
Anneler gününde kesinlikle alınmaması gereken hediylerin başında sanırım yemek kitabı geliyor, hangi akla hizmet yemek kitabı mailini hemde En güzel annelere diye göndermişler, anlamadım gitti, çok kötü yaa, anneee bak sana aldım, yemek kitabı bu ayol, ama italyan mutfağı, neden benim mutfağımda ne var, beğenmiyormusun kızım sen benim yemeklerimi, ama anne işte sen yemek yapmayı seviyorsun ya ondan aldım, ufkun açılsın, değişik şeyler dene diye, ne demek şimdi bu anneye ufkun açılsın, ufuksuz muyum ben? Anladım sen geçen gün yaptığım keşkeki de yemedin zaten çok ağır dedin, tamam bundan sonra yemek falan yapmıyorummm...
gibi sonuçlar çıksın istemiyorsanız yemek kitabı almıyorsunuz.
Aman allahım şimdi de bir elektrikli aletler satan yerden gelen maile bakın Annelere sonsuz sevgiler demiş; muhahaaaahaaa epilasyon aleti, telsiz telefon, şarjlı süpürge, ütü ve blender...
Sakın sakın almayın bunları, şahsen bana alınsa o epilasyon aleti ile önce babayı traş ederim sonra çocuğu. Ütü direkt kafalarına isabet ettirilebilinir:) Blenderi uygun gördükleri yerlerine monte etmekte sakınca görmüyorum...
Hele düdüklü tencere, muhtelif mutfak eşyaları tamamen listenizden çıkarın lütfen.. Bu arada geçen sene anneme ekmek yapma makinası aldım ben , ele verir talkını kendi yutar salkımı durumu oldu ama olsun:)
En güzeli annenin hesabına nakit yatırmaktır, alooo duyormusun çocuğumm, babana söyle oldu mu? Oku bak burayı iyi oku veriyorum hesap numaramıı 777..... tamam mı:)
Hamiş: Şaka bir yana tüm Annelerin anneler günü şimdiden kutlu olsun:) Bir öpücük, sımsıcak bir sarılma yeter bana...Hıı birde okul birincisi ol, sözümden çıkma, yaramazlık yapma bu kadarcık çok şey mi istedim:)
Annelere aslında direkt onlarla ilgili olmayan, dolaylı yoldan diğer ev ahalisinin işine yarayacak şeyler almak gibi bir düşüncesizliği yapıyoruz ne yazık ki. Lisedeyken anneme kardeşlerimle fincan takımı almıştık. "İyi, çeyizine saklarız." demişti. Ne kadar ciddi olduğunu evleneceğim zaman anladım, ne diller dökmüştüm takım onda kalsın diye :)
Kızım hediye almak için çok çok küçük daha, ama bana "Beeeen, seniiiii, çooooook, seioumm!" demesi dünyalara bedel olur :)
Linet iyi hatırlattın, babamın doğumgünüyle aynı güne geliyor hay şansıma.. Ne yapsam da karlı çıksam acep?
ama sen bayansan pek ihtimal yok gibi, yoksan bayan gibi mi davranıyosun, yada ben mi bay gibi davranıyom, çok mu karıştırdım
canımmmmm, seni buldum en sonunda, ne kadar bedbahttım yıllarca, tantuni yaptırdım hadi gel balkonda yiyelim
83 metrekarelik bir balkonda tantuni yemeyeli öyle uzun zaman oldu ki
İlk uçakla geliyorum, achtungscheisse cüzdanım nerede
atenşın pliiz, turkiş eyırlayns flaytnamber tikey triforvan ekspektıd fıram istanbûl hes cas lendıd.
linet!!!! canım ; sana çiçek baktım, ama naifliğin o kadar yüksek ki, belli bir tip çiçeği sana uygun bulamadım, kocaman bir çiçek tarlası ancak yeterli gelebilir, sevgiler, mutlu bir anneler günü dilerim!

kendine "anne"liği yakıştıran herkesin
"anneler günü" kutlu olsun!
piyasayı, satışları canlandırma ve tüketimi artırmaya
matuf bu tür "copy paste" günlerin, özellikle de,
anasızlara olan berbat yansımalarını bir düşününce
bu tür "özel" günlerin cümbürcemaat kutlanmasındaki o kahredici eziciliği, burukluğu
anlamanız mümkündür.
anasızları düşünün...
bir hastalık sonucunda yitirilen anaları...
bir cinnet anında yok olan anaları...
bir "kan davası" uğruna gaddarca öldürülen anaları...
bir "trafik canavarı" tarafından kolu kafası kopan anaları...
bunları düşününce şen şakrak, toplu bir
"anneler günü" şenliğini içiniz kaldırmayacaktır.
yine de "anne"lere verilen sözler tutulsun...
"anne"ler mutlu olsun sayın linet.
Birde anneleri tarafından terkedilmiş çocuklar var, anneleri tarafından istismar edilmesine göz yumulmuş çocuklar var... Böyle bakarsak sayın hayymatloss hiçbir günü kutlamamamız lazım..
Ne bayramlar ne özel günler...
Hayatın olağan akışınında kendimize böyle özel anlar yaratmalıyız diyorum, aşırıya kaçmadan..
Anneler mutlu olsun (çocuklar daha çok mutlu olsun)
doğru söylüyorsunuz sayın Linet.
anneleri tarafından çok kötü muameleye maruz bırakılan çocuklar da var.
kezâ "baba"lar da... "babalar günü" de...
"hayat devam ediyor" diyerek kabuklanan yaraları
kanırtmayı, en azından ben kendi rumuzuma,
pek doğru bulmuyorum.
yas, denen bir kavramın zedelenmesini istemiyorum. "yas"ı kutsuyorum.
sağda solda neşeyle babalarından aldıkları harçlıklarla annelerine hediye almaya seyirten akranlarına iç geçirerek bakan anasız bir çocuğun içindeki lavları tutmayı denerseniz anlayacaksınız bunun ne demek olduğunu...
böyle düşünüyorum.
siz ve sizin gibi "hayat akıyor" diyenlere de diyecek sözüm yok tabii ki...
despotizmin kanı dolaşmıyor damarlarımda.
her tür görüşü dinlerim. kendi doğrumu da beyan ederim. benim açımdan mesele yok.
"anneler gününüz" hep kutlu olsun sayın Linet!
Kendinizle çelişiyorsunuz... Kendi doğrunuzu beyan edin tabii ama sonrasında söylediğiniz ben despot değilim diyerek beni ve benim gibileri o sınıfa sokuyorsunuz...Şaşırdımm...
O zaman siz yemekde yemeyin, bir sürü aç var, üstünüze başınıza da almayın bir sürü sizin gibi giyinemeyen var...
Bir sonraki yorumunuza cevap vermeyeceğim, ben ve benim gibileri muhatap almayın zaten, aman sakın despot falan olursunuz...
sayın Linet, siz cevap vermeyin. olur.
kendimle çelişmiyorum.
yanılmışsınız.
sizi hiçbir sınıfa sokmadım. sokmuyorum. sokmayacağım da... bunu anlayın lütfen.
kurnazlık mı bu şimdi? yemek yemeyin imiş!
yemek yerken bütün insanlara ilan etmiyorum
yediklerimi.
odamda, evimde yemek yiyorum.
mükellef sofralarda ağzımı şapırdatarak şupurdatarak yemek yediğimi "aç"lara ilan etmiyorum.
sevap da günah da gizli denir...
elmalar ile armutlar aynı sepete girmiş yazınızda.
üstüme başıma alırken de, paylaşmanın, yoksula yardım edebilmenin hazzını, insanca paylaşımını yaşıyorum kendi adıma/rumuzuma...
elimden geldiğince...
yardım da gizlidir bizim indimizde.
bireysel tavırlar ile toplumsal kampanyaları
birbirine karıştırırsanız sadece bu rumuza kıl kapmış olursunuz o kadar :)
"sizin gibi"ye takıldığınızı çoook iyi anladım.
buna takılmayın.
"anneler günü"nüzü tebrik ederim tekrar!
değmez bir rumuza kızmaya, cevap yazmamaya!..
Anlıyorum sizi Hayymatlos, ''biri yer biri bakar kıyamet bundan kopar'' demek istemişsiniz.
Ama her türlü ihtiyacınızı karşılayacak imkan doğsa, kafanız çok çalışsa, emeğiniz çok para etse, bunu size verseler ''hayır istemiyorum'' demezsiniz ya da ben karnımı doyuracak kadarını alayım gerisi sizin olsun mu dersiniz..
Elinde imkanı olan gönlünden geçirdiği kadar yardımını yapar..
Beş parmağın beşi bir değildir..Biraz şans biraz da kader dir bazı işler..
Linet insanın gördüğü dünya budur ve bunu yansıtmıştır bu yazısında, buna katlanamamak, hayatın gerçeklerinden birini reddetmektir.O da toplumun bu kesimidir..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.