Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "There Will Be Blood - Kan Dökülecek"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiketler: , ,
Arınç doğru yaptı
Arınç doğru yaptı
Samanyolu Televizyonu'nun düzenlemiş olduğu 4. Geleneksel Türkçe Olimpiyatı'nda çok büyük bir coşku yaşandı. Törenin en can alıcı noktası ise meclis başkanı Bülent ARINÇ'ın konuşmasıydı. Arınç sözlerinde aramızda bulunamayan o değerli şahsiyet diyerek, Gülen'den övgü dolu sözlerle bahsetti. Bizce çok da iyi yaptı. Bu vatanın o insana olan vefa borcunun bir kısmı belki de ödenmiş oldu.

105 ahkam var

Ahkâmlar

katılıyorum, yapılan iş ve yapan kişilere hakkı teslim edilmeli. tebrik ediyor, devamının daha güzel olasını diliyorum.

Yıllarca bu insana Türkiye'de hep önyargı ile baktılar.Ama artık değişmesi lazım bu insanların.Hangi babayiğit kalkıp da böyle bir işe girişti.Bazı aydın dediğimiz insanlar ise hep eleştirmekten öteye geçemediler.Neden siz de çıkıp bişeyler yapmıyorsunuz diye sorası geliyor insanın.Herzaman gündem maddeleri laiklik,cümhuriyet oldu.Ya kardeşim bu ülkede cümhuriyete ve laikliğe hiç birşey olmaz evelallah.Ve bunu da bu ülkede kimsenin yapmaya cesareti yetmez.Ben bir Atatürkçüyüm.
Helal olsun bu olimpiyatı düzenleyenlere.Çok güzel yahu çocuk kalkmış Yeni Zelandadan gelmiş ve İstiklal Marşı'nı okuyor.Asıl Atatürkçülük bu insanların yaptıklarıdır.

Görünenler Görünmeyenlerin Gölgesidir...

Ben on yargili olabilirim o insana karsi..
Kabul ediyorum; detayli arastirmadim; bilmiyorum. Kimdir, ne is yapar, ne faydasi dokundu bu ulkeye. Bilmiyorum acikcasi..

Merak ettigim konu, acaba bu sahis, elini kalbine koyup, 'ben seriat yanlisi degilim' diyebilir mi?

Bana daima, sayet 'ben seriat yanlisi degilim' dedi ise de dogruyu soylemedi gibime geldi. Veya o isim, daima seriat ile birlikte anildi Turkiye'de. Yani simdi bu sahis, seriat yanlisi birisi degil mi demek isteniyor?

Iki alternatif var gibi:
a- Bu kisi seriat yanlisi degil. (O okullar falan, dinle alakali degil mi yani?).
b- bu kisi seriat yanlisi.

Bu kadar basit'e indirgemek istemezdim ama bu iki maddeden hangisi dogru simdi?

Yalnis anlasilmasin, insanlarin dusuncelerinden dolayi hapis ile cezalandirilmalarina veya kanun ile tehdit edilmelerine karsiyim. O kisi Turkiye'ye seriat'i getirmeye calissa ne olur?
Hic bir sey olmaz. Turkiye seriat'i birakali uzun yillar olmus. Buyuk ulke dir Turkiyem. Bu saatten sonra geriye donus soz konusu olamaz.
Ama asil rahatsiz eden bu tur insanlarin ortaya cikip ta, tamam kardesim 'ben bunu istiyorum' dememeleri ve gerekirse, o dedikleri ugruna ceza cekmeyi goze almamalari.
O zaman da ne oluyor: herkes o tur kisilerin 'saman altindan su yuruttuklerini', 'gercegi soylemediklerini',-neydi o kelime?- 'takkiye' yaptiklarini falan dusunuyor.

ağzından ve klavyesinden b.ktan başka birşey çıkmayan, terbiyesiz ve saygısızların yazdıklarını kim ciddiye alır ki? madem böyle konuşup yazıyorsun burayı değil kendi mekanını kirlet.

Benim dindar biri olduğum zamanlar dahi, bizim dindar çevremiz ile hep beraber Fethullah Gülen'e Fettoş derdik. Bizim gözümüzde Amerikanın adamıydı. Hala da, Milli Görüşçülerin arasında, Fethullah Gülen'den nefret eden büyük bir kesim mevcuttur.

Milli Gazete'yi ve özellikle köşe yazarlarını takip etmenizi öneririm. Bilhassa, Mehmet Şevket Eygi'yi okuyunuz. En saygıdeğeridir.

Dinle hiçbir ilintimin kalmadığı şu günlerde bile, arasıra bu gazetenin yazarlarıyla (örneğin Ali Haydar Haksal, bu gazetenin en değerli yazarlarından biridir, aynı zamanda Yedi İklim yayınlarının başıdır, Yedi İklim dergisini de çıkaran kendisidir, bu dergi İmam Hatiplerde en çok bilinen kültür sanat dergilerinden biridir) yaptığımız sohbetlerde, Fethullahçı camia için, edep sınırını aşmadan konuşmak için kendilerini bayağı zorladıklarına şahit oluyorum.

Bence Fethullah Gülen gibi birine Fettoş demek edepsizlik değildir.

Amerika'nın kucağında yaşayıp yanıbaşımızda yaşanan Irak'taki vahşete gıkını çıkarmayan, görüşlerini benimsemediğim samimi bulmadığım birinin nesine saygı duyayım?

benimde gıcık olduğum,nefret ettiğim insanlar var ama böyle uluorta küfürlü kelimelerin kullanılacağı yer burası değil. pekala özel bir site veya blog açılabilir. seviyeyi düşürmenin kimseye bir faydası yok.

Ben sahsen 'Feto' demeyi daha uygun buluyorum. Onun o muazzam, cocuksu, her an aglayacakmis gibi duran surat ifadesine daha uygun. Sirinim benim, cipil gozlum, 'hisli muezzin'im...

N.B. Kendisi 80'li yillara kadar Kutahya ve havalisinde, bugunku Kaplancı Maplancı ekibe bile 'oha' dedirtecek duzeyde super fanatik ve provokatif menemenler hazirlarken; birdenbire kafasina Muhammed'in tasi dusmus ve gecirdigi travma sonucu, sular seller sevgiler insanina donusmustur. Amin. Hatta Amen.

sayın arınç 'ın biraz daha yürekli olmasını dilerdim, en azından ismini zikir edebilirdi. fil tarifi gibi olmuş.

körlerle sağırlar birbirini ağırlar

TÜRKÇE OLİMPİYADI

Hafta sonu yapılan �4. Türkçe Olimpiyadı�nın tamamını olmasa bile en azından bir kısmını haber bültenlerinde izlemişsinizdir..

Fethullah Gülen'e "Feto" diyerek, hem Türkçeye hem de vicdanlara mıh saplayanlar, bu organizasyona elbette bakmışlardır..

Da; acaba �görmüşler midir?�

Gördüğüm o ki, baktılar ama görmediler..

Görmediler, çünkü göremediler; göremediler çünkü gözleri perdeli..

Gözleri perdeli, çünkü �karanlığı seviyorlar�..

İster görelim, ister görmeyelim ama önce şunu bir anlayalım..

Her Milli Görüş taraftarı Müslüman�dır ama her Müslüman, Milli Görüşçü değildir..

Her ülkücü milliyetçidir ama her milliyetçi, ülkücü değildir..

Her Nur talebesi Müslüman�dır ama her Müslüman, Nur talebesi değildir..

Bunun gibi; vicdan sahibi olan herkes insandır ama her insan, vicdan sahibi değildir..

İşte o nedenle, İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi�nde, Müslümanlık vardı; evrensellik vardı; vatanseverlik vardı; sevinç vardı; vicdan vardı..

Ama bir tek şey eksikti..

Ne bir �don düşüren� vardı ne de �donunu düşürten�..

Belki de o yüzden, bu muazzam organizasyona burun kıvıran bazıları "dondum, kaldım" dedi!.

Fikri AKYÜZ

Fethullah Gülen, bizce kötünün de kötüsü bir şahsiyet olduğundan, onu Fettoş diye alaya almamız, bazen bize az gibi de geliyor.
Ama bazıları özellikle Feto der. Feto, bir mahkeme kararı ile isim değiştirme olayını hatırlatmak içindir. Fetullah Gülen, ismini Fethullah yapmıştır vakti zamanında.. Bunu hatırlatmak isterler bazıları.. bir örnek için bkz..

CEVAP: TÜRKÇE OLİMPİYADI (Yazar: L.Uzel Türkeli Dernekleri Turkeli [turkeli_turk@yahoo.com])

Hele sonunda "

Yoksa tepeden tırnağına deyin borclandırılmış, milyonlarca Kürt'e Türkçe öğretememiş bir Türkiye'nin Afrikalar'da Türkçe ögretmeye kalkması düşünülebilir mi?

Düşünen varsa onlar ancak sapıklardır! " diyor ki, çok haklı..

gulen'in egitime degil kendi dusunce sistemine yatirim yaptigi bir gercek. olimpiyat organizasyonunun basarili olup olmamasi (kayitlari seyredilmek uzere bilgisayarimda bekliyor) bu gercegi degistirmiyor. akyuz'un organizasyona burun kiviranlarla "don dusurme" arasinda baglanti kurmasi da bir gazetecilik basarisi, kendisini tebrik ederim.

@ap nedense her dindarım diyeni şeriat yanlısı olarak gören bir zihniyet nevcut-ve büyük çoğunluk şeriatın ne olduğundan haberdar dahi değil-.

@elend @baby700 bir insana nasıl bu kadar kolay isim takabiliyorsunuz. benimde desteklemediğim bir cok insan var şu yeryüzü üzerinde ama onlara isim taktığımı ve bunu umuma açık yerde dile getirdiğimi ve bunu marifet saydığımı hiç hatırlamıyorum.

Buraya (Toronto) ilk yerlestigim zamanlar, basit bir iste calisirken bir Azeri cocukla tanismistim, Azerbaycan'da Fettulah'in okulunda okumus, burda da onlarin cemiyet evinde kaliyormus bedavaya. Isin komik tarafi cocugun okudugu okulu burdaki butun okullar saygi ile kabul ediyorlar.

Ben universiteye girebilmek icin binbir maymunluk yaptim, onun okulunu kabul ettikleri icin o hic ugramamisti dahi.

Ayrica cok olmadi burda bir Turk okulu actilar.

Yinede ne olursa olsun, dini istismar ederek kendine yandas toplayani hic sevmem.

Bugünlerde kararsız, biraz da tutarsız oldum Senin yüzünden bu hale düştüm Bir şöyle söyledim bir böyle No problem, aslında no, no problem!!!!

Evet, bu yazıyı ben de okumuştum ve şiddetle tavsiye ediyorum. Mehmet Şevket Eygi, çok önemli bir şahsiyyettir. Milli Gazetede daha birçok konuyla ilgili yazısını okuduk..

Sağda solda çıkan haberlere de, adamın vaazlarına da bakmadan önce bir sorun kendinize, bu memleketten çıkan mevlanalar, pir sultan abdallar köşklerde oturup, özel at arabaları mı kullandı, yoksa dünya malını bir kenara bırakıp bir lokma bir hırkaya mı talim oldular?

Ha altın taç takan papa, ha özel uçakla amerikaya giden fettullah hoca...

Bu memleketten çıkıp malına mal katan hocaların hepsi kayboldu, dünya hırsını bırakan fakirler hala gönlümüzde...

Gecen gun kitapcinin birinde Fettullah Gulen`in ve Harun yahya`nin rusca kitaplarini gordum. Hemen dogu avrupa ulkelerine ve rusya federasyonuna dilekce yazmayi dusundum. Onlari da uyarmak lazim neme lazim bunlar votkayi birakip murteci falan olurlar. Parklarda bira icip cosan genclik elden gitmesin. Ben harekete geciyorum.

relic sen de burdasın, biz de burdayız. Fettullah hocanın ipliğinin pazara çıkacağı gün çok ta uzak değil.

Hiçbir malı yok, kitaplarını da kütüphaneye bağışladı, bravo, benim de hık deyince kapıma gelen özel uçak olsun ben de herşeyimi bağışlıyayım. Oh ne ala malım mülküm yok, villa da oturuyorum, kimin, bir hayırseverin, araba desen o da, e uçak, o da, okullar, maddi güç, imkanlar.. onlar da.

60 yaşını devirip 70 ine yaklaşmış, hastalıklarla boğuşan birisinden bu kadar ürkülmesi bana garip geliyor. 4 darbe görmüş, 3 ünde bir şey yapılmamış, sonuncusunda ise sadece gayrıresmi sürgün cezası verilebilmiş birisi bu kadar ürkütücü geliyor ha! enteresan. valla yiğidi öldür hakkını yeme. bu kadar muhalefete ve düşmanlığa rağmen dünyanın her köşesinde organizasyonlar kurmuş ( bırakın yurtdışını içerde bile basit bir organizasyon kurmanın nasıl zor olduğunu yaşayanlar bilir ) ve yürütmekte olan birisine sadece mal mülk açısından bir şeyler söylemeye çalışmak az gelir. benim bildiğim 99'da ki iftira kampanyasında ve sonrasında açılan davada herşey ortalığa saçıldı. sonuç? daha pazara hangi iplik çıkacak? bilinen birşeyler varsa paylaşında biz de bilgilenelim. yoksa kuru kuruya masal anlatmak söz konusu şahsın imajını parlatıp, şöhretini arttırmaktan başka bir işe yaramıyor.

Geçen haftalarda kanalın birinde sözkonusu şahsın eski sağ kolu diye tabir edilen Nurettin Veren kişisi ilginç açıklamalarda bulunmuştu. Anlatılanların kimilerince zaten bilinen şeyler olmasının ötesinde, Veren kişisinin yıllarca bulunduğu pozisyon itibariyle cemaat mensuplarınca belki ciddiye alınabileceğini, arada biriki insanın da feyz alıp, uyanabileceğini umut etmekteyim.

kafatası matkap benzeri bir aletle delinirken kafa içi festival alanıdır.

İtirafçının anlayacağı dilden konuşalım.

Ve Nurettin Veren'e elimizde biriken soruları soralım:

BİR: "35 yıl para almadan hizmet ettim, tek kuruşum yok" diyorsun. Cemaatin parasını çalmadığını söylüyorsun. Peki o zaman cevap ver Nurettin Veren! Antalya'daki o yatı hangi parayla aldın? Hangi yat mı? Hani şu haczedilen yattan söz ediyorum.

İKİ: Cemaate yakın bir işadamından sekiz yüz bin dolar borç alıp kaçtın mı? Bu yüzden hakkında verilmiş kaç tutuklama kararı var?

ÜÇ: Alacaklı olduğun bir adamı kaçırtıp bir hafta işkence altında tuttun mu? Bu konuda hakkında açılan davadan ne ceza aldın?

DÖRT: Eşin ve çocukların seni neden terk etti? Gülen'in rol oynadığını söylediğin bu olayda acaba senin şu "bıktırıcı aldatma olayları"nın bir rolü olmuş olabilir mi?

BEŞ: İkide bir Gülen'in, ilkokulu bile dışarıdan bitirmiş biri olduğunu, bu yüzden "müçtehit" olamayacağını söylüyorsun. Peki o zaman tam 35 yıl ilkokulu bile dışarıdan bitirmiş birine nasıl oldu da kul köle oldun? Bu kadar hipnoz sana da fazla gelmiyor mu?

ALTI: Bir din alimi olarak Fethullah Gülen'in fıkıh kitabı yazamayacağını söylemeni, senin cehaletine mi, yoksa Gülen'i bitirme azmine mi bağlamalıyız?

YEDİ: Şu anda mal varlığın nedir? Geçimini nasıl sağlıyorsun?

Hadi Nurettin Veren...

Bekliyorum... Cevap ver. Kıvırmadan, "ısmarlama" falan demeden...

Sakın "Ama benim akacak mecram yok ki" falan deme...

Abonesi olduğun televizyon kanalı ne güne duruyor!

Ahmet HAKAN
.

"Takdiri Huda Kuvve-i Pazu ile dönmez
Bir Şem'a ki Mevla yaka üflemekle sönmez"

.
"Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?
Onu en çulpa herifler de emin ol becerir.
Hele sen gösteriver, işte şudur kubbe diye
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama gel kaldıralım, dendi mi heyhat o zaman
Bir Süleyman daha lazım, yeniden bir de Sinan."

Yaa işte bunlar baş şeytan Amerika der, sonra da gidecek yer kalmamış gibi koşa koşa ağa babaları amerika'nın kucağına giderler. Dün baş şeytan derler, bugün papa hazretleri derler. İki yüzlülük açık görüşlülük, riyakarlık ise ılımlılık ve diyalog arayışı olur. Kul köle olmaya çok meraklı bir kısmı da ağaları BOP lideri olarak amerika'nın kucağına oturunca kıvırmaktan ne yapacaklarını şaşırırlar.

Buraya buyrun lütfen.

Bakın, yıllarca Fettoşçuların arasında yaşayan biri olarak söyleyeyim, o cemaate destek veren, "cemaat ileri gelenleri" sayılan kişilerin çoğu, cemaatle ilişkilerinden fayda da sağlarlar. Nurettin Veren gibi ayrılanı da vardır, hala aralarında bulunanlar da.. Aralarında kalanlar daha çoktur. Ama emin olun, hepsinin belki bir belki birkaç yatı-villası vardır. Ben bazılarına gittim de, oradan biliyorum. Kimse de konuşamaz bunları, emin olun.

AA elend ayıp değil mi, yatlara binip villalarda oturuyorlar ama onlar hayırseverlerin villaları, yatları. Yoksa adamlar kitaplarını bile kütüphaneye bağışlamış, hem malları olursa adama sormazlar mı yıllardır hiç bir işte çalışmamışın, vergi vermemişin bunların kaynağı ne diye?

Nurettin Veren kişisini Ahmet Hakan kadar yakından tanımamaktayım, adamın yapıp ettikleriyle yedikleri yemedikleriyle de sizin kadar ilgilenmemekteyim, bir sempati de beslememekteyim. Keşke samimi bir insan olsaydı da bir kuyruk acısı olmadan içinde bulunduğu ve ziyadesiyle fayda edindiği cemaatle ilgili eleştirileri, cemaatten dışlanmak pahasına yapabilseydi. Birçok kişinin sahip olduğu statü, kazanç, saygıyı kaybetmeyi ve dışlanmayı göze alamadıklarından eleştirmek yerine kime oy vereceklerinin dahi belirlendiği köleler halinde yaşamayı seçmelerinedir eleştirim. Yanlış hatırlamıyorsam bir dönem Ecevitin iktidara gelmesinde oldukça etkili olmuştu bu anlayış. Şimdi burada sadece toplumsal iyilik güttüğünü ifade eden bir örgütün, varlığını sürdürmek endişesiyle ülkenin siyaset arenasında ciddi etkiler oluşturduğunu görünce, bu etkinin özgür iradenin bir ürünü olup olmadığını merak ederim. Siyasetten şeytandan kaçar gibi kaçması öğütlenen bu toplumsal örgütün sürekli görüş değiştiren bir parti olmaktan farkı kalmıyor sanıyorum. Gerçekten iyi niyet sahibi birçok insanla tanışmış olmama rağmen, bu faydacı iradesizlik beni soğutmaya yetmektedir. Bu sadece bu cemaat için geçerli değildir bunu da belirtmek lazım.

Veren kişisinin ayrılır ayrılmaz işçi partisine üye oluşunun garabetinin yanısıra adamın açıklamalarının yeraldığı sitenin kırılması da ilginçtir.

Açıkçası temelde insanların İslam dini sözkonusu olduğunda bütün olmak yerine cemaatleşmesini, mezhepleşmesini, üstelik birbirleriyle rekabet etmeye, birbirlerini dışlamaya yönelik davranmalarını anlayamıyorum.

Sonuç olarak sistemle ilgili kişisel görüşümdür, bireylerle ilgili bir sorunum yoktur.

kafatası matkap benzeri bir aletle delinirken kafa içi festival alanıdır.

Saldırıların sebebini de bilirsiniz aslında. Muhteşem bir Türkçe Olimpiyatı gerçekleşmiştir. 84 ülkeden yüzlerce masum şahit gelmiştir. Bu aziz milletin himmetleriyle, fedakârlığıyla. Milli mücadelenin suyu kadar temiz kaynaklarla kurulan okullarda, kendi değerlerimizin güzellikleriyle bezenmiş dünya çocukları; Türkçe konuşarak, bizim şiirlerimizi okuyarak, bizim şarkılarımızı söyleyerek bütün bir toplumu ağlatarak, umutlandırarak, heyecanlandırarak bir destan yazmışlar. Öyle ki, bütün Anadolu ayağa kalkmış.

İşte gerçek yüzlerini gizleyenleri, suret-i haktan görünenleri rahatsız eden budur. Çünkü bunu, bu kadarını beklemiyorlardı.

Onlara şöyle seslenmek gerekiyor: Beyhude vuruyorsunuz. Kin ve nefretinizden neredeyse insanlıktan çıkıyorsunuz. Yaptığınız bütün kötülüklere karşılık, milletimiz için, devletimiz için, insanlık için daha fazla iyilik, daha fazla hayır yapılacaktır. Düşmanlıklara vakit ayrılmayacak, seviyenize asla inilmeyecek, asla muhatap alınmayacaksınız.
Hüseyin Gülerce
.
şahsım adına hiç kimseyle bir problemim yoktur, olmasını da istemem. ben burada yazılanlara cevap olsun diye değil, okumak isteyenlere bilgi olsun amacıyla bu yazıları ve yorumları ekliyorum. dini hizmetlerde siyasetten uzak kalınması isteğine bende bütün kalbimle katılıyorum lakin insanları hırs bastığı zaman ne olacağı belli olmuyor. oluyor işte birşeyler. yeter ki -varsa- sorunlar demokrasi içerisinde, devletin yetkili organları tarafından çözülsün. o zaman şahsım adına fazla dert etmem.

CEVAP: TÜRKÇE OLİMPİYADI (Yazar: L.Uzel Türkeli Dernekleri Turkeli [turkeli_turk@yahoo.com])

Hele sonunda "

Yoksa tepeden tırnağına deyin borclandırılmış, milyonlarca Kürt'e Türkçe öğretememiş bir Türkiye'nin Afrikalar'da Türkçe ögretmeye kalkması düşünülebilir mi?

Düşünen varsa onlar ancak sapıklardır! " diyor ki, çok haklı..

demişim.. tekrarı gerekti...

dediğim gibi kimseyle şahsi problemim yok. sakin sakin yazıyoruz burada. şahsi kanaatim milyonlarca kürde türkçe öğretmek normal bir devletin vazifesi değildir. devlet vatandaşına eğitim imkanı sağlar, vatandaşta hizmeti alır kullanır. tabii türkiyede herşey farklı olduğu için bu mevzuda da devletin uygulaması farklı ve insanlarda da farklı görüşler olabilir. olsun, bence mahsuru yok. bir de dünyadaki insanlara türkçe öğreten devlet değil ki. dini hizmetler yapmaya çalışan bir cemaat. zamanla amaç değişebilir ama o beni ilgilendirmez.ben gördüğüme bakarım. türkçe dinletisini gördüm, beğendim. birisine sapık deniliyorsa o söyleyenin bakış açısıdır. söyleneni, hele hele beni hiç bağlamaz.

türkiyeyi yakın gelecekte büyük bir tehlike beklediğini herkez biliyor görüyor da tehlikenin kaynağı hakkında yine bin türlü görüş var. olsun bence gene mahsuru yok. yani bu kadar vergi veriyoruz, askerlik yapıyoruz, devlet memurlarına gerekirse çifter çifter -trt- maaş veriyoruz, boğazımızdan kesip en yeni teknolojiye - f-35 -yatırım yapıyoruz, benzine ve herşeye harıl harıl zam geliyor ses çıkarmıyoruz. neden? devlet bu tür tehlikeleri görüp önlem alsın diye değil mi? varsa fethullah gülen de bir terslik ne yapılacaksa yapsın. adalet karşısında boynumuz kıldan incedir. hem devlet bugüne kadar ne istedi de yapmadı? ama devletin mahkemelerinin beraat ettirdiği, herşeyiyle soruşturduğu bir şahsa belgesiz bu kadar isnat bana göre kuru kuruya masal anlatmaktan başka birşey değil.

Acaba uçak biletini nerden buluruz, yahu belgesi mi kalmış adam koşa koşa pardon uça uça gitti baş şeytanın kucağına, hala burda kıvır kıvır.

Artık burada hergün yahudilere saydıranlardan bir kaçı İsrail'e göçmeye başlarsa hiç şaşmam, ne demişler imam osurursa cemaat...

amerikayı baş şeytan görenler öyle diyorsa öyle olsun. bence gene mahsuru yok. şahsen en azından siyah kuşak almamış şeytanlarla uğraşmıyorum.

gene bir noktaya ayağımı basmadan geçemeyeceğim. 99 iftira fırtınası ve 2000 de ki dava esnasında ve sonrasında milyonlarca şey yazıldı çizildi. hala da aynı terane devam ediyor. şahsen fethullah gülenin bunları özellikle burayı okuyup vay benim hakkımda kötü konuşuyorlar deyip üzüleceğini hiç zannetmiyorum. kem göz ve kötü laf sahibine aittir diyerek kendi işleriyle uğraşıyormuş gibi geliyor bana. her ne ise. dün mahkemeden idam veya ömür boyu ağır hapis cezası çıkacak, amerikadan apo gibi alınıp getirilecek diye masallar anlatanlar, yarın hiçbirşey olmamış gibi geri dönerse ne yapacaklar acaba merak ediyorum. çünkü bütün yazılıp çizilenlerin birer kuruntudan ibaret olduğu anlaşıldı. birazda kıskançlıktan. malum bu memlekette birşey yapılacaksa onu da seçilmişler yapar. müslümanların herhangi birşey yapma izinleri varmıymış bakalım? kimden mi? kim olacak, kendini memleketin sahibi zannedenlerden.

dinde bir kalp gözü durumu vardır. önce iki göz sonra üçüncü ama bazıları üçüncüyle yetiniyor. fetto hakkındaki gerçekleri görememiş olanların sorunu biyolojik gözlerini kullanmamaları.ben kör birine nasıl anlatırım ki beyazı.

Allah'ım sen beni sağcının yenisinden, solcunun eskisinden, tarikatçının gizlisinden koru yarabbim.

Birkaç tanıdığım fetullahçı vardı, dinin öneminden, laikliğin islama zarar verdiğinden, Atatürk'ün memleketi kurtarmasına rağmen dış etkiler altında dine zarar verdiğinden filan bahsederlerdi, sonra yukardan emir geldi hepsi Atatürkçü oldu.

Burda 28 şubatta sesi çıkmadı kimsenin diyenlere Fetullahçığımın refah, erbakan hata yaptı sözlerini hatırlatırım. Senin şeyhin aman bana dokunmasınlar, devletin sevgili kulu olayım diye 28 şubata ses çıkarmasın sonra gel burda aman müslümanların bir şey yapmasına izin yok.

Einstein (bir yahudi) şöyle demiş "Evrenin ve insan aptallığının sınırı yoktur"

bence boşuna zaman kaybı bu fetullahın kerametlerini anlatmaya çalışmak bunlara. zaten anlasalar fettullahçı olmazlardı.

eh be beyefendi.israilin adım adım takip ettiği türk kamuoyu fettulah'ın umru değil öyle mi?
bir de türk atasözü var "şeyh uçmaz mürit uçurur" diye.dikkat düşüreceksiniz adamı...

tiz beyime haber uçurun, hemen bir "fetullahçılara psikolojik müdahele ekibi" kursun. onların beyni yıkanmış. birde biz yıkayalım ki alem görsün beyin nasıl yıkanırmış. hem zaten bunlar özgürlük nedir onu da bilmiyorlardır. hazır gelmişken bir de özgürleştiririz, aradan çıkartmış oluruz. hadi hadi, çabuk ol. daha ne bekliyorsun. gözlerim kan çanağına dönecek az sonra. hele şu "fetullahçıları" bir aydınlatayım, bir de özgürleştireyim. sonra ölsem de gam yemem. ha? yok yok, bunları fransız usulü aydınlatmayacağız. o bayatladı zaten. artık amerikan stili var. hem aydınlatacağız, hem özgürleştireceğiz senin anlayacağın.

laf salatası

- efendim, tehlikeli cisim hava sahamıza giriyor.
- ne demek giriyor, hemen yollayın kanaltürkten iki veremeyen füzesi, indirin aşağıya.
- efendim, rtük o füzelerin şifrelerini aldı, vermeyi reddediyor.
- ben o rtükün...ben ki 68 kuşağının yılmaz mg-3'üyüm, laik vatan uçaksavarıyım. ben burada olduğum müddetçe o yabancı cisim buralara gelemez. hele bu konularda ahkam kesenler asla. yakarım, romayı da yakarım ben. heyyyyyyyyyttt
- fısıltı,yaw akşamdan mı kaldı bu herif gene. düşürtecek bütün uçakları bu haliyle.
- ne konuşuyosunuz siz orada yaw. kendi kendinize laf salatası yapmayı bırakın. söyleyeceğiniz bir şey varsa adam gibi söyleyin. belki akşamdan kalmayız ama aptal değiliz.
- efendim ulusal tv'den dört adet perinçek füzesi fırlattık. sizden de eski model ama elimizde başka birşey yok.
- ne demek yok? benim elimin altında hafif imalatı, etkisi hiroşimadakinin 1000 katı olan, nefret ettiğim amerikan şeytanı patentli füze başlıkları var. hafifteki arkadaşlar sağolsun, ayırdılar bana birkaç tane. kalanını orada durup durup salata yapan, ahkam kesen, stres katsayısını artıran birileri varmış, onlar için saklıyorlar. şimdi o yabancı cisme atayımda görsün dünyanın kaç bucak olduğunu.
- alo, bakırköy mü? hemen bir ekip,ambulans ve gömlek yollayın. geç kalırsanız memleket rezil olacak, koca uçakları yerle bir edecek bu herif.

@beyefendi, şahsen kimseyle probleminiz olmadığınızı anladık. Bizim de sizinle şahsi bir problemimiz yok, yalnızca burda karşı çıktığımız bir insanı savunmaya çalıştığınızdan ötürü özellikle size cevap vermek durumunda kalıyoruz.

Birinci olarak, çoğu vatansever Türk genci gibi, Amerikayı ve İsraili sevmiyoruz. Onlara yakın olanları da. Devletin, başlangıç zamanlarında Fetullah Gülen ve cemaatine yardım (ve yataklık!) yaptığını biliyoruz. Onları beslemiştir devlet. Biz bu Amerikancı devletin de politikalarını değiştirmesini istiyoruz.

Ayrıca, devlet politikaları sabit değildir. Değişir, etkileyen güçler vardır, bunların yaptıkları çerçevesinde siyasetimiz şekilleniyor. Nasıl Fethullah Gülen'i birileri beslediyse, gücü eline alan bazı başkaları da yurtdışına çıkartmıştır. İkisini de yapan devlettir, ama devlet başkalarının elindedir.
Biz de devletin yönetiminin kimin elinde olması konusunda tarafız. Çünkü şuan ortada öyle şekil değiştirmiş bir devlet var ki; bu devlet, Fetoyu yurtdışına çıkaran kişilerin elinden, (kısa bir zaman sonra belki de) Türkiyeye dönmesini becerecek kişilerin eline geçmiş.. 97 yılı bir milattı. Ama şuan gene herşey eski tas eski hamam oldu.

temennim işlerin istediğiniz gibi olması. bence onun da bir mahsuru yok. fikirler, eleştiriler hakaret edilmeden ifade edildiği sürece mesele yok. isteyen vatan haini der, isteyen amerikanın kölesi. bence mahsuru yok, olsa da zaten söyleyecek olan söyler, beni dinlemez.
ben de tehlike altında olduğumuza inanıyorum ama farklı bir yönden. olabilir, her insan aynı düşünmek zorunda değil. yeter ki bu fikir ayrılıkları düşmanlığa vesile olmasın.
burada yazdıklarım sadece buraya has değil. geçen cumartesi sitede vuku bulan elim bir olay hislerimi galeyana getirdi ama görüldüğü üzere yavaş yavaş düzeliyor.
devlet adil olsun, sizin elinizde olsun bence hiç mesele değil. yanlış iş yapan cezasını çeker. dediğiniz gibiyse hiç bir mesele yok. en ağır ceza verilsin olay bitsin. ama mahkeme sürescinden birşey çıkmamış, sadece hüsn-ü kuruntu olduğunu tahmin ettiğim bir ihanet lafı ortalarda dolanıyor, o kadar.

organizasyon güzeldi ama ilk önce -myshowland- gafletinde bulunuldu ki son dakika da düzeltilip -gösteri ve kongre merkezine- çevrildi. abdullah gül e gelince o adam eskiden ab ye girmememiz konusunda hocasına tez verip şimdi ab için kıbrıs ı verecek kadar gözü dönmüş ve iki yüzlü. bülent arınç a gelince benim de bir aralar sempati duyduğum ama tezkerenin geçmemesiyle başlayan amerika nın işine gelmeyen hareket sonrası kuzu kesilen kesimin başkanı oldu.
fettoş a gelince, evet hala korkulur o adamdan. dünyanın değişik yerlerinde eğitim kurumları açarken doğuda tarikatler-cemaat evleri kurdu bu da ordaki halkı ne hale getirdi gördük, aniden bir sabahta uçağa atlayıp amerika ya hicret etti ve hala öğrenci yurtlarındaki cici dergilerimizin finansına katkıda-bağışta bulundu. (örnek sızıntı dergisi, bir ara beleşe bizim eve bile gelirdi!)
fethullah gülen, abdullah gül(en), bülent arınç teslisinin hiçbir icraatine ve söylediğine inanmam, güvenmem. Müslümansanız ve din kardeşlerinize saygınız varsa, gidin elinizde yasal yetki varken, Irak' ta , filistin de katledilen müslümanlara yardımda bulunun. Türkiye' de gündemi birbirine katıp, sağduyusuz polemikler yaratıp insanlara ne maddi ne de manevi acı çektirin!

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

İyi, keşke bütün yazıları, sadece 'hepsini okumak amacıyla' okumamış olsaydın. Daha insanların neci oldukları konusundaki tespitlerinde hatalı durumdasın.
Ayrıca, ne yatım-katım var, ne de Milli Görüşçüyüm. Fettoşun yapılanması içinde, hala ne mafyaların, ne yıllanmış silah tüccarlarının, ne eski tüfek siyaset tüccarı gazete patronlarının bulunduğunu bilirim. Eğer bunlar, kendilerinin Fetullahçı olması tekliflerini kabul etmeselerdi, başlarına neler gelirdi, kabul etmeyenlerden biliyoruz.
Sizin söylediğiniz, şehirlerdeki küçük ve orta çaplı işletmelere yapılanlardır. Çoğu insanın iyi niyetle Fettoş camiası içinde bulunması, Fettoş organizasyonunu aklamaz. Sadece insanların iyi niyetlerini sömürdükleri-kullandıkları sebebiyle yaptıkları pisliğin derecesini artırır bu durum.

Afrikadakilere neden Türkçe öğretiliyor? Millicilerin bazı hislerini tatmin için mi?
Bakın, haddimizdir sorgulamak, unutmayın bunu.
Eğer siz Türkçe öğretmeyi değerli buluyorsanız, neden öncelik ülkenizdekiler değildir?
Evet, hiçbir açıklama yoktur buna. Türkçe öğretimi düpedüz milliyetçi bir yaklaşımdır. Ama neden Kürtlere değil de Afrikalılara ve Moğollara?
Yoksa "şurda şurda açsak daha iyi istihbarat toplarız" diye bir mantık mı var?

Sevgili relic

İlk başta "birkaç kitabını okuyudum, bence niyeti iyi" diyen adam nasıl "ben iyi biliyorum kurdukları heyetler var para topluyorlara" geldi?

İlk yazınızı okuyunca dışarıdan bakıp sempati duyan bir insan sanmıştım sizi, ama maaşallah satırlarca savunma yapar hale geldiniz.

Ben cemaatin içinden misiniz, yoksa girme çabasında mısınız anlamadım.

Onlarca satır yazacağınıza bana şunu söyleyin, bu muhterem Said Nursi nin izinde bu yola başlamadı mı? Ocakları nur evleri diye geçmiyor mu? Hocası Atatürk düşmanıyken, nur evlerinde Atatürk'e ve annesine ağız dolusu küfredilirken bu adam nasıl oldu Atatürkçü kesildi?

Neyse siz adamın ikiyüzlülüğünü içinize sindirmişsiniz, işallah amerika'da ziyaret etme şansınız olur muhteremi.

değerli relic:
-ben myshowland gafını fethullah a ya da diğer müritlerine mal etmedim.
-feto nun cemaat evlerinin dünyanın ve türkiye nin her yerinde kurulmuş olmasından şüphem yok, ama bu tip düşünsel etkileyiciliği olan yerlerin hangi kesim üzerinde etki yaptığını sorarsan elbetteki doğu daki okuma ve yazma ortalaması düşük aynı şekilde evlenme yaşı düşük yerlerden dem vuracağım, çünkü insan hayatına yön verirken kapitalist koşulların hegamonyasındaki dünyada, bu iki belirleyici faktöre göre adım atıyor. doğu daki ailelerin ticareti yapılan ailevi, dini ve milli değerlere karşın pek sağduyulu davranamadıklarını, medyanın da gazıyla bu durumlarda nasıl provake edilip galeyena geldiğini gördük. bu belli dönem eğitimini aldıkları müesseselerin ürünü.
merak etme 4 apartman ötemde çok istersen ismini de verebilirim, senin bahsettiğin bir ev var. orda dönen dolaplardan haberdar değilim. oraya gidip -kardeş siz ne yapıyorsunuz da demem. bu alacağım cevabı bilip bilmediğimden değil, nötr olan görüntümü değiştirmek istemememden. o yüzden bana "dikkat et, mikkat et" li konuşmamanı rica ederim. etrafımda dönen dolaplardan, hangi evin fethullah ın fabrikasından çıkan ürünlerden olan tarikatlerden hangisine mensup olduğundan haberim var. cemaat evlerinin müdavimleriyle de hergün yolda selamlaşırım, senin yol göstereciliğine muhtaç değilim. ama sadece merak ediyorum o evlerde her cuma toplanılıp ne kararlar alınıyor. bana git aralarında bulun gör gibi cevap yazmamanı ister(d)im. çünkü ne üstünde çok durduğunuz müslümanlığın kan ağlayan coğrafyasında (ırak, filistin...) bir damla kan hala durmuş değil, ne de iplerini elinde tuttuğunuz Türkiye' de dış güçlere karşı yaptırım gücü olarak bir yol kat(L)edilmiş değil. (bana ne olur AB ye üyelik yolunda önemli adımlar atıldı ya da ekonomik safsataların e-komik göstergelerinden bahsetmeyin.) saygılar...

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

sözkonusu kendisini herşeyi bilen uzman ve söylediklerini tartışılamaz doğru kabul eden zihniyete bir iki çentik daha atalım.

eskinin "fetullahçı"sı, sonrasının "milli görüşçüsü", şimdinin ne olduğu belli olmayan, ama mevzu hakkında en keskin ithamları ardarda, belgesiz sıralayabilen bir zihniyetin söylediklerini neden kesin doğru kabul edelim ki? bugün ak dediğine yarın kara demeyeceğini, bu kadar fikir ve mekan değişiminden sonra kuyruk acısı olup olmadığını, hem türkçe öğretmenin çok önemli olduğunu linklerle anlatıp hem de "neden öğretiyorsunuz, istihbarat veya milliyetçilik için değil mi? sizi gidi siziiiii" şeklinde yeni -aslında eski- teoriler üreten bir zihniyete neden güvenelim? şunca yapılan işin daha önce devlet tarafından desteklendiğini bildiği halde çabucak mafya ve siyaset tüccarlarını işe ortak etmek nasıl bir dönüşümdür? hem adı geçenler bu "kötünün en kötüsü" oluşumu kendi kirli amaçları için kullanmak istiyor olabilemez mi? bu durumda suçlular gene "olağan şüpheliler" mi olacak? peki "olağan şüpheliler" bu ithamlardan kurtulmak için ne yapmalı? ağzıyla kuş mu tutmalı?

kendisi herşeyi bilen, laik zekatını vermek için çıldıran zihniyet işi gene küfür etmeye bağlayıp olayı bir çırpıda çözüp günü kurtararak bir kez daha "dünyayı kurtaran kahraman" olmanın verdiği o ulvi lezzeti tatmış oldu ( dün superman döndü ama hiç tat vermedi filmini izledim de). herhalde kendisinden bizzat ders almadığı birisinin adı geçen şahsın hocası olarak kabul edilmeyeceğini bilmiyor. olabilir, bilmemek değil öğrenmemek ayıp. o kişiye halk arasında ve adı geçen şahsın yanında "üstad" derler. mevzu konusu şahsın kitaplarını okuyup kendisine üstad kabul ettiği birisinin, yüzlerce defa mahkemeye çıkmış ama hepsinden de beraat etmiş birisinin "ocaklarında" (ne komik benzetme) adı geçen zihniyetin aynen söylediği gibi "Hocası Atatürk düşmanıyken, nur evlerinde Atatürk'e ve annesine ağız dolusu küfredilirken" bir faaliyet varsa ve buna bizzat şahit olmuşsa neden bugüne kadar vatandaşlık görevini yapmamış ta buradan ihbarvari bir şekilde yetkililere iletiyor. askerde veya sıkıyönetimde olsaydık vazifeyi ihmalden dava açardım valla! yoksa bu zihniyet kendi kuruntularını gene belgesiz ve bilgisiz bir şekilde, maksat çamur atmak olsun, tutmasa da izi kalır nasıl olsa düşüncesiyle fikir diye ortaya mı salıyor? bilemiyorum işte.

hem bu memlekette ben de müslümanım, benim de annemin başı örtülü, benim dedem koskoca şeyhülislamdı zaten diye övünüp dine,dini hayata ve müslümanlara en ağır hakaretleri hiç nefes almadan, saniyede 4000 kurşun atabilen yeni nesil insan imha makineleri gibi ardarda sayabilenler, Atatürkü ve Atatürkçülüğü bu şekilde koruyacaklarını falan vehmediyorlarsa bir zahmet çeksinler ellerini Atatürkün üzerinden. Atatürkü koruma kanunu diye bir kanun ve bu kanunu uygulamakla yükümlü cumhuriyet savcıları var zaten. sağa sola çamur atacağınıza buyrun savcıya somut belge verin, hep beraber vuralım abalıya. elinizde belge ve bilgi yoksa işkembe-i kübradan sallayıp millete ve sevdiklerine iftira atmayın. hem siz kendinizi doğuştan Atatürkçü sayıp, tekelinize almayı falan isteyebilirsiniz ama gerçek hayatta işler öyle yürümüyor. bu milletin çoğunluğu Atatürkü seviyor ve sizin onu istismar etmenizden bıktı usandı. sevmeyen azınlığı bahane ederek gelip, seven çoğunluğa çamur atmaya çalışmanızdan da bıktı.

her ne ise bu hamur çok su götürür. şahsen nasyonal sosyalistlerimizin ve kendini dokunulamaz seçilmiş zannedenlerin daha iyi argümanlar bulmasını beklerdim. koskoca haziran fırtınasında ve hala bitmeyen dava sürecinde bütün iftira ve çamurlar cevaplanmış beraat kararı verilmişken, uğruna içimizdeki danimarkalılar olmayı göze alanların yargının verdiği kararlara güvenmemesi beni bu zihniyeti doğru okuduğum için sevindirdi, kendi adlarına hüzünlendirdi.

şimdi ben kendi söylediğini tartışılmaz doğru olarak kabul edilmesini isteyenlerin fikirlerini neden öyle sayacakmışım ki? siz ben doğruyum diyorsanız ben de ben doğruyum diyorum. buyrun, takımlar beşer kişilik olsun. kasti faul yapanlar maçtan çıkartılırlar.

saz arkadaşlarımı gayretlerinden dolayı tebrik eder, bütün hafif üyelerine iyi günler ve hemen geçen pazartesiler dilerim.

@Relic
Eleştirdiğim noktaları belirttim, ısrarla kişilere takıldınız. İşin finansal boyutuyla ilgilenmemekle birlikte, prensipte takip edilen şeyin bir kişinin din üzerine yorumu olduğunu hatırlatarak, bunun mutlak doğru olmayabileceğini, yorumların değişken, kimi zaman da esastan ziyadesiyle uzak olabildiğini, bana göre takip edilmesi gereken tek şeyin sadece Allah'ın sözü ve aklımız olduğunu yine söylerim. Tabiki siz yine oturup okuyarak anlamaya çalışmak yerine sizin adınıza düşünen kişilerin peşinden gidebilirsiniz, diyecek birşeyim yok. Sadece peşinden gittiğiniz şeyi eleştirebilecek iradeyi gösteriniz diyorum ki buna karalamak demişsiniz, bu durumda objektif olamadığınızı sanıyorum.

kafatası matkap benzeri bir aletle delinirken kafa içi festival alanıdır.

Küfreden fetullah değil, öğrencileri dedim. Ben kendi kulaklarımla duydum surat ifademi görünce sustular.

İşin ilginci ben Atatürk'e küfrediyo bu zındıklar olarak yazmadım, ben tam fikir özgürlüğünden yanayım ( o yüzden kimseyi koşa koşa gidip ihbar etme derdim yok), derdim dersane sınıfında Atatürkçü olanların akşam yatakhanede küfredip bunu içine sindirmesi.

Beyefendi ise hala aynı taraneleri sıralıyor, ahh bize baskı yapıyorlar, yok efendim eski hafifçiler bizi susturmak istiyor. Açın efendim bakın yorumlarınıza, bu konuda konuşamazsınız diyen bir siz varsınız. Bu özgürlük yanlısı ayaklarını bırakın, millette hakaret edip küfrederken, tehditler savururken iyi, yavaş deyince sansürcü olduk.

1fethullah gülen said nursinin kendi dile getirmese de bal gibi izindedir, said nursi'nin risalelerini kendine rehber edinmiştir.

Bunu relic söylüyor, sebep şu, adam kanıtınız var mı ların arkasına sığınmıyor, gördüğü gerçeği dile getiriyor. Ama size göre Fethulah hoca said nursi izinde değil. Niye? Çok basit, relic Said Nursi risalelerinin, bugünkü fetullah hoca imajına zarar verdiğinin farkında değil. Siz Said Nursi'nin birden fazla kadınla evlenmek her müslamının hakkıdır gibi çağ dışı söylemlerinin farkındasınız ki bunu göz ardı etmeye yok saymaya çalışıyorsunuz.

Dürüst olmak bu dünyada ki en güzel erdemdir. Bugün memlekette açılan mahkemelerde bütün hortumcular temize çıktı, ama hepimiz bu adamların sadece minareyi çalarken kılıfına uydurduklarını biliyoruz. O yüzden mahkemelerde birşey çıkmadı lafları boş.

beyefendi nin hayalgücü genişki hemen olayı 5 e 5 lik bir maça çevirmiş üstüne de bizim bilmediğimiz ama kendisinin işine geldikçe söyleyeceği kurallar kitabından açıklama yapmış. neymiş kasti faul yapan dışarı!
beyefendi ne senin oyununda oynarım ne de senin belirleyeceğin kurallara göre oynarım. iki de bir çentik atmakla övündüğün zihniyetin her açtığı başlığa muhalefet olan ve benim de bildiğim doğru diye övündüğün sen ve takım arkadaşların benim gözümde kasti faulu çoktan yaptı. bana göre de hükmen yenik sayılırdınız. bırak bu kendini tatmin etme oyunlarını.
şurda güzel güzel edebe ve vicdana uygun tartışıyoruz konuyu.
bu milletin çoğu Atatürk ü seviyor doğru ama kimse onu istismar etmiyor. Biliyorsun bazı şeyler yakana rozet takmakla olmuyor. O zaman ben de şunu derim. Bu milletin çoğu Allah' ı seviyor, bu millet de sizin onu istismar etmenizden bıktı usandı. Biliyorsun bazı şeyler eline tespih almakla, başını örtmekle de olmuyor.
Hiç bir zaman dile getirmek istemezdim çünkü belli kurumlar bundan zarar görür. Ama kurum ismi vermeden de olayı anlatabilirim.
Bir-iki hafta önce okula sınav sonuçlarına bakmaya gitmiştim. Öğrenci işlerine çıkarken arkadan "ALLAH-U EKBER, ALLAH-U EKBER!" diye bağırarak giren eli sopalı on-onbeş kişi geldi. Nasıl girdiklerini bilmiyorum ama eli sopalı on kişiye karşı özel güvenlik güçlerinin (hele ki bayansa o gün kapıda bayan görevliler vardı) pek direneceğini sanmıyorum. Bahsi geçen on kişinin hangi zihniyete mensup olduğu aşikar. O gün yaptıklarıyla Allah' ın büyüklüğünü mü bize gösterdiler yoksa yaptıkları dağıtılan said nursi kitaplarında mı yazıyordu bilmiyorum. Adı çok geçen cemaat evlerinden birinde toplanılmış ve çağdışı ve İslamiyetin hoşgörüsüne uygunsuz bir biçimde fiili eylemde bulunulmuştu. Bu bana danıştay saldırısını anımsattı ki tüylerim ürpermişti o an. İşte Fethullah' ın çok övdüğünüz evlerinde alınan kararlardan biriydi bu. Maddi manevi ve belki de cana bile zarar verebilme bazı durumlarda.
Gelelim eli sopalı kişilerin yaptıklarına. Son derece hak, hukuk, adalete uygun bir biçimde, kimseye sopa, bıçak göstermeden broşür dağıtılan, afiş asılan kantinin her tarafını yıkıp döktüler. Geriye gözü biber gazından yanmış, öksüren ben, birkaç öğretim görevlisi, memur ve benim gibi o gün okula gitmiş öğrenciler vardı.
Bu anlattığım olay okulun içinde kaldı, ama beyefendi bilgi belge diye çok ısrar ettiği için anlattım. Neden okulun içinde kaldığını, daha doğrusu basına yansıtılmadığını hepimiz sağduyulu bir şekilde anlayabiliriz. ama işte bu konuda sağduyulu olmayanlar da vardı.
beyefendi aklı selim olgun bir insan, bu olayda adı geçenler gibi içi nefret ve kin dolu insanlara benzemiyor, düşüncesini akıcı bir şekilde dile getiriyor. ama soruyorum bu olayda sevdiğin bir insan zarar görse feto dan ve müritlerinden tiksinmez misin?

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

olayı önce inceleyelim, sonra şu hafif ağaca çentik atmaya devam ederiz.

mekan: bir üniversitenin kantini. büyük ihtimalle solcu arkadaşlar etrafı afişle filan doldurup, broşür dağıtıp, şarkı türkü söyleyerek vakit geçirmekteler.

olay: iddiaya göre adı geçen evlerde alınan ve kitaba uygun bir karar sonucu eli sopalı (Allahtan satırlı değil) 10-15 kişi mekana baskın yapar ve güvenlik görevlileri dahil herkese bir temiz sopa çekerler.

sonuç: bu olayda adı geçenler "fetullahçı"

şahsen bu olayın dediğiniz kişiler tarafından yapıldığına inanmıyorum. çünkü üniversitelerde olan onca olayda sağcısı, solcusu, ülkücüsü, gomonisti, liberali, kapitalisti, çeşitli dini cemaatlerin mensupları bile kavga dövüş olaylarına karışmıştır ama nurcular bu işlerden o kadar uzak dururlar ki arkadaşları tarafından çok pasif olmakla suçlanırlar. onlarda biz pasif değil farklı yönden sizden daha aktifiz der, mevzuyu kapatır, kırmızı kaplı kitaplarını (veya her ne renkteyse, son zamanlarda bir sürü yayınevi basmaya başladı) okumaya devam ederler.

80 öncesindeki olayları epeyce incelemiş ve hiç tasvip etmeyen biri olarak bugünde bu tür kavgaları hiç beğenmiyor, emniyet kuvvetleri ve istihbaratın bu tür kavga ve cinayetleri engellemek için istihdam edildiğine inanıyorum. keşke üniversitelerimiz ve öğrencilerimiz bu tür kavga dövüş işleri yerine bilim ile uğraşsa da milletimizin hayat ve gelir seviyesi artsa. ama olmuyor işte. bizimkiler sakin sakin kendi işlerine baksa da, bu sakin hayatı sevmeyenler gelip ortalığı karıştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. ne kadar üzücü bir durum.

gelelim sonuç kısmına. sadece benim yakınlarımın değil, herhangi bir olayda yaralanan ve ya ölen herhangi birisi, bırakın türkiyeyi dünyanın herhangi bir yerindeki insan için bile üzülürüm. ne de olsa bir insandır ve başına kötü birşey gelmiştir. dini, milleti, rengi, vb. benim için önemli değildir. danıştayda olan olayda da suikastı yapan kişiye ve arkasındakilere çok ağır yazılar yazdım da sonra ne olur olmaz diye buraya koymadım, kendime kaldı. buraya yazdıklarım hafif olanlar. üniversitede sizin veya solcu arkadaşların başına birşey gelse gene üzülürdüm. bir insanın düşüncesinden ve hayat tarzından dolayı tartaklanması veya hapse gönderilmesi bana göre büyük aptallık ve kendini tatmindir. fakat bu olayın iddia ettiğiniz kişi veya kişiler tarafından gerçekleştirildiğine inanmıyorum. keşke polis devreye girse ve sorumluları yakalasaydı. böylece hepimiz aydınlanmış olurduk.

bir diğer noktada o işi yapanlar iddia edilen kişiler olsa bile bilinen hukuk kuralıdır, suç sadece suçu işleyen ve varsa azmettirenle sınırlıdır. o kişinin bütün sülalesi o suçtan dolayı suçlanamaz. ülkemizde fazla işletilmesede de bu böyledir. iddia ettiğiniz kişiler yapmış olsa bile - ki bence değil- suç sadece o kişileri bağlar, bütün camiayı değil.

ne sağcısı, ne solcusu, ne kapitalisti, ne liberali ne de gomonisti hiçbiri içeri ALLAH-U EKBER, ALLAH-U EKBER diye bağırıp girmezdi orda. Ortalığı dağıtmazdı. Bunların hepsi savunduğu görüş konusunda okul içinde birşey belirtecekse el ilanı dağıtır ya da megafonu alır konuşma yapar. Veyahut yerinde eylem projesiyle oturma eylemi yapar, ellerinde dövizlerle dertlerini dile getirirler.
Sen o kişilerin olmadığını varsayıyorsun, bu yazdıklarımdan geriye bir seçenek kalıyor.
Sonra diyorsun ki, onlar bizim içimizden olsa bile bütün camiayı bağlamaz. Bu sizin kendi camianızın sorunudur. Sana onları savun diyemem. Savunulacak bir yanları yok. Ama görünen köy kılavuz istemez. Onlar Feto nun cemaat evinin öğrencisiydi. On-onbeş kişiydi. Elleri sopalı belirledikleri hassas yerleri yıkıp döktüler. Demekki cemaat evinde bu öğretiliyordu, bu gibi karrlar alınıyordu. Ama bu bütün camiaya mal edilemezdi. Bu dediğin çok komik. Bana birini hatırlattın. (ismi lazım değil) O da sıkışınca ucuz laflarla kıvırıyordu. Senden daha güzel cevap beklerdim. Yazdığın cevap içinde tek hoşuma giden insancıl yönden baktığın yerdi. O yapılanların hiçbir ideoloji çerçevesinde tasvip edilemeyeceği ve üzüntüme ortak olduğun yerdi. Ama bu yeterli değil işte. Feto nun müritleri daha hangi projelerle karşımıza çıkar bilmem ama sen veya siz bunu daha ne kadar bütün camiaya mal etmezsiniz onu da bilmem, sonuç hangi insanların nelere sebep olduğudur. Feto dan hala tiksiniyorum. Bunu tüm camiaya ben de mal etmiyorum.İçinizde nezih olan insanlar vardır ve doğru yolu bulacaktır umuduyla. Ama Feto nun müritleri benden uzak Allah' a yakın olsun. Ama Allah' ın adını böyle okul kantinlerinde vurup kırarak lekelemesinler. Tek ricam bu.............................

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

Bu kaçıncı oluşum çabasıdır bilemiyorum; ulusalcılık çatısı altında toplanmaya çalışan şebeke bir türlü halka mal olamıyor. Bir kere, içlerinde karanlık bağlantıları olan çok sayıda adam var. Güya kendilerini sağdan, soldan insanların bir araya gelmesi gibi gösteriyorlar; ancak defolu insan sayısı kuşkulara sebep oluyor. Bir yandan havaalanını basıp “Patrik’i protesto ediyoruz” görüntüsü verip üstelik konu ile ilgisi olmayan kişilere hakaret ediyorlar, diğer yandan Türk Ortodoks Patrikhanesi’nde ittifak yapıp günah çıkarıyorlar. Milliyetçi camiaya göz kırpıyorlar; ama milliyetçilerden yüz bulamıyorlar. Maocularla aynı karede yer alıyorlar; ama solcuların sempatisini kazanamıyorlar; çünkü samimi bir görüntü vermiyorlar. Söylemlerindeki faşizm, davranışlarındaki hırçınlık, yaklaşımlarındaki ayrımcılık ulusalcıları her geçen gün daha da yalnızlaştırıyor. Bir de darbeci diye bilinen ve karanlık işlere adı karışmış emeklilerle irtibatları olunca, toplum bunların alnına kocaman bir soru işareti konduruyor. Bu karmaşık ilişkilerden sıyrılmadıkça Kızılelma’nın cehennem zakkumuna benzetilmesi kaçınılmaz...

Danıştay baskınından sonra maskeleri biraz daha düşen grupların aslında hiç de “vatansever” olmadıkları, rant kavgası verdikleri kendi itiraflarıyla ortaya çıktı. Oysa bu oluşumu duyururken internet üzerinden 2 milyon üyeye kavuşacaklarını iddia ediyorlardı. Değil 2 milyon, 2 bin adam bile bunların yüzüne bakmadı...

Ulusalcılık maskesi altında darbecilik provası yapan anti-demokrat grupların şunu anlaması gerekiyor artık: Bu millet, bu ülkeyi yürekten sevmediği halde vatanperver gözüken, bu millete (diline, dinine, kültürüne) hayran kişilere karşı savaş açan grubu sev-mi-yor. Boş salonlardan, sinek avlayan toplantılardan bir ders çıkarmak çok mu zor “ulusalcılar” için. Anlayın artık kardeşim, Türk milleti sizi sevmiyor; çünkü amacınızı da, aracınızı da karanlık görüyor...

EKREM DUMANLI

üniversiteye yapılan baskını polise haber vermek yerine kafadan "fetullahçılara" ihale edip sonra da sağdan soldan savunma beklemek çok komik geldi nedense. bende aynı yöntemle yola çıkarak diyorum ki: o baskını yapan ve buraya yansıtanlar provakatörlerdir. maksat iftira ve çamur at, tutmazsa izi kalsındır. buyrun savunmanızı mahkeme katibine verin. eğer avukat tutacak imkanınız yoksa devletimiz sizin için yeni mezun, bu işlerden pek anlamayan bir avukat görevlendirecektir.

bazıları çok istiyor diye bir daha o tip saldırıyı yapanlara "abi bir dakka sen necisin, kimden aldın bu emirleri!" diye sorarım. ondan sonra benim buraya cevabı yazacak halim kalır mı bilmem. kaldı ki kurtlar vadisi psikolojisiyle herşeyi provakatif görüp kendi camiasının aktivitelerinden- güzelleri biz yaptık, kötüler bize mal edilemez diyerek kaçmak, sizin camianın geninde var galiba. (çoğunuzun ismi lazım değil gibi uçağa atlayıp kaçacağı günü merak ediyorum.)
bir de 70 milyona tek tek sormuş gibi bu millet sizi sevmiyor hipotezi de pek bir yakışıksız geldi bana. ben de burda benzer bir gafta bulunurdum şayet aklım başımda ve objektif yazarlardan alıntı yapmayı ve elimde bir veri olmadan çürük sonuçları millete maletmiyorum. Bizim uzlaşmamız imkansız gibi gözüküyor. Varsın biz birbirimizi yiyelim. İngiliz atını alan Üsküdar' ı da geçsin. Ben burda iftira atsaydım sizin çocuklara özenerek yaptığınız gibi, bu olayı anlatmazdım.
Gelelim üniversitedeki olaya. Birkaç dakikada gecikmeyle de olsa çevik kuvvet müdahele etti. Ama senin fethullahçı olmayan dediğin saldırganlar hala ALLAH-U EKBER diye nida atıyordu. Köşeye sıkışıtırılıp gerekli müdahele yapıldı ardından. Olan eğitim kurumuna, birkaç kişinin de sağlığında günlük bozulmaya ve bazı maskelerin düşmesine vesile oldu. Sen bu duruma gül, biz düşüncelerimizi dövizlere ya da buraya yazıp dile getiririz ama adı geçenler tekrar olayı maddi ve manevi zarara vurursa bil ki biz yine sizin seviyenize inmeyeceğiz. Bizim akıl ve kalemlerimiz, onun üstündeki kara peçeyi de gün gelecek kaldıracağız. Bundan sonra yazacakların umrumda değil. Geldiğiniz gibi gideceksiniz çünkü.

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

olayı kişiselleştirip bozulmaya gerek yok, zira burada sakin sakin fikirlerimizi yazıyoruz. ben olayların istediğiniz gibi olmasını temenni ederim. bence bir mahsuru yok. buyrun istediğinizi yapın, biz de görelim iftihar edelim.

şahsım itibarıyla herhangi biriyle herhangi bir konuda uzlaşmaya niyetim yok. ben sadece açılan konularla ilgili fikirlerimi yazıyorum. bazılarında yoğun, bazılarında gevşek oluyor ama oluyor işte. yazılanlar herhangi birinin hoşuna gitmeyebilir, ama halka açık bir mekanda yazınca o kadarcık olumsuzluk normal görülecek artık.

Feto Bey'in saz arkadaşlarının yazdıklarını okudum. Anlamını bilmedikleri kelimelerle oynaşan kardeşler. Kendilerine ait bir sesleri de yok. Elemanter bilgi yoksunu, kes-yapıştırcı malum bir kitle. Aslında bu durumun Feto Bey taraftarı olmakla bir ilgisi yok tabii; ama bunlar, "bildiğini sanan cahiller" olduğu için durumları daha da acıklı.
Buna da şaşırmamak lazim; zira peşinden gittikleri adam da zaten bu kardeşlerimiz gibi kof ve kalitesiz, bön ve berbat bir şahsiyet.
Özal Bey'in arkadan pışpışlamasıyla serpilen, batakhaneden hanımefendi sanatçılığa yükselerek kendine yeni bir tarih ve duruş edinenlerden.
Mahmur ve ıslak gözleriyle ambians satan, bölük pörçük okuduklarını kompoze ederek gazlayan ve tabii onun bunun tarafından kullanılan ve bittabi zamanla güçlenerek onu bunu da kullanmaya başlayan bir zat.
İslam ve Türk kültürü, tarihi hakkında en ufak bir araştırması, fikri, orijinal düşüncesi olmadığı gibi; 'Mızraklı İlmihal' seviyesinde dolaşan yaklaşımlarıyla sersem Türkleri etrafında toplamış; topladığı paralarla da İslami marketing konusunda haklı bir şöhret edinmiştir.
Bu ülkenin insanlarına yıllarca, İslam deyince içerken, s..arken neyi nasıl yapacağı, daha doğrusu neleri yapmasının yasak olduğu öğretilmeye çalışıldığından; ve tabii bu çabaların anlamsızlığı ve boşunalığı her seferinde geri dönüşümlü b.. olarak aramıza katılan milyonlarla kanıtlandığından; Feto Bey sürecin bir noktasında 'Allah korkusu' değil 'Allah sevgisi' temasıyla, sürüyle konformist, tembel, entel, dantel ve sefil şahsiyetsizin desteğini buldu.
Aklınca bu gayriortodoks yaklaşımıyla bir tür consensus sağlayacak ve İslam'ın "kara yüzü"nden çekinen seküler abilerin de sempatisini kazanacaktı. Hakikaten de böyle oldu! Türkiye'nin ağaları, bu kasabalı hoca parçasını önce arkadan ittiler; sonra da yarattıkları bu "gönül insanı"na bakıp "vay be, herif ne ne konuşuyor be, büyük adam valla" dediler.
Bu toprakların bir kaç istisna dışında kaderi budur. Vasati çöpler ve zerzavatlar mühim adam olur; düşüncesi, duruşu, inancı ne olursa olsun hakiki insanlar kenarda kalır (Tabii bu çoğu zaman onların da tercihi olur; zira bu kişiler için iktidar insanın ancak s..ine kadardır. Pardon).
Mesela Mehmet Şevket Eygi gibi, hiç hoşlanmadığım bir şahsiyet, şeriatçıdır ve fakat sahici bir entelektüeldir. Dolayısıyla Eygi Bey'in kılıcını, Feto'nun ağlak ve sahtekar kalemine tercih ederim.

biz bu zihniyete neden güvenip söylediklerini doğru kabul edelim ki?

en basit bir mevzuda dahi gerçekdışı yazıp bizleri yanlış bilgilendiren, uğruna içimizdeki danimarkalılar olmayı göze aldıkları yargıya güvenmediklerini açıkça ifade etmekten çekinmeyen insanların anlattıklarına neden inanacakmışım ki? buyrun bakalım fethullah gülenin avukatı ne demiş?

Gülen’in ismini değiştirdiği iddiası mesnetsiz ve uydurma
Avukat Erdemli, konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, yeni yayımlanan bir kitapta müvekkili hakkında kullanılan, “Fethullah Gülen, 31 Ocak 1986 tarihinde İzmir İl Nüfus Müdürlüğü’ne başvurarak, 3881 kayıt numaralı kimliğindeki ismini ‘Fetullah’tan ‘Fethullah’a çevirdi. Bu ‘h’ harfi değişikliği kimilerine göre ebced hesabına uydurmak, kimilerine göre ise Said Nursi’nin Siirt’teki hocası Molla Fethullah’ın ismini almak istemesi nedeniyle yapılmıştır.” şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.
Erdemli, gerçek dışı ve hayal ürünü olan iddiaya inandırıcılık kazandırabilmek için yer, tarih ve numara uydurulması yoluna gidildiğini kaydetti. Erdemli’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Müvekkilim, hiçbir zaman hiçbir nüfus müdürlüğünde ‘h’ harfi ekleyerek veya başka bir biçimde ismini değiştirmiş değildir. Kaldı ki, isim değişikliği nüfus müdürlüğüne müracaatla değil, mahkeme kararıyla olabilir. Bu durum dahi iddianın uydurma olduğunun bir kanıtıdır. Müvekkilimin nüfus bilgilerine ilişkin resmi kayıtlar ortada iken, böyle hayali kurgularla kişiler hakkında kuşku oluşturulmasını iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değildir.”
Fethullah Gülen’in kimliği ve soy kütüğü hakkında bu tür gerçek dışı iddialar ortaya atılarak halkın zihninde karışıklık meydana getirilmek istendiğine dikkat çeken Erdemli, Gülen’in babasının Ramiz Bey, dedesinin Şamil Bey, onun babasının Ahmet Efendi, onun da babasının Hurşit Efendi olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi: “Anadolu topraklarında doğup büyümüş, özbeöz Müslüman-Türk milletinin birer mensubudurlar. Müvekkilimin şeceresi yukarıya doğru 6. kuşak, 8. kuşak, gerektiğinde daha da detaylı olarak bildirilebilir.

bir diğer noktada bu zihniyet laftan başka birşey üretmiyor ve icraat yapanlara alabildiğine çamur atıyor. buyrun elinizden gelen bir iş varsa yapın, bizde görelim iftihar edelim. yani yıllardır yaptığınız gibi bize ideolojik masallar anlatmayın, bir garibin derdine derman olun. bunu da kendi yöntemlerinizle yapın,bence bir mahsuru yok. yeter ki doğru düzgün bir icraat görelim.

Latin Amerika’nın ilk Türk okulu Arjantin’de açıldı
Açılış töreninde bir konuşma yapan Bakan Yardımcısı Enrique Martin Martinez ve Özel Okullar Sorumlusu Luis Liberman, Türk müteşebbisleri ülkelerinde görmekten duydukları memnuniyeti dile getirirken, eğitim gibi zor bir alanı seçtikleri için Türk müteşebbislere teşekkür etti.

şu noktayada ayağımı basmazsam içim rahat etmeyecek. devrimci günlerinden kalma bir özlemle sürekli kavga, savaş, harb edecek kişiler arayanların istekleri kursaklarında kalacak çünkü bu işleri yapanlar yola kavga etmek için değil, insanlara barışı ve sevgiyi öğretmek için yola çıktılar.

Beyhude vuruyorsunuz. Kin ve nefretinizden neredeyse insanlıktan çıkıyorsunuz. Yaptığınız bütün kötülüklere karşılık, milletimiz için, devletimiz için, insanlık için daha fazla iyilik, daha fazla hayır yapılacaktır. Düşmanlıklara vakit ayrılmayacak, seviyenize asla inilmeyecek, asla muhatap alınmayacaksınız.

control c, control v

Iki yuzluluk, riyakarlik, sahtecilik.

http://www.yesil.org/fgulen.htm

http://www.geocities.com/fettosh/cetinkaya.htm

Insanin, 'sen neymissin be hoca' diyesi geliyor..:)

maşallah "seviye" kelimesini zikredince herkes kendine mal eder olmuş. ve sürekli -biz niye bu zihniyete güvenelim tezahuratında bulunulmuş. bakın bundan sonra yazacaklarımı kopi-pest edebilirim. burası herkesin düşüncelerini ifade ettiği bir yer. kimse kimsenin fikrini kabul etmek zorunda değil. ama özetle ve renksiz bir şekilde biz niye sizin kaynaklarınıza güvenelim. objektiflikten konuşuyorsunuz- kaynağınız pek muhterem; kanal7,stv,zaman... bunların hangi hür! akla hizmet ettiği ortada. stv var ki adamların sloganı bile "doğrudan satış". artık orda milleti mi, inancı mı, vatanı mı satıyorlar alanlara ve "satan"lara sormak lazım. diğerlerini saymıyorum. lakin say say bitmez durumları da var. üç nokta kafidir bence.
kimin ne yaptığına gelince. daha iyisini yapan var mı diye soruluyor o komiğime gitti. hangi akıl yetişmiş ki adını duyduk bu yurt dışındaki feto nun okullarından. bana herkesin örnek aldığı bir isim söyleyin. feto nun okulundan çıkma dünyada nam salmış. ben şuanki hükümetten birkaç adam söylerim ama onlar yerli malı. zaten mevcut hükümet kimin yavuklusu ortada. peki bu hükümeti tartıya koyalım.
cari açık ın cumhuriyet tarihinde ne denli rekor seviyede olduğu ortada
ithalat-ihracat dengesi eksi durumda
kıbrıs ın gün be gün nasıl açık denizlere gittiği de ortada AB uğruna (en son Maraş ı istemişler duyurulur bakalım verecekler mi?)
dış politikada her denilene tamam efendimci tavır
ermeni (sözde)soykırımı için ermenilerin hem siyasal hem de görsel (medya-basın) arenada yaptığı mükemmel lobi faaliyetlerine karşı bizimkilerin sessiz tutumu
ve bizleri -"a bak biz bunları yapmadık!" diye kıskandıracak daha nice icraatler.
bunlar bu zihniyetin yaptıkları. son derece sevgi ve barış ile yola çıkmışlar, doğru. önceki yazdıklarımda dediğim gibi bizim okulun kantinine ne kadar hoşgörülü, barış, sevgi dolu davrandıklarını gördüm. inanın gözlerim saldıran kişileri dağıtmak için kullanılan göz yaşartıcı bombadan değil sevgi selinden ağladı.
içimizdeki danimarkalılara gelince, penguen dergisinde kendi karikatürüne ses çıkaran, dava açan başbakan ın hali ortada. peki niye mertlik yapıp da Hz.Muhammed ile dalga geçen danimarkalı karikatüriste dava açmadı? sıkar galiba. sonuçta AB var falan filan. burda kim danimarkalı acaba. Başbakan karikatüristin çizdiği resmi içine sindirdi ki dava açacak birşey bulamadı. Hani nerde dini değerler. Tabi işine gelince. Yoksa sevgi ve barış ile çıktık dediğiniz yol AB yolu mu? Ve bu uğurda dini değerlerimiz ile dalga geçilse bile hoşgörüyle mi yaklaşılacak. Ama kişisel bir durum olunca madem gücün de yetiyor, aç davayı. Herşeyiniz ikilem, herşeyiniz, inancınız bile göreceli, gücüne yeten kişileri ezmek, kendi zihniyetine inandırmak. Ama bakın ben sizin gibi yapmayacağım. Siz inanmaya devam edin, hürmet gösterdiklerinizden duyduklarınıza. Kendi zihniyetinizi yaşatın. Ona da birşey demiyeceğim. Biz sabırlıyız çünkü. Kin duymayız. Kantinlerin camlarını indirmeyiz. Nefret duymayız. Nefret duysaydık sizin tekrar türemenize izin vermezdik. Saygı duyarız, dinleriz. Burda bunları yazabiliyorsunuz ve sizler gibi maddi ve manevi zarar vermeden tartışırız.

Tool Antolojisi: !Vicarious, 'Stinkfist, ^Jambi, +Schism, &Parabola, /Lateralus, (Jimmy, )Aenima, =Prison Sex... -coming soon-

-hocam malum şahısla ilgili röportaja başl