kafamda soru işaretleri.
şu seçime iyi taktım.
ne olcaksa olsun diyorum.

rte nin hapis macerası ile başlayan süreçte, oradan çıkıp bir süre ortadan kaybolması ve daha sonra bir parti ile çıkagelmesi, bu partinin yek başına iktidar olması. eski kurtlardan ayrılıp yenilikçi kurt sürüsüne dahil olması.
bu süreçte, fadıl ın ipinin yurt dışındaki bazı müdahaleler ve yurt içindeki bazı keskin kalemler aracılığı ile sıfıra indirilip. yerine yenilenmiş haliyle rte nin gelmesi ve bunun deniz in eliyle olması. (siirt.) bunlar tesadüf mü? keşke tesadüf olsa.
bir türlü içinden çıkamıyorum...
peki bakıyoruz 4,5 yıla; halk olarak herşey gül-gülistan gibi. enflasyon düşmüş, ekonomi iyi?, ülke modernleşiyor, avrupa süreci hiç olmadığı gibi, belediyeler çalışıyor(antalya'lılar iyi bilir) ve daha bir sürü olumlu gelişme. bu gelişmeler gerçekten olumlu mu? yıllardır büyüyen enflasyon canavarı nasıl oldu da rte yi görünce kuyruğunu kıstı kaçtı, borsamızı coşturan yabancı sermaye nasıl oluyorda oluk oluk akıyor memleketime, nasıl oluyor da belediyeler bu kadar büyük sermayeli kentçilik masraflarını karşılayabiliyor...
ya cumhurbaşkanlığı seçimine ne demeli. süreç nasıl tetikleniyor, herkes safını almış hazır bekliyor. dyp anap nasıl chp den yana tavır belirliyor. bence düğüm burada biraz çözülüyor. burada maskeler düşüyor. ama herşey o kadar hızlı ki, maskesini hemen takınca, yarım maskenin altında ki iğrenç yüz görünmüyor. şimdi ne oluyor, ak partinin istetmesi dışarda bekliyor, pastırmacıyla üzümcü içerde bekliyor, rte siperde bekliyor, deniz ise kale de bekliyor. (cumhuriyet kalesi.)
halk ise safta bekliyor. arkadan rte bağırıyor "ilerle"
22 temmuzu işaret ediyor. ah bir çıksa "sıkıyosa sen ilerle" diyecek.
ak tolgalı beylerbeyi haykırdı ilerle,
arkadan bir ses duyuldu; "sıkıyosa sen ilerle."
kafam karışıyor, gitgide...
diğerlerine hiç girmicem, bugünlerde odamdaki bozuk ampülle uğraşıyorum...
peki seçimden sonra nolucak? bir yerlerde oturulacak ve karar alınacak. eğer bu parti yine bu kadar oy ve ceylan derisi koltuk alırsa, sandığın içindeki postal debreşecek, stk lar coşacak, kanallar kusacak, depremler olcak, bombalar patlıyacak, silahlar sıkılacak, afetler olacak, binalar yıkılacak, bağımsızlar hapse atılacak, formüla ülkeme gelmiyecek, kıbrıs anasız kalacak, kerkük gözü yaşlı, türkmenler soykırımlarıyla kalacak. belki. ama mutlaka birşeyler olacak. o deri koltuklar onlara yar olmıyacak. olmasında...
kafam duruluyor nedense.
o zaman ne yapmalıyım ey halkım. atmamalıyım bu düzen partilerine oyumu. "düzen" e karşı çıkmalıyım, doğduğumdan beri beni düzenlere karşı.
kırmızı hapı yutmalıyım gerçeği görmeliyim. sabah yatağımda uyanmak isteğiyle mavi hapı kancıkça mideme indirmemeliyim.
ey halkım. ben uyandım demeliyim.
ama bunu söyliyebilmeliyim...
bence yeter ki oy verelim...
oy vermeden olmaz,
düşünüp taşınıp, içimizdeki sesi dinleyip kullanmalıyız bu vatandaşlık hakkımızı
AKP iktidar olduğunda cari açık (Türkiye'ye gelen dövizle çıkan döviz arasındaki fark) 2002 Aralık ayında 1.5 milyar dolar. 2006 Aralık rakamı ise 3l.5 milyar dolar. Artış oranı yüzde 2 bin. Bu döviz açığı ağırlıklı olarak sıcak para denilen (kara para dahil) emanet para ile karşılanıyor. Riski çok büyük.
Dış ticaret açığı (ithalatla ihracat arasındaki fark) 2002 Aralık ayında 15 milyar dolar. 2006 Aralık ayında ise 53 milyar dolar. Artış oranı yüzde 241.
AKP iktidar olduğunda Türkiye'nin toplam borcu 222 milyar dolar. Bugün 400 milyar dolar. İç borçta artış yüzde 114, dış borçta artış yüzde 64.
AKP iktidar olduğunda kişi başına borç 3187 dolar. Bugün 5458 dolar. Doğan her çocuk bu miktar borçla doğuyor. Artış yüzde 71.
Özel sektörün dışarıya borcu 2002 Aralık ayında 44 milyar dolar. Bugün dışarıya borcu 126 milyar dolar. Artış yüzde 187.
Ailelerin bankalara borcu 2002 Aralık ayında 4.3 milyar YTL. 2007 Mayıs itibariyle bu rakam 24.4 milyar YTL. Artış oranı yüzde 467.
Tüketici kredilerinde 2002 Aralık ayı rakamı 2.3 milyar YTL. 2006 Aralık ayında 45.5 milyar YTL. Artış korkunç: Yüzde 1878. Halkımız borçla yaşar duruma getirildi. Ayrıca kredi kartı borçları toplamı 2002'de 4.3 milyar YTL. Geçen yıl 21.2 milyar YTL. Artış yüzde 393.
Yabancılara özel ayrıcalık: Temmuz 2006'da yabancıların devlet tahvili, Hazine bonosu ve borsa kazançlarının vergisi yüzde 15'ten sıfıra indirildi. Yabancılar vergi ödemiyor, Türkler bu gelirlere yüzde 10 vergi ödüyor.
Yabancı sermaye üretken ve ihracatçı olmayan sektörlere geldi. İş olanağı yaratmayan hazır tesisler yabancılara satıldı ve Türkiye bu parayla yönetildi. Bankalar, limanlar, havaalanları, Telekom, Petkim, araziler...
AKP iktidar olduğunda bankacılık sektöründeki yabancı payı yüzde 3. Bugün itibariyle yüzde 42. Artış oranı yüzde 1300. Cüzdanımız, evimiz, paramız, yabancıların denetimine girdi. Aynen borsamız gibi! Şu anda borsanın yüzde 7l'i yabancıların, sıcak paranın, kara paranın emrinde.
AKP iktidarı, rantiye kesimi ihya etti. Yabancıların 2002'de borsaya yatırdığı her bin dolar, şu anda 3586 dolar oldu. Dolar bazında kazanç oranı yüzde 259. Böyle bir örnek dünyada yok.
Esnaf zulüm altında. AKP iktidarından bugünkü rakamlara karşılıksız çeklerde artış yüzde 102, protesto edilen senetlerdeki artış yüzde 204.
Pek çok işyeri kapandı. Bu ne biçim büyümedir ki, AKP iktidar olduğunda 8 milyon olan vergi yükümlüsü sayısı, 2006 yılı sonunda 470 bin azalarak 7 milyon 530 bine indi.
Türk halkı, beş yıl boyunca dünyanın en pahalı akaryakıtını kullandı.
Emin Çölaşan, Hürriyet, 12.07.2007
Menderes Türel AKP'li olduğu için para oluk gibi akıyo, 1.5 senede 7 tane tünel yaptı. İzmir gavur olduğu için yağmurlu havada su yok.
gündem'e göndermek aklıma gelmedi.
evet menderes türel akp li ve de çok iyi bir insan antalyayı yıllardır süregelen köy görüntüsünden kurttardı, kurtarıyor.
ben izmiri iyi bilirim. oradakinler ettiğini çekiyor. yıllarca en çok alt yapıya önem veren, metroyu sonucuna kadar getiren, kenti çağdaşlaştıran burhan özfaturayı sandığa gömdü. şimdi hiç mızmızlanmasınlar...
bilmediğin ortaya çıktı işte. bi kere metroyu başlatan Yüksel Çakmur. bu bir. yargı kararına rağmen antik kentin ortasından metro inşaatını geçiren özfatura'yı izmirli sevmiyor. çünkü yargı kararına rağmen kordon'a altı şeritli yol yapmaya kalktı. yedirmedik. senin yaptığın RTE ile aynı. yaptığımızn cezasını çekiyoruz. cumhuriyet mitingi mesela. senin altyapıya önem veren burhanın belediye binasından hisarönü camiine kadar takunyayla gitmekten başka bişeye önem vermedi. %42 verdik rahmetliyi getirdik. onun da ömrü yetmedi. gömersek de gömeriz sana mı sorucaz? memleket bizim. alla alla.
senin de okuma bilmediğin ortaya çıktı(!)
metroyu sonucuna kadar getiren
sen adamın kıldığı namazla kafayı bozduğun için, icraatlerini göremiyorsun. ya priştina ne verdi izmire. park ve bahçe. orası hepimizin vatanı. kafan ayılmadı herhalde....
ya yargı kararı vardı. fevzipaşa bulvarı sit alanı. metroyu durdur diye. ne kanun tanımaz adamsınız.
@zulcenaheyn, İzmir'de rahmetli Priştinayı sevmeyen bir tane laik insan yoktu. Bak bir tane diyorum,laik diyorum.. Park,bahçe olsa keşke sadece yaptıkları. O yüzden mi vefat ettiğinde Konaktan Narlıdereye kadar herkes ellerinde karanfillerle uğurladılar onu? (ve ben de!) Sadece onun düşünce yapısını sevdikleri için. Laik ve modern izmir'imi seviyorum hemde herşeyden çok, ona 'gavur İzmir' diyenlere inat!!
sadece laiklik mi @darjeeling. gece gündüz çalıştı adam. her yerde her saat karşınıza çıkıyordu. 47 yıldır izmir büyükşehir belediyesi ilk defa kar etti. bi kuruş ssk, vergi borcu kalmadı. otobüs şoförleri en iyi çalışma koşullarına sahipti. aylarda asmadılar mı resmini? süper ötesi bi adamdı. şimdi zul kalkmış onun yerine din istismarcısı özfaturayı seçmediniz oh olsun diyo. fakiriz ama delikanlıyız. seçmicez kardeşim var mı?
memleketin neresinde yerel yönetim seçim kazanınca vatandaş sokağa dökülüp kutlama yaptı? cumhuriyet meydanında sabaha kadar eğlendi?
Rahmetli Piristina .....tüm izmirlilerin cok sevdigi...cok beyefendi cok radikal ve cesur bir belediye baskaniydi....bütün iyilerin önden gittigi gibi oda gitti mekani cennet olsun nur icinde yatsin.....konu kapanmistir beyler bayanlar.
Özfatura hakkinda bildiklerimi anlatirsam hepiniz kusarsiniz nalet kic yalayan ...cep dolduran mahlukat.
tamam bu muhabbetleri bırakalım. izmir hepimizin ve hepimiz iyiliğini istiyoruz. benim yazımda dile getirdiğim endişelerimle ilgili görüşünüz varsa onu dinleyelim...
görüşüm olsa ne olacak ? sonuçu değiştircekmi sanıyosun ? yada burdaki görüşleri sunanlar gercekten sundukları görüşleri savunuyorlarmı sanıyosun ?
maskeli balo gibi bir secim herkes maskeli secilmek isteyenler secenlerde.....
kral ciplak diyenin susturuldugu ülkede secim olsa ne olur olmasa ne olur ha hasan kel ,ha kel hasan sonuc ayni simdi gürültüler kopuyor....23 temmuzda sessizce kabul edilecek sonuc bu.....bilindik yani
hep gördügümüz film.
kardeşim izmirliler parkı bahçeyi seviyor yeşili seviyor yayılsınlar çiğdemlerini çitlesinler biralarını içsinler...sana niye dokunuyor ki ölmüş gitmiş adamın park bahçe yapması.sizin takunyalı ne yapmıs...millet içmesin eğlenmesın dıye guzelim kordon'a altı şeritli yol yapmaya kalkmış.izmiri iyi bilirim diyosun ama...İzmirin nesine gerek altı şerit yol...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.