Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "dünyalar savaşı kapakları"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Sevgili gönül dostlari...

Yillar, hatta 1000 yillardir süren bir Alevi, Sunni anlasmazligi var!

Baska Ülkeleri söyle bir kenara birakip, kendi Ülkemizdeki alevi, ve sunni olan, gercekte her iki cemaatinda müslüman oldugu bu tezata deginecegim.

Bazi alevi olan yurttaslarimiz, cami-e gelmezler, namaz kilmazlar, onlar Hz. Ali efendimizin cami'de hunharca katl edilisini protesto amaci ile, yada baska bir nedenle, namaz kilmazlar, hatta bunlardan bazilari Islam dinini kabulde etmezler.

Birde su Halifelik konusu vardir, buna hic deginmeyecegim cünkü epeyce karisiktir. Benim okudugum kaynaklarda bu konu asagi, yukari söyle aciklaniyor: Hz. Ebu Bekr halife olmadan önce, HZ. Ali ile konustu, ve Hz. Ali kendisi razi oldu deniliyor, her ne ise bu konu cok uzun burayi geciyorum...

Burada sunnilige fazla girmeyecegim, esas anlatmak istedigim alevi kardeslerimizin Hz. Peygambere, Hz. Ali'ye, ve Ehli Beyt'e olan asklaridir...

Ben onlarin bu sevdasini, askini sunnilerde pek göremiyorum Onlar CEM yaparken, SEMAH eylerken hissederek, iliklerine kadar adeta Ehli Beyt'i yasarlar. Hz. Hüseyin'in hunharca katl edilmesini, sonra mübarek basinin vucudundan ayrilarak Yezid'e götürülmesini, o anda adeta yasar yasatirlar...

Bir yasli Sahabi bu konuyu söyle anlatiyor: (Buaralari kisa kesmem lazim, cünkü su an tir tir titriyorum) Hz. Hüseyin'e gitme dedik, kurbanin olayim Hüseyin bu bir tuzaktir senin kanina girecekler ne olur gitme, fakat ne yaptiksa durduramadik gitti, arkasindan bende Yezid'e gittim yalvardim, yakardim ikna edemedim oraciga yigilip kaldim, ve sonra Hz. Hüseyin'in mübarek basini bir sopaya takmis getirdiler, onun o mübarek basi ile alay ederek, sopalarla agzina, gözüne vuruyorlardi, ben cildirmistim bagiriyor, ve o dudaklari Resullulah öpmüstü, siz nasil onunla bu sekilde alay edersiniz diye bagiriyordum, ve sonunda dayanamayip bayilmisim...

Bunu yapan kimlerdi? ne icin, ne uguruna yapmislardi? Ehli-Beyt'e bir bardak suyu bile cok görenler, hepsini katl ettiler, ne ugruna? Sadece yönetmek, saltanat sahibi olmak. Yerin dibine batsin o saltanat, icim yaniyor bunlari hatirlamak ,anlatmak inanin cok zor...

Alevi kardeslerimi, Hz. Peygamber, Hz. Ali Asiklarini anliyorum, kendi adima onlari bu yönlerinden dolayi tebrik ediyorum. Ben bir sunni olarak bunlari yapanlari sevemiyorum, böyle Müslümanlik olmaz...

Resullulah'i sevmeyen, Ehli-Beyt'i sevmeyen Müslüman olamaz...

Sunuda göz ardi edemeyiz, hic bir sunni'nin cocuklarina Muaviye, yada Yezid ismi vermedigini görürüz. 100,000'lerce Ali, Hasan, Hüseyin isimleri konulkurken, bu iki ismi koymamalari takdire sayandir...

Kardeslerim aslinda bölüsemeyecegimiz, paylasamayacagimiz pek bir sey yoktur, birakalim bu kardeslerimizi istedikleri sekilde ibadetlerini icra etsinler, ve hatta Diyanet denilen Devlet kurumunda temsil hakkina sahip olsunlar, aslinda dinin bir kurumu olmaz, ama bu Türkiye'de olmazsa, olmaz gibi görünüyor, onun icin Ülkemizde mutlaka gerekli kurumlar arasinda yerini almalidir, yoksa Allah muhafaza bir biraktinmi sahte Seyhlerden basimizi kaldiramayiz...

Aslinda bahsedilecek, aydinliga cikmasi gereken o kadar cok konu var ki. Neyse simdilik burada kesiyor, saygilar sunuyorum...


