Bugün Pazar. Çalışacağım diye işlerimi iptal ettim. Telefonumu kapattım. Tatlı aldım ve yedim. Vicdan azabı duydum.
Saat 23 hala nette gezmekten başka hiçbir iş yapmış değilim.
Yalnızım, her zaman olduğu gibi. Bare kitap okusam değil mi? lüzümsuzca netdeki haberleri okumaktayım.
UYkum gelmeden işlerimi bitireceğimi düşünüyorum hala. Bu ülkeden gitmek gerekli deyip, ingilizceni geliştirmen gerekli deyip, bak şu şu kitapları okuman gerekli deyip ; yapmıyorum.
Ankaray'daki insanların kapıdan çıkmayı inmeyi bilmeme hanzoluğuna her şahit oluşumda GİT buradan diyorum. Törpülenip duruyorsun bunca yoz'un arasında.
Ailesi aynı şehirde olup da yalnız yaşamanın 30'una gelsen tuhaf karşılandığı bir başkanette yaşarken bunalıyorum. gitme planları kurup ataletli davranıyorum. BU sefer kendime kızıyorum. Hem kekeme hem gevezesin diyorum. Ya da ne emmeye ne gömmeye geliyorsun diyorum. Enttellektüel bir uslupla da; Shekespeare Macbet adlı oyununda Ladymacbeth Macbeth'e 'balık ağzıma gelsin ama ayağım suya deymesin istiyorsun' der.
Aynen öyle, millete derim, çelişkili davranma diye. Ya ben? çok net'im ya!!
Hayatım gidiyor gözlerimin önünden. Bazen nasıl gitsem- hangi intihar yolu en acısız diye düşündüğüm hayatım. Birşey yapma gereklliğim şuradan geliyor: ya yapacağım ya da gitmem lazım dünyadan. katlanamıyorum. Hiç de kendimi kandırıyor değilim, zor! Güç mü, kabul, bu denli güçlü olmayabilirim. Her eylemin sonunda eeeeeeeeee diyesim geliyor.
Kariyer yapacağım. eeeeeee
Araba alacağım.Citroen C3. siyah. Evimi değiştireceğim.
Belki bir sevgilim olur, anlayışlı, entellektüel ve dost..
Kitaplar yazarım.
Hayvan barınağı açarım.
Kafamdaki barı açarım.
Dünyayı gezerim.
Tibet'de meditasyon yaparım.
Sonunda gene aynı anlam arayışının içinde buluyorum: eeeeeeeeeee
Biri dışardan bir şey ister misin diyor. ANLAM diyesim geliyor.
Anlam boşluğu duyumsamak herşeyin içini boşaltıyor. Anlam istiyorum.
Oruç Oruoba; anlam senin ona verdiğin anlamdan başka birley değildir diyor.
BOudrillard ise, gerçek; gerçek olduğu iddiasını taşımayandır diyor. gerçek iddiasını taşıyan gerçek değil olsa olsa gerçeğin simülasyonudur diyor.
simülasyonlar dünyasında anlamsız'ım. anlam yok. Ve bu anlamsızlıklar içinde ya bir anlam bulmam-hissetmem lazım ya da gitmem lazım.
BUnlar bi yana,Frederic Nietzsche ya da Arthur Schopenhauer bunca anlamsızlık içinde rahat rahat anlamlı hayatlarında geziniyorlar mıydı? Giderek içime dönüyorum. Tek teselli bir kaç yazarda bulduğum anlam. Ama bu yaşamak için çok sığ kalıyor genede.
Tanrıdan diliyorum bana anlam ver. BU denli boş geldiğinde dünya, dünyaya asılmak daha zor oluyor.
Evet, çalışmam lazım, yarın ayın en yoğun günü belki de; ve benim bitirmem gerekenler var, harcadığım zamandan kendimi sıyırıp...
yazını çok beğendim. oruç aruoba olacak. soy ismini yanlış yazmışsın. zor bir soy isim, bende hep karıştırıyorum.
Bilmelisin ki istemekle olmuyor.Tanrıdan istediklerimiz olsaydı oooo .Bırak istemeyi de başının çaresine bak bence daha iyi edersin zaman kaybın az olur
Özdemir Asaf sana, bir kutu "anlam" paket yaptırmış, bak üzerinde ki notta ne yazıyor:
"sen bana
sen desen de, demesen de olur.
ama ben sana sen deyeceğim.
düşün dur"
Daha dün anlamsızlığın anlamını aramak diye ahkam kesmiştim. Tesadüf beni şaşırttı. Velhasıl hepimiz tehlikeli bir yola doğru gidiyoruz. Seninle yalnız çok farklı anlam kaymaları yaşıyormuşuz.
Törpülenip duruyorsun bunca yoz'un arasında"
Sendeki anlam kaymasının sebebi; kendini çok özel sanman. Üstelik herkes de bu hastalıktan var. Herkes en özel, en zeki, en ulaşılmaz kendisi sanıyor. Ya diğerleri? Herkes özel. Onlar yozsa, sen daha daha yozsun; onları yozlaştırdığın için.
Ben Baudrillard'ın
gerçeğin çölüne hoşgeldiniz
astral yazın güzel olmuş.Yazılanları sen yaşıyorsan kafan biraz karışmış.Kafa dağıtmanın en iyi yolunu haber ablan sana dilinin döndüğünce söylesin.
Yardım:Elinden geldiğince insan ve hayvanlara yardım et.Mesela bir fakire yemek yedir,bir çocuğa defter veya boyama kalemi al,yaşlı insanlara değerli olduklarını hatırlatacak bir kaç sözcük söyle,gençlerle şakalaş,bir köpeğin başını okşa.İnan bana bunların verdiği zevk ve mutluluğu dünyada hiç bir zevke değişmem.Hayat yaşanası bir yer gibi gözükmeye başlıyor.Her şeyi yapabilirmiş her zorluğun üstesinden gelebilirmişsin gibi hissediyorsun.Yapıyorsun da.
Mevlananın çok müthiş bi sözü vardır sadece onu sölüyorum ve susuyorum.
Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?
@acustic söyleyince aklıma geldi yazmadan edemedim;
bulutlardı yağmuru getiren
hüznüm bulut oldu
yağmur oldu yasak sevdamız
inatla gurbete doğdu.
bazıları hyatın anlamının şarkılarda gizli olduğunu düşünür.
bir hatıra;
bir ara cem yılmaz'ın bir tat bir doku serilerini izliyordum.
orada cem yılmaz şöyle birşey söyledi;
bazıları buraya çok büyük beklentilerle geliyor, sanki hayatın anlamını vericez. kusura bakmayın bu paraya verilmez.
orada bir anda kafama dank etti. bazı şeyleri anlamaya çalıştığım bir dönemdi. bu sözlerden gerçekten hayatın değerinin ucuza anlaşılamayacağını anladım.
hayatın anlamı bence büyük bedellerle anlaşılabilir...
@zucenaheyn, bende ayrıca sıkı bi düş sokğı sakinleri dinleyicisim. Söleyince hemen hatırladım. Ve hatırlattığın için saol.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.