Ben işe gidip gelirken, (evet, şaşırdınız belki ama benim bir işim var. boş gezenin boş kalfası değilim. hoş kalfası olsam onun da en iyisi olurum o da ayrı) deniz yolunu da kullanıyorum. Tamam karayolundan da bir parça tadıyorum. Ama var mı denizyolusu gibi ha sorarım size. (-denizyolusu? -evet, yanlış kullanım fakat sence de hoş bir tınısı yok mu? -var. -varım diy.. -sigigit).

Etrafımda sadece Eminönü'nde inecek olmanın verdiği rahatlıkla yayım yayım yayılmış insanlar oluyor ve ben bir telaş onların arasından geçmeye çalışıyorum. Bu insanlar öyle rahatlar ki, öyle ziklemez bir tavır içindeler ki dövesim geliyor. (dövesim gelir, dövesim geliiiiiir. allah allah..) Bazıları ağızlarını yan yapıp, pppııfff sesi çıkarmak suretiyle telaş içinde koşuşturan bana alaycı gözlerle bakıyorlar. Pata küte giresim geliyor.(giresun) İşte motordan inebilmek için koşturduğum o sırada yaşadığım korkunun çok sahici bir gerçekliği var. Motordan inemeyip, Eminönü'ye gitmek zorunda kalacağım sanıyorum. Yüreğim bir kuş misali pır pır hareketleniyor. Gözlerim kararıyor. Sanki o deli dolu neşe dolu kişi ben değilim sanki, o derece yani. Yok yok çok abartılı oldu bu anlatım. Sadece bazen ben inemeden motor hareket edecekmiş gibi geliyor, o kadar. Ne pır pır kuşu allahasen ya, yok gözlerim kararıyormuş da bilmem ne. Olduuuuuuu, güleyim bari...!
Arrogante bende eski 60 lardan kalma(sıktım) kırmızı ortadan birleşmiş kocamaan otobüslerden büyük haz alıyorum.Yol az girintili çıkıntılı olsun 100 kişi birden senkronize dans grupların gibi sallanmıyormu bitiyorum o duruma.
Dergi yazısı gibi olmuş oyun dergisi yazıları gibi hane en arkada herbiri birşeyler karalıyor onlardan bahsediyorum.
Bu arada boş gezenin boş kalfalığında rakibin çok söyliyim dedim :)
@avalianch, bahsettigin ortadan birlesmis (körüklü) kocamaaan otobusler ile ilgili şöyle ve böyle yazılarım var. onları da oku..;)
@majorian, sigara kullanmıyorum. ehliyetim yok. esasında cok ilginctir sadece alkol aldıgımda kullanıyorum sonra kıllanıyorum noluyoo len bi yanlışlık var bu işte deyü.
pazar sabahı TRT 1
09:00 Haberler
09:15 İştime Engelliler için Haber Bülteni
09:30 Uçan Kaz Nils
10:00 Pazar Sineması (Western)
11:30 Pazar Konseri (Hikmet Şimşek)
12:30 Ödev..
arrogante yazıların yardı beni.Ben her bindiğimde kurbanımı özenle seçip gazabımı üzerine yağdırırım gözlerimle, 4 vasıta vakası beni de vurmuştur deja gibi .
Tıklım tıklım dolu bir otobüsün 4'te 3'ünün inmesi üzerimde ılıksuyla alınan bir duşun devam eden evrelerinde gözünü kapatıp suyu soğuğa çevirip tekrar sıcağa çevirme sonrasında gözleri açma ekşinında olduğu gibi yeni bir sayfa açar hayatıma bebeğin aldığı ilk nefeste attığı çığlığı getirir aklıma ve hayat aslında güzel mina koyim dedirttirir.
Bu kadar içli dışlıyım toplu taşımayla bende :)
@kayvenk;
höööytt, gidin leeeeyn başımdan. yüreğimin pır pır ettigi falan yok. gözlerim de kararmıyor.
sigara içmiyorum, tansiyonum da yok. çok iyiyim ben. çok iyiyim. çoook. iyi..ben..hık..mık..!
@Avalianch, ne guzel tanımlamalar oyle onlar..;)
Başın eğik birşekilde dergileri okuyorsun, sonra birden ayağa kalkınca çok normal göz kararması.. Tıpta buna bişi diyorlardı şimdi açamayacağım tıp sözlüğümü ondan işte..
Yazıya bayıldım, o uçan kaz çizgi filmine de kıl olurdum ben küçükken...
Tıpta buna bişi diyorlardı
beyin cıklaması..;)
onnupro da yazmış. uçan kaz nils diye geciyor bak. benim aklımda da oyle kalmış. halbuki nils ve uçan kaz. yani cocugun adı nils. uçan kaz nils deyince kazın adı zannediyorsun. aslında kazın ayağı oyle degil. adı da oyle degil. (-sus beee..)
Başın eğik birşekilde dergileri okuyorsun, sonra birden ayağa kalkınca çok normal göz kararması.Normalmiymiş allah allah ben hep evhamlanırdım o var bu var bide tansiyon nerden çıktı.Acaba tümörmü diyerekten ama ablamlar kendilerine hiç öyle birşey olmadığını söylediler ne yapıcam aman tanrım arada kaldım şimdi. doğruyu söyleyin uleeeyn .Kaç gün ömrüm var :)
o giresunda seferin tadı da yok başka yerin lütfu ne yazda
dızzztt
bu adamın yazılara gelince hep böyle oluyorum müdür
he valla, cevrem vucut gelistirme takımı gibi benim zaten. kalcalar da taş gibin hepsinin. malum soylediklerime gotuynen gulenler de oluyor. herkese kendimi begendiremiyorum.
okuyunca iyileştim:)..daha sık yazıp iyileşme sürecine destek olman bekleniyor..günde en az üç kez hombre alacaksın dedi doktorum..
hıım, o zaman daha sık yazmaya calısacagım. saglık sektorune hizmet herseyden once gelir.
bak yazıdaki 'ufak ufak' yanlışlarımı da duzelttim korkudan. simdi daha iyi..;)
senin yazında göze batmaz demek istedim
Şimdi bu dediğimden "sen baştan aşşağa yazılım yanlışısın" manası çıkartma lütfen bayılırım şuracıkta
ali atıf: 1
ufakufak: 2
arrogante hombre: 8
amma ve lâkin: "deli dolu" değil; "delidolu".
"deli"ler bir mekânda "dolu"dur, buna itiraz yok!
cümle içinde kıllanalım (doğru, kıllanalım!):
"bu hafif deli dolu, diyenler var.
ne yani, sanki dışarısı (ki, "içerisi" neresi?) deli dolu
değil mi dostum?
haklısın, hayatı delidolu yaşamaya bak be hocam!
kalemine sağlık arrogante!
akşam şööyle bir bira içerken okuyayım bari bu yazıyı demiş idim gündüz iken, iyi ki öyle yapmışım:))
beni gülümsettin, ihtiyacım vardı, eline sağlık arrogante...
rembetiko dinliyorum abim gelip "kimin cenazesini kaldırıyoruz" diyor. Tanrım nasıl bir evde yaşıyorum..
:) Teşekkürler mak, utandırma beni tamam
Sabah da şöyle bir dialoğumuz oldu kendisiyle
-dej aferim yavrum çayı enfes yapmışsın
-Ciddi mi
-Evet altını yakmamışsın
garavel ile arifin başbaşa rakı muhabbeti:
garavel: içindekini çıkarıcaz, sende olanı sana koyucaz arif.
arif: (bozulur) hocam böle imalı laflarla ayıp olmuyo mu biraz.
güneş gökyüzünden indiriliyor.
yerine ay oturtulacak birazdan.
- cümle içinde kullanılınca böyle oluyor-
arrogante,
yazıların ve aynı güzellikteki eğlenceli yorumların nasıl iyi geliyor anlatamam:))
hep burda, bizle kal emi...
dejj farkında olmadan enfes bir yol keşfetmişsin..çiçek güzel bir taşıyıcı olmuş arada..izlemekten değildir o şarhoşluğun..o çiçekle aynı havayı çok soluma:)
çarpmaz dej... o toprakların hiç bir şeyi beni kötü etkilemez...
ve zaten onların içkileri bizim rakıya benzer, o da güzel...
çiçek alkolu havayamı salar sence absence öyle oluyorsa bağımlı olmuş deja :)
anladım var öyle değişik markalar, sadece sembolleri kullanan..neyse ben şimdilik bira ile idare edeyim, sen bana midye yollarsın şimdi...
dedin evet:) peki tamam...bugün bana hangi şarkıyı göndermek istemiştin, hani dinleyemem şimdi dediğimde?
sen boşver bunun yanında şunu dinle...;)
Bende etiket özürü var itiraf ediyorum. Yazılarıma etiket yüklemek güç geliyor. Arrogante kısa ve öz eklemiş ne güzel. Belki yazı stillerimizle alakalıdır..
hööööyt, ben yokken neler dönmüş burada bakayım/bakiyim/bakkem..;)
begenen herkese tesekkurlerimi sunarım.
yazım yanlışı uyarısı için ayrıca tesekkur ederim. hep böyle miyim? genelde böyleyim. ama uzun yaşayacağımı tahmin etmiyorum. ne kadar yaşarsam yaşayayım o anlarda siz hafifçilerle paylaştığım anlar benim için önemli. hep diyorum, tekrar diyeyim. burası gercekten acayip bir yer. sizler de iyi ki varsınız...
o anlarda siz hafifçilerle paylaştığım anlarbu ne yaa..mazur görün. içip geldim...:))
yok o kadar degil. benim hayatımda en cok dagıldım gecelerden biri hafif gecesidir. onda bile evin yolunu buldum..:)
pazar konserini sevmezdim, haftasonu bitiyor diye sıkıntı basardı. üstelik öncesindeki uçan kaz nils i de sevmezdim. ne kadar huysuz bir çocukmuşum ben :)
çok guzel olurdu pazar konserleri.
bunu yayınladıklarına göre demekki bunu seven mılyonlarca ınsan var derdık.
biz neden onlardan biri olmayalım derdık.
butun gunu senfonık bir şekilde geçirirdik.
yeri gelmişken, değerli insan hikmet şimşek i analım. bu yazı yine ciddileşti birden arrogante, kusura kalma :)
ama ben yine de sevmezdim! :) cidden haftasonu bitiyor duygusunu en net hissetiğim andır pazar konserinin başlaması. keşke cumartesiye koysalarmış.
bir de jumbo vardı uçak. o sevimliydi ama. jumboooooo....!
yazıda işim gücüm var dediydim fakat hala buradayım. sabah mesai var 9:00. gidin yatın kardesim. beni tutmayın bilgisayar başında..
ne jumbosu yahu, bırakın jumboyu, nils i diyorum ben çok gıcık bir kazdı kendisi.
jumbo fil değil miydi??