Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "En kötü bildiri nasıl yazılır?"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

İlk buluşmamızda boğanın önünde onu rengârenk kıyafetleri içinde görmüştüm. İşte oradaydı… Ben istedim diye gelmişti işte! Bütün gece çektiğim mesajlar işe yaramıştı. Nasıl da değişiyordu insan âşık olduğunda. Kendimden hiç beklemezdim bütün gece mesaj çekmeyi oysa. İşe yaramıştı ama oradaydı ve benim ona doğru yürüdüğümü fark edip o inanılmaz gülümsemesiyle karşılıyordu beni. Koşmaya başladı bacaklarım ve aynı anda sarıldık birbirimize. Bir tur döndük hatta Türk filmlerindeki gibi. Kadıköy’de, Altıyol’da o an orada bizi gören ve sevgilisi olmayanlara nispet yapar gibi. Şımarık ve mutlu, birbirileri dışında hiçbir şeyi umursamayan iki aşk sarhoşu… Zaman ne çabuk geçiyordu onun yanındayken. Patsos yerken ilk defa bana “seni seviyorum” dedi. Ağzının yanında ketçap vardı ve yapıştım ketçaplı dudaklarına.

Zaman ne çabuk geçiyordu.

Tuvaletteydim sevgilimin yanında.
Aşkımızı uzun sürdürmek amacıyla aynı evde yaşamaya alışmıştık. Uzun zamandır birlikteydik ve artık birbirimizin yanında işeyebiliyorduk. Dört duvar arasında paylaşılabilecek her şeyi tüketmiştik ve dışarıya çıkıp eğlenecek kadar cesaretimiz de kalmamıştı. Sevgi ve aşkın, cinsellik ve içgüdülerin sebeplerini tartışabilecek kadar birbirimize yakın olmuştuk. İki insandık sonuçta erkek ve kadın. Aşk yerini iki karşı cinsin ne olduğunu görmeye bırakmıştı. Biliyorduk en iyisinin bile bundan öteye çıkamayacağını. İlk yuvarlanmalar ve süslü yalanlar yavaş yavaş bırakıyordu yerini bıkkınlığa. Eğer arada bir engel yoksa hiçbir çekiciliği kalmıyordu en çok istenen şeyin bile…
Birbirimizi ve içlerimizdeki diğer aşk potansiyellerini tüketirken mutluyduk üstelik. Aşk ve özgürlüğün kol kola gitmediğini fark ettiğimizde hem özgürlüklerimizi hemde aşklarımızı çoktan öldürdüğümüzü bilmiyorduk. Kol kola gitmeyi bırakın, birbirleriyle kıyasıya savaşan iki düşman gibilerdi bunlar. Her savaşın sonunda birer parçalarını daha kaybetmiş olarak geri dönüyorlardı bize. Yeni savaşlara hazırlanırken… Savaşan bir şey kalmayınca ortalıkta aşk da kalmıyordu. Trajikomik bir olaya dönüşüyordu aşk tuvalette. “Bitti mi?” diye sordum. Kalktı ve donunu çekti. Çıkmasını bekleyemeyecek kadar sıkışmıştım. Dişlerini fırçalarken “sifonu çekmeyi unutma” dedi…


19 ahkam var
Önceki yazı: RENKLİ İSTOP
Sonraki yazı: Mutluluk Oyunu

Ahkâmlar

ask bu her yerde baslayabilri ve bitebirlir..sorun etme pelitas...
ask
benim icin
güvenmektir....yalanlar dolanlar,güvensizlik girince catirtilar tuvaletten salondan ve en kötüsü yürekten duyulunca ...onu sahmaran gelse tutamaz..
ben kendi adima asktan güven bekliyorum.katiksiz paylasim ve güven ...olamiyorsa havada kaliyor ...iliskiler.bende onu, onda beni görmem lazim...diyorum nacizane...kahvemi icerken miirin ve yazin hos gitti efem.

pelitas nerde?

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

güzel yazmışsın.. zor işler valla bunlar.. ne diyeyim...

insanlar konusa konusa anlasır; birileri hep konusur, birileri hep anlar...

Bestloser, ellerinize sağlık döktürmüşsünüz bugün. iki yazınız birden yayınlanmış ya da geç yayınlandı biraz belki. arka arkaya okuyunca baş döndürüyor yazılarınız güzelliğinden. tıpkı hızlı hızlı nefes almak veya fazla oksijene maruz kalmak gibi. aşkla ilgili bu kadar farklı bu kadar ilginç yaklaşımı bizlere sunduğunuz için çok teşekkür ederim. hep yazın. yazılarınızın devamını bekliyorum.

benden tüm sahte rumuzlara birer duble sahte rakı.

Değişik başlayıp,değişik biten bir aşk öyküsü. İlişki daha farklı olsa daha güzel olmazmıydı? Yani benim fikrim. Çok dipdibe yaşamışsınız. Sıkar tabii... Yani tuvalete de beraber gidilince çığrından çıkılacak bir hal alır gibi... Özlemek de güzeldir:) Abartılmadan tabiki.

by peripetty

Olayı işin cılkını çıkarmak şeklinde özetleyebiliriz sanırım

evet çıkarmaya da devam ediyorsunuz, arap atı da eksik kalmasın

:))
birde uçan birşey daha vardı kop unuttum neydi

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

uçan şey mi? o ne ki deja, anımsayamadım

Arı galiba...aniden sokar da neye uğradığını şaşırıverir zavallıcıklar.....

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....
Arı galiba...aniden sokar da neye uğradığını şaşırıverir zavallıcıklar.....
kelebeklerozgurdur | 3 dakika önce

ahanda at kelebee de gelmiş, bakın hele ne kadar veciz konuşmuş

AT kelebeği ne de olsa...o kadar da konuşma kabiliyeti olsa gerek...Aksi olsa etraftaki eşeklere konardı değil mi.....

Gerçek bendedir, sadece benim beynimdedir, benim mahremimdir, benimdir....

he kelebek o dediğin "arı gibi sokmak" oluyor
Bir de "arı kovanına çomak sokmak" vardır

--<{@La vie est bieN@}>-- Ağlama palyaço makyajın bozulur. Müjdat GEZEN

Yazı çok güzel olmuş...
Ben de işin b.kunun çıktığını düşünüyorum, aynı tuvalete girmek vs... ne kadar seversen sev, bu kadar abartı olmamalı bence, gizem mutlaka olmalı ( tuvaletteki gizemden bahsetmiyorum) :) , heyecan, tutku...

ask iki kisi arasinda olmaz, geciniz. Gercek ask kavururur bitirir benligini - o zaman anlarsin hanyayi konyayi.

Clicia x, in yorumuna imzamı atıyorum...

Aşk duygudur, saflıktır... Cinsel dürtülerinin doyumu olarak gördüğün vakit biter:(

Yorumlara, eleştirilere teşekkür ediyorum hemen kaçıyorum ben

hayatı HAFİF'e alın...

aşkın kokusu(!) çıktı mıydı oradan kaçacaksın!

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu