sesiz sedasız bir veda ettim o güzel körfeze. artık hergün varyanttan otobüsle inerken deniz manzarasını seyredemeyeceğim.Bir pide salonunda salatanın içinde roka olmayacak belki de. Sinema çıkışında kordonda yürüyemeyeceğim. o yapış yapış sıcağını hissedemeyeceğim. fuara kimler gelicek diye heyecanlanmayacağım. pazara gittiğimde yeşillik olarak bir dünya şey alıp eve gelemeyeceğim. Canım sıkıldığında forbeste bir tur atıp dondurma yemek bir hayal olarak kalacak. her daim yeşil olan ağaçlarını seyir etmeden devam edeceğim hayata. efe heykellerini her köşe başında görmeden, hayır için dağıtılan lokma tatlısı sırasına girmeden geleceğim evime. her köşe başındaki midyeciyi de selamlayamayağım artık. küçük parkta arkadaşlarla okul çıkışı bir çay içmeyeceğim. ama bir gün döneceğim tüm bunları tekrar yapabilmek için. bekle beni İZMİR. Yıllar sonra da olsa bir gün mutlaka buluşacağız
merhaba uyuyang;
vardır muhakkak bu hüzün yaratan ayrılığın iyi bir sebebi, hem zaten geri dönmeye de söz vermişsin:))
o zaman, Allah kavuştursun...
memleket hasreti en kötü şey farkındayım ama hayırlı sebepler için yürek katlanır...sevgiler:)
her hüzün ardından bir mutluluk getirir:) bak bende istanbul dan ayrılırken bekle beni geri dönücem demiştim ve döndüm:) umarım dilediğin olur ve sana mutluluk veren herşeye tekrar kavuşursun.
İstanbul'dan ayrılmayı göze alamadığım için neleri geri teptim ah
Bu mektubu çok iyi anlıyorum..
şu bir süreliğine memleketin bir başka köşesindeyim. ama bu yaz itibari ile diğer bir aşkım olan istanbulda yaşamaya başlayacağım. ben işte bundan korkuyorum. izmir mi istanbul mu? hangisinden vazgeçeceğim?
sorduğun soruya bak.. İstanbul'dan vazgeçeceksin tabi de..
makaleci yine sırıtıyosun:)
İzmir gibi yer bırakılıp İstanbul'a mı gidilirmiş... tamam İstanbul'un da kendine göre güzellikleri vardır mutlaka ama en azından benim için vazgeçilmez değilmiş. yaşamak için Antalya ve İzmir mükemmel bence.
İstanbul herkesin harcı değil:)
Benim için de vazgeçilmez olduğunu düşünüyordum 24 senemi orada geçirmiş biri olarak ama öyle olmadığını gördüm Antalya'ya geldikten sonra :)
Bende Guddicini gibi vazgeçemeyenlerdenim.... Aslında, vazgeçip sessiz sakin bir kasabada balık tutmak, kitap okumak kısacası böyle yaşam sürmek daha mı iyi acaba..Yoksa bu hızlı yaşamı özler miyim..bilmiyorum..=)
:) özlersin özlerrr
bende her defasında tekrar tekrar düşünüyorum acaba gidebilirmiyim yapabilirmiyim diye ama yok yaa yapamıyorum..
Belki yaşlanınca :) hehe
kızlar biz metropol yaşantısına ne kadar kaptırmışız kendimizi. düşünsenize pilli ninde söylediği gibi bir kasabada balık tutmak, kitap okumak. çok ihtiyacım var. İstanbul u çok seviyorum ayrılamıyorum ama tatile ihtiyacım var sanırım. ama ayrılık sadece tatil için olur. dön dolaş yine istanbul:)
Havasina suyuna tasina topragina
Bin can feda bir tek dostuma
Her kosesi cennetim ezilir yanar icim
Bir baskadir benim memleketim...
Lay Lay .... :)
Şimmmdi İstanbulllda olmak varrrdı anasını satayımdevamı nasıldı)
Ama asıl olan ne biliyor musunuz..Elinizde bir mesleğiniz varsa.. Değişik dünya ülkelerinde söz sahibi olabilmek iş açısından ..Acayip tecrübe oluyor ..
Henüz öğrencilikle iştigal..İnşallah o da kısmet olacak
Mutlaka bunu yap Dejavuu88...Ne demek istediğimi ülkene döndükten sonra daha iyi anlayacaksın... Bakış açın ve sınırların genişleyecek..ama döner misin bilemem..İş korkusu, istemediğin işi devam ettirme gibi sıkıntıların hafifleyecek, riski daha kolay alacaksın..
simdi istanbul'da olmak vardi anasini satiyim
pufur pufur bir vapurun yan tarafinda
su anda istanbul'da olmak vardi anasini satiyim
yeni cami'de misir atmak kuslara
koprude balik ekmek yemek dolmusa cek dostum demek
ver elini kadikoy, ver elini kalamis, moda
su anda oralarda olmak vardi ya
simdi istanbul'da
su anda istanbul'da
ah istanbul'da
sabret gonul bir gun olur bu hasret biter
cekilen acilar gulum
gun olur gecer.. Gibiii...........
Büyük lokma ye büyük konuşma derler ama dünyanın en güzel yeri doğup büyüdüğüm yerlerdir, dönerim elbette.
Ama gitmenin nasip olması gerek önce,teşekkürler tavsiye için pillibebekkuyuda:)
guddicini sağol
İzmir, gidenin arkasından ağlar.
Martılar o gün vapurların arkasından isteksizce uçar, çünkü onlarda hisseder gidenleri.
Meltem ise hiç esmez o gün. Sessizce hissettirmeden kendini geçer gider İzmir'in üzerinden. Kimsenin halini bozmak istemez.
Deniz... Deniz ise hırçınlaşır, koyulaşır o zaman. Hınçla vurur kıyıya. Sonra o da vapurlarla,martılarla,rüzgarlarla bir olur, susar. İzmir olur gidene ağlar.
Ama hepsi bilirler ki giden kim olursa olsun kalbinde onlarıda götürmüştür. Bir gün geri gelecektir. Geldiği zaman da hepsi üzüldükleri gibi sevinecektir...
uyuyang, hiç birinden vaz geçme. Veda etme. Hepsi de yaşanılması gereken yerler. Sadece tadını çıkart...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.