
Geldiğinde yağmur..
İndiğinde yanına..
Korkma gökteki gürültüsünden, korkma gücünden, sen onlardan değilsin. Biliyorsun ki birisini sevmek gibidir yağmur, ama onlar korkarlar, yağmurda sırılsıklam olmaktan, korkarlar sırılsıklam aşık olmaktan..
sen..
korkma..
Damlalar saçından süzülüp, ensenden sızacak bedenine, içinden küfretmek gelecek, üşüdüğünü hissedeceksin, bir yerlerde birinin ağladığını duyacaksın, kulaklarını kapatmak isteyeceksin..
kapatma..
dinle..
annenin küçükken söylediklerini hatırla “meleklerin ve Zümrüdüanka kuşunun gözyaşlarıdır her bir zerresi”.
onun için dinle..
her seferinde kaçtın aynalarda ki yansımalarından, kırmaya yeltendin, tüm seni sana gösteren aynaları. Aynaya baktığında “o acıları çeken”, “ o mayın tarlasında dolaşan” seni görmemek için..
kaçma..
bil..
bil ki öbeklenir yağmur, kümelenir yerlerde ayna olur, aynaya bakmak istemeyenlere bile..
“yağmurlu bir gündü tıpkı bu gün gibi” diyerek tüm yağmurlu günleri bir kez daha hatırla,
Utanma ağlamaktan, endişe etme gözyaşının yetmeyeceğinden. Bil ki gözyaşı olmayana gözyaşı verir yağmur, ağlayana saklanacak yer. Senin yerine bağırır, uğuldar rüzgarla birlikte ağaçların arasında.
Anla yalnız olmadığını, kokla ağaçları, yağmuru, rüzgarı..
Ve bil yakında hayatının en güzel yağmurunun yağacağını, o günü bekle, ama yine de tutma gözünden gelen yağmur damlalarını...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.