Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "samsung l201"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiketler: , , ,

Bana telefon açmış, "Hadi abi nerde kaldın" diyordu. Anlamsızca sözler sarfedip, telefonda tükürük saçarak konuşuyordu. Ona tükürerek konuşmamasını, telefon ile konuşma adabını öğrenmesini söyledim. Kursuna git lan, diye haykırdım, kızdım ona. Telefonu suratıma kapattı. Şöyle etrafıma bakındım. Ev çok dağınıktı. Yatağın üstündeki yorgan anlamsızca ve pervarsızca, dağınık bir halde duruyordu. Gidip yorganı düzeltmek istedim, ama bunu yapabilecek ne halim vardı, ne de moralim. Gittim bir koltuğa oturdum ve televizyonu açtım. Yanıma da bir tabak kiraz aldım. Kirazları tek tek, ahenkle dansederken, bazen de ikişer ikişer ağzıma atıyordum. Canım iyice sıkılmaya başlamıştı. Kirazları dolaba koydum, kapının önüne indim. Çocuklar dışarıda bilye oynuyordu. Onların yanına gittim. Bilyeleri bana kaça satabileceklerini sordum, tanesi 1 milyon dedi. "Bir liradır o, yanlış olmasın" dedim. "Yok abi bizde 1 milyon" dedi. Pahalı geldi fiyat bana. O kadar servet sahibi değildim.

Tam yukarı çıkacaktım ki, bakkal Hasan a uğramaya karar verdim. Kola kasalarını üstünde oturmuş, muhabbet ediyordu. Gittim yanlarına, muhabbetlerine ortak oldum. Kah gülüyor, kah ağlıyorduk. Arada bir gözyaşlarına boğuluyor, bazen de koparcasına gülüyorduk. Hasan amcanın tarzı belli olmadığından, daldan dala atlar gibi, sürekli muhabbet değiştiriyordu. Bir ara çok hüzünlü bir hikaye anlatmaya başladı. Gençlik anılarını anlatıyordu. Ben ise mahmur gözlerle ve elimde yüzlük peçete ile onu dinliyordum. Arada bir paketten peçete alıyor, göz yaşlarımı siliyordum. Keza çok hüzünlü konuşuyordu. "Bir sonbahar akşamı idi. Dalından kopmuş kuru yapraklar gibi, bir o yana bir bu yana savruluyordum. Nereye gideceğimi bilmezcesine yürüyordum. Birden onu gördüm. Zorla ayırılıdığım, içimde her zaman derin bir yara bırakmış onu gördüm ve o büyük aşk canlandı gözümde...." bir süre böyle devam etti Hasan amca. Hasan amca tam konuşurken "Hasan, sana ben basam" dedim. Kendimce espri yaptım, keza muhabbet değiştirmeyi pek bir severdi Hasan amca. Önce güldü, sonra s.ktir etti beni bakkaldan. "Sakın uğrama lan buraya" diye de bağırdı. Evime doğru gidecektim ki, Hasan amcaya inat, Tansaş a gittim. Alışveriş yaptım. Marketten çıkarken de kasiyerle göz göze geldik. Pek bi manalı bakmıştı bana. Suratında eğlenceli bi ifade vardı. Sürekli sırıtıyordu. Aldırış etmeden çıktım gittim marketten. Elimdeki Tansaş poşetleri ile bakkal Hasan amcanın önünden geçtim. Torbaları yere bırakarak el hareketleri yaptım. Kızdı. Peşimde koşmaya başladı.

En sonunda peşimden koşmayı bırakmıştı. Ben de rahatça evime gittim. Poşetleri bir kenara bırakıp, koltuğuma oturdum. Tekrardan telefonum çaldı. Telefonu açtığımda, az önce telefonu yüzüme kapatmış arkadaşım aradı,"Akşam havaalanın gel, sürprizim var sana" dedi. Çok şaşırmıştım. Bu kimseye en ufacık bir yararı olmayan insan, bana ne gibi bir sürpriz yapabilirdi ki? 1 saat sonra yola çıkmaya karar verdim. Her şeyimi giymiş, evin içinde bekliyordum. Bir ara duvara tırmanmaya çalışıp, oradan da tek ayağımla takla atmak istedim ama olmadı. Zaman geçmek bilmiyordu. Aşağı inip, kapının önünde beklemeye başladım. Hasan amcada karşıda oturuyordu. Bir yandan çocuklar sokakta oynuyor, bir yandan da Hasan amca öylece bana bakıyordu. "Ulan ne biçim mahalle bu be" diye düşündüm kendi kendime. Hasan amca ile bir ara göz göze geldik, "Ne bakıyon lan y.rrağım" dedi. Korktum, yukarı çıktım. Evet, bir süre sonra yola çıkacaktım. Daha fazla beklemek istemedim ve aşağı indim.

Yolda etrafımı izleyerek yürüyordum. Bir süre hayatın anlamını sorgulamaya başladım. Bu insanların nereye gittiğini, niçin bir çaba içinde olduklarını, el ele yürüyen sevgilelerin akşama ne yapacaklarını, elinde torbalar olan teyzenin evde ne yemek hazırlayacağını düşündüm. Benim için hayatın anlamı bu kadar mı basit olabilirdi? Bilemiyordum. Cevabını veremedim bu sorunun.

Metroya binip, öyle gidecektim havaalanına. Gittim bi tane jeton aldım. Metroya bindim. Metroda bazısı kitap okuyor, bazısı kulaklıkla müzik dinliyor, bazısı da anlamsızca etrafına bakıyordu. Ama içlerinden birisi vardı ki, yüzüme sırıtarak bakıyordu. Sanki bir şeylerin habercisiydi bu sırıtma. Evet, marketteki kasiyerdi bu. Peki neden gülüyordu. "Ne gülüyon lan" dedim. İçimden. O da bana "Sana ne" dermiş gibi baktı. "Boşver ya, takma kafana" dedim yine içimden. Artık havaalanına yaklaşıyorduk. Ama canım hala sıkılıyordu. Kulaklıkla müzik dinleyen elemanın yanına yaklaştım, kulaklığı istedim. Vermedi. "Ver lan" diye bağırdım. Herkes bize baktı. Eleman da çok korkmuş olacak ki, dayanamadı, çıkarttı kulaklığı. Cıstak cıstak anlamsızca bir müzik çalıyordu. "Yanni- Waltz in 7/8 yok mu lan, bu nası müziktir böyle, kafam şişti" dedim. Yok abi dedi. Çocuğu karşıma oturttum ve New Age akımının güzel taraflarını, ne kadar da huzur verici bir müzik olduğunu anlattım. Peki abi bundan sonra onu dinlerim, dedi. Anathema falan boş işler olum bunlar dedim ve gittim yanından.

En sonunda havaalanına gelmiş, inmiştim. Yavaş yavaş ilerlemeye başladım. Birden arkadaşımı gördüm, bana el sallıyordu. Yanına doğru koşar adımlarla yaklaştım. Ne sürpriziymiş bakiim bu dedim. Abi sabırlı ol, karşılığını verdi. Bir süre daha zaman böyle geçti. Beraber oturmuş, gelen geçenleri izliyorduk. Sonra hazır ol abi, dedi. Evet, gözlerime inanamıyordum. Beni s.ktir etmiş olan eski sevgilim Ezgi orada öylece duruyordu. Yanımıza yaklaşmaya başladı. Ve.. "Merhaba" dedi. Önce hangimize dedi diye düşündüm, sonra her ihtimale karşı cevap vermedim. Tekrardan merhaba dedi. Göz göze geldik. Ayağa kalktım, tam merhaba diyecektim ki, pantolonum yırtıldı. Fermuarım da açık kalmış zaten. İkisi birden kahkaha atmaya başladı. Alaycı bir tavırla kahkahalara boğulmuşlardı. Dayanamadım, ben de onlarla kahkaha atmaya başladım. El ele tutuştuk, ordan oraya koşmaya başladık. Kahkahalar eşliğinde birbirimize sarılıyor, olduğumuz yerde zıplıyorduk. Birden arkadaşım "Hadi bize eyvallah, İbiza adası bizi bekliyor, hoşçakal" dedi ve Ezgi nin elini tuttu. Ne demek oluyordu bu şimdi. O anda tüm hayallerim yıkılmıştı. Oysa ben, Ezgi ile yeniden barışabileceğimizi ümit etmiştim. "Bu muydu lan sürpriz, kalleş herif" diye bağırdım. Onlar ise çoktan uçaklarına binmiş, İbiza Adası na doğru yolculacağa çıkmışlardı.

Birden markette ve metroda gördüğüm, sürekli sırıtan adamı gördüm. Yine sırıtıyordu. Yanına gittim ve "Belamısın lan sen" diyerek ellerimi boynuna doladım, "Abi bırak ya, nabıyorsun, bi dakika beni dinle" dedi. Bıraktım, "Sırıtmadan konuş" dedim. "Abi uyan artık, sabahtan beri kendi kendine konuşuyorsun" dedi. "Nasıl yani" dedim. "Abi rüya görüyorsun, uyan lan uyan, işe geç kalacaksın" dedi ve ekledi "Bunların hepsin rüya, ben de bu rüyanın bir parçasıyım" dedi. "Benimle dalga mı geçiyorsun" diye cevap verdim ve o da bana "Yapma dostum, ne dalga geçmesi, geç istersen şu koltuğa biraz uzan, anlayacaksın rüyada olduğunu" dedi. Havaalını lan burası işte, diye cevap verdim. Yine aynı şeyleri tekrarladı. Uzandım koltuğa, uyudum. Sabah olmuş, temizlikçinin biri "Abi kalk istersen, geceyi burda geçirdim, uyuyorsun akşamdan beri" dedi. Çok şaşkındım ve gittim hemen bi gazete aldım. Gözüme bir haber takıldı:

"İstanbul'da insanlara rüyada olduğunu söyleyerek uyutan ve tüm parasını alıp kaçan çete yakalandı."

Tüm dünyam yıkılmıştı. Evet, resmen dolandırılmıştım. Bu olaydan sonra 3 gün uyuyamadım. 3 günün sonunda da 5 gün boyunca uyudum. Ve daha sonra tüm uyku düzenim alt üstü oldu. Kısır bi döngü içerisinde, 3-5 ilerliyorduk. Dolandırıldığıma değil de, uyku düzenim bozuldu ya, ben ona üzülüyorum.


2 ahkam var

Ahkâmlar

bu kahramanı da her blogda dolandırıyorlar, ama olmaz ki böyle!

ayrıca bizim Hasan'ın Japon teyzelerden ümidini kesip bakkal oluşuna da sevindim.

olur @pilli pati pati olur;daha bunun bu kafayla başına daha neler gelir.!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu