bir kelimenin anlamını değiştirmek. anlatayım. okuldayken bir kız arkadaşım söylemişti, yurtlarındaki duş'a (hani suyun aktığı şey, yer değil) kazım demişler. nedenini unuttum geçmiş zaman. ama o gün bugündür ben de duşa kazım diyorum. ama eylem olarak değil ama. "kazıma girecem" su akıtan şeyin adı kazım. az önce indianropetrick'i aradım. adı duş dedi. bana sorsa biri kazım derim. neyse olay şu ben, sen biz yani buna kazım dersek ve olası açılan duş muhabbetlerinde bunu diğerlerine (burada ki gibi değil ama) aktarırsak duş'un adı kazım olur mu? bu kazım adı bana beklemediğim bir yerde, beklemediğim birinden geri dönebilir mi? bir kelimenin anlamı böyle değişebilir mi? yada yeni bir yan anlam eklenebilir mi?
benim de var öyle nesnelere taktığım adlar..sırf ben mi yapıyorum bunu,eğer öyleyse kaygılanayım mı diye de düşünmüşlüğüm çoktur. sırf ben yapmıyomuşum;güzel. koyduğum ismin geri bana dönme ihtimali;kötüü. şştt ona ben diyorum ahmet diye lan sana noluyo!(mesela) işin yoksa yeni isim bul şimdi.
Bizde de popoya ahmet derler. Ne alakaysa... Ahmeti büyütmüşün lan hıyarağası cümlesi kurulur birde...
biz joint'e ve saz grubuna isim ariyoduk. "dalga" hos diil, "jo" cok belli edio kendini, "carsaf" iyk. hala bulamadik. hep beraber bulalim mi?
simdi ilik bi' kazim hic de fena olmazdi tabii. :/ taam hemen susuyorum.
evet bence yayabilirsin bu jargonu mesela ismi lazım deil birileri ilk şu yıkılıyo muhabbetini başlatmıştı bir mail grupta. herkes yıkılıyo demeye başladı. uyuz olmuştum/oluyorum. "geçen de venue yıkılıyordu" hayırdır ruhsatımı geçersizmiş. imara aykırı bir durum mu var? hayret bişi. "yıkıliyööö" demiyo mu bi de kevaşeler, ıyh!
üniversitemin ilk yılında bursa'lı ev arkadaşım bir fıkra uydurmuştu, saatlerce gülmüştüm o fıkraya, çok anlamsızdı oysa. Fıkrayı kızkardeşime anlattığımda yanımızda biri daha vardı, biz tepinerek gülerken, üçüncü şahsiyet aval aval bakmıştı. :)
Komiktir, sanırım bir-iki hafta önce o fıkranın biraz deforme olmuş halini arkadaşım bana anlattı; gülemedim, şaşırdı; ona orjinalini anlattım, fıkradan çok olaya güldük.
İlkokulda öğretmenimiz fıkra yazın dedi diye, bütün gece düşünüp koskoca ATA hakkında espri yapmaya çalışmıştım. (fıkrayı bilmeyişime mi yansam, çektiğim eziyete mi?) Ertesi güne fıkram hazırdı, hoca hanım "yazısını okumak isteyen var mı?" dedi; hemen parmak kaldırıp, tahtaya koştum: "'Atatürk neden Samsun'a çıkmış?' 'Samsun sigarası bulamamış da ondan.'" tabii sınıfta tık yok. İlk, öğretmen hanım güldü... hem utançtan kızardım, bozardım; hem kızdı mı, eğlendi mi anlamadım. O fıkrayı düşünen ilk değilim belki ama, yıllar sonra bana fıkra geldiğinde çok şaşırmıştım.
Ev arkadaşımın anlattığı fıkranın çıkışı kesinlikle 100. yıldaki evin salonudur. :)
hadi herkes tuvalete, bu konu hakkında biraz kafa yorup, dönelim tekrar buraya.
bi filminde üç adet popoya ithafen (ahmetlere maşallah maşallah ahmetlere) diye nefis bi şarkı söyler..
bu sorular etimolojinin konusuna girer.bilimsel anlamda bir cevap için emre kongar'a sorun nasılsa o adam herşeyi biliyo :) kazıma girdim he..hay allah akıl versin ne diim :)
ahkamini yeni gordum ama inan bir sey anlayamadim. ben saz grubu derken carsafi, zivanayi filan kastetmistim. guleyim o zaman, nbeseli neseli yazmissin gibi geldi bana. zaten hayat da cok guzel.
tahminime göre kendisi şu aralar ofluya puflaya yaptığı askeri eğitimler arasında hafif'i ve fenerbahçemizi düşünmektedir.
ilgine tesekkur ederim, oyle ise bi' tutam sabir yolluyorum arkadasimiza, kahvalti cayina karistirsin diye...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.