Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Harika seramikler"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

\
Depresyon denen durumun (ki olmasına müsaade ettiğiniz sürece var olan şey) ilaçlarla hizaya geldiğini ben şahsen hiç düşünmedim.

Birçok çeşidi olan bu durumun (hastalığın bile demeye dilim varmıyor) yegane çözümünün kişinin düşünce gücü ile var olacağına inanırım. Kişi, beynine gönderdiği emirler ve telkinler sonucu ruh halini belirler bana göre...

Fakat antidepresan denilen ilaçlara da hep saygı duydum, beyinde oluşturduğu kimyasal reaksiyonlar sonucu pozitif bir sonuç ortaya koyduğu ve bunun bilimsel bir gerçek olarak kabul gördüğünü hep izledim.

Ama, sonunda bu ilaçlar da sorgulanmaya başladı. Hatta İngiliz Hull Üniversitesi bilim adamları, 47 klinik deneye dayandırarak yaptıkları araştırma sonucunda, antidepresanların aslında sanıldığı kadar etkin olmadığı fikrindeler.

Gerçekten faydası aslında yok mu? Yoksa belki az bir seviyede de olsa insanlara katkısı dokunuyor olamaz mı?

Antidepresan ilaçları ile tedavi gören birçok insan var, onlar ne olacak?

Çağın hastalığı depresyon şimdi ne olacak?


99 ahkam var

Ahkâmlar

depresyona en iyi gelen antidepresan 4S formülüdür, terkibi sır gibi saklanan bu antidepresanın içindeki maddeler doğal ve organiktir, karışımıyla zevkinize göre siz dilediğinizce oynayın ama hepsini kullanın, birbirinden sakın ayırmayın,
yan tesiri yoktur, günün her saatinde dilediğiniz kadar alabilirsiniz,
gelelim formülün içindekilere : deniz, güneş, kum ve sex

hayat suda başladı salus per aquam

4S formülüne alışıp her zaman temin edememek, hastalığı tetikleyebilir...

alışkanlık yapar ama tiryakilik yapmaz, kolaylıkla bulabilirsiniz biraz çaba yeterlidir, tek kötü tarafı stock yapılamamasıdır, arge mühendisleri stockable durumlarını araştırıyo, stockable 4S piyasaya çıkınca fiyatı tabi ki çok ucuz olmayacak ama en azından her zaman serbestçe bulamayacak durumda olanların depresyonlarına bi nebze derman olacaktır,
zaman ve teknoloji her şeyi çözer bekleyelim görelim,
yine de doğada çözülebilen, ve organik olanlarını bulabildiğiniz kadar tüketmenizi tavsiye ederiz

hayat suda başladı salus per aquam

bu yazının hemen tamamına şiddetle kesinlikle ısrarla katılmıyorum

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Çözüm düşünce gücü diyelim tamam da, depresyona girince düşüncelerine hakim olamıyor ki insan. Tüm vücut , beyin sanki senin dışında bir şeymiş gibi , nasıl anlatsam, çok kötü bir durumda oluyorsun yani, Düşünce müşünce, telkin falan filan tınmıyor artık. Sayın Makaleci, diplere vuran bir depresyon yaşamadığınızı çıkardım ben bu yazıdan :)

bazen sesini duyurabilmen için susman gerekir

Gunes isigi, dusuk karb beslenme, zihinsel mesguliyet, bol spor ve karsi cinsle ilgilenmek sorunun fizyolojik kismini cozer.

Islam = kadin dusmani pedofiller klubu

yukarda yazılanlar depresyonun fizyopatalojisi ile alakalı değildir.

olsa olsa psikopatalojisini etkiler. (ne derece etkilediği ayrı bir tartışma konusu)

sallamayalım arkadaşlar. insanlara zarar verebilirsiniz.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Herkesin psikologu ve ailenin genetik özelliklerini bilgisayarlardan takip eden hekimi olmalı, dosyalar nesilden nesile aktarılmalı..

Mevcut hastalıklar önceden bilinmeli, yeme içme alışkanlıkları yeniden yapılandırılmalı..

