Şimdiye kadar bir albinonun yüzüne dikkatlice baktınız mı hiç? Albinolar hakkında bir fikriniz var mı? Ya da bir albino musunuz, yani böbreklerinizdeki malpigi tabakası, melanin pigmentini sentezleyemeyenlerden misiniz? Eğer öyleyse buyurun ‘Dublörün Dilemma'sına
Algınız bundan sonra albinoları seçebilir. Çünkü o belki de ilk defa bir romanın kahramanı olmuştur. Entelektüel albino Nuh Tufan her ne kadar ‘Küstahlık etmekten bedensel bir kaderle men edilmiştim’ diyorsa da -ki küstahlık onun men edemeyeceği özelliğidir; çünkü sanatseverdir- arkadaşı İbrahim Kurban’ın hazırladığı maskelerle istediği yüzü suratına kopyalayabilecektir. Veriler şöyledir: Atipik şizofren, entelektüel, dindar, albino Nuh Tufan; zengin, zeki, dindar, yakın dost İbrahim Kurban; sadece güzelliği iki sayfayla tarif edilebilen Dilara Dilemma ve bebek bezi imparatoru, kekeme ‘talihsiz’ Ferruh Ferman. Buraya kadar her şey filme hazırlıktır. Müziğin temposunu da duyuyorsanız artık film başlamıştır. Nuh Tufan bir dergiye verdiği “Aynı anda iki yerde birden mi olmanız gerekiyor? Bizi arayın’’ ilânına gelen cevapla iş adamı Ferruh Ferman olur. Başta üç beş kuruş para kazanmak için yaptığı bu dublörlük işi onun hayat dilemması olur. Aşkın ya da ayrılığın, paranın ya da yoksulluğun, ölümün ya da kalımın... Tüm bunlar işin görünen macera tarafıdır. Nuh Tufan’ın başkasının kaderini yaşamaya talip olması da felsefi zemini.
Murat Menteş’in, İletişim Yayınları’ndan çıkan ilk macera-romanı Dublörün Dilemması’nı belli bir kategoride ele almak güç. Roman, kuşkusuz parlak bir zekanın ürünü, metafor avcısı yazarın muhayyilesi öylesine iyi çalışıyor ki baktığı her şeyi, her nesneyi bir başka şeye benzetmekte mahir; ancak kitabın başında yoksa kitap bundan mı ibaret deyip tam sıkılmaya başlarken mevzuya girdiği için seviniyorsunuz.
Klasik müziğin, doğu-batı edebiyatının, mitolojinin, tiyatronun en çok da sinemanın yani tüm bu malumatfuruşluğun bir maceranın alt metni olması kitabın hangi ayaklar üzerinde durduğunun bir göstergesi. Bunun yanında eğitimli Müslüman gençliğin kullandığı jargonu hiç eğip bükmeden diyaloglarda işlemesi kendini böyle tanımlayanlar için son derece önemli. Murat Menteş’in kitabının satır aralarında bu dünyanın sadece duyarlılıkları değil; argosu, mizah anlayışı, entelektüel algısı ve sosyal yaşam ritüelleri de görülebilir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.