rlad&#305;klar&#305; tutkall&#305; bir kar&#305;&#351;&#305;m&#305;, u&#231;an ku&#351;lar kondu&#287;unda yakalamak ad&#305;na pencereden b&#252;t&#252;n ara &#231;at&#305;ya d&#246;kmeleri... Aile bu y&#252;zden Do&#287;al Ya&#351;am&#305; Destekleme Derne&#287;i ve Yerel &#304;dareler ile mahkemelik bile olmu&#351;. Neyse ki; &#231;at&#305;ya konup bir daha havalanamayan ku&#351;lar&#305;n bak&#305;m ve tedavi masraflar&#305;n&#305; &#252;stlenmeleri kar&#351;&#305;l&#305;&#287;&#305; a&#231;&#305;lan mahkemeler &#231;abuk sonland&#305;r&#305;lm&#305;&#351;.
- Peki aileden yine de bu iki &#231;ocukla konu&#351;up, sesleri g&#252;n&#252;n hangi zamanlar&#305;nda, ne &#351;ekilde duyduklar&#305; konusunda bilgi ald&#305;n&#305;z m&#305;?
- &#199;evredeki ailelerle soru&#351;turmas&#305;n&#305; y&#252;r&#252;ten ekibimize bu konuyu da hemen iletece&#287;im, efendim.
- L&#252;tfen! &#199;&#252;nk&#252; hayal g&#252;c&#252; geni&#351; bile olsalar, ifadelerindeki en ufak bir detay bizim i&#231;in &#231;ok &#246;nemli olabilir. &#199;ocuklarla soru&#351;turmay&#305; bir Pedagog g&#246;zetiminde ger&#231;ekle&#351;tirsinler.
- Emredersiniz, efendim.
- Hmm, You'll be loved, No worries! &#304;lgin&#231;!

&lt;a rel="nofollow" href="http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no-1"&gt;&lt;em&gt;Devam Edecek&lt;/em&gt;&lt;/a rel="nofollow"&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ilgili yaz&#305;lar&lt;/strong&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no-1"&gt;You'll be loved, No worries! &#8211; 2&lt;/a&gt; (14)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/cocugunuzu-sokakta-bulmadiysaniz"&gt;&#199;ocu&#287;unuzu sokakta bulmad&#305;ysan&#305;z!&lt;/a&gt; (2)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/kitap-okuma-stratejileri"&gt;Kitap Okuma Stratejileri&lt;/a&gt; (49)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/sokaktaki-cocuklarimiz"&gt;Sokaktaki &#231;ocuklar&#305;m&#305;z&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/mesela-fareleri-ikiye-ayiriyorum"&gt;Mesela fareleri ikiye ay&#305;r&#305;yorum&lt;/a&gt; (5)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/kediler-neden-kopeklerden-daha-iyidir"&gt;kediler neden k&#246;peklerden daha iyidir?&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/cinayet"&gt;C&#304;NAYET&lt;/a&gt; (16)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/sende-kazanabilirsin-katil-kazan"&gt;SENDE KAZANAB&#304;L&#304;RS&#304;N! KATIL KAZAN!&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/bu-goruntuler-gulduruyor"&gt;Bu g&#246;r&#252;nt&#252;ler g&#252;ld&#252;r&#252;yor :))&lt;/a&gt; (4)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/bayramlik"&gt;Bayraml&#305;k&lt;/a&gt; (5)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu yaz&#305; &lt;a href="http://www.hafif.org/uye/pilli%20pati"&gt;pilli pati&lt;/a&gt; taraf&#305;ndan hafif.org adresli sitede yay&#305;mlanmak &#252;zere yaz&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. kaynak g&#246;sterilmeksizin kopyalanamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;etiketler: &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/ev" rel="tag" target="_self"&gt;ev&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/bah%C3%A7e" rel="tag" target="_self"&gt;bah&#231;e&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/kuyu" rel="tag" target="_self"&gt;kuyu&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/k%C4%B1z" rel="tag" target="_self"&gt;k&#305;z&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/%C5%9F%C3%BCpheli" rel="tag" target="_self"&gt;&#351;&#252;pheli&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/tutuklu" rel="tag" target="_self"&gt;tutuklu&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/%C3%A7ocuk" rel="tag" target="_self"&gt;&#231;ocuk&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/fantastik%20hikaye" rel="tag" target="_self"&gt;fantastik hikaye&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/mesaj" rel="tag" target="_self"&gt;mesaj&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/soru%C5%9Fturma" rel="tag" target="_self"&gt;soru&#351;turma&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/sistem" rel="tag" target="_self"&gt;sistem&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/analiz" rel="tag" target="_self"&gt;analiz&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
      <pubDate>Tue, 16 Oct 2007 06:56:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">85965@http://www.hafif.org/</guid>
      <link>http://www.hafif.org/yazi/you-ll-be-loved-no</link>
      <category>ev</category>
      <category>bah&#231;e</category>
      <category>kuyu</category>
      <category>k&#305;z</category>
      <category>&#351;&#252;pheli</category>
      <category>tutuklu</category>
      <category>&#231;ocuk</category>
      <category>fantastik hikaye</category>
      <category>mesaj</category>
      <category>soru&#351;turma</category>
      <category>sistem</category>
      <category>analiz</category>
    </item>
    <item>
      <title>ba&#351;ka bir d&#252;nyan&#305;n hikayesiydi bu</title>
      <author>wurgun5</author>
      <description>Ba&#351;ka bir d&#252;nyan&#305;n hikayesiydi bu...

"B&#252;t&#252;n a&#351;klarda s&#305;nanmadan sevdana sevda demeyece&#287;im"

&#8220;Bin y&#305;l&#305;na tan&#305;k oldum    G&#252;neyin. Yaral&#305; ve yorgunken     yakalad&#305; zaman beni. Her &#351;ey de&#287;i&#351;iyor. Her &#351;ey yeni ba&#351;tan y&#305;k&#305;l&#305;yor ve kuruluyordu. Karanl&#305;&#287;&#305;n g&#252;&#231;leri d&#305;&#351;&#305;nda, 
kimse ama hi&#231; kimse haz&#305;r de&#287;ildi ; ne y&#305;kmaya ve y&#305;k&#305;lmaya ne de kurmaya ve kurulmaya&#8221; demi&#351;ti Tanr&#305;&#231;a

 Tarihin ba&#351;lang&#305;c&#305; ve biti&#351;ine inan&#305;lmayan zamanlarda ya&#351;&#305;yorlard&#305;. Sadece zaman vard&#305;; nadiren iyi ve genellikle k&#246;t&#252; zaman. 

"Brahm a&#351;k&#305;na Zena " diye hayk&#305;rm&#305;&#351;t&#305; sava&#351;&#231;&#305; ve b&#252;t&#252;n hikaye b&#246;yle ba&#351;lad&#305;.

 Bu hikayeyi Calmmoon" un b&#252;y&#252;k b&#252;y&#252;k b&#252;y&#252;k atalar&#305; yazm&#305;&#351; ve ona ula&#351;t&#305;rm&#305;&#351;lard&#305;. Orijinal metin hala Calmmoon" dayd&#305;. Calmmoon hikayeyi b&#246;l&#252;m b&#246;l&#252;m sasa&#8217; ya anlatt&#305;. G&#252;n&#252; gelince okursun ar&#351;ivden demi&#351;ti. Sasa sanki Calmmoon'un her &#351;eyi kendine anlatmad&#305;&#287;&#305; duygusuna kap&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Sanki Calmmoon'un da bu hikayede bir yeri vard&#305; gibi geliyordu ona.
 Hikaye yukar&#305;daki gibi ba&#351;l&#305;yordu.

 "Zhoran" diye &#231;a&#287;&#305;rd&#305; Tanr&#305;&#231;a onu.
 Ve sonra binlerce y&#305;l Zhoran diye bilindi. O ilk sesi duydu&#287;unda irkilmi&#351;ti sava&#351;&#231;&#305; ve sadece karanl&#305;kta bo&#351;lu&#287;a savurabilmi&#351;ti k&#305;l&#305;c&#305;n&#305; defalarca. &#199;ok uzak veya &#231;ok yak&#305;n, s&#246;zleriyle anlat&#305;lamayacak bir mesafede, sadece, bir siluetin sa&#231;lar&#305;n&#305; yalam&#305;&#351;t&#305; k&#305;l&#305;&#231;. Ya da sava&#351;&#231;&#305; o t&#252;r sanr&#305;lar g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;. Yakla&#351;t&#305;k&#231;a uzakla&#351;an, uzakla&#351;t&#305;k&#231;a yakla&#351;an bir siluetin hayalleri.
 Sava&#351;&#231;&#305;, tek dizi &#252;zerinde yorgun d&#252;&#351;t&#252;&#287;&#252;nde k&#305;l&#305;c&#305;n&#305;n sap&#305; elinde, ucu bir kayaya dayanm&#305;&#351;, ba&#351;&#305;n&#305; dik tutmaya &#231;al&#305;&#351;&#305;yordu.
"Zhoran" dedi tekrar bir f&#305;s&#305;lt&#305;. Aya&#287;a kalkacak hali yoktu. 
Sava&#351;&#231;&#305;n&#305;n a&#287;z&#305;ndan "Zena" diye bir s&#246;z d&#246;k&#252;ld&#252;. Sesi kendisinin mi de&#287;il mi bilmiyordu. Ne s&#246;yledi&#287;ini bilmiyordu. Ama o an i&#231;ine i&#351;ledi bir f&#305;s&#305;lt&#305;yla anlam&#305;; Brahm tanr&#305;lar&#305;n&#305;n dilinde "hayalim" anlam&#305;na geliyordu. "Hayalim" diye tekrarlad&#305; sanki.
"Evet, benim" dedi Tanr&#305;&#231;a. "Benim Zhoran" Bu f&#305;s&#305;lt&#305;y&#305; belli belirsiz duydu. 
Karanl&#305;k g&#246;ky&#252;z&#252;nde dolunay parl&#305;yor ve y&#305;ld&#305;zlar sanki ge&#231;it yap&#305;yormu&#351;&#231;as&#305;na g&#246;ky&#252;z&#252;nde "biz de var&#305;z" diye hayk&#305;r&#305;yorlard&#305;. Karanl&#305;&#287;&#305;n derinli&#287;inde, i&#231;inden r&#252;zgar ge&#231;en bir siluetin dalgal&#305;, uzun sa&#231;lar&#305; ve bir yan&#305; g&#246;lgede kalan h&#252;z&#252;nl&#252; bir y&#252;z&#252; hayal mayal g&#246;rebiliyordu sava&#351;&#231;&#305;. 
"Brahm ad&#305;na kimsin sen" diye sordu sava&#351;&#231;&#305;. "Ni&#231;in bana Zhoran diyorsun" 
"Bana Zena diye seslendin" dedi Tanr&#305;&#231;a "Brahm ad&#305;na Zena. Seslendi&#287;in ismi tan&#305;m&#305;yor musun?"  
 "Akl&#305;mdan gelmedi o ses y&#252;re&#287;imden geldi yoksa bilirdim seni" dedi sava&#351;&#231;&#305;. Sesi biraz g&#252;rle&#351;meye ba&#351;lam&#305;&#351;, aya&#287;a kalkm&#305;&#351;t&#305;. Siluetin ayaklar&#305;na bakt&#305;, yere basm&#305;yor gibi g&#246;r&#252;nd&#252; ona. Ge&#231;en f&#305;rt&#305;nadan kalan meltem esintisiyle sal&#305;nan bir hayal gibiydi. "Zena" dedi. Bu ismi her s&#246;yledi&#287;inde y&#252;re&#287;ine i&#351;liyordu Tanr&#305;&#231;a. Bunu hissediyordu sava&#351;&#231;&#305;. Fakat kendini de alam&#305;yordu. Siluetin kar&#351;&#305;s&#305;nda giderek rahatlam&#305;&#351; ve bir kayan&#305;n &#252;zerine oturarak onu seyre koyulmu&#351;tu. 
 Eskiler b&#246;yle hikayeler anlat&#305;rlard&#305;. Atalar&#305; "ka&#231;&#305;n&#305;n" demi&#351;ti. "Tanr&#305;lar ve tanr&#305;&#231;alarla konu&#351;maktan ve onlara bakmaktan ka&#231;&#305;n&#305;n, yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;n dehlizlerinde deh&#351;etli bir ya&#351;am&#305;n pen&#231;elerinde ya&#351;amak istemiyorsan&#305;z uzak durun, hayaller, kaderin  k&#305;l&#305;&#231;la &#231;izildi&#287;i bir zamanda sadece bela getirdi bize, &#246;l&#252;m&#252;, her saniye anmak ve aramak istemiyorsan&#305;z  ka&#231;&#305;n&#305;n" demi&#351;lerdi. 
 "Akl&#305;ndakilerden kurtul" dedi Zena. "Kayg&#305;lar&#305;n&#305; anl&#305;yorum. Brahm&#8217;&#305;n tanr&#305;lar&#305; ve tanr&#305;&#231;alar&#305;yla bir ilgim yoktur. K&#246;k&#252;m d&#305;&#351;&#305;nda. Efsane sava&#351;&#231;&#305;lar&#305; kara heyulalara s&#252;r&#252;kleyen tanr&#305;larla sava&#351;maktan yorgunum. G&#246;rm&#252;yor musun bir meltem bile etkili benim &#252;zerimde. K&#246;t&#252; zamanlar&#305;n ve k&#246;t&#252; kaderlerin kederi &#246;ld&#252;r&#252;yor beni. Ac&#305; &#231;ektirmek yaz&#305;lmam&#305;&#351;t&#305;r kaderimde, kaderime ortak olmaya kalkmad&#305;k&#231;a kimse. Hi&#231;bir sava&#351;&#231;&#305;y&#305; k&#246;le yapmad&#305;m kendime ya da ba&#287;lamad&#305;m kara b&#252;y&#252;lerle. M&#252;lk edinmedim kimseyi ve olmas&#305;n&#305; da istemedim. Benim diyebilece&#287;im, duygular&#305;mdan, kederlerimden ve kadere meydan okuma cesaretimden ba&#351;ka da bir &#351;eyim oldu&#287;unu sanmam." 
"G&#252;zelli&#287;in var" diye ge&#231;irdi sava&#351;&#231;&#305; i&#231;inden, sanki dudaklar&#305;ndan &#231;&#305;km&#305;&#351;t&#305; bir &#305;sl&#305;k gibi. Zena'n&#305;n y&#252;z&#252; biraz ayd&#305;nlanm&#305;&#351; ve g&#246;lge biraz olsun gitmi&#351;ti sanki. Sava&#351;&#231;&#305; bu y&#252;ze bakmaktan ve o meltemle bo&#351;lukta sal&#305;nan sa&#231;lar&#305;n y&#252;z&#252;ne de&#287;er gibi sal&#305;n&#305;&#351;&#305;ndan b&#252;y&#252;lenmi&#351;ti sanki; ama rahats&#305;z ya da tedirgin de&#287;ildi. Tehlikeyi &#246;nceden koklamada sezgilerine g&#252;venirdi. Bir y&#252;ze bakt&#305;&#287;&#305;nda, o y&#252;zde ba&#351;kalar&#305;n&#305;n yar&#305;m yamalak g&#246;rd&#252;&#287;&#252; ya da g&#246;remedi&#287;i t&#252;m g&#246;lgeleri g&#246;r&#252;r ve o g&#246;lgelerin anlam&#305;n&#305; okurdu. Bu, onda &#231;ocuklu&#287;undan beri olan bir sezgiydi. Zena'n&#305;n y&#252;z&#252; g&#246;lgelere ra&#287;men apayd&#305;nl&#305;k geliyordu ona. O g&#246;lgelerde bir &#231;ok kavgan&#305;n, ac&#305;n&#305;n, sava&#351;&#305;n, kederin, direncin ve g&#246;zya&#351;&#305;n&#305;n, a&#351;k&#305;n ve sevdan&#305;n, yan&#305;lm&#305;&#351;l&#305;klar&#305;n izlerini hissetti sava&#351;&#231;&#305;. O g&#246;lgelerde karanl&#305;k g&#246;rmedi. Bu duyguyla g&#246;zlerini ve y&#252;re&#287;ini Zena'dan ay&#305;rmak i&#231;in &#246;zel bir &#231;aba sarfetmedi. Hatta daha ileriye gitti ve biraz &#246;nceki &#231;at&#305;&#351;madan arta kalan &#246;l&#252;ler, yaral&#305;lar, ka&#231;anlar ve onlar&#305;n etrafa sa&#231;&#305;lm&#305;&#351; e&#351;yalar&#305;na ald&#305;r&#305;&#351; etmeksizin k&#305;l&#305;c&#305;n&#305; yan&#305;na b&#305;rakt&#305; ve Zena'ya elini uzatt&#305;. Zena duraksamaks&#305;z&#305;n bu &#231;a&#287;r&#305;ya cevap verdi. Sava&#351;&#231;&#305;, kendisine yakla&#351;an Zena'n&#305;n elini tutup tutmad&#305;&#287;&#305;n&#305; bilmiyordu. Onun yan&#305;nda olup olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; anlam&#305;yordu fakat onu hala uzakta g&#246;r&#252;rken ayn&#305; zamanda y&#252;z&#252;n&#252;n kar&#351;&#305;s&#305;nda bir y&#252;z&#252;n, nefesinin kar&#351;&#305;s&#305;nda bir nefesin, g&#246;zlerinin kar&#351;&#305;s&#305;nda bir &#231;ift g&#252;ven veren, bakmaya doyamad&#305;&#287;&#305;, g&#246;z&#252;n oldu&#287;unu biliyordu. O ne kadar uzaksa o kadar yak&#305;nd&#305; ve ne kadar yak&#305;nsa sanki o kadar uzakt&#305;.
 "Neden bana Zhoran diyorsun? Atalar&#305;m &#231;ok eski zamanlarda Zhoran diye bir sava&#351;&#231;&#305;dan bahsetmi&#351;lerdi. Biz onun gibi sava&#351;&#231;&#305;lar&#305;n efsaneleriyle b&#252;y&#252;d&#252;k. Benim ad&#305;m Zhoran de&#287;il. Ben Met'im" dedi sava&#351;&#231;&#305;. 
 "Zhoran" dedi tekrar tanr&#305;&#231;a. "Bazen ne ruhlar &#246;l&#252;r ne d&#252;&#351;&#252;nceler ne de hayaller; kendi bedenini buldu&#287;unda onlar tekrar canlan&#305;r, dirilir. Sesi senin sesin, nefesin onun nefesi olur ve hayalleri yollara d&#252;&#351;&#252;r&#252;r seni. Bir d&#252;&#351;&#252;n ne kadard&#305;r yollardas&#305;n, bir d&#252;&#351;&#252;n kimin s&#246;zlerini s&#246;yl&#252;yorsun ve kimlerle d&#246;v&#252;&#351;&#252;yorsun. Bazen her &#351;ey o kadar b&#252;t&#252;nle&#351;ir ki, sen osundur ve O da sen. Birbirinden ay&#305;rmak m&#252;mk&#252;n de&#287;ildir. Benim i&#351;im de&#287;il &#246;zle&#351;memi&#351; bedenlerin ve y&#252;reklerin pe&#351;inden gitmek. Ni&#231;in &#305;srar ediyorsun yolunda, t&#252;m sava&#351;&#231;&#305;lar d&#252;&#351;m&#252;&#351;ken &#252;stelik, hi&#231; hayallerini tan&#305;mlad&#305;n m&#305; ak&#305;lda, ni&#231;in ak&#305;yorsun, ilk yola d&#252;&#351;&#252;&#351; sebebini hat&#305;rlamad&#305;&#287;&#305;n&#305; biliyorum, ni&#231;in sava&#351;&#231;&#305;lar bulur seni ve sen ni&#231;in onlar&#305;n yolundas&#305;n, sadece ya&#351;&#305;yorum cevab&#305; bir cevap m&#305; sence, neden &#231;ektin her haks&#305;zl&#305;&#287;a k&#305;l&#305;c&#305;n&#305;, neden &#231;att&#305;n ka&#351;lar&#305;n&#305; fesat yuvalar&#305;na, neden karde&#351; gibi davrand&#305;n b&#252;t&#252;n yabanc&#305;lara, ni&#231;in yard&#305;mc&#305;yd&#305;n &#231;eli&#287;e, &#231;oma&#287;a, ormana, havaya. Ge&#231;ti&#287;in her yerde tekrar kurulur eski d&#252;zenler. Neyi y&#305;k&#305;p neyi yapmaya gidiyorsun, biliyor musun Zhoran" 
Zhoran'&#305;n y&#252;re&#287;inin sesini dinledi bir m&#252;ddet. 
"Sen osun " diye bir f&#305;s&#305;lt&#305;yla bitirdi. Ve art&#305;k sava&#351;&#231;&#305; bunu tart&#305;&#351;may&#305; b&#305;rakt&#305;. &#350;unu biliyordu ki, o veya de&#287;il. Ama bu sorular&#305;n hepsinin muhatab&#305; oydu ve kendisi anlatamasa da bir yere gidiyordu, bir &#351;eyi yapmaya.
 Zhoran g&#246;zlerini Zena'n&#305;n g&#246;zlerine dikmi&#351;, derinliklerine dalm&#305;&#351;t&#305;. 
"Sen" dedi. "Zena's&#305;n ve ayn&#305; zamanda o de&#287;ilsin. Ama sende her &#351;ey o kadar g&#252;zel &#246;zle&#351;mi&#351; ki, sana o ve o de&#287;ilsin diyemem.." 
"&#350;&#351;&#351;&#351;&#351;tt" diye uyard&#305; Zena. "&#350;imdi b&#246;yle &#351;eyleri d&#252;&#351;&#252;nme" diye devam etti.
 "Hay&#305;r" diye itiraz etti Zhoran. "Ben o an&#305; ya&#351;ayanlardan de&#287;ilim. Sadece an&#305; ya&#351;ay&#305;p ge&#231;emem, anlamam ve anlamland&#305;rmam gerek, her &#351;eyi yerli yerine oturtmam gerek akl&#305;mda ve y&#252;re&#287;imde. Bunu yaparken sezdirmem kimseye; fakat, sanki seninle ortak bir akl&#305;m ve ortak bir kan&#305;m varm&#305;&#351; gibi. Sendekileri seziyorum sadece ve sen bendekilerin hepsini g&#246;r&#252;yor ve anl&#305;yorsun. Kan&#305;n ak&#305;yor i&#231;imde ve sanki benimkisi de sende. Bunu anlam&#305;yorum ya da anlamak istemiyorum." 
Etrafta k&#305;p&#305;rdamalar olmu&#351;, kayalar&#305;n ve a&#287;a&#231;lar&#305;n arkas&#305;nda baz&#305; deh&#351;etli g&#246;lgeler belirmi&#351;ti. Zhoran efsunlanm&#305;&#351; gibiydi, g&#246;zleri a&#231;&#305;kt&#305; ama t&#252;m duyular&#305;yla Tanr&#305;&#231;a'n&#305;n g&#246;zlerinde ve y&#252;re&#287;inde kendi ger&#231;e&#287;ini ar&#305;yor gibi bir hali vard&#305;. Yakla&#351;an ve biraz daha uzaktaki g&#246;lgelerin oldu&#287;u yerde tedirgin ve kayg&#305;l&#305; hareketler Tanr&#305;&#231;a'n&#305;n dikkatini &#231;ekmi&#351;ti. G&#246;lgelerin oldu&#287;u yerden g&#246;r&#252;nenler garipti. Zhoran bir ta&#351;&#305;n &#252;st&#252;ne oturmu&#351;, k&#305;l&#305;c&#305;n&#305; yana b&#305;rakm&#305;&#351; ve iki elini  birinin ellerini tutuyormu&#351; gibi ileri uzatm&#305;&#351;, ba&#351;&#305;n&#305; sanki birine yaslam&#305;&#351;, kendi kendine konu&#351;uyor gibi bir hali vard&#305;. Tanr&#305;&#231;a hi&#231;bir &#351;eyin fark&#305;nda olmayan Zhoran'&#305;n bu an&#305;n&#305; uzatmak ister gibi etraflar&#305;na, dudaklar&#305;n&#305;n aras&#305;ndan &#252;fledi&#287;i bir esintiyle bir perde serdi. Deh&#351;etli g&#246;lgelerin oldu&#287;u yerde bir ka&#231;&#305;&#351;ma olu&#351;tu. Art&#305;k hi&#231;biri Zhoran'&#305; g&#246;remiyordu.
 Zhoran sanki bir dev kartal&#305;n kanatlar&#305; aras&#305;nda Tanr&#305;&#231;ayla elele tutu&#351;mu&#351; da&#287;lar&#305;n, ovalar&#305;n, denizlerin, vadilerin, buharla&#351;an &#231;a&#287;layanlar&#305;n, k&#305;y&#305;s&#305;nda ceylanlar&#305;n su i&#231;ti&#287;i g&#246;llerin, bin bir canl&#305;n&#305;n her birinin g&#246;r&#252;nd&#252;&#287;&#252; ormanlar&#305;n &#252;st&#252;nde bir yolu izliyor gibi u&#231;tuklar&#305;n&#305; hissediyordu. 
 "B&#252;t&#252;n d&#252;nyay&#305; g&#246;rd&#252;&#287;&#252;m&#252;, bildi&#287;imi san&#305;rd&#305;m, bu d&#252;nyan&#305;n s&#305;n&#305;rlar&#305;n&#305; daha &#246;nce hi&#231; a&#351;mam&#305;&#351;t&#305;m. &#304;&#231;imde &#246;yle bir his var ki, bu yol sanki benim al&#305;n yaz&#305;m" dedi Zhoran.
 "Yazg&#305;m&#305;z&#305;n yollar&#305; neredeyse s&#305;n&#305;rs&#305;zd&#305;r Zhoran" dedi Tanr&#305;&#231;a ve duru bir &#305;rma&#287;&#305;n sesini and&#305;ran sesiyle devam etti "S&#305;n&#305;rlar&#305; belirleyen &#351;ey, i&#231;inde kavgas&#305;n&#305; verdi&#287;imiz dertlerimizdir. Dertlerimizin &#231;aresi olarak bize sunulmu&#351; ve bizim yaratt&#305;&#287;&#305;m&#305;z olanaklar. Dertlerin enginli&#287;i, y&#252;re&#287;in g&#252;c&#252;, akl&#305;n keskinli&#287;i, k&#305;l&#305;c&#305;n&#305;n sertli&#287;i ve hedefi, zamana ve yere tutsakl&#305;ktan kurtulu&#351; i&#231;in ba&#351;ka s&#305;n&#305;rlar a&#231;ar isteyen g&#246;n&#252;le" 
 "Dur" dedi Zhoran. Hala her &#351;eyi s&#305;ralayamam&#305;&#351;t&#305; akl&#305;nda ve sindiremiyordu g&#246;nl&#252;nde. Her g&#246;rd&#252;&#287;&#252;, hissetti&#287;i ve her duydu&#287;uyla akl&#305; ve g&#246;nl&#252; daha da kar&#305;&#351;&#305;yor, kendine s&#252;rekli yeni sorular soruyor, daha cevab&#305;n&#305; tamamlayamadan yeniden dolup ta&#351;&#305;yordu. "Yava&#351; olamaz m&#305;s&#305;n" dedi Zhoran. "Biraz daha yava&#351;. Bu bilgelik nereden geliyor? Tanr&#305;&#231;alar&#305;n bilge olduklar&#305;n&#305; bilmezdim." 
"Vaktim yok fazla..." derken Tanr&#305;&#231;a, Zhoran Tanr&#305;&#231;a'n&#305;n karn&#305;na yaslad&#305;&#287;&#305; ba&#351;&#305;n&#305; kald&#305;rd&#305; ve y&#252;z&#252;ne bakt&#305;. Hala &#231;ok uzakta ve hala tam yan&#305;ndayd&#305;. Tanr&#305;&#231;a'n&#305;n elleri Zhoran'&#305;n sa&#231;lar&#305;n&#305; ok&#351;uyordu. 
 "Bu nas&#305;l olabiliyor" dedi Zhoran. "Kan&#305;mda ak&#305;yorsun ve ben de senin kan&#305;nda. Konu&#351;maya gerek yokmu&#351; gibi hi&#231;. Beni hissediyorsun ve ben de seni" Tanr&#305;&#231;a sadece Zhoran'&#305;n g&#246;zlerine bak&#305;yor ve g&#246;nl&#252;n&#252; dinliyordu. Zhoran o g&#246;zlerde g&#252;ven g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;; &#351;efkat, sevda, a&#351;k, ac&#305;lar, bilgelik ve keder g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;. Sadece kendisi i&#231;in orda oldu&#287;unu bilmenin de&#287;erlili&#287;ini anlam&#305;&#351; ve sanki hi&#231; hissetmedi&#287;i kadar g&#252;&#231;l&#252; hissetmi&#351;ti bir an.
 "Eskiler" dedi  Zhoran "bizi hep uyard&#305;lar, 'bu duygu a&#351;kt&#305;r ve yaland&#305;r' diye. Sadece a&#351;&#305;k, konu&#351;maya gerek g&#246;rmezdi, sadece a&#351;&#305;k, her &#351;eyi hissetti&#287;ini san&#305;rd&#305;, sadece a&#351;&#305;k kar&#351;&#305;s&#305;ndakini her &#351;eyiyle kabullenirdi. Gelip ge&#231;iciydi. Ya &#246;l&#252;rd&#252;n ya da biterdi seni de bitirerek, ondan sonras&#305; hep bir hayaldi, bo&#351; bir hayal ve bo&#351;a ge&#231;en bir hayat gibiydi her &#351;ey. Hat&#305;rlayamazd&#305;n bile tam olarak ne oldu&#287;unu, 'kavmimiz' derdi eskiler 'a&#351;ka ba&#287;lanan y&#252;reklerle par&#231;aland&#305;, ba&#351;&#305; d&#246;nen, yolunu kaybeden sava&#351;&#231;&#305;larla da&#287;&#305;ld&#305;. Hayallerini ararken her buldu&#287;unu hayali sananlar&#305;n yozla&#351;malar&#305;yla &#231;&#252;r&#252;d&#252;. Doymak bilmez b&#252;y&#252;c&#252;lerin hayal kad&#305;nlar&#305; ve hayal tanr&#305;&#231;alar&#305;yla yitirdik avlar&#305;m&#305;z&#305;, ekinlerimizi, yurdumuzu, &#231;ocuklar&#305; ve kad&#305;nlar&#305;m&#305;z&#305;. Her &#351;ey olup bittikten sonrad&#305;r ki, sava&#351;&#231;&#305;lara sadece sava&#351;may&#305; emrettik ve h&#252;kmetmeyi canl&#305;ya" dedi ve say&#305;klar gibi devam etti.
" Sadece biri vard&#305;. Sadece biri, &#231;ok g&#252;&#231;l&#252;yd&#252;. En ya&#351;l&#305;lardan biri, bu &#246;&#287;retilere itiraz etmezdi ama s&#246;z&#252;n&#252; de esirgemezdi. Ad&#305; Alamoon  idi. O kavmimize sayg&#305; g&#246;sterirdi ve kavmimiz onun konu&#351;mas&#305;na m&#252;saade ederdi. Kavmimizin efsanesi en &#231;ok anlat&#305;lan sava&#351;&#231;&#305;lar&#305;ndand&#305; ve bilgelikte de bir o kadar iyiydi. Ama t&#252;m &#231;ocuklar ve gen&#231;ler ondan korkarlar, &#231;ekinirlerdi. S&#246;yledikleri kavmimin s&#246;z&#252;ne kar&#351;&#305; de&#287;ildi, kavmimin s&#246;z&#252;n&#252;n &#252;st&#252;ne de&#287;ildi. Ama sanki, kavmin s&#246;z&#252;n&#252;n yan&#305;na bir ekti, yolda&#351;t&#305;. Yine de o s&#246;zler b&#252;y&#252;l&#252; ve tehlikeli olarak alg&#305;lan&#305;rd&#305;. Sadece o, a&#351;k i&#231;in ba&#351;tan a&#351;a&#287;&#305; k&#246;t&#252; konu&#351;mayanlardand&#305;. 'Evet' diyordu, 'A&#351;k par&#231;alar, yozla&#351;t&#305;r&#305;r, y&#305;kar fakat birle&#351;tirir de, g&#252;&#231;lendirir de, yapar da, y&#252;celtir de; Sava&#351;&#231;&#305; sava&#351;&#231;&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305;, bilge bilgeli&#287;ini bilir, ak&#305;l ve g&#246;n&#252;l birle&#351;ebilirse ve boyun e&#287;mezse k&#246;leli&#287;e, mall&#305;&#287;a, y&#252;rek co&#351;kunca akarken, bo&#351; vermezse kendini azg&#305;n akan sulara, zevke d&#252;&#351;mez ise sava&#351;&#231;&#305;, a&#351;k&#305;n yumu&#351;att&#305;&#287;&#305; d&#252;&#351;&#252;ncesini ger&#231;e&#287;in &#231;eli&#287;inde d&#246;vmeye devam edebilirse, akl&#305;n&#305; yumu&#351;ak yataklara b&#305;rakmazsa ve hayalinde ya&#351;att&#305;&#287;&#305; a&#351;k&#305; kara b&#252;y&#252;c&#252;lerin hayal kad&#305;nlar&#305;, erkekleri ve hayal tanr&#305;&#231;alar&#305;ndan, tanr&#305;lar&#305;ndan ustaca ay&#305;rmas&#305;n&#305; bilirse a&#351;k, o zaman bir taraftan yakar ho&#351; bir tutkuyla ve akar bir taraftan dingin akan serin nehirler gibi.'" Zhoran kendini Zena'yla sarma&#351; dola&#351; bulmu&#351;tu konu&#351;urken, Zena sadece kar&#351;&#305; koymuyordu Zhoran'a. Zhoran s&#305;r&#305;ls&#305;klamd&#305; terden, bitmek bilmeyen bir kavgadaki s&#305;r&#305;ls&#305;klaml&#305;kt&#305; bu sanki. Zena'n&#305;n kendini Zhoran'a b&#305;rakmas&#305;yla Zhoran'&#305;n ba&#351;&#305; etrafa yay&#305;lan bir kokuyla d&#246;nmeye ba&#351;lam&#305;&#351;t&#305;. Neydi bu koku, nerden gelmi&#351;, nas&#305;l b&#246;yle sarho&#351; etmi&#351;ti Zhoran'&#305;.?
 A&#287;&#305;r bir karanfil kokusuna sanki yine t&#252;m a&#287;&#305;r kokulu da&#287; bitkileri kar&#305;&#351;m&#305;&#351; ve sonra bu a&#287;&#305;r kokuya k&#305;r &#231;i&#231;eklerinin insan&#305; havalara u&#231;urabilecek hafifli&#287;i kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Keskinlikle esinti, dinginlikle co&#351;ku, ac&#305; ile mutluluk, bilgelikle &#231;ocuk safl&#305;&#287;&#305;, &#351;ehvetle &#351;efkat, tarih ile gelecek sanki kederle kar&#305;&#351;t&#305;r&#305;lm&#305;&#351; ve sevdayla yo&#287;rulmu&#351;tu.
 Zhoran Zena'yla sarma&#351; dola&#351; &#246;p&#252;&#351;&#252;rken bu &#246;p&#252;&#351;&#252; daha &#246;nce hi&#231; tatmad&#305;&#287;&#305;n&#305;, bu &#246;p&#252;&#351;&#252;n sanki &#246;p&#252;&#351;ten farkl&#305; bir &#351;ey oldu&#287;unu d&#252;&#351;&#252;n&#252;yor; co&#351;kunca ho&#351;luklar ve duygusall&#305;kla kaplan&#305;yordu t&#252;m akl&#305; ve y&#252;re&#287;i; ve bir t&#252;rl&#252; sonu gelmiyordu, b&#305;rakam&#305;yordu Zena'y&#305;. Zena'da ayr&#305;lam&#305;yor ve Zhoran'&#305;n ate&#351;ine cevap veriyordu. Bir orman yang&#305;n&#305; kadar s&#305;cak ve bir deniz kadar &#305;slakt&#305;lar. Bu b&#246;yle bir gece boyunca s&#252;rd&#252; gitti. 
"Bu ilk kez ba&#351;&#305;ma geliyor" diye f&#305;s&#305;ldad&#305; Zhoran Zena'n&#305;n sa&#231;lar&#305;n&#305; ok&#351;arken. "Sevi&#351;menin temiz olabilece&#287;ini biliyordum. Ama bu denli duru, co&#351;kun ve duygusal olabilece&#287;ini hayal bile edemezdim." Zena g&#246;zlerini Zhoran'a dikmi&#351;, elleri onun sa&#231;lar&#305;ndayken tebess&#252;m ediyordu.
 "Atalar&#305;m&#305;n s&#246;zleriyle ve sava&#351;&#231;&#305; yeminlerimle kendimi sorguluyorum" dedi Zhoran ve devam etti. "Bilmiyorum, bir s&#252;re sonra ne d&#252;&#351;&#252;nece&#287;imi, pi&#351;manl&#305;klar&#305;m&#305; ya da &#246;zlemlerimin ne olaca&#287;&#305;n&#305; bilmiyorum. Yeminlerimin kar&#351;&#305;ma hangi tanr&#305;lar&#305; &#231;&#305;karaca&#287;&#305;n&#305;, eskilerin hakk&#305;mda ne karar vereceklerini ve hangi felaketlerle kar&#351;&#305;la&#351;aca&#287;&#305;m&#305; bilmiyorum. Fakat &#351;u anda uzun zamanlard&#305;r tatmad&#305;&#287;&#305;m, sakin akan &#305;rmaklar&#305;n mutlulu&#287;unu duyuyorum. Bundan da hi&#231; pi&#351;man de&#287;ilim. Olaca&#287;&#305;m&#305; da sanmam."
