Kahveye takmışlığım vardır: Bilirsiniz. Bu sefer de sizler için beyaz kahveyi araştırdım. Dünyanın çeşitli bölgelerinde adını duyuran kahve çeşitlerinden sadece biri değildir, bu bahsedeceğim beyaz kahve! "Ama ben böyle birşey duymuştum. Acaba birkaç ülkede farklı şekillerde kavrulan bir kahve mi?" diye düşünüyorsanız, haydi ilk önce bu konudaki merakınızı gidereyim de sonra asıl anlatmak istediğim beyaz kahveyi anlatayım size. Eminim zaten, ilk etapta adını duyunca şöyle bir düşündünüz, sonra şaşkınlıktan suratınızda garip bir ifade belirdi, değil mi?... Daha tadına da bakmadan üstelik!
- (Beyaz kahve mi dedi yahu?)
- (Hıı, öyle dedi!)
İngilizce konuşulan ülkelerde "beyaz kahve" denince içinde süt, kahve kreması ya da süt tozu olan bildiğimiz sıradan kahveden bahsedilir. Malezya'da beyaz kahve, kahve çekirdeklerinin margarinle kavrulmasından sonra elde edilen kahve türevi içecektir. Yemen'de beyaz kahve, kahve çekirdeklerinin asıl kabuğunun bazı baharatlar katılarak kavrulmasından sonra elde edilir. Avustralya'da ise "beyaz kahve" diyorsanız genelde bir tür espresso sipariş ediyorsunuzdur.
Oysa ki, bu yazının asıl konusu olan beyaz kahve, orjinal olarak Beyrut'ta keşfedilmiş ve portakal çiçeği suyundan yapılan bir içecek olup; Kuveyt, Lübnan, Suriye gibi ülkelerde yemeklerden sonra gül yaprağı şekerlemesi ile sunulan, hazmı kolaylaştırıcı, sakinleştirici özellikleri ile kahve çekirdeğinin yanından bile geçmemiş bir tür çaydır.
- (Nereden buluruz bu Lübnan beyaz kahvesini?)
- (Dedi ya, Beyrut'ta servis ediliyormuş, diye!)
- (Oldu yavrum, Tunus'ta da taze badem yiyip öyle döneriz o zaman ülkeye!)
"Öyle ise biz de gidip Beyrut'a, Buddha-Bar Beirut'ta bir masa rezervasyonu yapıp uygun bir köşeye oturacağız. Beyaz kahvemizi yudumlarken arkada Buddha-Bar arşivinden "turqouise" kadın olarak anılan Fairuoz çalacak. Fairuoz, Akher Eyam Al Sayfieh'i fondaki müzikte seslendirirken biz de kafamızda bunu Ajda'nın söyleyişiyle "Yere Bakan Yürek Yakan" şeklinde terennüm etmeye çalışacağız."
PilliPati, yazın biraz maliyetli olacak ama maliyeti göze alan için bir hayli de keyifli olacak sanırım. Hiç birşey olmasa bile beyaz kahve ile alakalı nette Türkçe içerik olarak ender yazılardan olması dahi faydalı olmaya yetiyor. Yazından önce beyaz kahve ile alakalı neredeyse hiç Türkçe içerik yokmuş. Ellerine sağlık.
@pillipati, beyaz kahveyi duymamıştım acaba tadı nasıl olur? merak ettim. Ama bildiğimiz Türk kahvesinin kokusuna bayılırım. Geçenlerde haberlerde duymuştum. Sumatra ormanlarında yetişen Kopi Luwak kahvesinin misk kedilerinin dışkılarından ayıklanarak yapılılıyor olması beni biraz şaşırtmıştı burdan bakabilirsiniz

Son zamanlarda yazılan bazı haberlerden sonra değişik kahvelere sıcak bakmıyorum..
Arı mesela çok mu hijyen ama bal yiyebiliyoruz..nereye konacağını bizlere sormuyor hayven..Birçok kez çöplerin ve değişik şeylerin üzerinde görebiliyorum..
'' In Lebanon, orange blossom water is given to fussy babies; it is also used as a perfume, either in the bathwater or directly on the skin.''
şimdilik sadece parfüm olarak kullanmayı düşünebilirim..
@anthro, sondan ikinci paragrafta resmi var, abicim.
flickr.com fotoğrafı indirmeye izin vermediği için sadece link vermiştim. ayrıntı olayına da senin verdiğin bilgilerle girdik işte, fena mı? bu arada dinleti için teşekkürler.
@akoni, bildirgeççiler kopi luwak konusuna değindiklerinde ben de bir hayli şaşırmış idim. yalnız kedi nasıl da "dışkımı niye kurcalıyorsunuz?" der gibi bakıyor, değil mi?
bir de kopi muntjak (linkin son paragrafı) diye bir kahve türü var. o da şu geyik türünün dışkısındaki kahve çekirdeklerinin işlenmesinden elde ediliyor.
@pbk, parfüm konusunu görünce, senin böyle bir yorum yapabileceğini tahmin etmiştim zaten.
Çok ilginç şeyler doğrusu.)) Yararlı ve lezzetli olmasa kımse denemeye kalkmaz herhalde. Olsa da tatsak...
bile bile tadamazdım. Ama bilmeden olabilir
Yaşamda her şeyin tadına varmak gerek, bu bize çok acı gelse bile. Zehir hariç...))
espresso takıntımdır pilli pati! -her gün içemesem de- öğle yemeklerinden sonra hayatın anlamıdır hatta!!!
sağol yazı için:)
Anthro; Beyrut, Feyruz ve kahveyi ayni cumlede kullaninca tahrik oldum yazamadan edemedim.
Urfa Antep Kilis cizgisine dusenler bilirler, ozellikle Kiliste mirra dedikleri bir icecek vardir. Acidir. Kucuk bir mirra fincaninda ikram edilir. Arap kahvesi boyle bir seydir...
Urdunlulerin ikram ettikleri kahve daha bir acimsi ve kahverengidir. Beyrutlular da tiryakisidir...
Yemeklerden sonra hemen gelir. Agir arap yemeklerinden sonra o kahve iyi hazmettirir, soda niyetine mi yoksa keyiften mi iciliyor anlamadim, kucuk fincanlarda gelir ve kahve surahisi hic bos durmaz..
Uzakdogu`nun kahvesi caylari gibi gariptir, tavsiye etmiyorum.
Kusturur.
espresso,Brezilya kahvesi gibi cafe kahveleri hep tatsiz gelmistir bana...
Turk aile yapisi icinde kahve kulturu uzerine arastirmalarin yapilmasi lazim. Sosyoloji bolumlerini goreve davet ediyorum
kopi luwak yılda ortalama 250 kg filan üretilen bir kahve. piyasadan aldığınızın büyük kısmı sahtedir. antin kuntin olmasın.
nescafe gold yetiyor bana , ayrıca maxell regular da güzel
bizde işte böyle kendi hamurumuzda öyle beyaz kahvelerde dalımız yok
bir kahve bağımlısı olarak yazını zevkle okudum pilli pati'cim:) beyaz kahve bir çay çeşidi olabilir ama adının kahve olması bile onun içilebilir bir şey olması için yeterli kanımca:))
Paticigim kahve dediginin rengi yüzyillardir bellidir. Hani derler ya kahve rengi diye. Yani (BRAUN)Burda Cilege katilmamam mümkün degildir. O, olsa olsa ya bir cay, ya da kahve ile karistirilmis baharatlar icecegidir...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.