Şimdi diyelim ki hep sordukları sorunun cevabını buldu birisi;
Çıktı ortaya dedi ki aşkın formulünü buldum. --- Aç işte uzatma. Kocaman bir kalp şekli ve çöpten çizilmiş bir erkek ile kız kalbin ortasında yamuk yumuk bir yazıyla baş harfler yazılmış.
Neye yarar ? --bir şey konuşabilirmiyiz seninle.
Beriki artık kopmuştur. Bu kadarı da fazla . ne yapmaya çalışıyordu bu kankisiyle arasınımı acmak istiyordu. Ama yok bu oyuna gelmeyecekti.
Öteki kalkarken bak gidiyorum edasıyla berikinin ayağına vuruverdi.
Yok bu kadarı fazlaydı. Hemen köprüye gitmeliydi. hangi köprüye mi boğaz köprüsüne . televizyonda hep öyle yapmıyorlarmıydı. oda öyle yapmalıydı bu aşk acısına daha fazla dayanamayacaktı. Ayağa kalktı. Pantolonunu silkeledi.
Kollarını kartal kanat yaptı hafifden . E köprüye de gitse racona göre gitmeliydi.
Ötekini geri geldiğini gördü bu arada. Suratı düşmüş morali oldukca bozuktu.
Hay aksi şeytan kankisini bu halde bırakıpda köpriye gidemezdi ya ...
--Ne oldu kanki ? --Bu sana ... Uzatılan kağıdı. Aldı. iyide daha okuma bilmiyordu ki? --Ne bu anlamadım. ---Anlamayacak bir şey yok sen nasıl kankisin arkadaşının aşkına göz koyuyon. --- Ne diyon ya anlamadım ? ----Kız senin peşindeymiş olum racona yakıştımı bu şimdi ? Sor bakalım Erco Abiye yazar mı delikanlın kitabında böyle şey. ( Erco abi 3 ncü sınıfında okulun delikanlısı)
---İyide sende bende o da okuma bilmeyiz. neyin nesi bu
Bir anda bocaladı. Aşkı boş değildi. İşte oda onu seviyordu. Demek ki ona ulaşmak için arkadaşının peşinde gezmiş.
Uzakta onları izleyen bir çift gözü fark etti. Önce gülümsedi. İkisinin de küçük yürecikleri pır pır etti. Sonra bir an ters ters bakan kankisini fark etti.
bir kankiye bir kağıda bir aşkına baktı.
İçinde birşeyler koptu. Kağıdı anibr kararla ikiye böldü. Sonra bir daha bir daha bir daha bir daha......
Hızını alamıyordu küçük elleri var gücüyle bölüyordu kağıdı.
Uzakdan onu izleyen bir çift göz çokdan hıçkırıklara boğulmuş. Aldığı bu tepkiye anlam verememişti.
Yakşalan dördüncü boyuttan biri. ( Bu öğretmeni oluyor)
---Ne oldu buse kızım.
----ben ben ben evlenmeyeceğim öğretmenim. Annemler konuşuyordu evde bu erkek milletine gerçekten güven olmaz. hıçkırıklar devam ederken koşarak uzaklaştı ordan.
küçük delikanlı sırtını sıvazlayan el ile irkildi. Kankasının eliydi bu. İyice dikildi. Ne de olsa racona uygun hareket etmişti. Arkadaşını satmamıştı. Ya küçük yüreği ?
O çoktan milyonlarca parçaya bölünmüş ilk aşk acısını yaşamanın ve yaşatmış olmanın girdabında sürükleniyordu.
Ama yinede başı dik omuzları dikti.
Kankisi elini omzuna attı ve yavaşça uzaklaştılar okul binasına doğru.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.