 Zena'n&#305;n g&#246;zleri bu&#287;ulanm&#305;&#351; kederli bir &#351;ekilde k&#305;s&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Zhoran o g&#246;zlerde kendini sorgulamas&#305;n&#305;n etkilerini g&#246;rm&#252;&#351; ve kendini sorgulamaya ve sorgulatmaya haz&#305;r bir Tanr&#305;&#231;a g&#246;rm&#252;&#351;t&#252;. 
"Seni seviyorum" dedi usulca. Zena'n&#305;n g&#246;zleri iyice bu&#287;ulanm&#305;&#351;t&#305;. Zhoran bu bu&#287;ular&#305;n g&#246;lgesinde ge&#231;mi&#351;i, istismar edilmeyi g&#246;rd&#252;; katlan&#305;lmas&#305; zor yollar&#305;, ac&#305;larla bezenmi&#351; ate&#351;leri g&#246;rd&#252;, tutulmam&#305;&#351; s&#246;zleri, tanr&#305;lar&#305;n &#246;fkesini g&#246;rd&#252;, kendi kavminden s&#252;r&#252;lm&#252;&#351;l&#252;&#287;&#252;, hakarete u&#287;ram&#305;&#351;l&#305;klar&#305;, pi&#351;manl&#305;klar&#305; g&#246;rd&#252;, yan&#305;lm&#305;&#351;l&#305;klar&#305;n affedilmezli&#287;ini g&#246;rd&#252;. Bir &#231;ocu&#287;un gen&#231; k&#305;zl&#305;&#287;a ad&#305;m at&#305;&#351;&#305;n&#305;, heyecanlar&#305;n&#305;, h&#305;rslar&#305;n&#305;, tutkular&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;, bir gen&#231; k&#305;z&#305;n olgun bir sava&#351;&#231;&#305;yken tanr&#305;&#231;ala&#351;mas&#305;n&#305;n dayan&#305;lmaz &#246;fkelerini, yakar&#305;&#351;lar&#305;n&#305;, kendini ate&#351;lere at&#305;&#351;&#305;n&#305; g&#246;rd&#252;, bu&#287;ular durula&#351;&#305;rken berrakl&#305;&#287;&#305;n kederini g&#246;rd&#252;, &#351;efkati, sabr&#305;, ba&#351; edilemez bir eme&#287;i, tutu&#351;maya devam eden bir sevday&#305; g&#246;rd&#252;. Ya da b&#252;t&#252;n bunlar&#305; g&#246;rd&#252;&#287;&#252;n&#252; sand&#305;. "Seni seviyorum" dedi s&#305;k&#305;ca sar&#305;l&#305;rken Zena'ya ve kederlerine yolda&#351; olmak istedi&#287;ini anlad&#305;. Zena'da bir f&#305;s&#305;lt&#305;yla 
" ben de" diyebildi.
 "Ni&#231;in geldin ve ni&#231;in gitmek istiyorsun" dedi Zhoran. 
"Sen &#231;a&#287;&#305;rd&#305;n" dedi Tanr&#305;&#231;a. Zhoran sava&#351; an&#305;n&#305; hat&#305;rlad&#305;. 
"Akl&#305;m ne seni ne de ismini biliyor. &#199;ok uzun zamand&#305;r y&#252;re&#287;imde, ate&#351;te y&#252;r&#252;y&#252;p de yanmayan tanr&#305;lar&#305;n tanr&#305;s&#305; Brahm&#8217;&#305;n a&#287;&#305;rl&#305;&#287;&#305;n&#305; ta&#351;&#305;yorum. &#199;ok uzun zamand&#305;r vuru&#351;uyorum. &#8220;D&#252;&#351;ece&#287;in an&#305; bileceksin&#8221; demi&#351;ti Alamoon. &#8220;O an geldi&#287;inde o senin yan&#305;nda olacak merak etme&#8221; demi&#351;ti ve Hayalin (Zenan) neyse biraz da ya&#351;am onu g&#246;sterir sana" diye eklemi&#351;ti. O &#231;at&#305;&#351;ma s&#305;ras&#305;nda kalbimden &#231;&#305;kt&#305; o hayk&#305;r&#305;&#351;. Zena g&#246;zlerini Zhoran&#8217;&#305;n g&#246;zlerine dikmi&#351;, her &#351;eyi kendi kendine hat&#305;rlayan ve anlamland&#305;rabilen bir sava&#351;&#231;&#305;n&#305;n g&#246;n&#252;l berrakl&#305;&#287;&#305;na ula&#351;mas&#305;n&#305;, kadim zamanlardan hat&#305;rlanabilecek bir tebess&#252;mle izliyordu. Zhoran kendi kendine konu&#351;uyor, hat&#305;rl&#305;yor, anlat&#305;yorken her &#351;eyin fark&#305;na da varmaya ba&#351;l&#305;yordu. "Evet hayalim" diyordu. "evet d&#252;&#351;ece&#287;im an&#305; anlad&#305;m" dedi; g&#246;zlerini Zena'ya dikerek "evet seni ben &#231;a&#287;&#305;rd&#305;m" dedi ve h&#252;z&#252;nle ba&#351;&#305;n&#305; e&#287;di. "Yine ben g&#246;nderece&#287;im de&#287;il mi?" diye sordu. "Ve kaderim seni aramakla ge&#231;ecek &#246;yle mi?" diye ekledi. 
"Hay&#305;r, hay&#305;r&#8230;" diyebildi t&#252;m dikkati da&#287;&#305;lm&#305;&#351; tanr&#305;&#231;a ve Zhoran onu hafif&#231;e iterek k&#305;l&#305;c&#305;n&#305; kapt&#305;&#287;&#305; gibi etraf&#305;nda bir tur d&#246;nd&#252;. 
