Bir holding patronu, ezilenleri avlamaya çalışıyor
Genç Parti tuzağı
Kapitalist düzenin işsizliğe, açlık ve sefalete sürüklediği, atomize edip hiçleştirdiği kitleler, Hitler taslağı, amigo Cem Uzan ve partisi tarafından iletişim araçlarının gücü kullanılarak aldatılmaya çalışılıyor. Yalana dayalı tüm vaatleri, sözde IMF karşıtlığı vb. demagojik söylemler, kapitalist düzenin, MGK diktatörlüğünün ve emperyalist sistemin gerçeklerine çarpıp tuz-buz olmaya mahkumdur.
Kapitalist düzenin işsizliğe, açlık ve sefalete sürüklediği, atomize edip hiçleştirdiği kitleler, Hitler taslağı, amigo Cem Uzan ve partisi tarafından iletişim araçlarının gücü kullanılarak aldatılmaya çalışılıyor. Yalana dayalı tüm vaatleri, sözde IMF karşıtlığı vb. demagojik söylemler, kapitalist düzenin, MGK diktatörlüğünün ve emperyalist sistemin gerçeklerine çarpıp tuz-buz olmaya mahkumdur.
Böylesi hiç görülmemişti. Tüm malvarlığı, borçları ve delegeleriyle birlikte bir holding patronu tarafından satın alınan YDP, formalite icabı örgütlenen kongreyle Genç Parti adını almıştı. ?Satın alınmış parti? ünvanıyla düzen partileri çöplüğüne bir renk de katmıştı.
Düzen partilerine kattığı renk bununla sınırlı değildi. Alenen bir holdingin partisiydi artık Genç Parti. Hem de mafya sermayesiyle semiren bir holdingin, Uzan Holding?in partisi. Başında, adı uluslararası dolandırıcıya çıkan, ABD, Almanya, İtalya gibi ülkelere giriş yasağı bulunan, hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiasıyla soruşturma açılan Cem Uzan bulunuyordu. Adam resmen meclise girip, dokunulmazlık zırhı kazanmak için satın almıştı partiyi. Ve şimdi Uzanların bir de partisi vardır. Siyasete de yatırım yapıyordu.
?Yolsuzlukla mücadele?nin demagojisini yapan MGK diktatörlüğü, YSK aracılığıyla 3 Kasım seçimlerine yönelik erken müdahalesinde faşist kırması mafyacı partiye de geçit vermişti...
Bütün bunlar gerçeğin ilamından ibaret...
Holding partisi, örgütsüz yoksullarla oynuyor
GP?nin geleneksel, mevcut kimi düzen partilerini sollaması, kendi başarısından ziyade halk nezdinde iyice itibarsızlaşmış ve inandırıcılığını yitirmiş, yıpranmış ve teşhir olmuş kapitalist düzenin ve onun partilerinin bir maharetidir. Uzan Holding?in siyasi hesapları düzen partilerinden umudunu yitiren, gelecek endişesi yaşayan ve çaresizleşen, ekonomik krizle daha fazla yoksullaşan, kapitalizmin ve MGK diktatörlüğünün hiçleştirdiği, yorgun, umutsuz yoksul milyonları avlama hedefine dayanıyor. Hitler çömezi Cem Uzan bu yolla parlamentoya kapağı atıp, dokunulmazlık zırhıyla hem kendini, hem de holdinginin çıkarlarını güvence altına almayı amaçlıyor.
Modern iletişim araçları, faşist propaganda yöntemleri ve kitle müziğinin gücünü birleştiren holding partisi, işsizlik, yoksulluk ve sefaletten bunalmış umutsuz kalabalıklarla oynuyor. Onlar üzerinde adeta sosyo-politik bir deney yapıyor. Cem Uzan seçim mitinglerinde ?size birkaç sorum var? dedikten sonra bozuk plak gibi tekrarlıyor: ?Hırsızları cezalandırmak istiyor musunuz??, ?Açlıktan ve yoksulluktan bıktınız mı??, ?IMF?den ve onun yardakçılarından kurtulmak istiyor musunuz??, ?Soyguncular, hortumcular cezalandırılsın istiyor musunuz??, ?İşsizlikten, umutsuzluktan, yoksulluktan bıktık artık diyor musunuz??, ?Çiftçi, esnaf, işçi, memur, emekli sahipsiz kalmasın istiyor musunuz??, ?Okul, hastane, fabrika, üniversite istiyor musunuz?? vb, vb...
Doğallıkla bu sorulara ?evet? yanıtı alıyor ve hemen ardından otoriter ve emrivaki bir üslupla yığınların yakıcı taleplerini dillendirmedeki amacını kusuyor: ?3 Kasım?da, oylarınızı Genç Parti?ye vereceksiniz!?
Sorular, açlıktan ve yoksulluktan bezmiş, çaresizlik içinde bulunan kitleleri aldatmak ve avlamak amacıyla titizlikle hazırlanmış tuzaklardır. Bir başka anlatımla, balığın sevdiği yemle gizlenmiş oltanın ucundaki iğnedir, kamufle edilmiş zokadır. Ve kamufle edilmiş zokayı ezilenlere yutturmaya çalışıyor GP. Yutturuyor da.
?Cek-cak?lı vaatler balonu
İtalyan faşisti Berlusconi?ye öykünen, Ali Taran adlı eski MHP?li faşist bir reklamcıyı akıl hocası atayan ve Göbels?in kullandığı propaganda yöntemleriyle bezenmiş ajitasyon konuşmalarıyla, lümpen ağızla halkın karşısına çıkan Cem Uzan?ın ?cek-cak?lı vaatleri, sınırsız atışları halkı aldatmanın ötesinde hiçbir anlam ifade etmiyor.
Pek çok ilde yapılan ve tek bir eksene oturan, devşirme ve şakşakçı güruhun ?Cem Uzan gelecek, dertler bitecek?, ?Açın Türkiye?nin önünü, Genç Parti geliyor, gençler geliyor? sloganları eşliğinde yapılan ?evi olmayana 200 metrekare arsa, il sayısı 250?ye çıkacak, işsizlere iş bulunacak? gibi işçi ve emekçilerin, küçük esnafın, yoksul köylülüğün, işsizlerin, yoksulların en yakıcı talepleri, Adolf taslağının dilinde kolayca aldatma aracı yapılıyor. Yoksulların taleplerinin, aşağılık bir patron tarafından yoksulları aldatmanın aracı haline getirilmesinin çarpıcı örnekleridir bunlar.
Ne idüğü belirsiz, kişiliksiz ve pespaye bir lümpen faşistin yoksulların biriken öfkesiyle ne denli oynayabileceğini göstermesi bakımından da çarpıcıdır. Düzene karşı biriken öfkenin bir bölümünü emen GP, bu özelliği ile ?sosyal patlama? kaygısını derinden yaşayan MGK diktatörlüğünü rahatlatıcı bir rolde oynuyor.
Irkçı, kemalist, mukaddesatçı, devletçi bir demagoji partisi
Holding partisi, hem mukaddesatçı, hem kemalist, hem de milliyetçi-ırkçı-şoven söyleme dayandırıyor propagandasını. Örneğin sıklıkla kullanılan ?Türk milletine söz veriyorum?, ?Bizde Allah korkusu var, Allah ?, ?500 sene dünyaya hükmetmiş bir milletin evlatlarıyız?, ?Biz yabancılara boyun eğecek bir millet miyiz?, ?Devletin bütün güç ve yetkilerini, yalnız ve yalnız Türk milletinin çıkarları için kullanacağıma namusum ve şerefim üzerine söz veriyorum? gibi tümceler, mitinglerin 10. Yıl Marşı?yla açılıp kapatılması, şovenizmin, ırkçılığın sembolü haline gelen çok sayıda Türk bayrağının miting alanlarının aksesuarı haline gelmesi, MHP ve Kızılay logosunu çağrıştıran parti amblemi vb. titizlikle belirlenmiş şoven, ırkçı faşist propaganda araçlarıdır.
Toz pembe hayaller, sahte kurtuluş umutlarının pompalanması ve ?milli? duyguları şaha kaldırıcı faşist propaganda argümanlarıdır bunlar. Hitler, Mussolini, Türkeş örneklerinde görüldüğü gibi, kişinin putlaştırılıp, tüm sorunların tek çözüm mercii olarak her şey haline getirilmesinin ?genç? tosuncuk özgülünde yeni bir örneğidir bunlar.
Ve GP, IMF programıyla canı yanmış milyonları IMF karşıtı bir söylemle etkileyip Motorola şirketini dolandırmaktan ABD?de açılan davayı sözde IMF karşıtlığıyla perdeleyerek, siyasi bir mahiyete büründürmek istiyor. Yığınların antiemperyalist, anti IMF öfkesi iğrenç sömürücü araçların aleti oluyor.
Kitle iletişim araçlarının besleyici gücü
GP?nin bu denli hızla yükselmesi salt nesnel faktörle, düzen partilerinin inandırıcılığını yitirmesi ve yoksulluğun had safhada olması gerçeğiyle izah edilemez. GP örneği konumuz bakımından öznel faktörde ifadesini bulan kitle iletişim araçlarının rolünü çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.
Bugüne kadar diğer düzen partileriyle kıyaslanamayacak boyutta (127 il ve ilçede) seçim kampanyası yürüten demagoji partisi, bu etkinliklerini aynı zamanda anında kitle iletişim araçlarıyla kitlelere ulaştırdı. 2 milyar dolarlık mafya sermayesinin önemli bir ağırlığını teşkil eden kitle iletişim araçlarına yaptığı yatırım, özel bir avantaj sağladı. Coğrafyamız genelinde yayın yapan iki TV kanalı, bir gazete ve 100?ün üzerinde yerel radyo ile propaganda konuşmaları anında kitlelere ulaşıyor. Bunlara kendi şirketi Telsim aracılığıyla cep telefonu abonelerine gönderdiği mesajlar da eklenmelidir. Program, ilke ve politik bir projeden yoksun, geçmişsiz bir fenomenin, örgütsüz bir partinin ve onun genel başkanının sırf kendisini burjuva parlamentoya kapağı atmak, dokunulmazlık zırhını kuşanmak, holdinginin çıkarlarını güvencelemek ve devletine hizmet etmek amacıyla kalabalıkları aldatmaya dayalı propagandanın etki gücünün bu denli yüksek olmasının, düzen partileri cephesinde adeta deprem yaratmasının asıl nedenidir bu. Holding partisi asıl gücünü sermayesinden, elinde bulunan kitle iletişim araçlarından alıyor.
Düpedüz çivisi çıkmış düzen partilerinin dibe vuruşu ve doğan boşlukla, toplumsal çürümenin düzeyiyle, bu düzenden ve onun partilerinden umudunu yitirmiş ve hiçlik duygusuna kapılmış, düşkünleşmiş ve depolitize edilmiş ezilenlere faşist propaganda ve demagoji, medya aracılığıyla şırınga ediliyor.
Arabesk ve pop müzik yoksulları aldatmanın aracı
Arabesk ve pop müzik eşliğinde mitingler örgütlemeye özen gösteriyor Hitler çömezi. Arabesk müzik tutkunu kesimi etkileme, bunu popülist ve lümpen bir ağızla birleştirme gibi özellikler de dikkate çekiyor. Sibel Can, Ebru Gündeş, İbrahim Tatlıses, Cem Yılmaz gibi izleyici kitlesi yüksek popçuları ve stand-up?çıları kiralayarak önce büyük kalabalıkları miting alanlarında, stadyumlarda konser, yemek vb. için topluyor kıvamına getirdikten sonra faşist demagojiyle yoksulları heyecanlandırıp etkilemenin, duygularına hitap etmenin arenası haline getiriyor. Ve elbette ideolojik şiddettir bu. Toplumun düşkünleşmiş, lümpen kesimlerini, varoşları bunun gibi araçlarla etkiliyor. Ve en az kimlikli, kişiliksiz, istikrarsız, cahil, lümpen vb. toplumsal çürümenin girdabına kapılmış kesimlerden ?belki bizi kurtarır? duygu ve düşüncesiyle destek alıyor.
Kurtçuk, bu araçlarla da yetinmemiş. Bütün futbol maçlarının yayın hakkını satın almış, reklam aralarına sıkıştırılan faşist propagandayla futbolla uyuşturulmuş, apolitikleştirilmiş, ?ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu? kültürüyle yetişenleri avlamanın bir aracı haline getiriyor. Bir araç daha, mitinglerde, ücretsiz konserlerde yemek vereceği duyurusunu yaparak bu yolla da ideolojik şiddetin kurbanlarını artırıyor. Anketlere göre GP?ye oy verecek olanların yarısını genç nüfus oluşturması, kadınların oranının ise yüzde 63?ü buluyor olması ve oy verecek olanlarının üçte birinin günlük gelirinin on milyon TL?yi geçmemesi -açlık sınırının da altında- yoksulları, genç ve kadınları azımsanmıyacak düzeyde etkilediğini gösteriyor.
Sonuç itibariyle politik bir geçmişi bulunmayan, geleceğe dönük politik bir programa, projeye sahip olmayan, siyaset felsefesinden, kadro ve örgüt yapısından yoksun, elinde bulunan kitle iletişim araçlarının gücüyle faşist propaganda ve demagojiyle kapitalist düzenin açlık ve yoksulluğa ittiği, hiçleştirdiği kitleleri geçici olarak aldatan bir parti, bir kez başarılı olabilir ama geleceği olmaz. Olamaz, çünkü tüm vaatleri, sözde IMF karşıtlığı vb. demagojik söylemin aksesuarlarıdır ve demagoji de kapitalist düzen ve MGK diktatörlüğü gerçekliğine çarpıp tuz-buz olmaya mahkumdur. Tıpkı geçmişte RP?nin seçim kampanyalarındaki vaatlerinin, hükümet olduktan sonra buharlaşması gibi. Batı kulübü demagojileri ile Başbakan olan Erbakan?ın ABD ve AB?nin oyuncağı haline gelmesi gibi. MHP?nin milliyetçi söyleminin ABD ve IMF uşaklığına çarpıp dağılması gibi.
ister uzan
bu arada yahoo, hotmail, msn.com ne kadar yer varsa reklamı var uzan'ın. gazetelerde 2 sayfa ilan. eee herif kaz gelecek yerden tavuu esirgemiyor tabi
Nerden artik kopipeyst edildiyse, yazinin basindaki ust baslik, baslik ve spot aynen duruyor. Spotla yazinin ilk paragrafinin ayni olmasi, bunun bizim sefil medyanin sol cenahindan bi yerden alindigini da gostermekte.
Herkesi bir şekilde taciz eden GP niye benden uzak duruyor diye kompleks yapuyordum ki nihayet hotmail'ime biz805 kullanıcısından süper bir mail geldi. Copy-paste yapayımmı ha yapayımmı??
işte numara:
0 555 3586945
Koskoca bir GSM şirketi patronu neden başka bir şirketi kullanır?
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.