




Asıl hazır yiyiciler erkek arılardır. Tek fonksiyonu dişiyi döllemektir. Bu da zaten kovanda sayısı 100-500 arasında olan erkeklerden sadece birine nasip olur. Kendi yiyeceklerini toplayamazlar, bal, polen taşıyamazlar, kovan içi işleri yapamazlar, bir iğneleri olmadığından kendilerini savunamazlar. Kovanda sadece işlerin yolunda gittiği bahar ve yaz aylarında erkek arı bulunur. Son baharda işçi arılar bu savunmasız ve zavallı yaratıkları kapı dışarı ederek ölüme terkeder.

İşçi arılarsa kovanda en kalabalık nüfusa sahip gruptur. Genetik olarak dişi olan işçiler larva dönemindeki beslenme şekilleri ile kraliçe arıdan ayrılırlar. Döllenme ve yumurtlama fonksiyonu yoktur.İşlerin yoğun olduğu yaz aylarında ömürleri 40-50 gün, daha çok kovan içinde kaldıkları kış aylarında 4-5 ay kadardır.

Yaşlanmış ve hasta olan arıla genç olanlar tarafından kovan dışına çıkmaya zorlanır. Böylece kovan nüfusu her daim güçlü ve zinde tutulur.Fazlasıyla temizdirler. Doğumlarından itibaren kendi vücutlarını ve duyargalarını periyodik aralıklarla temizlerler. Kovanın ve kraliçe arının temizliğine büyük özen gösteririler. Kovana giren ve dışarı çıkaramayacakları kadar büyük olan yabancı böcekleri propolis adı verilen ve içinde mikrop barındırmayan bir madde ile mumyalayarak bozulmayı önlerler.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bal_ar%C4%B1s%C4%B1
http://www.beyazkovan.com/content/view/24/33/
Arıların bu kadar hamarat olduklarını bilmiyordum. Resimler çok güzel, anlatım da öyle. Benim çocukluğumda manavlarda üzüm ve tatlı meyvelerin üzerlerinde arılar uçuşurdu oysa şimdi çocuklarımıza gösterebileceğimiz bir tek arıya rastlamak mümkün değil, arıların neslini tükettik sıra bize geliyormuş:(
işçi arılar bu savunmasız ve zavallı yaratıkları kapı dışarı ederek ölüme terkeder.Yaşlanmış ve hasta olan arıla genç olanlar tarafından kovan dışına çıkmaya zorlan
ır.
Doğanın kanunu bu... İşi biten yöreyi terk etmelidir, terk ettirilir. İnsanlarda da böyle değil mi...
Akoni sen insanı sevmeye devam et, sana verecek mutlaka bir cevapları olur..
Konuşarak anlaşan insanlar yine de..
@pbk insanları seviyorum ama bazen hayıflanmadan yapamıyorum. Şu küçümsenen hayvanlar kadar olamıyoruz:(
aklıma çok küçükken izlediğim "my girl" diye bir film geldi. çok yakın iki arkadaştan biri arıların saldırısına uğruyordu ve arılara alerjisi vardı. 10 yıldan fazla oldu izleyeli, ama çok etkilendiğimi hatırlıyorum.
Teşekkür ederim Akoni. İnsanlar konusunda da sana katılıyorum - çoğu zaman değil ama bu aralarda ben de umutsuzum- Hayvanlar yaşamak için, nesillerinin devamanı sağlamak için ne yapmaları gerekiyorsa onu yapıyorla. İnsanlar hep daha daha daha fazlası için doymak bilmeyen bir ihtirasla birbirlerinin hakkını yiyor, aç susuz bırakıyor, öldürüyor.
işçi arıların, işe yaramayan arıları erkek arıları, yaşlıları kovan dışı etmesi çok ilginç. dünyaya uyarlarsak bunu! işimize yaramayan ya da boş verin işe yaramayı da...isimlerini vermeyelim ama bir kaç siyasetçimizi dünya dışına atsak fena olmazdı ya:) ölüm de demiyorum bakın ben. aya, marsa falan gönderelim:)
İlk görev yaptığım yer bir mezra idi.Saat 3 te çocuklarımı göndedikten sonra okul bahçemin önünde çayı demler saatlerce kovanların önlerinde onları seyrederdim.ne kadar muhteşemdiler
bir kovanda birden fazla ana arı olamayacağı, biraz müdahale ile arıcılar tarafından aşılır. bu, ana arıların karşılaşamayacağı şekilde, katlar arasına ince tel örgüler -hehe, dikenli tel değil, elek gibi olanından :)- çekilerek 2 yada 3 katta bir ana arı olacak şekilde düzenlenebilir.
böylece, bal mevsiminde gerekli olan yenilenme hızı sağlıklı oranlarda tutulabilir.
işçi arılar ve kraliçe dişi olmasına rağmen üreme yetisi sadece kraliçede vardır. bunun nedeni, yumurtalar içerisinde özenle seçilen bir tanesinin arı sütü ile beslenmesidir. arı sütü ile beslenen petek gözü daha genişler, genelde petek ucundan seçilmiş olur ve bu kısım arılar tarafından genişletilerek bir uzantı haline gelmesi sağlanır. buna genelde meme denir.
herhangi bir nedenden dolayı karaliçesi ölmüş olan koloni, içlerinden seçilen bir işçi arıyı arı sütü ile beslenerek yumurtlayabilir hale getirilir. ancak bu yumurtalardan sadece erkek arı çıkar. böylece bu koloni sönmeye mahkum olur.
bu gibi durumu arıcı her günkü düzenli kontrollerinde gözden geçirir. böyle bir durumla karşılaşıldığında, arıcı, yalancı ana'yı eli ile öldürür. kraliçesi olmayab koloniye kraliçe takviyesi 2 şekilde olabilir:
1. başka kovanda kraliçe olması için arılar tarafından petek memesi haline getirilmiş, içinde henüz doğmamış ama doğmasına yakın olan kısım petekten kesilerek kraliçesiz kolonideki bir peteğe iliştirilir. buradan çıkan yeni kraliçe koloninin devamını sağlar.
2. bu gibi durumlar için özel olarak, kovanlardan ayrı da beslenen bir yedek kraliçe, beraberinde birkaç arı ve biraz bal ile, üzerinde birkaç delik açılmış bir kibrit kutusuna konularak kovana yerleştirilir. arılar bir süre sonra delikleri genişletecek ve kraliçe kovanda serbest kalmış olacaktır. bu süre içerisinde kovanın kokusu sinmiş olan kraliçe artık yabancı olmayacak ve koloninin devamını sağlayacaktır.
arılar için en önemli duyu kokudur. koku aracılığı ile arının kovana aidiyeti belli olur. bir arı gece dışarıda kalmışsa kovanın kokusunu kaybedeceğinden, kovanına geri dönse dahi ya içeri alınmayacak ya da öldürülecektir.
bu yazı garip bir şekilde dilime zuhal olcayın pervane şarkısının takılmasına neden oluyor. bana ilk hatırlatan arkadaşa tekme tokat girmek ister deli gönül.
@absconder verdiğiniz ayrıntlıl bilgi için teşekkür ederim. Ben dedemin arıcılık yaptığı dönemlerden biraz aşinayım arılara. Ama o zamanlar biz arıcılığı bu kadar bilinçli yapmıyorduk tabi.
babam alaylı arıcılardandır, çekirdekten yetişme, annemse okullu arıcılardandır ;)
gerçi hiçbir zaman ticaret için arıcılık yapılmadı bizde. kendimize ve çevremize yapılırdı.
ama, son kovanı söndüreli beri epey zaman geçmiş. o zamanki balın tadı artık hiç bir yerde yok.
çam ağacından oğul indirmekse bambaşka bir keyifti.
eski günlere götürdüğünüz için ben teşekkür ederim ;)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.