
Ilık bahar ve sıcak yaz akşamlarında, doğanın eşsiz güzelliğinde çalılıkların arasında veya gökyüzünde kısa aralıklarla parıldayan sarı-yeşil tonlarında bir ışık görmüşsünüzdür mutlaka.
Eğer yanına yaklaşırsanız, ışık söner.
Ateş böceklerinin dünyada 2000 çeşidi olduğunu biliyor muydunuz?
Ateş böceklerinin, ışıklarını nasıl ürettiklerini biliyor muydunuz?
Bu ışığın bilimde adı ‘soğuk ışık’tır. Soğuk ışığın kullanımı günümüzde önem kazanmaya başlamıştır. Teknolojide belli yüzdelerle cihazlarda soğuk ışık kullanılabilmekle birlikte, yapay olarak ışık üretimi henüz başarılamamıştır.
LED (Light Emiting Diods) sistemleri ile kullanılan soğuk ışık, cilt güzelliğinde, yenileme işlemlerinde kullanılmaktadır.

Tıbbi alanda kullanım: Endoskopi cihazlarında ve ultrasonik cihazlarda...

Aydınlatma lambalarında (floresan gibi); Cool Beam teknolojisi kullanılmaktadır…

Bilim adamları, bu tabiat harikası böceklerin sarf ettiği enerjinin tamamını nasıl ışığa dönüştürdüğünü halen araştırmaktadır. Çünkü ateş böceği ışığını verirken o kadar hızlı reaksiyon gösterir ki, bu da fonksiyonun tüm aşamalarını incelemeyi imkansız hale getirir. Bundan dolayı, ateş böceğinin ışık üretimi hakkında oluşan bilgiler teoride kalır. Kesin olarak bilinen ise, bu işlemin moleküler seviyede kimyasal olduğudur. Ateş böceği, karnındaki ışık merkez sisteminde iki kimyasal madde üretir. Yalnız bu maddeler de ışık üretimi için tek başına yeterli olmadığından, solunumla oksijen fazlalığına da ihtiyaç vardır.
Netice olarak, ateş böceği sırrını kolay kolay çözdürmeye niyetli değildir.
Ateş böceklerinin davranışlarını incelediğimizde;
erkek ateş böceklerinin, dişilerini karanlıkta aramak için yanıp söndüklerini görürüz. Bir gecede, 3 saate yakın ışık verebilen bu böcekler, birbirleri ile geceleri iletişimlerini bu şekilde sağlarlar.
Ateş böcekleri salyangozlarla beslenirler; önce salyangozu ısırarak zehrini akıtır, daha sonra da yemeye başlarlar.
İletişimle birlikte ışıklarını, onu yemeye çalışan düşmanlarını uyarmak için kullanırlar. Zira, kazara ateş böceğini yiyen bir düşmanı, acı ve kötü tadından dolayı kusmak zorunda kalır. Bir tadına bakan bir daha yemeye teşebbüs edemez. İşte bu sebepledir ki, yanıp sönerek düşmanlarına tadını hatırlatırlar, yani “beni yersen kusarsın, ona göre”, der gibi…
Dünyada 2000 çeşidi olduğu bilinen ateş böceği, bazı bölgelerde dakikada 100 defadan fazla parlarken, sanki yarım saniye ortalık şimşek çakmış gibi aydınlanır ve parıldayan o bölge uzaktan yanıyormuş hissini verir.
Hatta 1898’de Küba’daki bir savaşta, bir doktorun ameliyatı sırasında ışıklar sönmüş, getirilen bir şişe dolusu ateş böceği sayesinde ameliyat tamamlanmıştır.

Görüntüleri, her ne kadar farklı olsa da; masallarda (ateş böceği ile karınca), filmlerde ve şarkılarda bu böcekleri çok tatlı yaratıklar olarak görebiliriz.
En iyi ışığı veren ateş böcekleri dişi olanlardır.
Daha ayrıntılı bilgi için 1--2
açıkcası yazı berbat.
araştırma yazılarında kullanılacak anlatım dili çok önemlidir.
ilkokul çocuklarının okuduğu bilgi kitapları kıvamında bir anlatım şık durmuyor böyle (kültürel olgunluğu üst seviyede olan) bir site için.
ancak yazıya konu olan ateşböceği nde dolayı çok hoşuma gitti yazı.
bu nedenle bu bloğu berbet buluyorum.
ancak; konu sebebi ile tebrik ediyorum.
sayın thing, hakkikaten sizinle tanışmak isterim...
kötü anlamda söylemedim, lütfen yanlış anlamayınız...
bu ne kardeşim ordan olmadı burdan deneyin. doğru dürüst koysana linkini. süper mega meşgul bir insanım yani.
konu güzel. daha da detaylı olsaydı okurdum yani.
Thing DİYOR Kİ, (09 Ocak 2009 12:58) açıkcası yazı berbat.(:
ilkokul çocuklarının okuduğu bilgi kitapları kıvamında bir anlatım şık durmuyor böyle (kültürel olgunluğu üst seviyede olan) bir site için.
Anlatım bozukluğunun böylesi de pek latif olmuş (:
Ateş böceklerinde, en iyi ve kaliteli ışık üretimi, bayan ateş böceklerinin marifeti imiş... yani, bayanların marifeti her canlıda ön planda...

doğrusunuz çok fazla görünmüyorlar, çoçukluğumuz da çiftlikte, o kadar çoktu ki geceleri hem öter, hem yanarlardı... hiçbir şey eskisi gibi değil, malesef...
Yaşanmaz bu memlekette, yüzelli ton turp olmuş bir milyon dolar...
Bu led aydınlatma sistemleri fevkâlade iktisatlı, yalnız biraz pahalı...
Ateşböcekleri, ateşböcekleri, ateşböcekleri ... Geceyi aydınlatan, bazıları yanıp sönen, bazıları mavi, bazıları kırmızı. Onlar nerede? Yoksa onlar da mı gitti ?
Siteye yeni üye oldum.Daha tam olarak istediklerimi yapamıyorum ama Yörüklerin kökeninin Orta Asya oluşundan rahatsızlık duyan tipler var aramızda.Neymiş Yörükler aslında Lidya kökenliymiş demek istiyor ki vatandaş aslında Yörüklerin Türklerle bağlantısı yoktur.Dolayısıyla Anadoluda Türk yoktur gibi bir sonuç çıkıyor.Yani sinirlenmemek elde değil.Büyüklügümüzü inkar yoluyla yok etmeye çalışıyor zavallı.Türklüğü tarihten silersen tarih diye birşey kalmaz.Bunu ben söylemiyorum.Hayranlık duyduğunuz Batılılar söylüyor.Ezberci eğitim ha doğru söylüyorsun Clicia x.Bu sistemin eğitimi senin gibileri yetiştiriyor.Sen şimdi ilkokulda sınıf duvarında şerit şeklinde uzanan Taş Devri diye başlayıp Yakınçağ diye biten (belki şimdilerde başka bir çağ daha eklemişlerdir) tarih kronolojisine de bilim diyorsundur.Önce oku araştır bu milleti yok saymaya çalışmakla bilimsel- entellektüel olamazsın.Ve lütfen bilgilerinin doğruluğunu sına her yazılana da inanma sen ki Türk olmayan zeki bir etnik kökene aitsin artık o köken neyse sen biliyorsundur, Türk olmadığın kesin.Türklüge hakaret etmekle büyük adam olunmaz.Türküğe hakaret eden bir yazar müsvettesine her ne kadar ödül(!) verildiyse de.Mısırlı Nobel ödüllü yazar müsvettesine de şöyle dedirtmişlerdi "İyi ki Napoleon Mısır'ı istila etti yoksa biz Mısırlılar medenileşemeyecektik." ve sonra ona da ödül(!) verdiler.Anlamadığım şey bu memleketteki bazıları biz Türklerden niye bu kadar rahatsızlık duyuyor.Bu Türk düşmanlığı yobazlık olmuyor mu yoksa aydın sayılmak için artık yobaz olmak mı gerekiyor?Bazıları mutlu olsun diye Türklüğümü yok sayamam.Rahatsız olsanız da ben Türküm ve gurur duyuyorum Türklüğümden.Kızmayın siz de ne iseniz onunla gurur duyun ama beni yok saymayın.Medeni insan saygılı insandır.Türklüğüme saygı gösterin.Başka milletler küçüktür demiyorum biz büyük ve ulu bir milletiz bazıları rahatsız olsa da......
şurada güzel bir yazı var. ateş böceklerinin gerçek manada uçamadıklarını ve bazılarının onlara ateş böceği dediğini, ama aslında böcek olmadıklarını anlatan.
ateş böcekleri zıplar gibi uçuyorlar. yani diğer kuşlar gibi uzun sürekli uçamıyorlar.
velhasıl güzel konu. ancak ışıkları nasıl yaydıklarını asıl anlatmak gerekiyor.
ek bilgi olarak daha önce hafifte tartışılan LED yazısını ekleyeyim.
bu ateş böceği cinsi, kurd tipinde ve baş kısımı kırmızı ışık verir, kuyruk kısmı yine sarı-yeşil ışık verir...
yau yalan mı söyleyeceğim size. üç beş tane bir arada bir baktık böyle yeşilimsi yanıyor bahçede. yaklaştık yanlarına şişeye falan aldık. ondan sonra ışıkları kırmızıya döndü ve sonrasında tamamen söndü ve ardından da öldüler. şişedeki de bahçedekiler de aynı şekilde; artık havadan mı ömürleri mi o kadardı bilemiyorum. onu tetkük edecek lab ortamına sahip değiliz, artık o kadar da değil.
fotoları bulamadım ki gösterteyim size.
NEBILIM DİYOR Kİ, (11 OCAK 2009 14:22)
hemen ölmeleri enteresan,
bazı böcekler üredikten sonra ölürler, bunlarda üreme sırasındamı öldülerki?
üremelerine mani olmuşsun sende, amaca ulaşamadan hırslarından ölmüşler şişe içinde :-)
@nebilim, yau size yalan söylüyorsunuz demedik ki, sizin dediğiniz şekilde ölmeye yakın kırmızı yanıyor olabilirler, mantıklıda...
ama şarj dediğinizde, ölümü düşünmedim, çünkü bu böcekler gecede 3 saate yakın yanıp sönebildikleri için, bende tabiatı ile saatleri dolduğunda anladım, sonuçta 2000 çeşitleri var..
bende böyle biliyorum dedim, sonuçta bilim adamı değiliz....
Ben bunlardan toplamıştım küçükken. Evin içine bırakmak istemiştim evde üresinler diye ama yakalaması çok zordu. Ne yer ne içerler?
en sevdiğim böcek.. yakalayarak, onu dakikalarca sıkılmadan izlerdim..
@buklat'ciğim eline sağlık.. beni çocukluğuma geri götürdün
Buklet, bu yazıyı yazdığın tarihten bu yana, bu şarkı dilimde..:))
"Aşk bahçemi süsleyen
İnci çiçeğim misin
Gecemi aydınlatan
Ateş böceğim misin
Gençlik başımda duman
İlk aşkım ilk heyecan
Kovaladıkça kaçan
Ateş böceğim misin"
erkek ateş böcüleri, dişileriyle çiftleşmek içinde gece yanıp sönerlermiş(yani çiftleşecek hatun arama avına çıkarlarmış, herhalde iki yan, üç sön işareti gibi). Hatunla işleri bitince de, o gece tam sönerlermiş. Başka geceye başka hatun, oh kolay gele böcekler...(erkek, her cinste erkek,işte)
Buklet, verdiğin kaynaklarda ışığın nasıl oluştuğu anlatılıyor. Sen bu konuda bir bilgi eksiği varmış gibi yansıtmışsın.
Çünkü ateş böceği ışığını verirken o kadar hızlı reaksiyon gösterir ki, bu da fonksiyonun tüm aşamalarını incelemeyi imkansız hale getirir. Bundan dolayı, ateş böceğinin ışık üretimi hakkında oluşan bilgiler teoride kalır.
Özellikle bu kısım Harun Yahya yazılarına benzemiş.
@oktaypocan, Harun Yahya beyi çok tanımam...
Araştırmalarım neticesinde bu ışığın tam anlamıyla çözülmediği ortada; "Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4'ünü, florasan ampul ise yüzde 10'unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete düştüler."
Ateş böceklerinde üretilen iki kimyasalın birleşiminin de ışık vermeye tam olarak yetmediği, böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerektiği tespit edilmiş. Bilinmeyen bir başka ayrıntı ise bu ışığı hangi şalterin açıp kapadığıdır.
Yani yapısındaki gizem çözülmesine rağmen sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamıştır.
Günümüzde, bilim adamları bu ışığın tamamının yapay olarak üretilmesi için çalışmalarını hızlandırmıştır. Yani, ışığın çalışma mekanizması çözülmüş; fakat üretim mekanizmasının şalteri çözülememiştir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.