yıllar oldu ayrılalı
omuzlarımız birbirinden
ben hala bırakılmışlığımla yaşamaktayım.
ne vakit geçsem o günün sokağından
ayrılığın.
durur zaman bende o an
derinlerden bir çığlık kopar içimden
kimselere duyurmadan titrek ve ürkek.
geçerim usulca
donakalmışlığımın, ayrılığın sokağından.
bir garip olurum hala
adını duydukça
ve
aklıma düşer gözlerin
ne zaman yağmur yağsa geceleri
nice yıllar oldu artık oradan geçmeyeli
dost muhabbetlerinde adın söylenmeyeli
gönlümde sevda yelleri esmeyeli
gittim ayrılığın şehrinden duramadım
çünkü
ne vakit dışarı çıksam
o sokak çıkıyordu tüm yolların sonuna
bilmem şimdileri oradaki kavaklar durur mu hala
sokağın başındaki o cumbalı evler
ya o köşebaşında hep birilerinin yolunu gözler delikanlı
ve en son ellerini tuttuğum
gözlerinin içine baktığım
herşeyin en sonuncusunu yaşadığımız
o koca ağaç altındaki boyasız bank
acaba hala orada durur mu
o sokakta
ne zaman geri dönmek tutkusu düşse içime
bilirim yine orada bulacağım kendimi.
donakalmış bir zaman canlanacak yeniden
ellerimizin
ve yüreklerimizin
birbirinden ayrıldığı
ayrılığın sokağında..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.