
anne bende seni çok seviyorum. şimdi herkes gitsin annesine onu nekadar çok sevdiğini söylesin. hadiiiiii.
Kızım sırtına fanila giy soğuk
Kaşıntı yapıyor giymem.
bu dialog bana da tanıdık geldi.
Ne zaman üstüne kalın giy dese ben yalancı güneşe aldanır ince çıkardım ve sözüne gelince de serde gurur var diye yine dediğimi savunurdum. O ise bunu hep hoş karşılardı.
Annelik, emekliliği olmayan, üstünden bir saniye bile çıkartamayacağın bir üniforma ama en kutsal meslek.
Yüreğine sağlık haber küp, hep gülümseme sözünü unutma:)
en akıllıcasını yapıyorsunuz. kesinlikle doğru bildikleri çok şey var. hatta ben babamın dediğini de yapıyorum.
Hani çocuklara sorarlar anneni mi seviyorsun, babanı mı diye? anlamsız bir soru aslında ayırt edilmez gibi gelir ama öyle değil işte.. Ben babamı seviyorum daha çok, ohh be itiraf etmek iyi geldi.. O her zaman sert mizacına rağmen hep gözlerindeki sevgiyi gördüğüm adam babamm... Annem sorar neyin var diye, babam sormadan anlar neyim olduğunu, bir derdin var senin diye başlar lafa, hep de bilir... Annem daha ne istiyorsun bu mu dert ettiğin der, babam evet bende yaşadım bunları ama yaşaman lazım gün gelecek güleceksin der... Bilmiyorum neden belki de biliyorum ama ben o sert bakışlı, kuralcı, korumacı, hala çekindiğim babamı seviyorum... Annee diye ağlar çocuklar, bense baba diye ağlıyorum. Ne karar verirsem vereyim bana ben sana demiştim demeyecek tek insan olduğu için belki de... Tek sığınağım, güvendiğim tek kale, o olmadan bir hayat düşünemiyorum.. Allah ona uzun ömürler versin...Birgün babamla dertlerimi paylaşıp aman anneme söyleme diyeceğim aklıma bile gelmezdi ama oldu:)) Annem seni de seviyorum ama babamı daha çokk:))
kendimi zaten geçtim, 10 yıllık evli ve çoluk cocuk sahibi ablama, annem hala telefonla direktifler yağdırır...
ne kadar buyusek de, anne de olsak bizler onların hep korunup kollanması gereken çocuklarıyız...
Ya bir gün anne, ya bir gün uyandığımda sen olmazsan...nasıl ayaklarımızın üzerinde durur, nasıl güçlü olabiliriz hiç düşündün mü...hayatla nasıl başa çıkar, kazık yemeden,acımadan, ağlamadan nasıl yaşarız kalan ömrü....
bırakın artık noolur, sizin küçük kızlarınız olmaktan çok sıkıldık biz..hayat bizim, beden bizim, ruh bizim...elbette hayat deneyimlerinize ihtiyacımız var..ancak anlatın yeter, bizden sizin gibi düşünmemizi ve davranmamızı beklemeyin...bebekken nasıl düşüp düşüp kalkardık..bıkmadan usanmadan canımız yansa da vazgeçmez, inat ederdik...yürümeyi nasıl öğrenebilecektik ki başka türlü anne...
bizi bize bırakın....birazcık bize......
Malesef bırakmıyorlar.Ama ben bunları iyi bildiğim için kızımı kendine bırakıyorum.İhtiyacı olduğunda yardım istediğinde elimden geleni yapmaya gayret ediyorum.Akıl versem ne olacak ki , onlar da bizim gibi kendi bildiklerini yapmayacaklarmı.
Kelebek, son derece haklısın..Anne hissettirmeden izlemeli yavrusunu..Bırakınız çocuklar kararlarını kendileri versinler.
Her çocuk, gerçekten ihtiyacı olduğunda annesini arar zaten..Belki derdini söylemez ama sesinden bile desteğini alır, ona sonsuza dek açık olan kucağı bilir ..
Haber3, tebrik ederim, kendine haline bıraktığın için onu..
bir gün çocuğum olursa bende haberhaber gibi yapacağım pbk..aşırı koruyucu ve kollayıcı bir anne olmayacağım..hayatı benim deneyimlerimi yaşayarak değil, benimkileri dinleyip kendininkileri yaşayarak öğrenecek...düştüğünde tutup kaldıracağım ama yürürken yanında eşlik etmeyeceğim...hayat öylesine zor ve acımasız ki çünkü....
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.