
Ambulansa ilk o gün binmiş, bakınmış çevresine ellerinde hemencecik tutuşturulan O'nun kocaman ayakkabıları. Onları bırakıp O'nun ellerini tutmak istemiş ama eli yokmuş ki o an farketmiş. Yol bitmek bilmemiş sanki, sonra da ardına kapanan kapılar,koşuşturmalar. Kalmış elindeki ayakkabılarla. Bilememiş ne yapsın.
Sonra düşünmüş bunlar hep filmlerde olurmuş o yüzden üzülmeye gerek yokmuş. Beklediği saatler boyunca hep öyle sanmış. Gittikçe kalabalık artmaya başlamış, sarılamalarda. O arada annenin çıglığını duymuş. Karnına ağrılar girmiş, oracıkta ufalmış sanki. Anlamış ki film kötü sonla bitmiş.
Hala ölmek nedir bilememiş. Çocukluk arkadaşı da gidince hep o kelimeyi kullanmışlar ama yanında hep yanına gitmekten bahsetmişler. O yüzden rahatmış hep. Keşke gitmeseydi daha özür bile dilemedi kafama attığı top yüzünden demiş. Keşke O' da gitmeseydi daha az önce verdiğim şekeri çok beğendiğini söylemedi diye düşünmüş.Halbuki ne de güzel günmüş, anneyi yolcu edip birlikte yemek yiyeceklermiş.
Sabah sanki ayrı bir dünyaya uyanmış, birşeyler eksikmiş, kalbinde bir acı hissetmiş, birden dudakları bükülüvermiş, sarılmak istemiş o koca adama ama bulamamış. O günden sonra farketmiş ki bir daha öyle sarılamayacakmış kimseye , kimse onu uçak yapıp uçurmayacakmış bir de kimse sabahlara kadar masallar anlatmayacakmış...
cümleler güzel seçilmiş.
anlatılmak istenen duygu farklı bir yolla, acıtasyon yapılmadan anlatılmış.
konu boyunca cümle düşüklüğü yapılmamış
koca adamlar hayatlarımızda hep yol gösterıcı oldular, bu bir gerçek. gidişleri hep derin izler bırakmıştır.
güzel bir hüzün yansıtmış yazı.
ancak;
paragraf bırakılsaydı konu geçişlerinde daha iyi olurdu sanki.
sağol yorumun için daha doğrusu yol gösterdiğin için..paragraf konusunda da haklısın ..
tekrar teşekkürler..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.