Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "adobe'nin acrobat reader 9'u indirilmeye hazır!"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Çocukluğumdan beri tek tutkum deniz oldu, sonradan bu tutkulara başkaları da eklendi. Defalarca da aşık oldum ama bir sonra gelen eskisini unutturdu hep.Unutamadığım sadece son aşkım. Çünkü kavuşamadık O'nunla.
Denize de aşığım, ona sıksık kavuşsam da tükenmiyor aşkım.

Gene denizlere dönmeliyim, ıssız denize, semaya
Bütün istediğim bir gemi ve yolumu gösteren yıldız
Çark vursun, rüzgar söylesin, beyaz yelkenler çarpsın havaya
Ve denizde sisli bir fecir, bir fecir istediğim yalnız

Gelgelelim beni böyle denizlere çıkaracak bir teknem yok. En iyi tekne arkadaşının teknesidir deselerde yine de bir yelkenli teknem olmasını çok isterdim. Böyle arkadaşlarım olduğu için de şanslı sayılırım. Acaba emekli olunca bir tekne alabilecekmiyim diye de hergün düşünmekteyim.

Gene denizlere dönmeliyim, dalgaların çağırışına
Öyle hoyrat, öyle saf bir çağırış ki karşı durulmaz buna.
Bütün istediğim rüzgarlı bir gün, bulutların yarışı
Savrulan köpükler, serpintiler martıların haykırışı

Denize çıkınca bir başka hissediyorum, tabiatla içiçe olmak, onun gücünü hissetmek, gücüne saygı duymak ve o güç ile mücadele edebilmek. Tıpkı yaşam gibi. Tıpkı iş hayatı gibi. Sayısız ve sürekli değişen şartlar içinde tekneyi selamet ile limana ulaştırmak.
Tüm zorluklara karşı işyerinizi iyi idare edip karlı tutabilmek. Bazen hepsi boş bunların diyorum.
Neden geldik ki bu dünyaya, tek doğru cevabı var 'ölmek için'.
Peki neden bunca telaş, serseri olsak ne kaybederiz.

Gene denizlere dönmeliyim, serserilik hayatına
Martılarla, balinalarla o keskin rüzgarlı yollarda.
Bütün istediğim, yolculuğun sonunda, bıkıncaya dek
Uyumak, rüya görmek ve bir gemici masalı dinlemek

John Masefield 1878

tam olarak bilinmese de 1878 yılında yazılmış bu deniz muamması.

Acaba kaç kişinin hayallerini yazmış, kendi hayali gibi.
Nasıl yaparım da bir tekne sahibi olurum, %28 ÖTV %18 KDV yi nasıl öderim. Nasıl öderim her sene motorlu taşıtlar vergisini.
Efendiyim, kıravat takıyorum, düzgün bir işim var.
Ama ben serseri olmak, denizlere çıkmak istiyorum.
Neden serseri olmak için para lazım?
Neden ha neden?


7 ahkam var

Ahkâmlar

Ne düşünüyorum biliyor musun? Hayattan kaçmak için para lazım. Bu acayip bir tezatlık ama öyle. En büyük isteğim bütün yaşamsal kaygılardan kaçıp kendimle olmak ve sadece yaşamı duyumsamak. En çok o zaman bu yaşama katlanabileceğim ve niye yaşıyorum demekten kurtulacağım. Mesela, ne istiyorum biliyor musun, Tibet'e yerleşmek ve herşeyden vazgeçmek. Kaçmak bir nevi arınmaktır. Bulaşıyor her tarafımıza ne yazık ki sürtünmeler. Mesela, bana para çıksa ne yaparım diyelim Tibet'e gitmedim, çekilirim yaşamdan. İşten çıkarım, ki şu an iki iş birden yapıyorum. Yüksek lisans derdini bırakırım. Telefonumu camdan aşağı atarım, oh ne rahat. Ne istiyorum biliyor musun, kimse bana karışamdan istediğim gibi saatlerce kitap okumak, günlerce, aylarca. Felsefe, sosyoloji, metafizik, siyaset. Canım mı sıkıldı, gez gel, yap gene yapacağını ama sonra gel sığınağına, evine. Çıkmam gerekmeden, başaracağım derdi olmadan, hep daha fazlasını hedefleme derdi olmadan...

Özgür, özgürlüğü hissetmek istiyorum. Günlerce telefona çıkmak istemiyorsam çıkmayayım.Günlerce uyumak, günlerce
sevişmek ama sadece isteyerek, istemezsen defol diyebileceksin, günlerce sabahlara kadar R&B yapmak, sonra soyutlanmak gene, aslında zaten soyut olduğunun farkına varmak bir daha bir daha...

Ölsem ya, demekten kurtulmak.. Bunu istiyorum. İsterdim. Gerçek ise buna yakınlaşmak için çok çalışmam, kapitalizmin göbeğine batmam gerekiyor. Ne enteresan sistemin dışında olmak için sistemin dibine batmak gerekiyor.

Arzuladığım eve geldiğimde dahi dinlenebilecek zamanı zor bulabildiğim bir hayatı yaşarken, tamamen özgür olmayı düşüyorum tutsaklığımın en diplerine battığmı farkederken.

Gelir mi, olur mu o günler bilmiyorum...

Artık olmasa da kaygılanmadığım dönemlerdeyim ki, bu daha da kaygı verici.

Diyorum ki, son yılda duyumsadığım kaçma, dinlenme, kendine dönme duyguma tercüman olmuşsun.

SİMÜLASYON,gerçek iddiasında olandır, gerçeğin yerini alandır. gerçek ise yerini simülasyona bırakmış durumdadır. şimdi gerçek ve simülasyonu birbirinden ayırmanın zor olduğu bir evrende, kültür endüstrisinin kalıntılarıyla yıkanmaya devam ediyoruz. kaybolan anlam, geride, KALINTI'yı hediye etti.

karadenize hayır demezsen gel bizle. yazları memleket havası solumaya kaçıyoruz bazen.bir de taka ayarlarız sana... denizse al deniz... inan oralar muhteşemmmm... görmediysen bir gün mutlaka vakit ayır... hem çok para gerekmez..

lorienn

Mr & Mrs Brown go to the sea side.
Last 2 days of the şafak iki,

deniz...
hem ürküten, hem de huzur veren.
var mı başka, böyle birşey acaba...

denizi ciddiye almak lazım, lisanından anlamak lazım, çoğu zaman korkmak lazım,

Doğayı yenmeye çalışan bertaraf olur.
Ondan korkan hayatta kalır.

Bende serseri olmak istiyorum, hem sorumluluk, hep akıllı kız olmaktan sıkıldımm... Ama dediğin gibi serserilik için bile kazanmak lazım.. offf yaaa offffffff........

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu