
Bu soğutucunun mucidi Mohammed Bah Abba, bir Afrikalı. Afrikalıların geleneksel metodlarından ve termodinamiğin ikinci yasasından yararlanmış. Amacını "Basit fizik yasalarından yararlanarak Nijeryalı yoksullara yardım etmek." olarak açıklıyor. Afrika gibi sıcak bir yerde yiyeceklerin bozulmadan kalmasını sağlamak büyük bir sorun. Özellikle herhangi bir soğutma teknolojisinden yararlanamayan yoksullar için.

Afrikalılardan alacağı hayır dualarıyla cennete gider bu adam. Karpuza ıslak bezı sarınca da buz gibi oluyor karpuz.
@ catik kardeşimizin sorusuna cevaben yazıyorum. güveç kapları sırlı, yani cilalı oluyor bildiğim kadarıyla. zeer potlar tamamen cilasız oluyor ki, toprak kabın gözeneklerinden buharlaşma olması mümkün olsun. Sırlı olmayan çömlekler Anadolu'nun bağrında yüzlerce yıldır boy boy üretiliyor ve satılıyor. Bu kaplar geliştirilip gıda taşımacılığında kullanılsa, derin dondurucular, soğutucular ve onların çevreye verdiği zararlardan kurtulmuş olurduk.
Terlediğiniz zaman, teri, belki bir kağıt mendil aracılığı ile tamamen silmek yerine, damlacıkları elinizle silerek cildinize yayarsanız, buharlaşan ter daha fazla serinlemenize sebep olur. Cereyanda kalmak, bildiniz gibi üşütür. Cereyan yapan hava, belki sıcaklık olarak aynıdır ama bedeninize temas edip giden hava, hızlı ve süreklidir. Böylelikle serinleme meydana gelir. Piknikçiler, güneşin alnından aldıkları karpuzu, akan su içine koyarlar. Mantık yine aynıdır. Karpuza sürekli olarak aynı sıcaklıktaki su temas ettiği halde, her seferinde karpuzdan aldığı ısı sebebiyle, bir vakit sonra karpuzun, suya verecek ısısı kalmaz, yani soğur. Köylerde tarlalarda çalışan insanlarımız, sırsız toprak testilerde su bulundururlar. Sırsız toprak testiler, gözenekli yapısı sebebiyle, içlerindeki suyu cidarlarından kaybederler. Bu geçiş sırasında, cidarın dışındaki su buharlaşır ve testinin içindeki su soğur.
haydaaaaaa... kaç gün önce yazdığım yorum yok burada... hem yorum yazdık hem de Bah Abba'nın reklamını yaptık... tüüüü... neyysee demek böyle sorunlar olabiliyor arada... efenim capon ya da amerikalı birileri böyle bir buluşu şeytmişlerdi yanlış hatırlamıyorsam... fekat onlarınki toprak kap su kum değildi tabiiii. hatta amerikanya askerlerine çölde soğuk kola içme müjdesi veriyordu o haber... (uyduruyormuyum acaba... vallahi öyle bir şey hatırlıyorum) ama bu toprak kap muteşem bir teknik... Aferim Abbaya fizik kurallarını ne de güzel kullanmış... burada yazılanları geçen gün köy hayatını hala unutamayan ve iç geçiren bir arkadaşıma anlattım da "tarlaya ekin biçmeye gittiğimizde su testisini toprağa gömerdik... su buz gibi kalırdı" diye karşılık verdi. doğru bende hatırlıyorum. eskiden pekmez, turşu, çökelek toprak küplerde korunurdu... kiler denilen serin yerlerde ki bu küplerin içindeki yiyecekler bozulmadan dururdu....
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.