Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Yönetmenlerin Bilinmeyen Yönleri"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
0

Aynulhayat

Bu akşam ve bu gece. Dur bakalım hayatımda olmayan şeyler, olmaya mı başladı?


Bir rüya görmüşüm de Kalbim ferahlamış sanki. Küçükayasofya'da gizli girişi olan bir kahvehane varmış, kapısı uzun bir bahçeye ve denize açılıyormuş. Oturduk. Uzaktaki kuru yük gemilerini seyrettim biraz. Sarmaşıkların arasında yeşil biber vardı. Sohbet dönmeye başladı, başımı uzattım, güldüm ben de. Nargileyi üfledim. Derin nefes çektim sonra. Bütün ferahlığıyla oh diyebileceğim günler yakındır bu dünyada... diye umut ettim. Ayşe Hanım aradı. k. için avant-garde bir film projesinde jön prömier rolü düşündüğünü söyledi. Kıskandım dedim. Bana da bi pinokyo yazın lütfen. Bakarız dedi. Gökgürültüsünden ve yağmurdan çok korkmuş. Dün akşamki. Herkes korkmuş dedi, acaba bu neye alâmet? Bilmem dedim. Beni politik işlerinize karıştırmayın lütfen. k jön rolünü benimsemiş hemen, yanında bir fransız ve bir de ispanyol dilber istedi. Ne var ben de yazarım. Kendi senaryomu kendim yazarım dedim. Ama prodüksiyonla ilgilenmem.

Sonra mercandede'den bahsedip kızdırdık k'yı. Biz övdükçe o küplere bindi. Kahvelerimizi söyledik. Kahveler de bize birşeyler söyledi. Dünden arta kalanlar damladı. k, henüz 7 yaşındayken, babasının, bankadaki ticari yazışmaları okutup kendisine zorla osmanlıca öğrettiğini anlattı. Bu, günün en komik anısı seçildi. Ateş ne renk diye sordum, aramızda o an keşfettiğimiz şifreydi. Kalktık. Taksiye binelim bari, tüm tembel bahanelerimizi sıraladık. Orada tamir sırası bekleyen 34 RDH 38'e bindik. Bir flüt sesi çalındı kulağa bir de rock ritmi. Sorduk: Ne bu? jethrotull mı yoksa? Şoför evet dedi, kendim kaydettim. Kendimi kaybettim anladım. Radiohead'i sordum, kaset hazırmış. Dinletti.


Onlar indi. Ben devam edeyim dedim, böyle yolculuk fırsatı herzaman ele geçmez, sesini açtı. Uzun bir yol gittik. İki yıldır inceliyorum adamı, o bir dehâ dedi. Justine'i hatırladım. Samimi olmasa bu kadar içimize işlemezdi dedim. Sesini açtı, daha yüksek. Şimşekler parladı. Sigaramı aldım. Eve geldim.


Oh!..


5 ahkam var
Önceki yazı: bandit
Sonraki yazı: Başım

Ahkâmlar

Rüyanı kıskandım ya. Çok keyifli olsa gerek. Sanırım Radiohead'i bi anahtar gibi gördüğüm için...

bir rüya

ortaokuldayken tolga'yı çok kıskanırdım,.. lisede de peşimi bırakmadıydı karabasan,..

Sivaslı değerli kişilerin mevzuyla ilgisi ne? İllakin bir ilgisinin mi olması lazım? Yoooo. O zaman niye soruyorsun?

Sivaslı Müftüoğlu (....-1748) sadece tesadüf

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu