
Bugünki keşfimiz, yurdumun şirin illerinden Manisa'dan. Manisa'da 2. Manisa Tarzanı olarak adlandırılan bir beyfendi var. Biliyorsunuz 1. Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi'dir. Ahmet Bedevi, ağaç dikmenin kutsal bir iş olduğuna inanıyordu. Cumhuriyet döneminde Irak'tan Manisa'ya gelen Bedevi; Manisa'yı yeşillendirmek için var gücüyle çalışmıştır. Kısa şortları, saçı ve sakalıyla özgün bir portredir. 2. tarzanımızın da ondan aşağı kalır yanı yok. Hafta içi cerrah, hafta sonu ise tarzanlık yapıyor. Biraz uçuk, biraz deli, çevreci, küresel ısınma karşıtı. Hafifçilerin seveceği bir isim, Doktor Fahrettin Er. Fahrettin Er son projesi dolayısıyla keşifte arz-ı endam ediyor. Kendisi meyvelerin çekirdeklerini kurutarak, Spil Dağlarına serpiyor. Sonra meyve çekirdekleri, tropikal ormana doğru yelken açıyorlar. TEMA Vakfı ve Manisa Belediyesi'nin işbirliğiyle yapılan projenin ismi "Her Çekirdek Bir Ağaçtır"
Aksiyon Dergisi'ndeki röportajında şunları söylemiş: Yediğimiz bütün meyvelerin çekirdeklerinde bir ağacın olduğunu belirtmiş. Önerisi son derece basit ve uygulanabilir; çekirdekler belirli yerlerde toplanıyor ve sonra bunlar dağlara atılıyor. Atma işini gönüllüler ve yamaç paraşütçüleri yapıyor. Toprağa rasgele bırakılan her on çekirdekten biri mutlaka tutuyor. Çekirdeklerin tutma süresi 1 yıl. Hesabı da şöyle yapmışlar. Spil Dağı'na 1 milyon çekirdek atarsak, bunların en az 100 bini meyve ağacı olarak geri dönecektir.
Yapmanız gereken tek şey meyvelerin çekirdeklerini kurutup, Manisa Belediyesine ulaştırmak. Şurada ve şurada çekirdekleri nasıl ulaştıracağınız yazıyor.
bu gün bir arkdaşımdan duydum bu projeyi. eve gelip siteyi inceledikten sonra hafifte yazmaya değer bir konu diye düşündüm.. ama baktım ki ilk sayfada :)))
Öncelikle çok özür dilerim, fotoğraf çok büyük olmuş. gözünüze kiraz resmini sokmuşum. önizleme, sistemdeki problemden dolayı yapılamadı. o yüzden yayınımıza bir süre ara veriyoruz. ben fotoğrafı küçültüyorum.
@expresyon: saat farkıyla geçmişim. yoksa 3 gün önce öğrenmiştim, içime doğan bir nurla dün akşam yazdım:)
@makaleci: çekirdekleri kurutmaya başladınız mı? evimin arkası kötü bir bahçe. her gün balkondan kurutulmuş çekirdek atsam, acaba orman olur mu diye düşünmekteyim. böyle de deneysel yönlerim var. tabi, alt katta oturanlar, komşular beni öldürmeye mi gelir; bilmiyorum.
proje çok güzel, ancak çilek ve muz hariç hiç meyve yemeyen biri olarak benden pek katkı olmaz sanırım:)
bu projenin bir amacı da orman yangınlarını engellemekmiş.
neyse. amcayı ve @nevda yı tebrik ediyoruz. destek de oluruz inşallah.
kısa süre önce de benzeri ama, eksikli bir yazı vardı.
en azından yenilebilirlerini kendiniz tüketin derim :)
Benbey'in durup durup hafifçilere çektiği ayarları sevdiğimi daha önce belirtmiştim. Ama aynı şeyin benim başıma geleceğini düşünmemiştim. Tüh! Rezil olduk
Velhasıl benden önce bu konuya değinen, Yahmucan'dan çok özür dilerim, mahcup oldum. Tekrar yapmış olduk. Ben 2. manisa tarzanı ve meyve çekirdekleri diye aratmıştım. Hatta epeyce bir sayfaya baktım, ama demek ki, daha dikkatli olmalıymışım.
Hadi hayırlısı, yazı için habire özür dileyip duruyorum. Bu yazıyı bir okutup, üfletmem lazım :)
Annemlerin bahçesinde bir armut ağacı var, komşu teyzelerden biri ben armut yemiş çekirdeğini atmıştım diye sahipleniyor ağacı, sonra yengem geliyor ağacı görüyor aaa ben geçen sene armut çekirdeğini atmıştım bahçeye bu benim ağacım diyor, hala ağaç kimin armudundan çıktı bulamadık:))
Kayısı meyvesını çok severim ama sonrada çekirdeğini taşla kırıp yerdim :) hatta çekirdeğin içinde ki dışındaki meyveden daha çok hoşuma giderdi.
kardeş üzülme yav
ettekrarü ahsen velev kane yüzseksen demişler
yani tekrarda hayır var
şahsen kendi adıma o haberin kaybolduğunu(bazı arkadaşların manisa anıları canlanmıştıda yorumlarda :D) düşünmüştüm ve kendi topladığım çekirdekleride-kayısı- yedim (ama tadı çok güzeldi bi daha yemiycem sonuçta koskoca bir ağacın geleceğini yiyoruz dimi ama )
HALA GEÇ KALMIŞ DEĞİLİZ ARKADAŞLAR
bu arada nevdalist arkadaşa teşekkür ederiz tekrar hatırlattığı için
bir zamanlar anadoluda ağaç üzerinden inmeden, kilometrelerce gidilebiliyormuş..şimdi düştüğümüz hale bakın.
Çizgisel bişi arıyo ama hadi hayırlısı. Ben de onun ayaklandırdığı yazıları inceliyorum. Ne aradığını hala anlamadım ama o biliyodur muhakkak.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.