"Brahm a&#351;k&#305;na Zena" diye hayk&#305;rm&#305;&#351;t&#305;. O anda deh&#351;etli b&#246;&#287;&#252;rt&#252;ler, kan ve hayvans&#305; et par&#231;alar&#305; havada u&#231;u&#351;tu. Zhoran hayk&#305;r&#305;yordu 
"Git Zena git" Zena&#8217;n&#305;n uzaktaki siluetini g&#246;z ucuyla son anda fark etmi&#351; ve k&#305;l&#305;c&#305;n&#305; bir tanr&#305;n&#305;n ba&#351;&#305;ndan a&#351;a&#287;&#305; s&#305;y&#305;rm&#305;&#351;t&#305;. Zhoran'&#305;n y&#252;re&#287;i hi&#231; bu kadar dinginlikle &#231;arpmam&#305;&#351;t&#305; sava&#351;&#305;rken ve bile&#287;i hi&#231; bu kadar g&#252;&#231;l&#252; olmam&#305;&#351;t&#305;; k&#305;l&#305;c&#305; sihirli gibi sanki kendisi iniyor, kalk&#305;yor, do&#287;ruyor ve hedefini buluyordu. Zifiri karanl&#305;&#287;&#305;n i&#231;inde g&#246;zleri bir kartal g&#246;z&#252; gibi &#351;im&#351;ekler &#231;ak&#305;yordu. Karanl&#305;&#287;a kar&#351;&#305; hi&#231; bu kadar kayg&#305;s&#305;z ve korkusuz hissetmemi&#351;ti kendini. Her d&#246;n&#252;&#351;&#252;nde hayk&#305;r&#305;&#351;lar&#305;yla &#231;evresindekilere korku sa&#231;&#305;yor, ya bir tanr&#305; ya da karanl&#305;&#287;&#305;n u&#351;aklar&#305; d&#252;&#351;&#252;yordu. Etraf&#305;nda kimse kalmayana kadar vuru&#351;tu. Sonunda dimdik ayaktayd&#305;. Ve bir yaprak k&#305;p&#305;rt&#305;s&#305; kadar yorgun de&#287;ildi. 
  Zhoran ve Zena bir perdenin alt&#305;nda, kartal&#305;n kanatlar&#305; aras&#305;ndayken, etraftaki deh&#351;etli g&#246;lgeler, tanr&#305;sal bir &#351;eylerin oldu&#287;unu fark etmi&#351; ve &#246;ld&#252;r&#252;lmedik&#231;e &#246;lmeyen kara b&#252;y&#252;c&#252;lerin tanr&#305;lar&#305;na haber salm&#305;&#351;lard&#305;. Onlar gelip &#246;rt&#252;y&#252; kald&#305;rmaya ba&#351;lad&#305;klar&#305;nda Zena sadece Zhoran'&#305;n y&#252;re&#287;ini izliyordu ve hi&#231;bir &#351;ey fark etmemi&#351;ti fakat Zhoran giderek ger&#231;e&#287;in fark&#305;na varman&#305;n kayg&#305;lar&#305; ve kederiyle kendine gelmi&#351; ve g&#246;lgeleri fark etmi&#351;ti.

  Etraf&#305;na bak&#305;nd&#305;. Zena'dan hi&#231;bir iz yoktu. Dudaklar&#305;ndan "seni seviyorum Hayalim" diye bir f&#305;s&#305;lt&#305; d&#246;k&#252;ld&#252;. Kendine sessiz, sakin, dinlenece&#287;i, kimsenin rahats&#305;z edemeyece&#287;i bir yer bulmal&#305;yd&#305;. Ya&#351;ad&#305;klar&#305;n&#305; hat&#305;rlayaca&#287;&#305;, sindirece&#287;i bir zamana ve yere ihtiyac&#305; vard&#305;. Patikalardan vadiye do&#287;ru y&#252;r&#252;meye ba&#351;lad&#305;.
 
Hikaye'nin ilk b&#246;l&#252;m&#252; bu kadard&#305;. Calmmoon devam&#305;n&#305; da anlataca&#287;&#305;n&#305; s&#246;ylemi&#351; ve Sasa'y&#305; g&#246;ndermi&#351;ti. Sasa heyecanla bekleyece&#287;ini s&#246;ylemi&#351;ti Calmmoon'a.
&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/baska-bir-dunyanin-hikayesiydi-bu"&gt; devam&#305;n&#305; oku &#187;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ilgili yaz&#305;lar&lt;/strong&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/hayattan-ogrenebileceginzi-en-onemli-dersler"&gt;HAYATTAN &#214;&#286;RENEB&#304;LECE&#286;&#304;NZ&#304; EN &#214;NEML&#304; DERSLER&lt;/a&gt; (0)&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.hafif.org/yazi/iste-ask"&gt;&#304;&#350;TE A&#350;K&lt;/a&gt; (8)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;bu yaz&#305; &lt;a href="http://www.hafif.org/uye/wurgun5"&gt;wurgun5&lt;/a&gt; taraf&#305;ndan hafif.org adresli sitede yay&#305;mlanmak &#252;zere yaz&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. kaynak g&#246;sterilmeksizin kopyalanamaz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;etiketler: &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/arkas%C4%B1%20yar%C4%B1n" rel="tag" target="_self"&gt;arkas&#305; yar&#305;n&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/fantastik%20hikaye" rel="tag" target="_self"&gt;fantastik hikaye&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/iyilik" rel="tag" target="_self"&gt;iyilik&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/cesaret" rel="tag" target="_self"&gt;cesaret&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/ilah" rel="tag" target="_self"&gt;ilah&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/b%C3%BCy%C3%BCc%C3%BC" rel="tag" target="_self"&gt;b&#252;y&#252;c&#252;&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/sava%C5%9F" rel="tag" target="_self"&gt;sava&#351;&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/zhoran" rel="tag" target="_self"&gt;zhoran&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.hafif.org/etiket/efsane" rel="tag" target="_self"&gt;efsane&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;</description>
      <pubDate>Thu, 25 May 2006 13:37:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">40155@http://www.hafif.org/</guid>
      <link>http://www.hafif.org/yazi/baska-bir-dunyanin-hikayesiydi-bu</link>
      <category>arkas&#305; yar&#305;n</category>
      <category>fantastik hikaye</category>
      <category>iyilik</category>
      <category>cesaret</category>
      <category>ilah</category>
      <category>b&#252;y&#252;c&#252;</category>
      <category>sava&#351;</category>
      <category>zhoran</category>
      <category>efsane</category>
    </item>
  </channel>
</rss>
