Milliyet ve Cumhuriyet de dahil olmak üzere,
"arka sayfa güzeli" yayınlamayan gazete yok gibidir.
Gazetenin arka sayfasında sağ üst köşede iç çamaşırlarıyla
güzel bir bayan resmi; ve bu resmin yanında laf olsun diye
yazılmış bir iki cümlelik bir metin yayınlanır.
Gelenektir, gazetelerimizin vazgeçilmezidir...
İlkokuldan itibaren ezberletilen salak tarih kitaplarında,
Osmanı Devleti'nin yıkılış sebepleri tekrarlanır durur.
Bir tanesi: gelişen teknolojiye ayak uyduramama,
diğeri: matbaanın geç gelmesi...
Koskoca devletin yıkılışını üç beş uydurma cümleye sığdırıp
beyinlere dosya yükler gibi kakalamak kolay iştir.
Sorgulamak, araştırmak, doğrusunu öğrenmek, yorumlamak,
eleştirmek ve ders almak ise zor olan...
Kitap yazarlarından milli eğitim bakanlarına kadar
ilgililerin tümüne teşekkür ediyoruz(!).
Bizi zorluklardan kurtarıp işimizi kolaylaştırdıkları için!
Türkiye'de matbaa yaygınlaştıktan sonra "ne tür" yayınlar için
yoğun olarak kulanıldığını entel bir köşe yazarımızdan öğrenmiştim.
Kaçıranlar gazetelerin arka sayfasına bakıp fikir edinebilir...
Sonuçta matbaa da bir araç, olup olmamasından öte;
nasıl kullanıldığı daha önemli.
Daha doğrusu; gereksiz işlerde kullanılacak olduktan sonra erken alınıp
alınmaması neyi değiştirir, merak ediyorum...
Teknolojinin alınmaması olayına ise,
bugünü değerlendirerek daha sağlıklı bir bakış açısı
kazandırmalıyız.
Bilgisayarı "oyun, filim, müzik, meeseenee" (*1)için kullanan bir
"pleysteyşın" (*2) gençliğine sahibiz.
Soruyorum; bugün teknolojiyi birebir takip etmişiz,
bilime, eğitime katkı yapmıyorsak,
kendimizi geliştirmiyorsak neye yarar?
***
Japonya'da yaşayan bayan bir vatandaşımız;
arkadaşlarından Milliyet gazetesini saklıyor!
Neden?
Onlar "arka sayfa güzeli" diye birşey bilmiyorlar.
Vatandaşımzın gazetesinde bu resimleri gördüklerinde yadırgıyorlar.
Her gün aynı resimlerle muhatap oluyorlar.
Düşünün, ömrünüz boyunca her gazete açışınızda bunlarla muhatap oluyorsunuz...
Bir tanesinde şuna rastgeldim, Güneş gazetesinden...
ABD'de fiziği güzel olanlar önce modellik yapar,
ardından da ünlü erkek dergisi Playboy'a soyunarak,
kariyerini pekiştirir..
Fiziği güzel olanlar,
modellik,
soyunmak,
kariyer...
Ne kadar a kolay yazmışlar değil mi?
Oldukça sıradan, olağan birşey sanki!
Annenizi, eşinizi, kızkardeşinizi, yeğenlerinizi...
Hepsini gözönüne getirin ve yukarıdaki cümleyi tekar okuyun.
Siz ve sevdikleriniz gazetelerde, dergilerde, TV'de, radyoda,
internette bu ve bunun gibi cümlelerle her gün, her saat,
her an muhatap oluyorsunuz!
Tekrar düşünün!
Her an duyularınıza ulaşan bu sinyallerin düşünme şeklinize,
konuşma şeklinize, duygularınıza ve düşüncelerinize
nasıl etki edeceğini bir düşünün.
Alışkın olduğunuz için farkedemeyebilirsiniz.
Bir de yurtdışında yaşamış,
yabancı insanlarla tanışmış insanlara sorun.
(*), (*1), (*2) Yazım hataları, eleştiri amacıyla bilerek yapılmıştır.
Yazı süper bir seyirle gidiyordu ki sonunda tesettür ve dekolte işi berbat etti. Yine de iyi yazıydı.
benim dinle derinden bir bağım yoktur. ancak örtünmenin harika bir sistem olduğunu düşünüyorum. gereklidir de. bir erkek olarak olur olmadık zamanlarda ne kadar usturuplu ya da kendine hakim ya da tok gibi olunabilse de ve bunun için zorlanılsa da bir hatunun beni dürtmesi aslında bir yerde suçtur. bu güne kadar çalıştığım yerlerde bu tip sorunlarla karşılaşmadım değil. evet harika birşey tabii:) görmek bakmak ama bu adil değil ve dayatmacı bir tavırdan öte değil.
neden bahsediyorum yauw!neyse işte yazı için teşekkürler. harika.
yazının "teknik" kısmına huyum kurusun çerçevesinde yaklaşacağım var olan samimiyet ve hassasiyetimle...
özenli bir yazı dili kullanılmaya çalışılmış.
saygı duyulası bir çaba.
nokta, virgül ve bilumum noktalama işaretinin çatapat
gümbürtüsündeki göze eziyet halinden sonra okuma kolaylığı getiren yazım kurallarına saygı özeni takdir edilesi...
"Yazım hataları, eleştiri amacıyla bilerek yapılmıştır."
notunu düşen yazı hassasiyetine sahip arkadaşımıza,
aşağıya alıntılayacağım kelimeleri de "eleştiri amacıyla bilerek"
yapıp yapmadığı noktasında yardımcı olmaya çalışacağım.
doğru olanlar sağdakiler...
boyalı medya klasik sınıfından çok oldu çıkalı. efane sınıfına girdi. yakında bütün dünya medyasını kendine benzetirse şaşmam.
Arkadaşlar, hepinize teşekkürler...
Acuistic, yazıyı beğendiğine sevindim.
Bazı şeyleri tek cümleyele anlatmak zor.
Çifte standart ve riyakarlık örneklerine o kadar çok rastladım ki... Üstelik bu davranışı segileyenlerin çelişkili davranış ve karakter biçimleri o kadar şaşırtıcı ki...
Son cümleyi çoğu yazıda özellikle ekledim.
Tabii farklı anlamlar çıkarıp başkalarının da rahatsız olması olası. Bazen anlatmak anlamaktan bile zor.
Delizade, sosyal hayatım oldukça sınırlı olmasına rağmen,
benim de yaşadığım birkaç örneği hatırlayarak; seni çok iyi anladığımı söylemeliyim.
Şunu savunuyorum, herşeyin yerli yerinde va tadında
olması gerekir.
Örneğin çocuklarımız bile artık çocuk değil.
Masumiyetlerini, sevimliliklerini kaybediyorlar gün geçtikçe.
Çocukların bu kadar etkilendiği bir dünyada biz büyüklerin hali ise bambaşka.
Nezih Ünen'in dediği gibi, düşmenin sınırı yok!
Mefkud, itiraf etmeliyim, en çok beklediğim yorum türü de
hatalarımın belirtilmesi üzerine.
Hem dil ve yazım hem de bilgi, yorumlama ve bakış açısıyla ilgili olanlar.
Ki, Hafif'te hala kalmamın sebebi de bana bu yönde olan katkısı.
Yazım hatalarıyla ilgili olarak sanırım ilk yorumu senden
alıyorum, teşekkürler.
"pleysteyşın", eleştiri amacıyla söylendiği şekliyle yazılmıştır.
Hatırlatma notunu, özellikle yanlış yazarak
yine tırnak içine aldığım sözcük gurupları için yazmıştım.
Özen olmasına rağmen yazım hatalarımızın olması, bilgi eksikliğimizin sonucudur.
Bu arada bahsettiğiniz sözcükleri her seferinde aynı şekilde kullanmıştım. Okulda kulaklarımız az çekilmiş.
OguzKagan35, birçok sorunumuzun nedenini dışarıda arıyoruz bazen. Kendi içimizdeki çirkinlikleri ise unutuyoruz.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.