
Her şeyi yadsımak için yola çıktığını söylüyorsun, ama yine de herkesin seni korumasını, anlamasını bekliyorsun... Bu nasıl bir isyan... Bu nasıl bir yadsıma... Korkarak, çekinerek, yardım dilenerek, anlayış dilenerek nasıl isyan edilir, nasıl anlaşılma beklenir... Bir ayağın burada, bu hayatın kuralları, ölçüleri , beklentileri içinde... Öbür ayağın hayallerin, isyanın, yıllardır düşünü gördüğün özgürlük düşlerinin içinde...
Bilgisayarımında bir yığın dosyanın arasında buldum bu cümleleri kim yazmış ne zaman yazmış bilmiyorum. Öyle benden cümleler ki, oturup kendim yazdım diyebilirim...
Ama yazmadım biliyorum korkağın tekiyim çünkü, gittiğim psikolog bana çok güçlüsün dediğinde hadi canım der gibi bakmış güçlüysem burda ne işim var demiştim.. Senin yerinde bir başkası olsaydı hem bu sorunlarla baş edip hemde hayata böyle sıkı sıkıya tutunamazdı dedi, bir yerde patlak verirdi. Patladım işte dedim burdayım yaa, öyle değil dedi işin kariyerin hepsi mükemmel gidiyor. Bunları yapamazdın..Öyle sıkı tutunmuşsun ki hayata dedi.. ağlıyordum sürekli her gittiğimde bir günah çıkartma yeri gibi geliyordu, soyuyordu ruhumu, herşeyimi anlatıyordum, durmadan dinlenmeden, birgün dedim ki sadece ben konuşuyorum sen ne zaman konuşacaksın? Kendin buluyorsun ya doğruları dedi bana, karanlıkta sanıyorsun kendini, heryer aydınlık oysa, şimdilik elini tutuyorum sadece sen buluyorsun...
İçimden ben buluyorsam neden sana saat başı para ödüyorum demek geçti, ama demedim güldüm sadece güldüm..Birkaç seans sonra artık ruhumun soyulacak bir yanı kalmayınca gitmekten vazgeçtim. Evet aydınlıkdı heryer, apaçık ortadaydı herşey...
Hala arızalarım var, hala ne istediğimi bilmez haldeyim, bugün mutluluk yazısını okuyunca hafif de dedim ki keşke bu kadar basit olsa mutluluk böyle yaşanabilse..
Yukarıda yazarı belirsiz yazıda dediği gibi bir ayağım kurallar, ölçüler, beklentiler içinde, diğeri hayallerim, isyanlarım ve özgürlüğüm..
İşte bu yüzden ne bu hayatı doğru dürüst anlıyor ne de yaşıyorsun, ne de özlediğin hayata doğru yola çıkabiliyorsun... Ya kal burada, ya tamamen reddet buradaki her şeyi... Ama sen hiç birini yapamıyorsun... Hem burada kalmayı istediğin, hem de her şeyi reddedip gitmeyi düşlediğin için ömrünün çarmıhına gerilmiş öylece bekliyorsun...
Bekliyorum.............
wayyy linetten bunu beklemiyordum:D:D
Herşeyi bırakıp gitmek güç ister..
Hayat bir kumar, darmadağın olmayı göze alabileceksen git, düşüp yeniden kalkabileceksen..
yukarıdakileri yazarken bir şişeyi devirmiş olabilir misin? belki o yüzden hatırlamıyorsundur! ya da sizin ofisin temizlik işçilerinden biri hafife bilmeden adım attı!
@linet, sen iste yeter ki atlata bilirsin. Bak biz kaç kişiyiz. yanındayız, seninleyiz, kocaman bir aileyiz. aşarız tüm zorlukları...
"ben buluyorsam neden sana saat başı para ödüyorum"
hehe burada güldüm
eline sağlık Linet
sekoci; birtek sen mi arızalısın yavru kuş hıhhh:))
pillibbebek; kumarı sevmiyorum güvenli bölgede kalmak en iyisi şimdilik:))
pilli patii; 1 şişe içmek mi ben 2 kadeh de bile bunları yazabilirim:)))
Akoni; birtanesin sennnn, ama merak etme iyiyim sadece burda bedavaya ruhumu soyuyorum o kadar:)))
best; teşekkür ederim:))
inet DİYOR Kİ, (24 Ocak 2008 10:37)Dejavu bazen dengelerin bozulması gerekir..
Dimi arkadaşım? Sebebini de pbk açıklasın
pillibebekkuyuda DİYOR Kİ, (22 Ocak 2008 23:06)
Dengeleri bozdukça dengem yerine gelir..
Yazıyı okuduktan sonra ilk aklıma bu dialog geldi arkadaşım. Arzulanan sükunet şiddeti ne olursa olsun bir patlama noktasından geçmeyi şart koşar. Dengeleri bozmadan çizgiyi tutturamazsın bunu çelişki veya güçsüzlük sanma.
Ayrıca mutluluk dediğin şey.. Kafası çalışan insanlar hiçbir zaman tatmin olamayacak hiçbirşeyden demişti bir dostum, bu yüzden mutluluk hep eksik kalacaktır, alışmalısın.
Ya kal burada, ya tamamen reddet buradaki her şeyi...bu sözü ömrümce unutmayacağım
kop; Beni fevkalâde mahcup ettiniz:) teşekkürlerimi kabul buyrun lütfen:)
dejavu; kulakları çınlasın zen bana birgün demişti ki "sen gel bizim köye çay topla sabahtan akşama kadar, sonra eve gel yemek yap, evi temizle bakalım offf diyecek halin kalacak mı? Mışıl mışıl uyuyacaksın" dediklerin bana bunu hatırlattı, teşekkür ederim paylaşımın için:)
Şimdi Dejavuu nun söylediklerini açıklamam doğru olur..
1. Temeli oturtmak; temel nedir? Temel, belirli yaş dönemleri vardır, bu yaş dönemlerinde insanlar temellerini oluşturmak zorundadır.Örn: okul dönemi, Üniversitenin bitmesi, işe başlanması, işe başladıktan sonra meslek gelişir, artık altın bir bilezik vardır kolda, nereye giderseniz gidin bu görümez bilezik sizinle gelir..Bu bilezik sizin sıfırlanma döneminize son vermiştir artık, iş değiştirebilir, şehir değiştirebilir, hatta ülke değiştirebilirsiniz..Değişim, yeniliklere açık olmak anlamına gelir, her yeniyi yaşadığınızda, fikren üretken olmaya başlarsınız..Ve isteklerinizi elde etmeye, ''Ne istiyorsunuz'' bu önemlidir..İstediğiniz gibi yaşamak önemlidir..Devam edecek....
bir ayağım kurallar, ölçüler, beklentiler içinde, diğeri hayallerim, isyanlarım ve özgürlüğüm..
çoğu insanın içinde hep aynı kelimeler yankılanıyor..özgürlügü ve hayalleri yonunde adım atanların ne kadarı mutlu ve istediklerine ulaşmış, önemli kısım o. sorumluluklarını bırakıp baska bir hayata koşmak, sadece cesaret işi degil. başarısı istatistiksel olarak da incelenmesi gereken bir mevzu. belki de bunları soyleten sadece bir heves, baska biri olma arzusu. deneyip sıkılacagın ya da basarısız olacagın, hic de bana gore degilmis diyecegin bir sonla karsılasıp geriye doneceksin/iz/biz/siz...dııızzzzt..yine yandı devreler..;)
eline saglık @linet..
Yok onu kendimce cevap olarak vermiştim zaten senin önceden açıklamış olduğun birşeyden yola çıkarak. Çünkü güzel bir yorumdu. Ben son dediğim için yazdın sandım alaka kurmaya çalışıyorum iki saattir. Bu ara kafam çok dolu kusura bakma, dün de bulaşık makinasının kapağını sıkı kapatmayı unutmuşum mutfak Azmak deresi gibiydi.
Sıkma canını, toplarsın şarkı söyleyerek..Sen Candan Erçetin i severdin değil mi Dejavuu88,
''İnsaf bu kadar eziyet, kim çeker'' ile başlayabilirsin'' :)
arragonte hombre; iştee buu biliyorum ki çok kısa bir süre sonra başladığım yere döneceğim... hep hayalini kurmuşumdur, bir tv olsa oturup seyretsem seçimlerimin sonuçlarını ondan sonra karar versem, biliyorum çok kolay olurdu yada anlamsız...yada yada arada bir sayılmayan zamanlar olsa sen varsın ama yoksun o arada canın ne istiyorsa ordasın, tamam düşünmüyorum devreler yanmadan ben bitirim bu yorumu:))
ya da arada bir sayılmayan zamanlar olsa sen varsın ama yoksun o arada canın ne istiyorsa ordasın.
hah, bak bunu tuttum. çok iyiymiş bu. keşke..
Olma mııı kop
Gelmişti de biz o esnada benekli tatlısu kaplumbağaları ilen dolaba çukur tabakları yerleştiriyorduk
Pilli bebek teşekkür ederim, candan erçetin sevilmez mi
Çizgisini hiç bozmayan ve sadece işini yapan kültürlü bayan sanatçımız (ayrıca galatasaraylı).
"Bana düştü dünya derdi usandım Allahım, kıyamet mi kopacakmış amaan" :)
daha ne kadar bekleyeceksin linet?
10 yıl 20 yıl. sonra geri dönüp baktığında çok geç demeyecek misin?
o zaman pek emin olma "bunları ben yazmadım" falan derken! bir kere daha düşün bakalım, "o günlerde o ekranın karşısında iki tek atmış mıydım?" diye...
Hem burada kalmayı istediğin, hem de her şeyi reddedip gitmeyi düşlediğin için ömrünün çarmıhına gerilmiş öylece bekliyorsun...
yüreğine sağlık linet :)
bazen kendini kapana kısılmış hissedersin,bi sorun yoktur ama kendini kötu,mutsuz hissedersin.aslında mutlusundur ama farkında olmazsın.hep başkalarından beklersin;ayakta durabilmeyi...ama sorun ne sendedir,ne de sana yardım etmesini istediğin insanlarda...beklemenin de faydası olmaz kimi zaman.aslında yapman gereken "istemek,çaba sarfetmek ve mutluluğa ulaşmak."
Ellerine sağlık Linet, leziz...
günaydın herkese...
puella, okumana ve beğenmene sevindim..
wassago2000; sende benim gibi bir varsın bir yoksun hafifde:) teşekkür ederim..
bsra; bu dediklerini yapmak istemiyor bazen canım sadece beklemek ve gerçekleşmesini dilemek istiyorum...
amannn sende derdin bu olsun yahu:)) Burda da kapalı ama benim içim kıpır kıpır, aç sevdiğin güzel bir müzik kapat gözlerini ve dinlee iyi gelecek:))
Önce herkesten özür dile, bu gün yanımda dolaşmayın de, sonra bağır çağır..Geçiyor..Siz bağırdıkça onlar gülümsüyor..Kızgınlık falan kalmıyor..
kopanistinin yorumuna şu cümleler ile katkıda bulunmak istiyorum haddim olmadan.
benı bu havalar mahvetti diyen şairimizi mahvolmayı aşk anlamında kullanarak her turlu havada aşk guzeldir imajı yaratmaya çalışmıştır. sevmek için guneşli günü beklemeyin.
(buna ben bile inanmadım ama olsun)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.