Pek de etkili olmayan, ancak etkili olduğuna inandırılarak işe yarayan ilaçlar mutlaka vardır. Yaşı ilerleyen insanlara verilen vitamin bazlı ilaçlar gibi. Ama burada bahsedilen ilaçlar çok farklı.
Derinlemesine bir bilgim yok tabi ki, ama bu haber bana basit bir atlatma haberi gibi geldi. Bir gün asprini öven yazı çıkarken ertesi gün kötüleyen yazılar çıkıyor. Ama üzerine oynadıkları şey çok farklı ve tehlikeli. Bir insanın ruhsal durumu onu intihara kadar götürebilir.

Mesela, ailede psikolojik hastalıklar fazla sayıda olan kişiler alkol vb. maddeler den uzak durmalı..

Burda okuduğum kaçıncı depresyon yazısı saymadım, sayamadım..

GOTİKA yı seyredin arkadaşlar....gothika

Bu yazıyla bir ilgisi yok, ama delilik böyle birşey heralde dedim seyrettiğimde ve deli olmak istedim...

ben de halberiye deli oluyom linet

hayat suda başladı salus per aquam

sallaya sallaya gelin çocuklar el ele el ele verin çocuklar. hobaaa

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Bu bana mı Manson?

bence bana

hayat suda başladı salus per aquam

pbk, puelle, exorienteluxa değil.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

linete de değil.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Tamam:)

sünnet aidsi önlüyor tadında bir açıklama yapmış gazete tebrik ediyorum.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

beni saymadığına göre bana, demiştim zaten bana die...

hayat suda başladı salus per aquam

sadece sana değil ki. saymadıklarıma.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

bana mı değil mi,

hayat suda başladı salus per aquam

Ben deli miyim bu siteye sallama yazı koyar mıyım hiç..Cinler var anında yakalarlar insanı..

Cinleri açıklıyorum..

1. Clicia
2. Manson
3. Pilli Pati
4. Anthro
5. Kop

listebaşı olmak istiyorum gerekenin yapılmasını bilgilerinize arz ederim.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

ben niye 5.sıradayım, benim ne eksiğim var, ben de fakülte bitirdim, tez hazırladım, ben de 7/24 rüya görüyom, 4 dil biliyom, kayalardan kayıyom

hayat suda başladı salus per aquam

Adalet die birşey yok, ne dersem o..

Yazının aynısını bulup çakanlar liste başı..

Manson, bahsi gecen aktivitelerin hepsi serotonin salgisini duzenleyici ve endorfin/ oxytocin salgilayici aktiviteler, aksini mi duydun merak ediyorum. NAsil bu kadar kolay kesip atabiliyorsun soyle bakalim.

Islam = kadin dusmani pedofiller klubu

Takma kafanı kop. Sen ters adamsın, amuda kalk bak listeye. Sen birincisin ben de ikinciyim.

niye ki? çok mu çarptık?

depresyon zaten bu hormonların salgılanmasının fiziksel veya psikolojik nedenlerle geri alımı sonucu ortaya çıkıyor. beynime ileti yollayayım da seratonin salgılasın oksitosin salgılasın diyemiyorsun. yanin olayın fizyolojik boyutunu telkin yoluyla düzeltemiyorsun. depresyondaki insan normal insan gibi oh flörtümü ettim oksitosinimi saldım mutluyum diyemiyor zaten. olay bu. seratonin gerialımını telkin yoluyla inhibe edemiyorsun. bu bakımdan sözünü ettiklerin fizyolopatolojiyi düzeltemiyor. işte ilaç bu noktada devreye girip senin yapamadığını yapıyor. seratonin geri alımını inhibe ediyor.

senin sözünü ettiğin şey zırva mı, hayır değil. sağlıklı insan olmak için depresyondan korunmak için (eğer vücudun karşı çıkmazsa) dediklerin gayet akıllıca. hatta tedavi aşamasında bile etkili ve yararlı olabilecek unsurlar.

ama senin söylediğin gibi fizyolojik sorunu çözmüyor.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Ben telkinden bahsetmedim ki! Tamamen fiziksel aktiviteler bunlar, vucudun biyokimyasini ilgilendiriyor. Psikoloji kismi elbette daha karisiktir. Ama gunes isigi (kuzey enlemlerde sefil olmus bir Akdenizli olarak) cok ama cok etkili bir duzenleyici, serotonin re-uptake inhibitor yerine serotonini induce eden yeyecekler + gunes isigi bomba etkisi yapar; nordiklerin kis aylarinda yapay gunes isigi tedavisi aldigini duymussundur. Nordiklerde intihara tesebbus cok yuksektir, temelini gunes isigi yokluguna bagliyorlar.

Islam = kadin dusmani pedofiller klubu

manson; saymadıkların arasında ben de varım, bana da demiş oldun sanırım hem de yazının hiçbir yerine katılmıyorum da demişsin zaten...

Zaten ben burada kişisel hislerimi paylaştım ilaçlar hakkında; senin görüşlerini de öğrenirsem memnun olurum...

bir de insanlara zarar verip onları etkileyeceksiniz bu fikirlerle diye bir cümlen var,

benim yazıda geçen hangi fikrim insanları etkileyebilir bu arada?

bir de benim yazımda fakat ile başlayan paragrafta söz konusu tedavi şekline nasıl pozitif baktığım da belli diğer taraftan...

makaleci sen yazıda bir haberi buraya taşımışsın. seni kastetmediğim çok açık. o paragrafın da varlığından haberdarım. dikkat edersen yazının tamamına değil hemen tamamına katılmıyorum diye yazdım. aslında bu gazete haberini buraya taşıman gayet iyi. böylece ne denli yanlış olduğu daha rahat açıklanabilir.

bu konu daha önce de birçok defa konuşuldu her defasında ısrarla fikrimi belirttim nedenlerini açıkladım. bu konu uzmanların yanıtlayacağı bir konudur. ki dünya çapında ruh hastalıklarında kullanılan ilaçlar cevabı açıkça vermiştir.

depresyon bir hastalıktır. ciddi anlamda depresyonda iseniz kendi kendine geçmesini beklemek tehlikelidir. ilaç kullanımı doktor tarafından önerildiği takdirde şarttır. sizde işe yaramamış olabilir/ olmayabilir her metabolizmanın direnç yanıt sistemi farklıdır.

ben iyiyim her şey geçecek, güçlüyüm bunun üstesinden geleceğim mantığı gereksiz kahramanlık gösterisidir. depresyondan sorumlu olduğu düşünülen hormonlarla ilgili bozuklukların çözülmesinde tıbbi yardım gereklidir.

antidepresan konusu oldukça teferruatlıdır. birçok çeşidi vardır. farklı etki sistemleri ile çalışır. antidepresan deyip geçtiğimiz kelimenin altında sadece üç kola ayıralım dersek bile trisiklik antidepresanlar, selektif serotonin geri alım inhibitörleri, monoaminoksidaz inhibitörleri gibi üç koca derya uzanır. konu hakkında yorum yapılırken herkesin uzman görüşü verir gibi beyanat vermesi yanlıştır. kişisel fikirler varolan genel gerçeklikler gibi sunulmamalıdır.

kısacası yazıyı yayınlaman aslında birçok yanlışın irdelenmesi açısından bence oldukça da faydalı.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

%100 düşünce gücü ve secret gibi saçma sepet kitaplardan medet ummak da depresyonda olan arkadaşlarımıza fayda sağlamaz,
tırnak içinde söylüyorum bu bir uzman görüşü değil mantık çerçevesinde şahsi fikrimdir, depresyonda iseniz doktorunuza danışınız

hayat suda başladı salus per aquam

duyarlı yaklaşım diye ben buna derim.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

manson şöyle izah edeyim; sen tamamen bizim evde konuşulan fikirleri söyledin...Sağlıkçılar aynısınız, aynı şeyi söylüyorsunuz yani:))))

ama; ben sanırım işin (depresyonun) başlangıç noktasından, o vesveseler, kendini yalnızlığa makhum etmeler safhalarında kişilerin kendilerini kontrol edebileceklerini düşünürüm hep...

Yani senin dediğin o hastalığın terminal döneminde ne bir telkin ne de bir pozitif düşünce kişilere yardımcı olamaz, farkındayım...

Ama bütün bunların ana çıkış noktası kişinin kendidir, hareket noktası kendidir...Mantiığım bu anlamda hep bunu söylüyor...

Kop; secret okumadım, hayatta da okumam, bunun için oldukça teferruatlı gerekçelerim var..

ama o diğer kitap; ki onu da gidip dilim dışarda kendimi bir kitapçıya atarak ve büyük medetler umarak satın almışlığım yoktur..en yakın arkadaşımdan merak edip ödünç alarak okumuşluğum var bundan 7 yıl öncesinde...ama diyeceğim bu kitapta bazı ruhani, dünya üstü, garip öğretiler değil, klasik başarı öyküleri vardı kısa kısa...ama bu öykülerin diğer başarı öykülerinden farkı bu kişilerin başlangıç noktalarında acayip bir dibe vurma ve bu dipten kendilerini olumlayarak (e tabi koşulların da oluşması ile) çıkmaları vardı...
Ve madde madde, insanı sıkmayan bugün şunları düşündünüz mü? olaya hiç bu yönünden baktınnız mı? benzeri insanı yakalayan, zevkli bir tarafı vardı..

efenim antidepresan kullanan biri olarak konuya katkı sunayım bari.

depresyon ne kelime, herşeyin dibine vurmuştum. 4 ay boyunca bir kanepeden kalkmadım, dışarıya bir defa adım attım. neyse velhasıl zorla psikiyatriste götürdüler, sevmedim adamı geri geldim. aile zorla başka birine götürdü. adam çok ciddi, garipti. hiç beni umursamadı. beni bu hali nedense etkiledi. kısaca sevdim adamı, aramızda iyi bir dialog kuruldu. koyduğu teşhis egosantrik kişilikti. kelime anlamı olarak hoş, özünde berbat bir şey. sonra borderline falan da dediler, ama ben inanmadım. velhasıl başladık antidepresanlara. isim vermeyeyim biri acayip mutlu ediyor. boş boş geziyosunuz, dudağımda hep bi gülümse. ayrıyeten ilaç kilo kaybına sebep oluyor. ben habire kilo kaybediyorum. 2 gün yemek yemediğimi bilirim. açlıktan ölüyosunuz, ama bir şekilde o yemeği yutamıyorsunuz. bir şey ket vuruyor. 1 yılın sonunda yavaş yavaş bıraktım.

sorun şu: bizdeki bütün dr'ler kısa yolu seçip ilacı dayıyorlar. oysaki terapiyle çözülecek depresyonlar ayrı, ilaçla çözülecekler çok çok ayrıdır. ancak benim kanaatim herkese aynı ilaçları dayayıp yolluyorlar. boşuna prozac toplumu olmadık.

nevdalist; çok iyisin, sonuçta kendi özelini paylaşmışsın, sağolasın...demek istediğim benim de bu...ilaç tedavisinde senin değindiğin/tecrübelediğin hep bir 'soğuk yüz' var yani...ben bu sebeple hem ilaçlara saygı duruşumdan vazgeçmem, kabulümdür ama diğer taraftan başka bir çözümü olmalıııı!!! diye veryansın ederim...

Bugüne kadar hiç ilaç kullanmadım diyebilirim aspirin de dahil...(aşırı soğuk algınlıkları hariç)

Şunu söylemeden edemeyeceğim, hayatta en sevdiğim şey ''GÜLMEK''

Kızan arkadaşlar olabilir belki ama, yine de söylemek istedim..Kimse gelecekte ne olacağını bilemez tabii..

işte makaleci bizdeki sağlık sistemi iyice çöküyor. doktorlar hastaya müşteri gözüyle baktığından beri böyle. ayrıca terapi denilen şeylerde hakkaten pahalı. bugün en uyduruk seans 100 ytl'den başlıyor. hal böyle olunca da ilaç almak daha kolay geliyor. birde terapiye bizde güven yok. nedense herşeyin ilaçla çözüleceğine inanıyoruz.

kopanisti, depresyondayken gözün o dört maddeyi görmüyor şekerim. yoksa dördü de vardı ama, nayır nayır olmuyor :)

Depresyona girme gibi bir lüksüm hiçbir zaman olmadı. Öyle aylarca evden çıkmamayı düşünemiyorum bile, işler ne olacak, evi kim çekip çevirecek, işe 2 gün gitme bakalım işten atılırsın ondan sonra girersin depresyona..

Çok bilirim ellerim ayaklarım tutmaz, duygusal açıdan çıkmazlarda iken, gözyaşlarımı içime akıtıp toplantılarda sunum yaptığımı, eve gidip misafirler ağırladığımı.. Belki böyle tedavi olmuşumdur, hayata karışarak..

Söylediklerim yanlış anlaşılmasın ne olur, bazen öyle oluyorum ki, köşeme çekileyim, bana baksınlar, üstümden tüm yükler alınsın, düşünmeyeyim bile....

pbk; bunu yapabilen insan bence de bir çok şeyden yırtabiliyor...adı kötü ama kanser olan insanlarda bile, neşeli olmak, takmamak, başak meşguliyetlere ilgilenmek falan resmen hastalığı bitirebiliyor! yani en iyisini yapıyorsun:))

nevdalist; ben de bunu anlamıyorum, terapiye gidene iyiden iyiye deli gözüyle bakılıyor, hem de dediğin gibi çok pahalı...Amerika' da sanırım (filmlerden anladığım) hemen herkesin bir terapisti var, traji-komik ama bu çağda bu gerekli, yani bu denli yaygın olması gerekli...umarım bizde de çok sık başvurulabilir bir tedavi şekli gibi görülmeye başlanır yakın gelecekte...

bu arada kop' a yazdığın cevap çok hoştu:))

linet, çok güzel bir şey yazmışsın. gerçekten de bu biraz daha o salma halleriyle alakalı. ben bu olayı yaşadığımda 23 yaşlarındaydım. şimdiyse hiçbir şey beni yıkamazmış gibi hissediyorum. belki gerçekten de herşeyin bir zamanı var. o zaman benim için öyleydi, şimdi benim de lüksüm yok.

sadece ara ara o hapı özlüyorum. böyle bir şey yok. böyle 4s falan yanında hikaye. off off, ağızlar sürekli kulaklarda:))

linet; çok güzel bir özet! aynen öyle işte hayat...

nevdalist; :))

Korku ve sıkıntılarınızın üzerine gidin yok edin onları, yüzleşin, zayıf yönlerimiz var tabii ki, önlemleri depresyona girmeden önce moralinizi yüksek tutarak alın ve kesinlikle amaçlarınız olsun..

Eğer depresyona girerseniz ilaç içmekten de korkmayın..Tedaviniz sonuçlanana kadar da doktorunuzun söylediklerini yapın..

Utanılacak yüzleşilmeyecek hiçbirşey yoktur bu hayatta, önce kendine inanmakla başlar herşey..

Aşk acısı mı problem, sizi istemiyor mu bırakın gitsin, başka birine aşık olun..

Birini mi kaybettiniz, hayat devam ediyor ve bütün insanlar ölümlü..Onların yanına biz de gideceğiz..Her alınan nefes o günün kar'ıdır

Çivi gerçekten çiviyi söküyor bu hayatta..

ömrümün uzun yıllarını ilaç kullanarak ve halihazırda aynı hekimle 2 yıldır süren terapi ile sürdüren bir kişi olarak söyleyeyim;

terapi güzeldir, ilaç çaresiz kalınan noktada daha da güzeldir. ilaçların yan etkileri berbattır. akıllı olmalı güçlü olmalı mutlu olmalı ancak işler kötüye gittiği noktada artistlik yapılmamalı. tek hekimle ilaç başlamamak çözüm olabilir. birkaç hekime gidip farklı görüşler almak yararlıdır.
( işte bunlar tamamen kişisel görüşüm)

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

o aldigin ilaclarin molekulleriyle oyanamis eroin den farki yok ki. SSRI larin cogu kalici zarar birakiyor ve intihar meyilini artiriyor.

Islam = kadin dusmani pedofiller klubu

ikimizde görüşlerimizi açıkladık artık konuyu uzatacak değilim bu bir. 6yıldır eczacıyım ilaçlar hakkında ehliyeti olmayan birinden fikir alacak değilim bu iki. ama görüşünüzü onaylayacak insanlar elbette vardır bu bakımdan yorumunuza benim şu ya da bu şekilde müdahalem şu saatten sonra gereksizdir.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

bunun goruslerle ne ilgisi var Manson, SSRI ve intihar ilgisini iddia eden cok makale var mesela surada , sonucta builaclar hakkinda konusmak icin biyokimyager olmak gerekmiyor.

Islam = kadin dusmani pedofiller klubu

depresyondayım unutuldum, sevdiğimden ayrıldım. göksel'in parçası.

valla ben onu bunu bilmem 4S her depresyona iyi gelir, test edildi onaylandı....

hayat suda başladı salus per aquam

şu konuyla ilgili bir yorum daha yapıp çekiliyorum. mansonilized ne yazmışsa altına bende imzamı ve kopanisti'nin yıldızlı mührünü basıyorum.

antidepresanlar uyuşturuyor, beynin nöronlarını öldürüyor (SSRI nedir, bilmiyorum). hımmm demek eczacı olan ablamla doktor kocası beni öldürmek için planladılar, herşeyi. doğrudur, öldürüyordur. ama güzel kardeşim bileklerimi kesicem yahu? sonuçta bir uyuşukluk hali verdiğini, id-i baskı altına aldığını, sorunları çözmek yerine kapattığını inkâr edemem. buradaki soru şudur: hangisi daha önemli? bileklerini kesme eğilimi olan birini o halde mi bırakacaksınız, ölecek yahu? ya da bir şizofreniye hayat güzel, seks yap mutlu ol, ölüm fani derseniz gırtlağınıza yapışır. onu dengelemenin tek yolu ilaçtır. şimdi şizofreni de veyahut başka hastalıkları ciddiye alıyorsunuz, ancak depresyonu küçümsüyorsunuz gibime geliyor. oysa intihara kadar sürükleyen depresyon halleri var. herkesin acı ile başetme metotları farklıdır. sizler ne güzel başediyormuşsunuz, allah daha çok versin. ancak bir başkası baş edemeyebilir. ona ilaç kullanma demek, hadi meditasyon yapalım gecelere akalım demek kadar saçmadır. her bir insanın yaşadığı durum farklı ve kendine hastır. bu yüzden siz kendiniz üzerinden yorumda bulunabilirsiniz; ancak doğrudur diye dayatamazsınız.

te o ka! (manyak gibi elveda rumeli izliyorum da. acaba depresyonum geçer mi?)

nevdalist DİYOR Kİ, (yaklaşık 1 dakika önce)

şu konuyla ilgili bir yorum daha yapıp çekiliyorum. mansonilized ne yazmışsa altına bende imzamı ve kopanisti'nin yıldızlı mührünü basıyorum.

te sen de hep bööle yaparsın be nevdaist, he süle bakayım neçin hep böle yaparsın? hep son yorum deyip çekilirsin, süle bakayım niçin böle yaparsın, de bakayım ha?

hayat suda başladı salus per aquam

eee ne yapayım? te bunlar konuyu uzattıkça uzatırlar. bir yerde dur demek lâzım değil mi?

Yazıyı yazan arkadas referansı aldığı makaleyi yada yazıın linkini de verseymiş iyi olurmus. İnternette yazılar yayınlanacaksa nerden referans alındıgı bilgisine de yer verilmeli. Malesef Türkiye'de basın öyle olmayan birşeyi de "haber" diye yayınlayabiliyor.

Söylemek isterim ki antidepresan türü pek çok türev ilaç vardır. Bu ilaçlar uzun süren ( her biri patent almak için en az 12 yıl süren ) zorlu bir faz yolculuguna cıkarlar. Klinik testler önce hayvanlarda ve sonra gönüllü insanlarda yapılır ve biyofarmakokinetik evrede kişiye olan uzun süreli yararı ölçülür. Ayrıca antidepresan ilaç piyasasında onlarca ilaç var. Bu ilaçlar hakkında biyoyararlanımları konusunda binlerce makale ve yazı mevcut. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/sites/entrez/

Burdan istenile ilaç hakkında yapılan klinik calısmalar kontrol edilebilir. Bence yazıyı yazan arkadas almıs yazıyı bir yerden kopyala/yapıştır yapmıs.. Umarım bize öyle olmadığnı kanıtlar..

İyi günler

yazıyı yazan arkadaş konuyu bir gazete küpüründen almış ve linke yönlendirme yapmış. ki bence amacı zaten olayı sorgulatmak.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

austurias;

mansonilized' in dediği gibi haberin kaynağı link olarak verildi, hatta bana bir ara yetmedi (yorumların seyr-i aleminden) ben yorumlarda bir yerde (bakarsan görürsün) yeniden link verdim başka bir siteden...

yazıda geri kalan metin ise tam da benim cümlelerim, kendimce konuyla ilgili fikirlerim, sesli düşüncelerim hakim yazıya fark ettiysen...

yok öyle çamur atmaya çalışmak, lütfen iyice incelemeden böyle yorumlar yapmayalım,

Not: antidepresanlarla ilgili verdiğin bilgiler içinse teşekkür ederim, katkıdır...

saygılar!

yoruma açıklama yapmanıza gerek yok,
okumamış yazıyı da, yorumları da, tıklamamış verilen linklere de,
jargondan salça yapıyo işte,

hayat suda başladı salus per aquam

bu yazıyla depresyona gireceğim:p
bir kesim var bunu imaj gibi algılayıp habire depresyonda, bunalım ayaklarında. başka bir kesimde çok mutlu, bu tarz bunalım durumlarını acizlik diye algılıyor.

nevdalist ablacığım seni hiç depresyonda düşünemiyorum. hep pozitif ve güçlü bir havan var.

doğru muyum hocam?

dış görünüşe aldanmanın yanlışlığı bir kez daha ispatlanıyor demek ki.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

İşte bunun için yazıyorlar bu yazıyı suskunluk. Depresyona girip çıkan böyle güçlü oluyormuş demek ki. Direnme de sen de gir şuraya. Seni de güçlü görmek istiyoruz.

hızını alamamış anthro modeli oldu bu çifte kavrulmuş.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

nevdalistten açıklama bekliyoruz bu konu hakkında

hayat suda başladı salus per aquam

bak şimdi slince de benim yorum şık durmadı.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Tıkla tıkla göndermiyor. Allahtan düzine kavrulmuş olmadı. Sildim birini.

Ama ben napıyım, sen her daim hazırsın böyle atlamaya :)

hızlı yaşa genç ol politikası itibarı ile...

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

Çifte kavurmaya devam :)

depresyon hakkımız engellenemez.

depresyon hakkımız söke söke alırız.

valla yorumumu sildim. nevdalist beni oymasın diye:p

2 kere aynı mesajı yazmak jargondan mıdır sayın manson ve manson gibi 2 kere aynı mesajı göndermeyi jargondan görenler

hayat suda başladı salus per aquam

Yok kop, suç bizim değilmiş sanırım. Şimdi senin mesaj da iki kere çıkmış olsaydı anlardın. Suskunluk'un mesaj da aynı şekilde oldu.

yok ya ben kelime oyunu yaptım. öl yerine ol diye düzeltme yaptım o ara öl çıktı. kopan atlayıp ol değil o öl diyecekti ben de a ben ol sandım o yüzden ışık hızıyla yaşıyom türünden birşeyler zırvalayacaktım filan. çok ince düşünmüşüm herhalde.

ve anthro hayır hepsi bizim suçumuz. savaşlar, ölümler, pamuk prensesin ölümü...

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

NEDEN MANSON? NEDEN OLUYO BU ÖLÜMLER?

hayat suda başladı salus per aquam

Dedi ya. öl diyor, ol diyor, ince düşünüyor. Bunu da insanlık olarak kaldıramıyoruz.

kim dedi?

hayat suda başladı salus per aquam

başımın ağrımasından mütevellit yanıtlamıyorum bu soruyu.

dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.

hangi soruyu?

hayat suda başladı salus per aquam

suskunluk öldüreceğim seni, gel bi bakayım msn'ye. ne yazdın da hakkımda oyulacaksın.

Antidepressiva Piller Inte Så Effektiva

Kisaca antidepressive haplar cok etkili degil diyor. Isveclilerde calismazsa bizde Turk miletinde hic calismiyordur SSRI mereti.

Islam = kadin dusmani pedofiller klubu

lale müldür'ün bu yazısını okuyun efendimm...

depresyon efendisi:
evde öyle oturuyorum. akineton içtim. yapay bir huzur. anlamadığım bir müzik çalıyor. kafam hem iyi, hem çok kötü. her şeyi daha da acayipleştirmek için siyah gözlükler taktım. evde öyle oturuyorum.
depresyon günlerimin sabahlığını da giydim tabii: lacivert kadife ve arkasında nefis bir turkuaz kuş var. bunu giydim mi, artık iş biter. kış gelmiş, sobanın üstüne de depresyon efendisi oturmuş demektir. bir kestane pişirmediği kalır. ama kendine acı bir kahve koyar. o acı kahve depresyon kahvesidir de, ben ondan içmem.
bu depresyon dedesi geldi beni on iki yaşımda buldu. on iki yaşındayken anneme gider, „anne, canım sıkılıyor“ derdim. daha o zamanlar baudelaire, spleen filan okumamıştım. tam şu anda ezan okunuyor. biraz yukarıdakini hatırlayın diyor. kimbilir belki o hepimizden daha da yalnız. onun yukarıda olduğunu bilseydik, hepimiz çok sevinirdik değil mi?
hala canım sıkılıyor. böyle zamanlarda hiçbir şey iyi gelmez bana. kitap okuyamam, yazamam, kendime çay bile yapamam. kendimi dışarı atarım, o zaman da kurtulamam. çünkü insanlarla aramda depresyon efendisi vardır. telefonla konuşamam ya da tam tersine bir telefon obsesyonu başlar. herkesi geceyarıları uykularından uyandırırım. saatin tik taklarını dinlerim bir tek. yalnızca ufo kitapları ya da mistik kitaplar okuyabilirim. çünkü çıkış yolları bir tek onlarda vardır.
onlar depresyon efendisi ni öldürürler. depresyon efendisi bohçasını alıp başka bir eve gider. geçici bir ayrılıktır ama bu. tekrar döneceğini, sobama döneceğini bilir. edgar allan poe buna başka bir şey demiş. kuzgun demiş o bu duyguya. ece ayhan görünmez köpeğim diyor. sylvia plath lale diyor.
depresyon efendisi nedir aslında size söyleyeyim mi? depresyon efendisi insanı gönüllü olarak auschwitz kampına gönderecek kadar zalim bir arkadaştır. ama bizi en yakından tanıyan, o yüzden de vazgeçemediğimiz bir arkadaş. billie holiday in dediği gibi:
„günaydın kalp acısı,
oturmayacak mısın?
beni en iyi tanıyan sensin.“
sonra depresyon bulaşıcı bir hastalıktır. depresifleri hemen herkes anında terk eder. hiçbir şey yapamazsın. depresyon efendisinin kahvesine mecbur kalırsın.
merhaba depresyon efendi,
kestane pişirmeyecek misin?
benim en kıskanç sevgilim sensin!

(radikal iki, 15.09.2002)

@nevdalist:)))
neler yazdım bir bilsen, sonra sildim. sadece hafife üye 5600 kişi okudu. seni msn'de bir yakalasam, neler soracağım da?

kim görmüş seni msn'de, kim?

1 ay olmuş, konu devam ediyor. hafifte konular hiç kapanmıyor. depresyonu devam eden var mı?

konu kapanmıştı suskunluk, ben sadece bir bilgi ekledim...hafifte depresyonda olan var mı soruna ben hiiiç cevap vermeyeyim:))

ohoooo ho! rahatlıkla cevap verebilirim, bence tomarla vardır

hayat suda başladı salus per aquam

itina ile teşhis konulur...

şimdi herkes düşünsün artık kimlere teşhis koduğumu,

hayat suda başladı salus per aquam

bravo! teşhise devam...

aynen devam

hayat suda başladı salus per aquam

suskunluk, bak! soruyu soracağın yer, makam mevcut...takip eyle bundan böyle!

ona göre...

hayat suda başladı salus per aquam
hayat suda başladı salus per aquam

video maalesef görüntülenemiyor ...

hayat suda başladı salus per aquam