Bu, binyılların aşk kelimelerinin üzerine koyulmuş bir biblo yazı.
Telaffuz edilmemiş kelimeler gerek bana adına aşk diyerek küçümsemeyeyim bu hissettiğimi diye... En sadelerinden, en süslülerinden, seslilerinden ve ıssızlarından geçtim aşk olanların; hiç böyle düşmedim ruhuma… Hiç böylesine istemedim dokunmak birinin ruhuna.
Deniz özgürlüğünde kal diye kendi dalgalarına bıraktım seni akıntıyı hesaplamadan; özgürlüğüne duyduğum saygıyı hesaplayarak. Ve tutsun istedim içimdekiyle sevgindeki hesap.
“Belki de böyle güzel” deyip kendimi avutmak için ruhuma ‘seninleyken ben olmak için çıkardığım’ maskeleri taktım.
Yazılır mıydı hiç oysa tüm sevgiler, aşklar bütünlense birbirleriyle?
Deniz düşlerken, kurak kahverengilerde kaldı hayallerim. “İyi ki var” dediğim bir avuç anımı cebime koyup oturdum kendi ıssızlığımın ortasına… ve yazmaya başladım sana ömürler uzunluğunda.
Yaşadığım günlere haksızlık etmemek için tuttum gözyaşlarımı. Yazdıklarımı çoğunlukla kendime sakladım. Bir gün okunur da anlaşılmazsa, sönmesin kor olamamış alevlerim diye.
Sana, gururumu deliksiz eleklerden geçirip geldim; kendimi kendimden arındırarak. Tüm gücümü yüreğime yaslayıp, ayakta kaldım senin omuzlarından bir gram yük alabileyim diye…
Yaşadığımla kaldım, kaldığımla vardım.
Vardığımla kaldım, varlığınla vardım.
Not:
1- Gudubet bir kadın da sevebilir.
2- Herkesin aşkı kendine göre en büyük aşktır.
eline sağlık. muadillerinin arasında en iyisi şimdilik ama çalışılmış bu yazıya; kafa patlatılmış, zaman harcanmış.
@majorian, muadillerine gönderme yapmak amaçlı yazdım zaten. Herkes kelimeleri hiç olmamışcasına bir araya getirmek zorunda değil elbet ama sevgini anlatmaya çalışıyorsan, özellikle de o sevginin ne kadar 'ulu' olduğunu, biraz daha çaba sarf etmek gerek diye düşündüm. A, bu çaba ortalama 20 dakika sürdü ama içinde özen ve epeyce de aşk var...
@haberhaberhaber, teşekkürler. Ama gel birlikte gözlemleyelim. Standart olmayınca ne kadar köşede kalacak... (Kimseye bok atmıyorum; gözlem gözlemdir.)
@buzbag, tanımlayamamak bir yana, belki sevmeyi biliyor da aşkı bilmiyorumdur... (sanmıyorum ama)
Senin epey güzel tanımlayabileceğini düşünüyorum (hatta biliyorum), benim yerime yapar mısın lütfen?
O da benim... Sonu bağlamak için kullandım ara sırıtmış sanırım...
Her seferinde onore ediyorsun beni, teşekkürler...
@sahinden, ciddi bir parazit konumundasın şu an :) haydi bakalım hayırlısı...
Redo senin yanında aşk konuşmaz ne haddime, eminim benden çok aşık olmuşsundur !?
Sizin gibi böyle yazılar yazabilen büyük bi yazarın ve daha nice büyük yazarların kaçtığı o soruyu nacizane ben cevaplayamam, tanımlayamam. (Tuzağada düşmem :))
Hem be aşkı bilirim ama olmayı beceremem..
yok aslında, insanların sarhoş olup, klavyedeki tuşları bulamaması durumu hepimizin başına gelmiştir. Gülmemek lazımdır :)
inanmıyorum Allah' ım,
ben birşey soruyorum,
güme gidiyor, birşeyler oluyor
bir insan bu kadar en istemediği noktaya getirilir mi?
lütfen yorumların başında kimi kasteddiğinizi anlamamız için isim belirtiniz...
ben ne gecenin sürpriziyim
ne de alkol aldım,
saygılar
Makaleci, gece sürprizi diye bahsedilen benim.
Sanırım sarhoş olmak üzere olanda benim. Lütfen üzerine alınma. Kızma. Üzülürüz..
Saygı bizden Efm..
E, ben heyecanlandım ama... İlk defa bir yazımın altında gerginlik oldu (zulcenaheyn'le ben hariç)
Buzbag hafif'e adım attı ki bu okuyucu için aslen büyük bir adımdır. (Şarapçı olmuş ama belki yazmasına yarar)
Sahinden hmm'dan eh işte'ye geçti.
Makaleci, seninle ilgili birşey yok, aman diyeyim, benimle ilgili bir yazıda üzülmemen dileğiyle...
Ne gerginliği redo, yok öle bişi..
Makleci, sahinden, bu redo bizi birbirimize düşürmek istiyor yazılarında prim yapmak için galiba? :)
Redo ortak kararımız: sen yazılarda müthişsin ama yorumları bize bırak :))
-Ortak karar derken, sahinden de kısa ve öz az sonra onaylayacaktır eminim :) -
Ya öyle bir noktaya geldim ki, ucuz rating arar oldum.
Mesleğim yazarlıkken, şu hafif'te tutunamamış hissediyorum kendimi, çok bozuluyorum.
@buzbag, teşekkürler ama yemezler, senden yazı bekliyorum...
Genelde serbest. Zaman zaman memur olasım tutuyor (çok yorulunca) reklam ajanslarında reklam yazarı ve grafik tasarımcı olarak etimden sütümden faydalandırıyorum milleti.
@sahinden, sen koltuğumun arkasında ben iş yaparken hmmm'larsın diye korkarım... (hmmm, olmuş mu bu yeşil şimdi oraya, bunun fontu niye böyle? hmm, peki şu fotoyu biraz daha sağa çeksek?)
son zamanlarda ki reklam sektörünü takdir ediyorum..zamanında yurt dışından gelen reklamcılarla başlayan süreç içinde, türkiyede ki kısa filmcilerın olsun sinemacıların olsun, gelişimene önemli ölçüde ön ayak olmuşlardır.
*kabul ediyorum hmmm lamaya açıktır.
Saçmalayan da gelişen de çok...
3 haftada sanat yönetmeni yetiştirdiğini iddia eden kurumlar türedi.
Öğrenciler okuldan çıkar çıkmaz ağızlarında yuvarlaya yuvarlaya "art director'üm been, 3000 YTL'den aşağı hayatta çalışmam" diyorlar. Hepimiz biliriz, akademik bilgi ile uygulama farklıdır. Fırın + ekmek ilişkisi...
Öte yandan tasarıma sanat diye bakan ve kendini ifade edebilen insan sayısında da artış var. (tahmin etiğiniz oranı 10'a bölün)
3max freehand öğrenenlerbile tasarımcıyım diye ortalarda..ve dedıgın gibi 2,000 ytl den aşağıya çalışan yok..sankı borsada anlaşıyormuşsunuzgibime gelıyor..elimiz mahkum okey dıyoruz
@redorack kızmasın dıye konuyla alakalı bir yoruma geçeyim..
bu tarz tasarımcaları BEN BÖYLE SEVDİM:)
Fiyat kırarım. Ne vardı :)
@sahinden, hiçbir zaman melekler gibi huzur saçmadım da son günlerde cidden gerginim. dediğim gibi, kuduz aşısı olmaktayım. Yaparmış...
bir dakka bir dakka!
Deniz özgürlüğünde kal diye kendi dalgalarına bıraktım seni akıntıyı hesaplamadan; özgürlüğüne duyduğum saygıyı hesaplayarak. Ve tutsun istedim içimdekiyle sevgindeki hesap.
bu cümleler bu kelimeler. aman maygad'ım!
ya @redorek, nasıl yazdın bu cümleleri ya. gece gece 3 kere okudum şu cümlecikleri. havsalam yeni aldı.
ellerine sağlık...
@zulcenaheyn, teşekkür ederim, gözlerim yaşardı...
benim için değil, burnum tıkalı:((
yazılara gözüm yaşaramadı,
gözlerim zaten hapşırdıkça akmaktan göz pınarlarım kurudu:((
makaleci bugün müydü senin doğum günün, yarı mı?
şimdiden; iyi ki doğdun makaleci, iyi ki bu makale olaylarına el attın :)
@makaleci, doğumgününse geçmiş olsun...
Hem rahatsızlığın hem yengeçliğin için. ikisini karıştırınca bu çıkıyor ki yengeçlik de bir nevi hastalık...
ben de bu yazıya geldim. ve üç kere vurdum! gidemiyorum. bu yazıyı tutmakla kalmayıp, yazıya tutulabilir miyim?
Gitme sahinden, ortalık şenlendi sayende.
@pillipati, çok sağol. Ben de birkaç yazıya karşılık yazdım bunu, ama asıl her şey olup biterken çıkan yazıları görecektin -ki gerçekten onları yazmıyorum buraya-! Ve muhtemel o kadar sevmeseydim bitmezdi... Yani ya sev ve yaz ve gitsin, ya sevme, başkasına yaz ve kalsın...
@genel; hepimiz yengeciz...
@zulcenaheyn, kıvama geliyoruz bak :)
Hafit'te cumartesi gecesi yazı veya yorum yazmak aylaklık mıdır? (belki asosyallik olabilir ama aylaklık?)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.