
Anayasa, bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirleyen bazı ülkelerde yazılı, bazılarında ise yazısız genel kabul görmüş kurallar silsilesidir. Anayasa denilen bu belgeyle ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınmıştır.Anayasa, bir devletin yönetim biçimini belirtir.Devletin temel kanunudur.Vatandaşların temel hak ve görevlerini bildirir..
Eğer anayasa normlarında devletin temel yapılanması hakkında ayrıntılı bilgilere giriliyor ve düzenlemeler yapılıyorsa bu düzenleyici anayasadır. Türkiye anayasası düzenleyici bir anayasadır.
Anayasa normları sadece devletin temel yapılanmasını çiziyor ve düzenlemeyi kanunlara bırakıyorsa bu ise çerçeve anayasadır.
İlgili Madde :
Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve yurtta sulh, cihanda sulh arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
Atatürk İlkeleri :
Temel İlkeler
Bütünleyici İlkeler
Siyasal devrimler
Toplumsal devrimler
Eğitim ve kültür alanındaki devrimler
Ekonomi Alanında Devrimler
Hukuksal devrimler
Bunları mı kaldırmayı düşünüyorsunuz?
zafer üskül kendine bir devlet kurup ona anayasa hazırlasın, şöyle Amerika taraflarında iyi olur mesela.
Eyalet isteyenler, Anayasanın değiştirilemez ilkelerinin değiştirilmesini isteyenler, konuşun, orgazm olun, tadını çıkarın bakalım. Karanlıklar sizi bekliyor fırsat bu fırsat eylenin biraz.
Zamanında hatırlarsanız Ab tarafından Kemalizm, Türkiye'nin ilerlemesi ve Ab ye katılımı için engel teşkil etmektedir şeklinde açıklamalar yapılmıştı. Şimdi de militarist(!) anayasanın sivilleştirilmesi adı altında çalışmalara alttan alta kamuoyu ısındırılıyor. Anayasa da militarist olan ne varsa artık? (sadece anayasanın oylanmasında zamanın darbeci devlet başkanının da meşrulaştırılması var)
Korkarım akp ye bu kadar oyu veren halk, atatürk milliyetçiliğinden arındırılmış, üniter devlet yapısından federal devlet yapısına geçisi sağlayacak bir anayasa değişikliğine de gönül rahatlığıyla evet diyecektir.
Sanki seksen sene evvel bu ülke kurulurken halk, atatürk ideolojilerini benimsedide kuruldu, sanki seksen sene boyunca laik kemalist bürokrat-askeri zihniyet bu yasaları yaparken halka gitti de halk bunu kabul etti de yapıldı, yıllarca üniterlik adına totaliterlik dayatıldı topluma şimdi sivil anayasa deyince bürokrasinin ve laik azınlığın ödü patlıyor, bak ben size söliyeyim darbe falan yapsın asker bu halka verirseniz anayasayı bırakın değiştirmeyi anasını bile ..... (anladın sen onu)
Laik azınlık ha:))) valla çok ilginç, dışarıda yıkıcı birtakım odaklarla içerdeki işbirlikçilerin dilleri anında aynı oluyor. Bravo valla, taktire şayan süratte organize olmak diye buna denir.
ser-hus: sen kaç yaşında dünyaya geldin?
yanlış anlaşılmasın, olayı kişiselleştirmek gibi bir niyetim yok sadece böyle bir yoruma karşılık böyle bir soruya cevap almak gerek diye düşündüm.
Kemalizm'i din karşıtı bir düşünce olarak belleyen kesimi fena korkutmuştur açıklamalarıyla.
At gözlükleri çıkarılıp söyledikleri okununca adamın çalışmayan kurumları harekete geçirecek, darbe anayasasını kaldıracak, anayasayı modern ve ideolojilerden arınmış hale getirmek için çalıştığını görüyoruz.
Haa bir de biz bu anayasayı değiştireceğiz demiyor, önümüzde 5 sene var ve biz ülkeye yeni bir anayasa yapmak istiyoruz deniliyor. Hala ülkenin tek partili chp yönetimindeki gibi yaptık bitti zihniyeti ile yönetildiğini sananların anlamaması doğaldır. Uzun yıllardan beri ilk defa %45 oy oranının üzerine ulaşmış bir partinin chp kökenli anayasa profesörü diyor ki : Artık yeni bir anayasa yapma vatki gelmiştir bunu da muhalefetle birlikte yapacağız.
Sabah, öğle ve akşam kemalizm hapı yutup, resmi tarih, türkün damarlarında akan asil kan goygoyu ile büyüyüp henüz dünya gerçekleri nedir, anayasa nedir, demokrasi nedir uyanamamış bünyeyi bozması normaldir bu açıklamaların.
Biz halkız ve kendi anayasamızı yazarız diyecek kadar zekası çalışmayan adamın sıkıştığı zaman bu ülkede bir tehlike olursa askerin müdahalesi mübahtır demesi gayet normaldir. Bu kitle gözümde ümmetçilerden bile tehlikeli bir kitle haline gelmiştir. Halksın sen halk! Bunu unutma bir zahmet. O anayasayı senin yazman lazım askerin değil.
işte ben buna sosyal evrim derim! reha muhtar haberciliğinden mimelenmiş arkadaşlara sesleniyorum,bırakın bu işleri, şapkayı önünüze koyun da artık esas kimin beyni örümceklenmiş bi görelim..şimdi bi reklam sloganıyla devam edelim; mutluluğu tüketmekle yakalayacaklarını zannedenler birgün mutlluluklarınıda tükkettiklerinde napıcaklar? üretin arkadaşlar, eleştirirkende üretin, tüketmeyin,saygılar efenimm..
Arkadaşımız bir yerden copy paste etmiş. Boşa gitmesin dedim. Ben de Atatürkçülüğün ülkemizi ne kadar kalkındırdığıyla ilgili bir kaç şey yazmak isterim. Gerçekte ne kadar uygulandı ve başarısı ne kadardır diye düşündüm. (evaluation of process yani)
Siyasal devrimler
Toplumsal devrimler
Eğitim ve kültür alanındaki devrimler
Ekonomi Alanında Devrimler
Hukuksal devrimler
Ülkemize demokrasiyi bir nebze de olsa tattırması benim için en büyük iftihardır. (İnsan hak ve hürriyetleri, cumhuri sistem vs.) Atatürk'ün en büyük devrimi de budur benim açımdan. Atatürk şimdi olsaydı ve şuan ki dünya konjonktörünü görseydi acaba ne yapardı? 1923 dünyasıyla aynı şeyleri yapmayacağı açık bir hakikat. Bu bağlamda da zaten inkılapçılık diye bir ilke bırakmış. Ama bizim Atatürkçüler, Atatürk'ü laik ibr insana indirgeyerek onu küçültmekten başka birşey yapmamıştır.
Zafer üskül'ün önerileri çok zamansız ve siyasette nasıl davranacağını bilmediğinin kanıtı. Teklifin içeriği ise tartışılabilir.
Mualif Demokrat yukarda pek çok madde sıralamış. Hayatımda bu kadar sığ bir yorum görmedim açıkcası. Eleştirmek başka şey salt karşı olmak başka şey.
Harf devriminden, ankaranın başkent olmasından bile şikayetçi bir zihniyet var maalesef bugün.
Eskiye küfür ettiler dediğin zihniyet türk tarih kurumunu kurmuş. Türklüğü ilk defa doğru tanımlamış bir zihniyettir.
Buradaki türklük sadece etnik anlamda değil kuşkusuz.
"Olumlu fakat bizim milletimizin gereklerine göre birşey olması gerekirdi" gibi garip yorumları yaparken acaba bugün sahip olduğumuz hakları o günün sarştlarında talep edebilmiş miyiz onu düşünmek lazım. Hem bu hak sana başkası tarafından verilmiş hem de öyle değil böyle olsaydı diyeceksin. Kimse böyle bir mücadeleye girmemiş.
Soyadı kanunu da kıytırıkmış. Bu yorumu da yazabilecek bir zihniyet var helal olsun.
O günün şartlarını bugünden bakrak yorumlarsak bile bu kadar saçma bir yorum asla ortaya çıkmaz.
Ben kemalist falan değilim Zafer Üskül'ün de yaptığı açıklama tartışılabilir bir durum. Ama toplumdan ne kadar kopuk olduğu ortada. Halk popülizmi yaparak yapılan bu önerileri halkın da desteklediğini ortaya atmak düpedüz ahlaksızlık. Bunun kanıtı da hiçbir akpli yöneticinin bu öneriyi
partinin politikası olarak görmemesi.
Bu arada medyada başka öneriler de dolaşıyor mesela devletin üniter bir yapı olması demokratikleşme önünde engelmiş. Bunu da değiştirmek lazım gibi.
Ve tabi en önemlisi gerçekten böyle ibr beklenti var mı halktan ?
Ya neyse, adamın ağzından sadece iki kelam çıktı. Döksün bakalım kemalizmden arınmış anayasa metnini de bir bakalım nasıl bir şeymiş. şu barolar birliğinin desteğiyle hazırladığı öneriyi bulamadım internette, kitapçılarda bulunur mu bakmak lazım. Gerçek o zaman chp nin de gazıyla hazırlanmış ama akp ye geçince kemalizm anlayışı da değişmiştir belki. görmek gerek...
yorumları okudum, aklıma neyzen geldi,
herneyse 1933-38 arası uygulanan kalkınma planından bahsetmek isterim, 1937 de tamamlanmıştır, yani hedeflere 1 yıl önce ulaşılmıştır.
ancaaaak daha da önemli bir konu var arkadaşlar, eğitim, eğitim şart, ama maarif teşkilatının eğitiminden bahsetmiyorum, bahsttiğim bilinçlendirme eğitimi ve devamı.
kitap okuyan kaç kişi var ülkemizde bana göre her 100 kişiden ancak 1i ya da 2 si okuyor, gerisi okumuyor ya da okur gibi yapıyor
yorumum alakasız gibi görünebilir, ama düşününce ve de bilinçli olarak bakınca, eğitimli beyinler olursak tartışmanın hazzını yaşayabiliriz gibi geliyor bana
bu arada yapılanlar sıralanmış ve eklentiler yapılmış
1923 Türkiye'sinde, yapılanları bugünün şartları ile değerlendirmeyelim, bugünkü düşünce şeklimizle ele almayalım olayları, biz bugün serbest bir şekilde düşünebiliyorsak kime ya da kimlere borçlu olduğumuzu unutmayalım
son olarak eğer eleştireceksek alternatifini de koymalıyız ki insanlar eleştirilerimizin sadece karalama adına yapılmadığını görsünler
@aggali: o gun yapilanlari bugunun sartlariyla degerlendirmeyeceksek, o gun yapilan bazi dayatmalarin da bugun artik gerekli olmadigini idrak edebilmis olmaniz lazim sanirim.
herneyse 1933-38 arası uygulanan kalkınma planından bahsetmek isterim, 1937 de tamamlanmıştır, yani hedeflere 1 yıl önce ulaşılmıştır.
Demek ki hedef düzgün konulmamış.
son olarak eğer eleştireceksek alternatifini de koymalıyız ki insanlar eleştirilerimizin sadece karalama adına yapılmadığını görsünler
Şu anda Türkiye'de bir sürü kör insan doğru düzgün hatanın nerede olduğunun bile farkında değil. Bu bağlamda sorunu bilmeden çözümü anlatmak imkanlı bir durum değil. 1923 yılında kalan bazı tipler var. 1930 model gazeteler ve "fikir adamları" (!?) var. Sorunu kabule ttikten sonra zaten çözüm arayışları otomatik olarak başlayacaktır ki başlamıştır zaten...
yorum yazmamayı düşünüyodum yazmıyıcamda aslında, sadece şunu diyorum
Engin Ardıç'ın amına koyayım.
iyi geldi
Dogmaları yıkacak fikir yazısı okumak isteyenler için...
fikir yazısı
Mustafa Kemal in ilkelerindeki devletçiliği anlama anlayışı olmayan birisi için epey dogmaları yıkıcı bir yazı olmuş. Niye devletçilik için yemin edecekmişim :D
bak ya!
sektörde tekeli oluşturmak için devletin elindeki kitlere yamananlar da zaten liberalizmi, serbest pisyasayı düşündüklerinden alıyorlar kitleri değil mi? al, yatışa geçir işletmeleri ondan sonra tekeli kur piyasa da. ne de olsa babalar gibi satan bir hükümet var iktidarda.
Ahhh ah. dogmalar doğdu mertlik bozuldu.
anayasadan Kemalizmi temizlemek isteyen dallamalar; anayasayı ele alacaksanız önce varılacak kararlar, toplanma sayısı, güven oyu, cart curt gibi sayısal değerlere iç tüzükler de dahil bir netlik kazandırarak ülkeyi bunalımların eşiğinden kurtarın. Ama yoook varsa yoksa Kemalizm, söylediğim konuları nasıl olsa işine gelen istediği gibi kullanıyor hiç yanaşırlar mı buna? tek işleri laiklik, halkçılık, devletçilik, milliyetçilik, cuhmuriyetçiliği polemiklere alet etmek. bu ilkeler neye engel oluyormuş; şöyle dogmalardan arınmış, ezber bozan bir yazıyla birileri anlatsa da biz aydınlansak...
"kemalizm" sözcüğü özellikle kullanılıyor bazı çevreler tarafından.. algıyı değiştirmek belki amaç bilemiyorum.. üstüne basa basa "kemalizm" diyorlar.. kominizm, kapitalizm, faşizm gibi bir sınıfa dahil etmek istercesine..
Mustafa Kemal'i yargılamaya kalkmadan önce anlamak ve tanımak gerekir.. zamanın şartlarını da göz önünde tutarak hayatını ve mücadelesini incelemek gerekir.. mücedele ediş şeklini iyi değerlendirmek gerekir.. fikirlerinin oluşma safhalarını göz önünde bulundurmak gerekir.. tüm bunları yapmadan onu yargılama gafletine düşerseniz komik durumda kalırsınız..
niyetleri önyargılarının ve hizmet ettikleri güçlerin istekleri doğrultusunda oluşan insanların yapacağı bu gibi atılganlıklar şaşırtmasın kimseyi.. yarın öbürgün Ertuğrul Gazi topmuş gibi bir lafla çıkagelirler karşınıza.. bunlar çok eski ve artık kokuşmuş komplo biçimleri.. bunun en sağlam örneği halen utanmazca fıkralara konu ettiğimiz Namık Kemal'dir.. ve her seferinde yiyoruz bu oyunu..
ama yeni birşeyle de gelemiyorlar.. umudum bu.. çok akıllı da değiller yani..
Atatürkçülüğü ADD seviyesinde, sadece içi boş, manasız, aptalca ve hatta bağnazca bir sevgi seli halinde kalmış hıyarlar yüzünden, Mustafa Kemal put gibi içi boşaltılmış bir kavram olarak sürülüyor önümüze.. sonra da zafer üskül gibi adamlar çıkıp, kemalizm çok gereksiz diyerek bu ülkenin sebeb-i hayatını yüreğinden söküp atmaya kalkıyorlar..
bu kadar basit oynamayın.. bu kadar dalga geçmeyin bu milletle..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.