26 ahkam var

Ahkâmlar

Aleviliği bilmeyen değil yaşamayan anlayamaz. Onun için fazla söze gerek duymuyorum. Alevi doğmak hayatımda bana bahşedilen en onur verici miras olarak görüyorum.
Saygılarımla..

diyanet'in alevi şöför, aşçı, hademe bile çalıştırmadığını biliyor muydunuz, pehh birde laiklikten bahsediyoruz bu ülkede utanmadan!

Sevgili gönül dostlari..

başlangıç süper... devam edelim.


gercekte her iki cemaatinda müslüman oldugu bu tezata deginecegim.

sen çözmüşsün, millet birbirini boşuna yemiş onca yıl...

alevi kardeslerimizin Hz. Peygambere, Hz. Ali'ye, ve Ehli Beyt'e olan asklaridir...

Ben onlarin bu sevdasini, askini sunnilerde pek göremiyorum

sen sevda ve aşk sahibi sünni görmemişsen, ebu hanife n'apsın.

islam her yönüyle açık bir dindir.
aleviliğe göre yorumlanamaz.
kanırtmaya bence gerek yok.
zira bu kefe bu sikleti zor çeker...

xnicox sana küfür etmeden sorsam cevap verir misin?
dedemden kalan zülfikarı kınına koyuyorum.

1. cemaat-i müslüman tek parça mıdır?
2. aleviler şii midir?
3. bu suikast, alevileri camiye gitmekten mi soğutmuştur? yoksa başka bir neden var mıdır?
4. türkiye'deki alevilik inancı içinde türklerin müslüman olmadan önceki inançlarının islam ile karıştığını söyleyebilir miyiz?
5. işte en bomba sorum sana. zira kendin de yazmıştın aynı konuyu. sünnete açıkça aykırı bir fikri olanı müslüman kabul edecek miyiz etmeyecek miyiz?
6. ve son olarak, sünnete uygun olmadığı için osmanlı'nın yasakladığı inançları bünyesinde sır gibi saklayan bektaşilik müslümanlık mıdır değil midir?
7. bi tane daha vardı. unuttum şimdilik.

yahu kızdırmak için sormuyorum ki. eksik fikrini tamamlamak amacım. hemi sayende ben de artıklardan faydalanırım diye umutluyum.

hah buldum yediyi.
7. amelde hanefi, itikatte maturidiyim. soruyorum. inancıma göre islamda batınılik var mıdır?

sevgili gönül dostum, napıyosun sen allasen günlerdir bizimi yiyosun anlayamadımki.
ileri din kültürü ve ahlak bilgisi dersine döndü lan ortalık.
ya kötü konuşucam yapamıyorum, adamın yazdıklarını okuyunca böyle ak sakallı pembe yanaklı hacı amca canlanıyo gözümde utanıyorum kendimden.
işkence oldun yavrum sen bana, rüyalarıma girer oldun, beni benden aldın başka birşey diyemiyorum. mal ettin beni mal. bildiğin bir mal ettin yani.

Aslinda bahsedilecek, aydinliga cikmasi gereken o kadar cok konu var ki.

aman diyim!!!

adamin yazdiklarini okuyunca ak sakalli pembe yanakli haci amca canlaniyor gozumde utaniyorum .....

Ben bu hoca efendinin yazilari okuyunca gicik oldugum kisiler listesinin orta siralarinda ki ;
zekeriya beyaz in ,araba fari gibi olan gozlukli yuzu ile gevrek gevrek belli belirsiz ucari gulusu, beynimin icinde dolaniyor... HAYIRDIR INSALLAH

yaa ben bu niconun, birinin şakası olduğunu düşünüyorum ama neyse. kokusu çıkar yakında.

Arkadaslar...

Dikkat etinizse yukarda alevi kardeslerin bazilarinin Müslüman olmayi reddettiklerinden bahsediyor, ve diyorum ki" onlarin Resullullah (sav)'e, ve Hz. Ali'ye olan asklari beni kendilerine hayran birakiyor, kaldi ki bu kardeslerimizin bir cogu Islami kabul ederler, ve Müslümanim diyen birine sen müslüman degilsin denmez...

Sunuda aciklikla ifade edeyim, bilinmeden 1000 rekat namaz kilacagina Allah icin, Resullulah icin, Ali icin iki damla yas akitmak evladir...

Internet cafee...

Sordugun sorularin bazilari mantikli fakat ben bu sorulari, ve caizdir, degildir mantigi tasiyan, illede su mesep, bu mesep diyen biri degilim, evet hanifi meshebinden oldugum dogrudur, fakat su mesebe göre bu yapilmalidir, o mesep sunu diyor gibi sadece bölünme ile sonuclanacak tartismalar yapmam. Imami Azam ebu Hanife'de, Imami Safii'de, iImami Hambel'de, Imami Malik'de kendi yasadiklari dönemlerde Islami, Kurani inceleyip fikir beyan etmisler, ama hic kimseye bizi mesep hocasi olarak kabul edin, arkamizdan gelin dememislerdir. E o halde o yüce insanlari üstün görmekle birlikte kendimizi gelistirmeli, ve kendimiz birer Imami azam olmaliyiz. Iste benim mantigim budur, hic kimse tabulastirilmamalidir. Ne ararsak kendi öz varligimizda aramaliyiz...

Dikkat edilirse, bütün actigim konularda Allah'a nasil yakin oluruz mantigi vardir, asklarin aski, sevgilerin kaynagi olan yüce yaratana nasil ibadet etmeliyiz ki" onu kendimize, kendimizi ona yakin hissedelim mantigi, actigim her konuda hissedilir sekilde aciktir...

Ahiret aleminde bize hangi mesep hocasinin yolunda gittin diye sorulmayacaktir, oraya götürecegin sadece samimiyettir...

Merhum M. Akif Ersoy Avrupayi ziyaret edip döndügünde, sorarlar Efendim nasil buldunuz Avrupayi? Cevap: "Onlarin yasantisi bizim dinimiz gibi, dinleri bizim yasantimiz gibi".

Islam alemi artik sicrama yapmali, ve dinimizi dogru anlamali ,onun ögretilerini sadece sekli degil, manada yasamali ve Allah'a yaklasmaliyiz.

Görüldügü gibi Islam alemi perisan vaziyette, buda bizim bati uygarligina karsi, onlarin durmadan calismalarina karsi uyutulmamiz, sadece caizdir, degildir mantigi gütmemiz, ve nihayetinde islami bu düzeye indirgeyerek, hurafe zihniyeti ile dinden uzaklasmamiz malesef bizi bu duruma getirmistir...

Bir olmali, beraber olmaliyiz, suncu, buncu mantigini bir kenara firlatmali kardes olmaliyiz, bu niye böyle, o niye öyleyi unutmali önümüze bakmaliyiz, dinimizi hocalardan degil, su bilgi caginda kendimiz dogru kitaplardan ögrenmeli, her birimiz birer hoca olmaliyiz...

Hocalarin ögrettigi 40 yil öncesi bilgileri bir kenara koyup, manayi ögrenmeli Allah'a yaklasmaliyiz...

Artik yeter demeyi bilmeli, ve harekete gecmeliyiz, burada birbirimizi malup etme, asagilama, küfür, hakareti birakip karsimdakine ne verebilirim, karsimdakinden ne alabilirim mantigi ile yola cikmali, birbirimizi üzmemeliyiz...

ohooo... otomatiğe bağlamış bikere.

Tek üzüldügüm sey, konular okunmadan mizah yapiliyor, böylesi ciddi konular okunmalidir, eger mizah yapacaksaniz" acin bir konu orada hep beraber yapalim, rica ediyorum lütfen konulari okuyun, ve konu dahilinde yorum yazin.

biz sen gelmeden önce mizah dahil şu yaptığımız haricindeki herşeyi yapıyorduk esasında. şurda yapmaya çalıştığının manasızlığı ve yersizliği göze batacak derecede absürd olduğundan dolayı mizah yapma isteği uyandırmıştır bende.

Sizce absürd olan nedir? Ayrica sizi davetde ettigimi hatirlamiyorum, madem mizah yapacaksiniz acin bir konu istediginiz kadar yapin, ama buraya gelip bunu yapmayin, actigim konular dini hassasiyet tasiyan önemli konulardir. Isterseniz bir okuyun sonra yine yazarsiniz...

hafta sonu yoktuk, yine dağılmış burası derleyip toparlamak lazım

cliciax gelir birazdan ve ve malum resimlerini ekleyerek toparlar konuyu:)

Ben konuya diyanet temsilciliği ve cem evlerindeki dedelere kadro tahsisin de değineceğim. Alevilik bir din değildir, mezhep de değildir, sadece bir tarikattir. Bir çok akademisyenin bunu bilmesine rağmen toplumsal ve siyasi baskıdan çekindiklerinden dolayı alenen bunu söyleyememektedirler. Diyanetin cem evi dedelerini bir din adamı, cem evlerini de ibadethane olarak kabul etmesi diğer tarikatlar nezdinde bu konudaki taleplerin önünü açacaktır. Diğer tarikatleri geçtim mescitler için dahi kadro talepleri gelecektir.
Gündeme getirilen Alevilik siyasi bir nüfuz meselesidir.
Ayrıca Alevilik içinden çıkılması (özellikle siyasete alet edilmesi sebebiyle) oldukça zor ve karmaşık bir konudur. Çünkü Aleviler dahi kendi aralarında birlik içinde değillerdir. Bir insan sünni olarak dini hayatını yaşarken kendini Alevi olarak tanımladığı gibi, İslamın bir çok akidesini reddederek de (namaz, ramazan orucu, hac) kendini Alevi diye tanımlayanları mevcuttur. Bu ikinci gruptakiler çoğunlukla Alevi konfederasyonlarına kendini bağlı hisseder ve baştakiler ne karar alırsa ardından körü körüne giderler (Şu partiye oy vereceğiz, şu bölgede şu adayı destekleyeceğiz, dedelere diyanetten kadro verilsin gibi) Federatif alevi yapılanması bence tamamen siyasi bir örgütlenmedir. Ayrıca inanca yönelik bir yapı olduğundan laikliğe bile aykırıdır. Siz hiç Nakşibend, Kadiri, vs dernekleri konfederasyonu duydunuz mu? Olsa anında üyeleri irticadan içeri tıkarlar.

Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakk'ı göstermeye meyil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali

din midir mezhep midir, değil midir biraz açıklasanız. böyle bir önerme sağlam delillere dayanmadan biraz havada kaldı. sizi tanıyorum az çok. kerameti kendinden menkul olmasın sözleriniz. açık açık anlatın bilmeyene.

@Nebilim e çoğu noktalarında katılıyorum. Alevilik gerçekten çok içten ve temiz duygularla yaşanıldığı için islamın bazı noktalarında kabul görmüyor. Mesela dünyanın başka hiç bir dininde erkek ve dişinin aynı anda ibadet edttiği görülmemeştir. Ama alevilikte bu var. Çünkü orda önemli olan gönül birliğidir. Ayrıca 10 milyon Alevi olması azınlık sayılmaması gerekir.

rica ederim öyle mi etmişim. hatta taltif bile etmişim sizi tanıyorum böyle yapmazsınız diye. kişisellikle ne ilgisi var canım. ben diyorum ki açıklayın nasıl alevilik tarikattır, mezhep değildir diye. çok taradım interneti bulamadım cevabı.

Sevgili cafe, alevilik bir mezhep değildir. Bir çok dini ve kültürü içinde barındıran bir inanç bütünüdür. Mezhepler sadece bir dinin altında ki yorumlardır. Alevilik bu inançlar bütününü, 'felsefe ve hayat biçimi' şeklinde yaşamaktadır.

Ustanin sanati, sözcüklerle köprü kurabilmekti...ellerinden gözlere yürürdü hikayeler...oysa o daha derine kurmak istiyordu köprünün öteki ayagini...daha derine...

ustasina veda etti, yola cikti...

köprü, ayirdi mi yoksa birlestirdi mi sehrin iki yakasini bilmiyorum, tek bildigim nereye gecersem geciyim, gözlerini karsi kiyida birakanlardandim...

istasyon;

gelenler, gidenler, kalanlar...

gecip giden gözler, bir anlik da olsa yakinlik, ve o gözlerin icinde isigin baslangici, karanligin uclari, yasamin sakladigi...ölümün sessizligini delen o gözler, tutunmaya calisan bir gözyasi, az sonra akip gidecek, gizin sirli yolunu cizerek...
ve o gözler sis perdesinde yiten...bir anlik da olsa yakinlik, iki göz arasi köprülenen...

bir istasyon hatirasi; gözlerinde gördüm izlerini icimde kaybolup gittigim yollarin... sonu olmayan hikayeler yazili vazgecilen gözlerimde,
oku onlardan sadece yarisini dinleyebildigim masallari...

Söze dair;

Sevginin icinde dokunmak vardir. Bu her zaman tene dokunus degildir yürege de dokunustur. Sözcüklerden köprü kurariz kaderine ortak, anlik kucaklasmalara...ask´a gelir yazariz, ask´i yasariz yazariz, ask´a düseriz yazariz, ask´i yitiririz yazariz, ask´ta kaybederiz kendimizi yazariz, buldugumuzda da kendimizi yazariz...yazariz iste...köprünün hatirina köprü icin yazariz...susariz köprü yikilir.

Yürürken bulusuruz kendimiz gibileriyle...köprü ustalari, köprü caylaklariyla...

(köprü olmus dokunak sevginin zorlu yollarinda cok sey ögrendim onlardan.)

Sözcüklerden öte varligimizla sözcükler araciligiyla ama yine de onlardan öte varligimizla dokunuyoruz birbirimize...ki öyle olmali...hos sadadir sonucta sözcüklerden kendimize kurdugumuz o yollar, düse kalka, yürüye tökezleye, basi önde ya da dik...ne önemli biliyor musunuz ya da benim icin en önemli olan sey samimiyet...sözcükleri ne denli sairane ne denli ustalikli ve düzgünce kullanmaktan öte,,, o yazinin icinde samimiyet yoksa hepsi bos bir balon sonucta...varsin olsun derdini cok ustalikli anlatamasin, sözcüklerden harikalar yaratamasin, nedir ki...ama samimi olsun, icten olsun, iste o yazi benim yüregime isliyordur o zaman...haa bu isi, yani yazin isini kendine derd etmek yani konuda uzmanlasmak istemek ve bu konuda kendini gelistirecek yöntemlerle hasir nesir olmak farkli...yaraticiligini sözcüklerle kurdugu iliski üzerinde ifsa etmek istemek...eyvallah bu da cok güzel, ama bu zorlu yolda hatalar yapa yapa deneye deneye ve bu konuda destekleyen yazilar, dostlar, görüsler, duyumlar esliginde ve yine de samimiyetle yürünür.

Ahkam kesmek söyle dursun, paylasima inanmak, insanlari yalnizca yazdiklarindan ibaret görmemek, yazdiklarinin isiginda kendi yüregine giden yolun isigini görmek ya da görmeye calismak...VAROLAN´a ait...varolanin üstümüzden akip gecmesine kendinden kendine ifade bulmasina vesile olabilirsek ne mutlu bizlere.

Ve;

Tüm mizikciliklarima, köprü yikimi sayilacak suskunluklarima ragmen, bikmadan usanmadan arsizlik yapip :) gönülden gönüle bagi koparmayan güzel dostlara sicacik ve sezen´in yine mi güzeliz, yine mi cicek havasinda bir merhaba.

-burasi sular sehri köprünün karsi yakasi-

islam hoşgörü dinidir, ama uygulamada biraz farklılıklar gösterir,

yaradan-yaradılan ilikşkisi üçüncü kişiyi barındırmaz, kul ile Allah arasına kimse giremez, inandığım şey bu.

ayrıca arkadaşlarıma bir öneri: Cemal Şener-Alevilik Olayı isimli kitabı okuyabilirler bilgi edinmek isterlerse

Fark etmekle fark ettiğini göstermek arasında ince bir fark vardır.

Osmanli Sehzadeleri büyük emek ve itinayla yetistirilirdi. Bazilari Sosyoloji, Fizik, Politika,
Kimya, Astroloji, Yabanci Dil dersleri almadan önce Haci Bayram Velinin dergahinda Bektasi dersleri
alarak ahlaki, ruhani egitimten gecirilir, etnik kökeni ne olursa olsun insani yalnizca insan oldugu
icin ve yaradandan ötürü seven ve sineye ceken bir dünya görüsüyle gelisirlerdi. Bu dönemler
Osmanlinin en gelismis ve refah dönemleridir. Böylesine önemli bir gercegi bile görmezlikten gelen
bugünkü Türkiye´de, Insan Haklari Evrensel Beyannamesinde ve Devletlerarasi Hukuk sisteminde yer
alan maddeler maalesef Aleviler icin gecerli degil.

Hicbir kimse,
bir baskasina inancindan,
düsüncesinden,
ve
etnik kimliginden dolayi baski yapmasin
ve
asla asimile politikasina girmesin; baris icinde birlikte yasama sanati olan demokrasiyi ögrensin,
özümsesin, yasasin.

Aklin yolu birdir. Herkesin özlemini cektigi bu demokrasiye ulasmanin yoluda; ortak degerler
etrafinda toplanarak, ortak bir mücadele üretmekten gecer.

hadi ordan zibidi

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu