şeytani kurumlara kızmak yerine meleksi kurumların çoğalması için uğraşalım
hayatımızın içindeler ki. onlardan nasıl kurtulacağız. Kola milyonlarca insanda bağımlılık yaptı. Keza cep telefonu da öyle... Çoğumuz onsuz kendimizi çıplak hissediyoruz. Sanırım kurtuluşumuz çıplaklığın en iyi çözüm olduğunu anladığımızda gelecek. Çünkü karşınızdakinin tek silahını zaten görüyorsunuz.
11 tane trilyoner zibidi s.tsin seni, aşşalık zengin düşmanı.
birçok kurum, kuruluş, dernek vs faliyetlerini sürdürebilmek için kendine sponsor arar. sponsorlar onlara para, malzeme yardımı yapar. yardım yapan kuruluşta ben bu adamlara para verdim mal verdim diye avaz avaz bağırmaz ama oda bedavadan kendi reklamını yapar. konu milli takım olunca da tabiki adamlar ''Türkler geliyor'' dicek Ruslar geliyor dicek değil ya. işin bu kadar detayına inip bunlar faşist bunlar zibidi dicek olursak, dünya kupası da tam anlamıyla faşizan bir eylem için uğraş vermekte.
cidden çüşşşşş yaniii. hatta ohaaaaaaa....
birgün senin bloğuna birileri gelip senin gibi ahkam kesse ne dersin?
bi düşün istersen...
halk .ötüne don alamıyor; o halde sevinmemeli!!! halk .ötüne don alamıyor; o halde milli takımı falan desteklememeli! halk .tüne don alamıyor; evinde oturup kara kara "nasıl don alabilirm" diye düşünmeli sadece. başka hiç bi halt yememeli!!! ne ki bu yani şimdi?? parayı zaten bir şekilde götürmüş şirketlerle milli duygular arasında nasıl bir bağ kurmuşsun, akıllara zarar diyorum...başka da bişey demiyorum!
aşalık herif 11 tane trilyoner zibidi s.tsin seni, aşşalık zengin düşmanı.
Nıç nıç nıç.. Üstelik Enberbats'daki blog öyle saldırganlığın zirvesine çıkan bir şey de diil.. Daha sert bir üslup kullansalar çekip vuracaksın galiba? E n'oldu o zaman? Bunu bu ülke 20 yıl yaşadı zaten, ne anladık o acaip yıllardan?
Niye, bize saçma gelen bloglara, iki satır akıl dolu yazıyla, veya çok kızdıysan alay ederek yanıt vermiyoruz ki?
Bulaşmayayım, anlamsız diye düşündüm ama taraf olmanın saygınlığı beni sessiz kalmaktan alıkoydu. Beatnick'in yazısında bahsi geçen tür insanlara kucak açan kimlerdir diye merak ediyorsanız işte buyrun size "aetyildiz". Zaten düzeyiyle Beatnick'in ne kadar haklı olduğunu bize bir kez daha göstermiş... sağolasın aetyıldız!
evet anlamsız, belki bulaşmamalı ama rahatsızlığımı dile getirmeden duramıycam. neyse bunu yazmak yeterli sanırım.
Adamın 20 ahkamından 10'u futbolla ilgili. Ayrıca songoku hayranı. Kısa bir panik atak geçirdi herhalde... Birsürü depresif'e de yardımı dokunmuş... 6 üyeli bir yahoo e-posta grubu var. Kitapyurdu ya da zirzop.com'dan para kazandığı gün rahata erer...
Dünyada büyük şirketlerin karışmadığı bir olay var mı? Onlar her yerde. Bunu kabul etmek gerek. Bana göre cola'nın reklamı çok güzel ve koro halinde evde arkadaşlarla söylüyoruz. on bir tane zibidinin yerinde olup trilyoner olmak istemeyen varsa ortaya çıksın. 65 milyon nufuslu ülkede şu kadar abone var. Türkiye'de insanların basit şeyleri büyütmelerinin nedeni de mutlu olmak için neden aramaları diye düşünüyorum. Asıl sadece sanatçıları dinlemek için gelen halkı sömüren UZAN'A ne demeli...
götüne don almak bir yana, bir kısım arkadaşlar kıçı açık gezmekte ve bununla gurur duymaktaymış. Kıçlarını açıkta bırakmak suretiyle arka kısımlarına bir takım art niyet besleyen kişi ve kurumlarla da sıkı bir maddi ve manevi bağ kurmuşlar sanırım. Aslında bu ve bunun türevi şahsiyetler bakma-görme, okuma-anlama gibi kavramları ayırdedebilcek kapasitede olsalardı; bu yazıda gösterilen tepkinin, ne futbol oynamak ne de eğlenmek eylemine karşı olduğunu farkedebilirlerdi. Keşke sadece götüne don alamamak olsaydı aciz olunan şey. Ve daha kötüsü şudur ki; bunlardan etrafta bir sürü var.
heryerde olduğu gibi burda da iletişimsizlik had safhada. belki gerçekten de anlamamışımdır diye bikaç defa daha okudum herşeyi, ama çıkardığım sonuç yine aynı; "kan emiciler" şeklinde isimlendirilen şirketlerin halkın "milli" coşkularını nasıl da seviyesizce kullanarak paraya para kattıkları! buraya kadar bir ölçüde katılabilirim. fakat ben de coca cola içiyorum!(kaçınız içmiyor?) ben de cep telefonu kullanıyorum! (kaçınız kullanmıyor?) ama aynı ben "11 tane trilyoner zibidi" gol atınca acaip seviniyorum. TRT deki o "10. yıl marşı" çalındığında ya da İstiklal marşı okunduğunda gurur duyuyorum! don alacak parası olmayanların yine de bu ülkeyi sevdikleri ve herşeye rağmen "milli" coşkularını kaybetmedikleri için de kendilerine gerçekten saygı duyuyorum! sosyalist ayağına yatıp da elinde cola, cebinde telefon, üstünde polo, altında nike olanları ise esefle karşılıyorum!
futbol ile sevinebilmek abuk geliyor bana. mavikedi demiş ya 10.yıl marşı ile gurur duymak, beni buna bağlayacak olan nedir yahu? yani bir devlet var, bunun bir spor bakanlığı, futbol federasyonu, milli takımı, milli takım futbolcuları, bu adamlar maç yapıyor kazanıyor ve sadece vergi verdikleri devletle aynı çatı altında olduğu için milyonlarca insan, zafer nidaları ile geziyor. milli falan, saçma geliyor bana.
götüne don almakta zorlanan bir halk var, bu gerçek...futbol veya başka şeyler sayesinde milyonların uyutulduğu, gözlerine bazı noktalarda engel çekildiği de bir gerçek.bunun yanında hayatımızdaki cola,turkcell,nike vb. şirketler de gerçek. peki gerçekler her zaman doğru veya haklı mı? bu bu böyledir diyerken kabullenmek bazı şeyleri... para için, kar için bazı olguları istismar etmek.yani burada mesele falan takımın filan takıma 3 atıp, 2. tura geçmesi ya da benzeri birşey değil.mühim olan bu olayların nasıl kullanıldığı, nelere alet edildiği... hayatımızdan kopup giden şeyler, farkında olmadan...
Kola bir içecektir, içen emperyalist "olmaz", ama pepsi, "evil corporate" dendiğinde akla gelen çok uluslu dev bir şirkettir. Cep telefonu bir iletişim aracıdır, çok faydalıdır, ama bu Turkcell'in zamanında ucuza kapattığı bir gsm ihalesi sayesinde bu aracı sadece ihtiyaç duyduğu için kullanan sabit gelirli onca insanın eline cebini atarak her gün trilyonlar kazanmakta olduğu gerçeğini değiştirmez. Futbol konusunda yorum yapmayacağım, olan bitenin farkındayım, ama gol olunca ben de sevindim... Bu sıradan bir aidiyet duygusu, bir zamanlar sırf adından dolayı pek sevdiğim Efes Pilsen basketbol takımına karşı sadece bir maç için Yugoslavya'nın Partizan'ını tutmuştum... Spor-futbol endüstrisi ilişkisi tartışılabilir, ama bu siyasi bir tartışmadır, bence bu noktada ne soldan bakanlar "kıçınızda donunuz yok, 11 trilyonerin attığı gol için seviniyorsunuz" diyerek "halkın" bekledikleri siyasallaşma düzeyini yakalamasını ummalı, ne de milli duygularla hareket edenler diğerlerinin asıl söylemek istediğinin ne olduğunu anlamaya çalışmak yerine onlara küfretmelidir diye düşünüyorum.
birde imza istedi ama neyse artık ;o [en anvizibıl lip]
''Bunu alın, ormana götürüp gorillere dövdürtün...Sonra bi zengin köşküne yamak olarak verin...orası da ıslah etmesse beş yüz kere çükünü kesip tekrar yerine dikin...Baktınız ki yine adam olmadı, bi uzaylı çağırıp yalatın bunu...''
ben nokta demiştim ama di mi? bak daha orman bulunucak, üstüne goril bulunucak, dikilicek kesilen şey. Uzaylı niye yalıyor onu anlamadım:o?*!
bence bu noktada ne soldan bakanlar "kıçınızda donunuz yok, 11 trilyonerin attığı gol için seviniyorsunuz" diyerek "halkın" bekledikleri siyasallaşma düzeyini yakalamasını ummalı
kanimca soldan bakanlarin yukaridaki blogla halki aydinlatmayi umduklarini belirtmek cok yanlis bir tespit olmus. Nitekim soldan bakanlar halki uc bes satirlik bloglarla aydinlatmayi ummus olsalardi su anda kutuphaneleri dolduran cogu kitap yazilmis olmazdi. O yuzden soldan bakanlari 'basitlik, olayin derinligine inememe vb.' davranislarla itham etmek yanlistir.
fitbol guzel oyundur,ulkemizde de cogu ulkede oldugu gibi cok sevilir el ustunde tutulur. kimi sempatizan duzeyinde sever bir takimi, digerleri takiminin hastasidir, bazilari da katiksiz fitbol sever, gider 4. amatör küme macini bile izler vakit bulursa.
fitbol izlerken, oynayan takimlardan birini "o macligina" dahi olsa tutmazsaniz size verdigi eski zevki vermez. bu yuzden halkimizin cogu dunya kupalarinda takim tutma ihtiyaclarini goze hos gelen oyunlari yuzunden brezilyalilarla kapatmistir.
amma velakin, bu dunya kupasinda artik turk milli takimi da vardir, brezilya'nin da bize yaptigi kiyak, daha dogrusu yapmadigi godosluk ( o kadar yillik destek bosa gidecek degildi ya ) sayesinde 2. tura bile cikmistir.
bu oyundan hoslanan insanlar buna sevinir. ne guzeldir ki, bunu yaparken ne "ulan benim kicimda donum var mi" diye dusunur, ne de "ulan bana mi verecekler sanki kupanin sapinin bu trilyoner zibidiler" diye.
Ne guzeldir diyorum, cunku obur dusunce tarzi, her sahneye cikan arabeskcinin "biz cok fakirdik, 9 kardese calisip ben bakardim, annem ben dogmadan olmus" ebediyati yapmasinin altyapisini olusturur.
Sanki futbolcular asgari ucretle oynasa, halkin sevinmesinde bir mahsur yokmus gibi durur cunku asagidaki su cumle ( bence hic bir sekilde mahsur yoktur ):
götüne don alamayan halkın 11 tane trilyoner zibidinin attığı üç golle bayram etmesine mi?
$eytani kurumlar konusu ise, bu kadar populer olan her konuda maalesef basimiza gelecektir. dunya kupasi albumune hulya avsar'in sarki soylemesini ya da basindaki "2. tura cikinca avrupa'nin her kosesinde bizden bahsediyorlar" edebiyatini engelleyemedigimiz gibi bunu da engelleyemeyiz.
Sponsorlarin akittigi bu para, bana fazladan bir hagi izlettirecekse, basimin ustune.
elimde sapkam, dunyanin dort bir yanini geziyor ve stadyumlarda yalvariyorum: "tanri rizasi icin guzel bir mac lutfen!"
demis eduardo gallardo, her futbol severin kitapliginda mutlaka olmasi gereken kitabinin ( golgede ve guneste futbol ) basinda. ben de "tanri rizasi icin daha cok yildiz" diyorum. bunu i$e yarayacaksa ragga ritmleriyle soylemeye de raziyim.
Ahh ah be sanki dunya farklı arkadaslar .. Tabiiki turkler geliyor .. Avrupada olanlara Amerikada olanlara ve yeni dunya haritasına bakacak olursak Turkler geliyor sloganını artık kullanmamız gerektigini dusunuyorum ben .. Seytani kuruma gelince Seytani diil işini bilen başarılı kurum diyorum sadece :)
Şimdi baktım dünya haritasına, farkedememişim. Tamamen haklısın, geliyormuşuz. Bilimle, hukuk devleti olmamızla, tarihte ki şanlı zaferlerimizle, rapimizle, ragamızla, dünyaya bıraktığımız eserlerle. Sonra hastahaneye koşup kanıma da baktırdım, doktor dedi ki "Az önce bir Polonyalının kanına baktım, sende ki hücre zarı, sende ki alyuvar filan bambaşka, Türksün ya" dedi...
Haklısın "Haydiii hooo, Türkler geliyor"...
Arkadaşım uyan lütfen! Böyle uykuda kalıp çok şey yaptığımızı sandığın için hiç bir şey yapamıyoruz. Yeterince yaptık, bir kenarda durup, dünya malının rantını yiyelim zihniyeti ne kadar da bizim coğrafyamızın ürünü... haritaya bakınca!
kapitalist bir duzende yasiyoruz. ilk once bunu kabul etmek gerek. bu duzende hersey paradir. gayet faydali bir organizasyonda yapiyor olsaniz paraya ihtiyaciniz var. bu ozellikle sivil toplum orgutlerinde oluyor. o zaman goruyorsunuzki bu sponsorluk olayi nede guzelmis ,diyorsunuzki yeterki su isi yapalim onunde ismi gecsin reklamini yapsin bana ne? mesela hani gecende ntvmsnbc de olan bir olay vardi bir milyon tık olayi. birmilyonu gectim 1 cocuga faydali olduysa bile bu iyi birseydir. ne olsaydi yani adamlar reklam yapiyor diye o cocuk icin faydali bir is yapilmasamiydi? demek ki yerine ulasabiliyorsa bu devirde sponsorluk guzel birseydir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.