Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Babulous: Müzik paylaşım sitesi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

\

Babamı gördüğümde 2 yaşındaydım.
O anki bulunduğum bilişsel duruma göre:
Saçları vardı hafif dalgalı, zayıftı ama göbeği belirgindi. Beni sürekli gülerek karşılayıp arada bir de kızan biriydi.
Evet, oyuncaklarda alırdı.

Babamı sevdiğimde 5 yaşındaydım.

Artık bana daha fazla zaman ayırıyor, işinden erken bile çıkıyordu. Yanlış bir şey yaptığımda kızmadan önce açıklama yapıyordu.

Babama güvendiğimde 6 yaşındaydım.
İnsan sevdiğine güvenmez mi, elbet güvenir. Ama o zamanlar sorgularım vardı yanımda.
İlkokula başladığım gün herkesten biraz daha fazlaydı korkum. Paranoyaktım belki de.
İlk gün okula bırakan beni babamdı. Okul bitiminde ve her ihtiyacım olduğunda yanımda olacağı sözünü verdikten sonra her an tam zamanında oradaydı.
(insan sevdiğine güvenmekten ziyade onu sevene güvense daha güzel olmaz mı!)

Babamdan korktuğumda 9 yaşındaydım.
“Bunlar yanar mı ki” diye ateşlediğim bezlerin perdeleri de tutuşturması ile çıkan yangından ucuz kurtulmamdan sonra üstüme yürüdü. Araya kim girdi bilmiyorum.
“9 yaşında bir velettim baba ve sen 9 yaşımda diğer özelliklerinden sıyrılıp sadece korkum oldun” diyebileceğim bir andı.

Babama karşı çıktığımda 12 yaşındaydım.
İstemiyordum başka yerde kalmak.
İstemiyordum başkalarının yanında hayatı anlamlandırmak.
Karşı çıktım gitmedim.

Babamdan kaçtığımda 15 yaşındaydım.
Gitmek istiyordu.
Bu sefer O, başkasının yanında hayatı anlamlandırmak istiyordu. Hayat O’nla şekillenirken kaçtığım o değil de hayattı.
İzin vermedi, temelli gitmeme, boynunu eğdi.

Babamı anladığımda 18 yaşındaydım.
Olgunluğun getirdiği bir yeti olarak göründü onu anlamam. Yanımda olduğu ya da refakatçi olarak özlemini bıraktığı tüm zamanlarda onu gerçekten anlamamı sağlayan bir andı.

Babama ağladığımda 21 yaşındaydım.
Mesafe olacaktı artık aramızda. Hangimiz istiyorduk ki bunu, ama hangimiz ağlamıyordu ki, “hoşça kal” söyleminden sonra dönüp giden bedenimizle. Önemli değildi diğer düşünceler, ayıpsa hiç değil ama önemli olan o an babam için ağlamamdı.

Babamı gömdüğümde 23 yaşındaydım.
Duygusallığa sığınmadan, kadere isyan etmeden bir fizikçi edasıyla baba kavramını biliyordum artık.
Baba kuvvetti; düşünce kaldıran, ağlayınca dindiren, uçunca indiren…
Baba enerjiydi; senin ki tükendiğinde bir bakmışsın yanında duran.
Baba fotondu; ışık hızına bile aklın ermezken ihtiyacın olduğu tam da o anda yanında olan, ışık hızına inat.
Ve en önemlisi baba çekim kuvvetiydi yanında, fark edemediğin bir mucize olarak: arada ki uzaklığa ters orantılı hayatı anlamlandıran..

İşte tam da bunları anlarken ve “babam yok lan benim” gerçeği kafama dank etiğinde artık fiziği bırakıp küfretmek zamanıydı…


21 ahkam var

Ahkâmlar

xerre,

0-6 yaş çok önemli, 7 çok geç denir....
6 yaşına kadar en önemli duyguları (sevmek, güvenmek, ve evet görmek) aşılamış sana...

diğer yaşlar da dolu dolu, iyi ki yaşanmış....

ama yok deme, o her zaman olacak seninle:)

Bu yazıyı ben yazmak isterdim...

bazen sesini duyurabilmen için susman gerekir

içime bişey oturdu
tek tanımlayabileceğim şekil bu....

yüreğine sağlık xerre

Ellerine sağlık değerli arkadaşım...

Yüreğine düğümleniyor insanın.Çok güzel yazmışsın arkadaşım.

@zerre çok üzüldüm.Bugün neden bilmem eksilerdeyim.Neyse ki babanla az da olsa ortak bir yaşantınız olmuş.. Keşke, keşke,keşke...

tebrik ederim.güzel yazı.

dina

Baba var 1 de adam gibi baba var...
Baba-yim diye gecinip halen tedavulde olan grupdakiler sosyolojik bakimdan cidden incelenmesi gerekiyor...Goccukken babasinin yaptiklarini, kendi ogluna miras birakir, kendi ogluda muhtemel yeni dogacak ogluna birakir, bu sekilde zincirleme 25 jenerasyona dek surer ...
Töreler gereği sizi sevmez. Okşamaz. Kucağına alıp pışpışlamaz. Disiplin bozulmasın diye sert takılır. İhtiyaçlarını karşılamakla görevlidir ve ha bire harçlık verir. Biraz büyüdüğünde asilik yapıp babana karşı çıkma cüretini gösterebilirsen eğer,
“Ne diyorsun ulan, neyin eksik… Her istediğini almadım mı…” diye gürler. Bir çocuğun ayakkabı parasına, kaşarlı tosta ve uzaktan kumandalı arabaya asla ihtiyacı olmadığını, içten bir gülümsemenin, yapay olmayan bir sevginin bunların açığını bir anda kapatacağını anlayamaz baba.
Anlasa zati, Babasinin ona yaptiklarindan zamaninda yusuf yusuf hayiflanirken evvel zmaan sonra aynisini cocuklarina yapmaz...

özürlerim sizinle olsun ki ne zamandır girmedim hafife,küçük bir dönüt dahi sunamadım..zaman geçmiş üstünden, gecikmişim yine herşeye olduğu gibi, sırf bu sebepten cevabımı kendime saplardım,dip not misali..ama yanlış anlayanlar var ki, babamı daha gömmedim..öneceden yazdığım ve tahmini bir sayı derlemesiydi.

@iLLERiN HANi, çok güzel açıklamışsın baba kavramını..
ve @necronamber yorumlarını yeniden görmek ne güzel..
ve @

Bu yazıyı ben yazmak isterdim...
tebesümdeyim..

teşekkürler tüm yorumlarınız için..

Boş zaman makinası!

Uzak bir yerlerden rüzgar esiyor. Tanımadığım duyguların notasını kokluyorum. Hala şeytan ağlamıyor, yüreğim buz gibi... Çocukluğumu gömüyorum bu yazıya... Büyümekten nefret ediyorum. Babam varken babasız yaşıyorum, annem varken annesiz...

sadece babanla yaşadığın güzel günleri düşün. çok duygusallaştırdın beni... babamı görmek istedim. bi yanında olsamda sarılsam göbişine.:)

by peripetty

Hayatta iken kıymetlerini bilmemiz gerektiğini bize yüzümüze bir tokat gibi patlatan bu yazıyı ve yazarı saygı ile selamlıyor ve asıl ben teşekkür ederim.
Kıymetini bilmeyip kıymet ışığı yaktı ise bir kişi bile olsa o insanın kendi kazancı olacaktır.
BoL kazançlar... sevgi üzerine

:.( -de hali... hangi -de hali... Ellerine sağlık xerre...

Yaşamın trajedisi ölüm değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir...

xerre, eline sağlık. çok güzel yazı:P

Hep yazmak istedim ama her seferinde yazacak gücü bulamadım kendimde... beni yüreklendirdin xerre saol

Yaşamın trajedisi ölüm değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir...

...

Esvap serdim sicime, uyma yalının piçine..

gerçekten çok güzel bir yazı yüreğine sağlık xerre

benim de yok babam...

dün anneler günüydü. Ben belki de bu nedenle özel günlerden rahatsızlık duyarım.. kimin annesi, kiminin evladı yoktur. Hayat işte böyle bir şey...

çok güzel bir yazı. her okuduğumda etkileniyorum. tekrardan yüreğinize sağlık.

yorumlar görünmüyor.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu