susturulmanın gözünü çıkardım
cariyelerin elemindeki hengâmede
umut ağaçların ihtiyarlamış düşlerine uzanırdı
sımsıkı bir loşlukta uykudayken gövdem
sefalar götürdü sivilceli cefalı abiler
abiler... her devrin devrim bileyicisi
siz pineklerken göğe doğru
ben bir pireye piraye demeyi öğretiyordum
havrada at, avrat ve avret günüdür
kılıç kında durmuyor, böyle işe soy veririm
kasıklarımdaki kısrağın ayakları kızıl bir siluet
ekmeğimdeki üç kitabı ansızın soyuveririm
sen benim ''şiir sevmemek'' adlı olumsuz bakış açımı yok ettin!
aksi ne varsa yok edebilene ne denir, çok sağol tekrar...
bir iki okudum.
üç: orta aç uç...
başlangıç ne bitiş ne ola!
havrada at, avrat ve avret günüdür
kılıç kında durmuyor, böyle işe soy veririm
kasıklarımdaki kısrağın ayakları kızıl bir siluet
ekmeğimdeki üç kitabı ansızın soyuveririm
"kılıç"ın erkek cinsel organına gönderme olduğunu...
"kın"ın "vagina"ya gönderme olduğunu...
"üç kitap"ın üç büyük dine gönderme olduğunu...
"soy" ile "soyu vermek" arasındaki aliterasyonun
"üreme"yle olan ilişkisini...
bilmem hissettirebilmiş miyim sayın Mengu Yıncge?
saygılar...
ahkamı okumada ilk “an”da peydahlanan gel-gitler daire-i esbabda müspet çalkalandı da tüm hesaplı hesapsız güzelliklere göz kararı yerli malı cetvellerin tedavülden kalktığı anları hatırlatarak yazmam deyip de yazadurdum infaz ilmiği elimde kelamı ve buyurdum fasılasız:
kim e
hakla hakkaniyet için savaş
niyet bil e ilgilendirmez is e
bakmaz a sunak da sual boş
kaybettim çokdan
maksat üzümden üzülmeyen göze
az benim
sadesin den
iyice kaybeden de
amin de benim
eyvallah da
şiirin bütünü, sualiniz ve izah olunan bölümü anlaşılmaz olmamıştır (hamı çiğnenene bil e!)
ciddi görüntüsünü salan, mesafesi net gibi duran izah da sual de – varsa gereği – gerçeğini imaya gömmüş hissi düşürdü gönülden firar beyne beyle.
bu nevi açıklamalı - kim bilir belki hüsn- ü imalı – suallere ne cevap ne de sual ile karşılık vermek çokca adetim değil.
hiçbir türlü bilmem “harbiye”yi cehaletimde eksiğim. sorgusuz ki benden sakınmaz içten cesur haller im ölsem de korkudan yanlış bilmediğim “harbi” hal un olur yok kemikten sebep ilikten ekmeğe.
yazan değil yok yazılanda tecellül
muhatabım hal bu ahvalde isi
aksi de meydanda ola
kolaylıklar dilerim tüm zorlarda
şansınıza
kalsam mesafem uzaklığında yakın
menzilinde seyreder
kılıç kuşansa da sabur i’lem
dediğim kadar ım
anlat a bildiğim yok
yoksa ikilem bilem yok
sahiden daire-i esbabdan yahut itikaddan unutamadığım şarkılardan biri epey eskiliğimdendir veyahut deyim eksikliğimden ve de “belki” size de yeni değildir. sözleri aşağıdadır aşağı yukarı bildiğimce. kırıştırıverdim kendimce saygımla. bahis daim hayata dair ve değer ola. sağlıcakla.
ağlarım
Neden gülmesin gül gibi yüzler;
Niçin ağlasın o güzel gözler;
Niye sevgiye sevimsiz sözler;
Söylenir diye şaşar ağlarım.
Şu gördüğümüz reng-a-reng çiçek,
Sevdalı bülbül, arı, kelebek,
Yek diğerini bırakıp gidecek:
Vefasızlığa bakar ağlarım.
Solmasın dersin sünbülüm, gülüm;
Yarin elinden alacak ölüm;
Bütün dünyayı inletse ünüm;
Çaresizlikten çoşar ağlarım
Neş'e gizlenir, çöker bir melal;
Her vücud, her sey mahkum-ı zeval;
Son nefese kadar tükenmez cidal.
Tükenmez derdim sayar ağlarım.
Biri gelmis; ben benim, ben o, bu degilim der,
yazdiklarini alt alta koyar, adina da siir der,
bilmece midir? Siir midir? Bilmeye bin sahit ister,
siir de edep olmali, senin ki biraz haya ister..
Sunu demek istedim; anladin mi gibi sözler;
bakinca sadece alt alta yazilmis cümleler,
yalakanin biri de bana siiri sevdirdin der,
siirde edebiyat olmali, seninki biraz edep ister..
Ne cok simaririm, ne de simartirim birini,
kim olursan ol; hic farketmez bil edebini,
ne yazilarin, ne de sözde siirlerin cok kiymetli,
uskur, muskur gec bunu ögren terbiyeni..
Sevgi, saygi, hosgörüdür bizim yolumuz,
eger varsa sinede Sair'lik, Ozan'lik buyrunuz,
sunu bil ki" kiytirik cümlelerde biz asla yokuz,
böylesi yazilan sözde siirlere biz coktan tokuz..
sayın Mengu Yıncge, sadece gaston bachelard
ya da lacan okurken zorlanırım sanıyordum.
ta ki, yorumuma eklediğiniz lezzetli yorumu
okuyana dek.
saygılar, selamlar...
"yazdiklarini alt alta koyar, adina da siir der,
bilmece midir? Siir midir? Bilmeye bin sahit ister,
siir de edep olmali, senin ki biraz haya ister..
yalakanin biri de bana siiri sevdirdin der,
ne yazilarin, ne de sözde siirlerin cok kiymetli,
uskur, muskur gec bunu ögren terbiyeni..
Sevgi, saygi, hosgörüdür bizim yolumuz,
sunu bil ki" kiytirik cümlelerde biz asla yokuz,"
esasen bu macuncu mânisine gülüp geçmek lazım.
iler tutar bir yanı yok "ozan" xnicox.
daha çok çalışman lazım. cidden.
ama şiir denen mereti çok çalışarak da yazamazsın.
şiirsel bir beyin, kalb, göz, duyş, düşünüş ister...
türkiye, zaman gaztesi takvim yapraklarının arkasından apartmaya benzer mânilerle ancak bu kadar olur...
hiç kusuruma bakma. çünkü, yolum Sevgi yolu molu deyip, birinin ya da birilerinin yazdıklarını beğendi diy ebir başka üyeye utanmadan "yalaka" diyebiliyorsun!!!
insaf yahu!
şu senin baş harfi büyük "Sevgi" yolu kanalizasyondan mı besleniyo yoksa?!
seni şiir dünyasının Ali Nazik'i olarak ilan ediyorum hafif içinde...
anlayacağını umarak şunları da ekleyeyim:
yazdığıma "şiir" demedim.
moderasyon bunu "gugıl" aramaları için zorunlu tutuyormuş.
onlar yazıyor. yani; otomatiişeen!
yazdıklarımı beğenmeme hürriyetine eyvallah!
ama başka bir "şey"imi tutup (şiirimsi canım, sakin olunuz, sizler de kıkırdamayınız kızlar!) bu "şey"imi
lanetlemeniz, hatta üşenmeyip bir eser dercetmeniz beni oldukça gururlandırdı sayın xnicox!
poetikanızı yazdınız mı? yazınız o halde.
biz burada ilkokul çocuklarına "iyi insan" nasıl olur
dersi vermiyoruz.
bol bol poetikal eserler okuyunuz.
ucubik şairane dörtlükler karalamakla olsaydı,
5 yaşındaki kuzenim bile şair olurdu...
"şair" adam hoşgörülü olur, demokratik olur en başta...
zerre demokratik bir zihniyet olmadığı gibi
derin bşir tutarsızlık da var...
yazdıklarımdan birini tutarken ötekine
mânili yanili, yahnili veryansıngen ediveringen und
Sevgingen master of reikiüçüngen...
kendimi tutamıyorum ama ne ediim üstadım!
anadolu'dan unkapanı'na kapağı atan acemi
arabeskçiler gibi verdiğiniz vesikalık pozu da
tez elden değiştirin.
benden size samimi bir tavsiye...
sitenin komik oğlanı kadrosundan yırtarsınız belki...
teşekkür ediyor ve sizin öğle yemeği sonrası muhabbetinize "ayıpçı" esprimi yolladığıma olan pişmanlığımla geldiğim yere kıvrılıyorum.
affınıza muhtacım... sağ olunuz.
rica ederim, ne demek, rahat olunuz, iyi istirahatler, patron kapıdışarı edene kadar biz burdayız...
bence nico bu yorumlara yeni bir şiir kitabı bile çıkartır :)
pbk şık bir noktaya temas ettiniz tebrik ediyor kırmızı güllerin arasına yerleştirdiğim bol sarmısaklı mantıyı yolluyorum. kabul ederseniz onore olurum.
Varsa sinende Sair'lik dedim galiba anlamadin? Benim siirlerime laf edecegine, siirle cevap yazmani isterim sayin Hayymatloss kardesim...
Su yazinda da yazdim senin deyiminle bir mani... Istersen ona cevap ver.
Lütfen bana siir yazmayi ögretmeye kalkma,
aklini kacirma; mukayet ol sirf kendine sakla,
siirde edep haya olur, bunu bil sonra calkala,
sakin ola, sapla samani bir birine karistirma..
ben de üzerine serpmeniz için kuru nane ve kırmızı büber tozu gönderiyorum ayrıca kızgın tereyağ döküp cosss sesini mutlaka hissedin,
Manson, size şiiri sevdirmek için, şairane konuşacağım bundan sonra, anlayacaksınız, ruh hallerinin kelimelerle dans ediş, seyiriş ve tekdüze hayatların apansız haykırışlarını..
Demem mi, götür de istersen yerlerde yatırma,
Adını iğneyle işleme tenime
Kölemdir desen de gider zoruma
Bunlar ne derlerse yorumlarıma
Aşkıma kul olmamış birinin dersin
"mukayet" değil, "mukayyet" yazılır
"bir birine" değil birbirine yazılır
Sevgi yolundaki bu sıpalar kime anırır
Reiki kursu alacağım bildiğin bir yer var mıdır
amanın yoksam, yoksam...
ben şair mair mi oluyorum...
dilim de uzadı ayrıyyetten... tübingen...
de hadi bana bugünlük bu geyik en az üç aaayyy
yeter!
kızlar hepinizi çok sevdim
büyük şair olmadım diye yerindim
Büyük Şair'e imrendim
Gelin görün beni ne haldeyim
hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum!
bu şiirimi sörsiye ithaf ediyorum;
sosyalistin ağıdı
akşam nezarathaneye gittim
yeşil soğan ekmek yedim
uykusuzluktan bittim
hani ya da benim ipek görünümlü yün yatağım.
Çal çingene çal,
Senin kadar iyi oynayamam ama
Yaparım, bildiğim bir numara
Falsız da kalsam inanmam bir kelimene
Sür eşeğini Niğde ye
Çalsana mari dudu..
Reçel yaptım, Ahududu..
Aldanma gonul aldanma
Her gordugun yar olmaz
Alem cacik oldu simdi
Gecelerde dost olmaz
Barlara gulum barlara
Cal oyna gulum cal oyna
Hamama gulum hamama
Yikan da gel yikan da gel
Aleme gulum aleme
Neseye gulum neseye
Mektebe gulum mektebe
Ogren de gel ogren de gel
Hovardaya cikmis adim
Bilmezler ki yalnizim
Kimselere benzemem ki
Ne playboy ne cambazim
Barlara gulum barlara
Cal oyna gulum cal oyna
Hamama gulum hamama
Yikan da gel yikan da gel
Aleme gulum aleme
Neseye gulum neseye
Mektebe gulum mektebe
Ogren de gel ogren de gel
Hayatta sevdiğim sadece bir şiir var idi o da "Pantolonlu Bulut" idi..Ama artık iki tane var..
Bu şiiri hemen ezberliyorum..
Bu şiirimi mansona ithaf ediyorum;
Yazık
Düşünürdüm;
Zihnime dokunan bu güzel us
Bana aşkını ilan eder diye
Meğer küfredermiş;
Zihnimden taşan bu us
Hiperfajik sıçan hiptotalamus diye
"Pantolonlu Bulut" idi..
Lütfen Lesör, buraya yazar mısın, bugün tüm dikkatimi bu şiire verebilirim..
pantolonlu bulut sörsinin bana sırf ensevdiğim şiir olan ayakları dinlemek için rüşvet olarak sunduğu bir şiirdir pbk.
Baladların şiirsel çamurunu çalkalayın da,
Türküsünü yakın şimdi.
Türküsünü yakın!
Amerikan ceketli,
Cilalı, sarı pabuçlu,
Yeni şeytanın!..
PANTOLONLU BULUT
Pelteleşmiş beyninizde
kirden parlayan bir kanepede yan gelip yatan semiz bir uşak gibi
hayal kuran düşüncenizi,
kanlı bir yürek parçasıyla tedirgin edeceğim,
dalga geçeceğim, geberesiye küstah ve zehir dilli.
Tek bir ak saç yok ruhumda,
yaşlılığın çıtkırıldımlığı yok onda!
Dünyayı bozguna uğratarak sesimin gücüyle
yürüyorum - yakışıklı,
yirmi iki yaşında.
Çıtkırıldımlar!
Kemana yatırırsınız aşkı siz.
Kabalar, onu trampete yükler.
Fakat, tersyüz edebilir misiniz, kendinizi benim gibi,
Öyle ki, dudaklar kalsın ortada, salt dudaklar!
Çık da gel konuk odasından
gel de bir adam tanı,
kibirli, patiskadan ve melek soylu memur karısı.
Sen ki dudaklar çevirirsin aynı kayıtsızlıkla,
bir aşçı kadın nasıl çevirirse yemek kitabının sayfalarını...
İster misiniz
ten kudurtsun beni,
- ve gök gibi, renk değiştirerek ansızın -
ister misiniz
öylesine yumuşayım, sevecen olayım ki öylesine
hani, erkek değil de, pantolonlu bir bulut desinler bu!
İnanmıyorum çiçekli Nice diye bir yerin var olduğuna!
Benimle göklere çıkarılacaktır yeniden
hastane gibi bayatlamış erkekler,
ve atasözleri gibi yıpranmış kadınlar da...
Vladimir MAYAKOVSKI
mayakovski görmeyen zoey olur mu kopanistim
zen şekerli türk kahvesi istiyo yapimde gelim hemen...
Zoey, sen de her gelişinde Kopu aramızdan koparıp götürmek istoorsun..
Neden bunu yapıyorsun, anlamış değilim..
Yukardaki neydi öyle? Mani mi siir mi ne?
bir de bana dersin mani yaziyor diye,
el insaf birader, böyle siir mi olur ki ne?
cok kafami bozma oyuncak olursun elimde..
Istersen gercek siir yazmayi bir kere dene,
olmaz ki bu nasip dalevereciye, herkese,
adam takmis kafayi yazilmaz söyle, böyleye,
cok kafami bozuyorsun oyuncak olacaksin elimde..
Sevmem ben asla kendimi övmeyi yeminle,
onbes kitapevi methiyeler dizdiler bu siirlere,
ben degil, editörler düzeltiyorlar hem de,
asabimi bozuyorsun, oyuncak olacaksin elimde..
Istersen kacma, gidiyorum deyip tekrar dönme,
eger gercekten Sair, Ozan'lik varsa yüreginde,
siirle cevap yazarsin, sakin mani ile deneme,
inan cocuksun sen, oyuncak olacaksin elimde..
bizim bi şukovski var ama
o çöpleri kapıdan alıyo bildiğim
başka işe yaramaz...
haaa
bak çaykovski başkaa
aahh aahhhh
ne günlerdii
yeşil kadife kolduğuma oturup pikapımı şenlendiriridim kendileriyle....
"bir işin boku nasıl çıkarılır"a ikinci örnek: apansız.
archetype: şuaraya bir yatak ser.
çoks pardon, bunu ası zekâ açıcı geyikleme senfonisiydi galiba...
amaaan neyse meksefe...
Yeşil bavul, yeşil koltuk..
Sen buradan birilerine şifreli mesajlar mı gönderiyosun kardeşim..
Kİmin için çalışıyosan söyle. İşimiz uzayacaksa ona göre donut aldıracam..
Sevmem ben asla kendimi övmeyi yeminle,
onbes kitapevi methiyeler dizdiler bu siirlere,
ben degil, editörler düzeltiyorlar hem de,
asabimi bozuyorsun, oyuncak olacaksin elimde..
oy oy oyyyyy, 15 kitapevi, pe pe peeeeeeeeeee
Haymatlosun Apansıza çağrısını yanlış yorumlamışız. O bizden Cahit Zarifoğlu performansı bekliyormuş meğer...
Yok, kapasite bu kadar..Daha iyisi bir sonraki sitede...
çözen çözüyoo
zati zen yeterince çalıştırıyo beni
bide sizle uğraşamam bağyan
şifre mifre nacizane zekanızla çözüveriniz....
"ben yalnız çalışırım bebek!"
ve adam arkasını döner, pardösüsü koca bir kartalın kanatları gibi açılır...
dudaklarının arasındaki yarım sigarasını
atar yere tüm umursamazlığıyla ve...
"beni bulduğun yerde olacağım."
Girizgah tamam da, sonlarda poroblem var..
Gidiyorum, eyvallah, amaan neysee..
Üstüne bide Sadri Babayı es geç..
Şık şeyler değil bunlar..
yalnız bir noktaya dikkatini çekmek istiyorum sörsi bebeğim daha önceki yataklı blogda korkudan altıma yaptım klavyem hep gaita şeklindeki demeçten sonra bu yazıda direk bok kelimesinin kullanılmış olması hafifteki samimiyetin hızla ve durdurulmaz bir şekilde yayılması anlamına geliyor olabilir. alfredo ve paspas da benimle aynı fikirde.
zoey DİYOR Kİ, (08 Mayıs 2008 15:06)
çözen çözüyoo
zati zen yeterince çalıştırıyo beni
bide sizle uğraşamam bağyan
şifre mifre nacizane zekanızla çözüveriniz....
sözcükler dile getirmeli seni,yönetmeli değil
Çözerim böbeem, sana bişi olmasın..
mansonilized DİYOR Kİ, (08 Mayıs 2008 15:07)
yalnız bir noktaya dikkatini çekmek istiyorum sörsi bebeğim daha önceki yataklı blogda korkudan altıma yaptım klavyem hep gaita şeklindeki demeçten sonra bu yazıda direk bok kelimesinin kullanılmış olması hafifteki samimiyetin hızla ve durdurulmaz bir şekilde yayılması anlamına geliyor olabilir. alfredo ve paspas da benimle aynı fikirde.
dünyada üç tür insan vardır sayı saymayı bilenler ve sayı saymayı bilmiyenler.
KAtılmamak için kendimi zor tutuyorum..
pietro germi
benim derdim kimi gerdi
sayın "Manso" (sömimayat ilerlii) gördük ki, buranın üslubu aşırı nezaketi pek hoş gormii...
dışlanmak da ne fecii...
adana bölge sorumlusu sıfatınızı boşa koymamışız...
"benim yarim cendermeee"
sol tandans vardır serde, gitmez ne
ederlerse de...
istifa etmek istiyorum
beni yanında barındırıcak bi aike şirketi var mı oralarda...
varsa
başvurular nerden yapılıyoo??
Senin şiirin, senin rumuzun, senin derdin...Anlıyoruz, tamam...
Tamam dedim de,
Tamammm, pangaltı hamam...(Bunu da es geçersen daha bişi demicem)
manso değil manson diyorlar genelde. kaynaşmanız için daha rahat olur diye yazıyorum. ben de sizdenim hesabı.
ayrıca bir sorumluluk verildi madem layığıyla yerine getirmek istiyorum.
alfredo ve paspas istemiyor ama bu defa patron benim.
Taklitçisiiiiiin,
Sanat Müzikçisiiinnn,
APANSIZ
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bilki seni düşünüyorum, seni düşünüyorum
ŞURAYA BİR YATAK SER
Gurbetten gelmisim yorgunum hanci
Suraya bir yatak ser yavas yavas
Aman karanligi görmesin gözüm
Perdeleri ger yavas yavas
sanatsal bir eseri görmezden gelmişsin
ne ayıp zooey!!!!
bu arada sil değiştir butonları kaldırılmış
şu bizim cx hatun adına çok üzüldüm...
kötü olmuşşş
bana izahat yaptırmayın kızlar!
sonra baş harfleri büyük şair abim kızıyoo!
müslümanların kutsal kitabu kur'an-ı kerim'de
"şuara" suresi var.
okumaktan korkmayınız.
apansız için özel bir düşüncem olmadıydı.
pek tatlı ve sayın "lö sörsi" hanım...
sadri alışık abimdir. saygıda ve rahmet göndermekte kusur etmem ama bu yorum ekleme
ve yorum takip etme cümbüşünde elimdeki rakı kadehlerine mukayyet (bak, büyük şair abim, ne diyom ben: mukayyet) olacağım diye, sakalımı da haydariye bulamamak içün sadri baba konusunu
atlamışımdır.
herhangi bir savsaklama durumum yoktur.
ay kızlar, ne de çabuk küçük kaynarca misali
kaynaş maynaş olduk bööle...
utanırım ben bu işlerden...
dedim ya, kaan sezyum'u olmayan abim kadar
severim: hepinizi salon salomanje seviyorum!
iksnicoks... o bir "ozan"...
kendisi "o zan" ile nefes alıyor da...
abim benim ya...
yanağına dayadığın o "işaret (çocukları"nı oku abi)
parnağına gurban...
Kusura bakma ama, sen hic bir "SEY" degilsin,
yazdigin kiytirik cümlelere siir, siirimsi dersin,
sen Mefkud'un tirnagi, ayagi bile olamazsin,
cocuksun, sabisin sen, hala oyunda oynastasin..
Terbiye yoksunu, bir de inan cok hayasizsin,
guya benim resmimle, durusumla dalga gecersin,
oyuncak oldun, bilmem bunun farkindamisin?
cocuksun, sabi'sin sen, hala oyunda oynastasin..
Sair, Ozan olanin yüregi temiz, kalemi igneli olur,
ne sana, ne de bir baskasina asla kinim yoktur,
siir yaziyorum diyenin de verecek cevabi olur,
ögrenilmez sonradan Sair'lik, bu yürekte olur..
Söylediklerinden asla gocunmam, gücenmem,
yanlis oldu galiba siirle senden cevap beklemem,
oysa dogal hakkimdi bu benim, gerisini bilmem,
kimseyle dalga gecmem, kendimle de dalga gecirtmem..
xnicox amca içinde bulunduğun ruh durumuna,
inan ki, çok üzülüyorum.
bol bol necip fazıl kısakürek oku, ilhami çiçek,
cemil meriç, haa bir de sezai karakoç...
yazdıklarının macuncu dörtlükleri kadar ancak...
gerçek dost acı söyler xnicox amca...
vallahi!
eyvallah!
notungen: akşama doğru "gidiyorum", bakalım ben gidince hepiciğiniz kime "saracaksınız"?
destur.
gönül serde serilende isyana meyleder dini dilinde. az da nebze nefis eziyeti. kabil dua kabul ola.
sayın Hayymatloss lütuf buyurmuşsunuz “lezzetli” sıfatlandırıp adi beşeri. şaşmayıp şımarmaya hassas bünye. zira tek kelime ziyadesi bir kelam cennete girizgah niyetine cehennem makamların hezeyanlarına duhul etmesi korkunç nümkündür.
söz öz ola.
çizgi ile harf düşürüp yazı dize eden de ve beyle aç damağından dimağa akıtana velhasıl hem de evvelden sorulmuş şimdi de sual olmaza müteşekkir mahsus olunur sadece. artı bir iki okuma. kar zamanda kalan kazan ım. gönül zihin kararmaya. “karar”da durmaya. kıvam ayrı mevzu.
yalandan “mengü” is mi. kendime kendim dedim. ve hatta ger çek ten giderken “piraye” diyebilmeyi ben de severim.
hasenat mükellefi hürmet ile selamlar...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.