
Dün aksam tv'yi actim. Anahaberlere bakiyorum. 8 sehit haberi ile bir kere daha yikildim. Önceki 5 sehidimizin cenazelerini gözyaslari ile izlerken, kücük kizim yanima geldi. Sehit yakinlari agliyorlar, figan ediyorlardi. Kizim da aglamaya basladi...
Hem agliyordu hem de buruk bir sesle, Baba neden? Neden oluyor bu savaslar? Diye soruyordu...
Kizim henüz 13 yasinda, Bu güne kadar O'nu hep haberlerden, kandan, kinden uzak tutmaya calismis barisi, sevgiyi, kardesligi ögretmeye gayret göstermistim...
Kizim agliyor, ben agliyorum, hanim agliyor, tv'deki sehit yakinlari agliyor, Türkiye agliyordu...
Kizimi bagrima bastim ve..
-Yavrum yeter artik. Sen benim canimsin. Sen aglayinca ben yikiliyorum..
-Baba onlari görmüyor musun? Bak onlar hepten Babasiz, ya onlar; onlar ne yapsin? Sen benim yanimda, beni bagrina basiyorsun. Ya o cocuklar, onlari kim bagrina bassin?
-Haklisin yavrum. Kahrolsun bu savaslar. Keske hic olmasa, keske hic bir cocuk Babasiz kalmasa..
-Neden Baba? Neden oluyor bu savas? Kim kime karsi? PKK ne? Onlar kim?
-Yavrum onlar da ayni topraklarda yasayan, bizim halkimiz..
-Öyleyse neden? Anlat bana! Simdiye kadar hem sen demez mi idin, insanlar bir birini sevmeli, saymali diye, sen demezmi idin savaslar kötü, baris iyi diye..
-Evet kizim derdim, fakat bazen savaslar da mecburi oluyor. O bizden koparilip, kandirilarak dag cikarilan gencler simdi bize, bizim askerimize karsi savastiriliyor..
-Baba, onlar Türk degil mi?
-Hayir kizim onlar Kürt, ama bin yildir beraber omuz omuza yasadigimiz, omuz omuza düsmana karsi birlikte savastigimiz, ekmegimizi bölüstügümüz insanlar..
-O halde onlar bize niye savas aciyor? Bizim askerlerimizi neden öldürüyorlar?
-Onlarin hepsi degil kizim. Onlarin cogu da bu savasi istemez. Dedim ya bazilari kandiriliyor kullaniliyor..
-Onlari kim kandiriyor Baba?
-Kizim bunu sana anlatmak cok zor; zaten anlatsam da anlayamazsin. Bunlari sen büyüyünce konusalim..
-Hayir Baba, ben büyüdüm. Lütfen simdi her seyi bana anlat!
-Kizim icimizdeki hainler, ve disardaki hainler bu savasin bitmesini istemiyorlar. Cünkü onlar bu savastan para kazaniyorlar..
-Savastan insan nasil para kazanir ki"
-Yavrum, bu isin icinde uyusturucu var. Insan kiliginda dolasan, sadece parayi, sadece kendini düsünen hayvanlar, bu örgütü kullanarak para kazaniyorlar..
-Allah onlari kahretsin baba. Ne olur savaslar olmasin. Ne olur insanlar ölmesin..
-Amin yavrum. Ben bedduayi sevmem bilirsin ama burda sana katiliyorum. Her iki taraftan insanlar ölüyor, ve malesef bundan o hayvanlar para kazaniyorlar..
-Tamam Baba, simdi anladim neden savaslar oluyor.. Diyerek, ve hala gözleri yasli yanimdan kalkti ve odasina gitti. Cok gecmeden elinde bir tomar para ile cikageldi. Al Baba, buna benim ihtiyacim yok! Bu paranin yarisini o sehit cocuklarina, yarisini da PKK'dan ölenlerin cocuklarina yolla...
Okul harcligindan arta kalan paralarinin tümünü vermisti. Saydim 97 euro olmus. Ben de aglayarak aldim, ve O'nun dedigi gibi yapacagim...
Hayatın gerçeklerini.Yaşamı boyunca şu ve ya bu nedenlerle bir çok savaşlar görecek ve hayatla kendiside savaşmak zorunda kalacak.Ama bunları biraz daha büyüyünce söyle.Çocuğu şimdiden korkutmayalım.
dün gece yazacaktım aslında ama bi çocuğa böle bişi nasıl anlatılır diye düşündüm düşündüm, bi yol bulamadım. allah kolaylık versin, zor iş vesselam.
-Anne, ben şu parkta üstsüz güneşlenmek istiyorum, iskandinav teenage gençler gibi
derse ne deriz acep. Benim de aklıma bu geldi. Çocuklarımızı gençlerimizi zorla geleneksel değerlere kapattırıyoruz sanki.
Yok erkekim. Erkekim de ben de sana sormuştum. Bana da baba versiyonlusunu sorardı kızım.
bak offside pozisyonunda kalan bu kez ben oldum. oldu mu şimdi tam atağa kalkmışken :-)
Dur, Nico dan korkuya sildim yorumu mu ben de cevap veriyorum o zaman
-Hayır kızım, o şekilde güneşlenmene izin veremem , 18 yaşından sonra da karışamam sana..
Güzel. 18 yaşına kadar beynini yıkayacak ve cinselliğini bastırmasını sağlayacaksın. Ondan sonra bu minvalde oturan kişiliği cinselliğini özgürce yaşamasına müsade ederse, yapabiliyorsa yapsın. İşte bu dar bakış sebebiyledir ki parklarımızda üstsüz güneşlenen kızlar göremiyoruz.
Ölçü diye bir olay var, kızım üstsüz güneşlenip tecavüz e uğrarsa onun vicdan azabını yine ben çekerim..Burası mini etek giyen kıza jilet ya da asit atılan ülke..
Balkonda güneşlenebilir ama..
caaaanım türkiyamın atak ve kanı deli gençliği merakta, 4göz 8kulak gelişmeleri takip etmekte: cinselliği 18 yaşına kadar bastırılmamış üstsüz veya kompile anadan üryan kızlar hangi törkiş hayd parkta güneşleniyorlar?
Şaka bir yana pbk, ebeveyn kendi değerleri ile yetiştirir çocuğunu, bu hakkıdır da. 18 yaşından sonra ise bir hayli yerleşik değerler yüklüdür o birey. Pekçoğu o değer üzerine devam eder, az bir kısım insan ise aidiyetlerinden sıyrılıp yeni bir birey olmayı tercih eder. Bundan dolayı da toplumsal normlar ve toplum yapıları çok fazla değişemez. Hristiyan çocuğu müslüman, müslüman çocuğu hristiyan olamaz o nendenle. Çünkü toplumun çoğunluğu kitle psikolojisine bağımlıdır. Az bir kısmı farklılıklarla yüzleşme cesaretine sahip mizaçta doğar. Onun için cinsellik ve cinsiyet her zaman için kırmızıdan mora giden renk tayfı gibi bir noktada sınırlandırılır. Kimi çocuğunu burkaya yönlendirir, kimi başını örtmesini salık verir, kimi başı açık "edep" sınırları içinde hareket etmesini öğütler, kimi ise sınırlarını senin hayal gücünün kaldıracağı cinsel sınırsızlık aşılar.
Ama sonuç olarak tek gerçek, bunun sonucunda dediğin gibi birey 18 yaşına geldiğinde kendi tercihini seçer.
Bunu şunun için belirtmek istedim. Senin çocuğuna vereceğin cinsellik ve cinsiyet eğitimini de çok muhafazakar bulanlar olacaktır. Ben buradan bir sonuca ulaşılamayacağını belirtmek istedim.
Şimdi Diyarbakır da doğmuş bir kız çocuğu ne kadar modern düşünebilir ki, düşünürse ne olacağını hepimiz biliyoruz. İsterse aileyi terketsin, faydası var mı..Türkiye adına konuşmak çok zor çok çeşitliyiz..Haklısınız Anthro..
babama ben senin yerinde olsam beni döverim dediğim zamanlar olmuştur. anne baba olmak kolay ama adil ve iyi anne baba olmak zor. beni kendi bildikleri gibi yetiştirmeyip kendi kişiliğimi belirlememe yardım ettikleri için anne babama çok saygı duyuyorum. nasıl yaptılar bilmiyorum ama ben de başarmak istiyorum.
Modern derken? Bir ingiliz ailesini düşünüyorum. Hatta Kraliçe'yi ele alayım. Modern bir teyzemizdir. Ama muhafazakar bir kadındır kendileri aynı zamanda. Cinsellik kültürü modernitenin bu yönünden bağımsız birşey bence. Öbürkü de modern. Çocuğunun cinsellik tercihlerini hiç umursamayan bir ingiliz aile. Elisabeth Hanım ve ailesi de modern. Her aile kendi cinsel kültürünü oluşturur. Ben de hiçbirisini umursamam. Diyarbakırdakini de, Kabildekini de, İstanbuldakini de, yada İngilteredeki ni de. İsterse aile içinde istediği haltı yapıyor olsunlar. Yeter ki kamusal alana çıktığında bir diğerini taciz etmesin.
İşte Manson, hem kendi değerlerini verirken bir yandan da kendi tercihlerini seçen bir birey olmasını sağlayabilen aileler kaliteli evlat yetiştirmiş olur. Kendi ayakları üstünde duran, kendi fikirlerini oluşturabilen. Öyle ailelerden de Mansonlar çıkar yane ;) Ama bunu herkesten beklemek zor. Umarız biz öyle ebeveynler olabiliriz.
mesele diyarbakırda ya da seyşellerde doğup büyümek değil oradaki yaygın gelenekleri benimseyip benimsememekte. ha pembe hayaller görmüyoruz doğu ile batı arasındaki farklar elbette açık. ama genellemeye gitmek için yeterli veri var mı o tartışılır.
Modernlikten kastim, açık fikirli, giyimi kuşamı normal standartlarda başı açık, kendinden sorumlu olan, islami değerlere körü körüne bağlanmayan, sorgulayan..Kadın ya da erkek değil insan olduğunu düşünerek yaşayan, şeklinde tanımlayabilirim.
Katılıyorum pbk'cım. Ama bunu şöyle genişletmek mümkün. Modernite geleneklerden kopuşun anlayışıdır. Akılcılık, yenilikçilik ve bireyci toplum anlayışıdır. Onun için şöyle genişletmek gerekli diye düşünüyorum.
"Evet, açık fikirli, giyimi kuşamı modern çizgilere sahip, mümkünse modayı takip edip kendi çizgisinde giyinen ama tercihleri kendisine ait, evet kendinden sorumlu çünkü bireyselleşmiş, körükörüne akılcılıktan yoksun dine saplanmayan ama aynı zamanda devlet ideolojisini de çocuğuna aşılamayan, yeni kutsallar icat etmeyen, birey olduğu için de görüşlerini oluştururken muhatapları cinsiyet ve aidiyetleri ile değil sundukları ve ürettikleri ile değerlendiren..."
kişi diye genişletebilirim.
Yanlış anlaşılmasın. Sadece kendi fikrimi paylaşmak açısından şeettirdim..
Ben bu başlığı yeni gördüm, velakin bir not ya da şerh düşmek isterim, sayın Anhtro'nun dedikleri ile ilgili.
Bu modernite atıfsaması zaten enternasyonel bir kült'ler dizisi yaratıp, bunun üzerinden tahakküm kurmayı düşler. O yüzden pek de sağlıklı değildir. Değerlerimiz ya da adetlerimiz çelişmesi sadece bizim yaşadığımız vir sorun değil bütün dünyanın sorunu. Neden olduğunu açmak istersek, aslında tek bir söz yeterlidir yaşanan çatışmalar için...
Modernite kapitalizmin kültürel altyapısını kurmak için ortaya atılmış bir iddiadır.
Hamiş: Bugünlerde aynı modernite sorunsalı, bizde ilericilik ve gericilik retorikleri üzerinden yaşanmaktadır. Modernite tanımlaması üzerinden tahakküm kuran kurumlara sahip olduğumuz sürece aynı sorunlar devam edecek, deve pire "algılanacak"...
"algı": kilit cümle, çünkü burada ki olguları hiçbir belagat değiştiremez. Herşey akisleri üzerinden tartışılır, lokalize edersek gölge ile güreş tutmak gibidir...
Slm arkadaslar, PBK, benim kizim o soruyu hic sormayacak. Cünkü o soruya luzum kalmayacak. Imani kilik kiyafette aramayacak, taa kalbinin derinliklerinde arayacak. Cünkü öyle ögretiyorum O'na. Merak ediyorsan söyleyeyim. Benim hanimin da basi acik. Hatta bizim aile de bi Annem'in basi kapalidir. Biz islami, imani ne sacta, ne de basta arayanlardaniz. Gercek iman, insanin kalbinde, gönlündedir...
Kizim ve oglum, Almanya'da dogup büyümüs olsalar da, Türklüklerinden zerre bir sey kaybetmediler, kaybetmeyecekler de. Hem oglumun, hem kizimin arkadas cevreleri hep Alman ama onlara Türkce ögretmeye, onlara Türkiye'yi anlatmaya gayret gösteren birer fahri Türk elcileridir onlar. Türkceyi, Almanca kadar konusabilen, yazabilen ender cocuklardandirlar...
Yaziyi yazip silen kisiyi tahmin ediyorum. Ikide bir beni kendisine küfretmeye zorlayan, sonrada bakin; bu kisi böyle iste, hanimlara bile küfreder gibi, demogoji ayaklarina yatan kisiyi cok iyi biliyorum...
Benim anlattigim olaya bakin! Sizin, yazilan yaziyi nerelere getirdiginize bakin. Yazilan yazi ile sorulan sorular arasinda ki farka bakin. Baska ne diyeyim davul zurna meselesi...
Nicox böyle evlatlar yetiştirdiğin ve toprağına,geçmişine sahip çıktığın için seni tebrik ve taktir ediyorum gerçekten.
Bence anlatabileceğin en iyi şekilde anlatmışsın kızına olan biteni!
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.