Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "elbise değil önlük"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

İki hafta önce muhtemelen abazan olan telefon satıcısının parlak tezgahından alınmış kırmızı telefon kapağının uğursuzluğuna inanarak, cem uzan'ın ışıtılı beyaz gömleği gibi parlayan ekrana, aynı derecede ışıltı saçan gözlerle umut dolu bir bakış fırlattım...Ürkek ama kararlı bir hamle ile telefonu elime alıp, tuş kilidini açmak için insan üstü bir çaba sarfettim.İlk deneme başarısızlıkla sonuçlandı.İkinci denemede, telefon şirketinin hakaret içeren "tuş aç'a ardından * a basın" uyarısı ile karşılaşıp, "ulan hala beynime oksijen gidiyor.Farklı bir şey yapmıyorum.O saat kulesi var ya o saat kulesi sizin..." diyerek, masumiyetimi korumak adına cümleyi tamamlamaktan vazgeçtim.
Üçüncü deneme nihayet amacına ulaştı ve tam mesajı okuyacakken "dıt dıt dıt sesinin ardından batarya boş uyarısını, mehmet ali birand'ın neden bardak devirdiğini, azer bülbül'ün neden titrediğini daha iyi anlayarak okudum.
Amuda kalkıp meditasyon yapmaya gerek yoktu.Üstelik çakralarımın da bu olayda günahı yoktu.Sakinliğimi muhafaza etmek hala mümkündü.Çömeldiğim halının üstünden kalkmak gibi, oldukça zor olan bir eylemi gerçekleştirmeyi düşünürken, son dönemde yumiyum ve kolayı fazla tüketmiş olmalıyım düşüncesini hızla beynimden uzaklaştırdım.
Zaten hiçbir zaman düzenli olmayı başaramamış odamı, tanınmaz hale getirerek, telefonu hayata döndürecek o muhteşem aleti bulamamanın kederi ile, aletin evin bir sakini tarafından evden uzaklaştırıldığı gerçeğiyle yüzleştim.Bunu kaldırmak hiç kolay değildi.Yıkılmıştım.Ama vazgeçmeye niyetim yoktu.Titreyen bacaklarıma aldırmadan acil yardım merkezinin zilini çaldım.Daha önce de, "annem biraz salça istedi de" "malum günlerden pazar, sucular kapalı eğer varsa...." gibi hayati önem taşıyan isteklerin çaresi olmuş merkezin, bu isteği de geri çevirmeyeceğinden emindim.Ve yanılmamıştım.Hızlı adımlarla odamın kapısını aralayıp, üzerime yağan kitap ve kıyafetlere acımasızca tekme savurdum.

-Pin kodu gir! eeee -e pin kodu gir!

Birileri vodafone büyüsü yapmış olmalı.Zira 4 yaşındayken yere düşen dondurmayı yalama iğrençliğini hatırlayan dengesiz hafızam, bu 5 rakamı hatırlamakta zorluk çekiyordu.Bir süre ekran ile duygusal anlar yaşadıktan sonra telefonu açmayı başarmıştım.
Heyecanla mesaj menüsünü açıp, beklentilerimin karşılanacağı umudu ile kalp atışlarıma engel olamazken, ergenlik dönemini geçen yıllardan birine bırakmıştım halbuki diye düşünerek, dudağımın kenarında oluşan hınzır gülümsemeye engel olamadım.Ve işte o an gelmişti...

"Kontör bakıyeniz 4 kontördür.Kesintisiz iletişim kurabilmek için..."

Ne diyeyim vodafone, Allah seni cem uzan'ın eline düşürsün.250'lik, 100'lük minik evlatların derin havuzlara gömülsün.


0 ahkam var
Önceki yazı: Şehvete Teslim Olmak

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu