Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Metropia'dan ilk görüntüler"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
0

Bırakın bunları..

Etiketler: ,

bırakın bu ask mesk işlerini.. sevgilicilik oyunlarını.. hiç karşındaki insan seni sen oldugun için sever mi? hiç karsındaki insan seni cok güzelsin veya cok yakışıklısın diye severmi? dünyada bir tek yakısıklı/güzel sen mi varsın? bu oyunlar gelip geçici? ama ALLAH AŞKI? işte o kalıcı.. ve seni, dünyada en mükemmel derecede sevebilecek kişiden daha cok seviyor. çünkü O seni en fazla tanıyan ve seni anlayan, seni yaratan..


42 ahkam var
Sonraki yazı: öylesine bişi..

Ahkâmlar

bende seni sevmiyorum çünkü sen benim adımın ne anlama geldigini bilmion.

Yazan: GÜNLÜK

ben tanrının tipi değilim galiba.hem zaman zaman çeşitli tanrılara aşığım zaten..

zeki müreni seviniz!

zeki müreni seviniz!

ateizm, gençliğin yeni modası... özellikle kendini "aydın" olarak tanımlama çabasında olan yeni yetmelerin.

Jawussjan'dan bir parça...

bir daha oy verirken,aşık olurken,yemek seçerken,tanrıya inanırken,kitap seçerken,evlenirken,kitap seçerken,sıkılırken,nereye gitsek diye düşünürken,gazetede önce hangi sayfayı okusam diye düşünürken ve de kusarken sana sorucam..yoksa aydınlanamayacağım sensiz..

zeki müreni seviniz!

zeki müreni seviniz!

bu aşk bu ne maabet.ulan bağıra bağıra gırtlağam şişti.ölçü diyorum ölçü.(120x120)peygamber demişki:bu dünyada bana 3 şey sevdirildi 1)kadın 2)güzel koku 3)gözümün nuru namaz

seveceksin kadınını da.seveceksin öpeceksin, ...

ya ben anlayamadım ya bu ne şimdi? sanane milletin aşkından.allah inancı aşka niye engel? noluyo? derdin ne? depresyondamısın? uyum zorluğumu çekiyosun? bahar mı çarptı?yoksa karşılıksız askmı? en iyisi bi doktora görün...

eheuehu

" çeşitli tanrılara aşığım .." demiştin, dolayısıyla ateist değilsin zaten... ne olursan ol, istediğini sorabilirsin, ama spor sayfasından başlamanı tavsiye ederim eğer gs'li değilsen.

Jawussjan'dan bir parça...

Alınacak kadının yaşı konusunda peygamberinizin herhangi bir tercihi olmuş mu Suphi bey? Bu konuda sünnet olarak nitelendirilebilecek bir davranışı var mı?

ama Zeki Müren'i :p Sonunda sevdirdiler ya! Helal olsun yani.

Anısı biz olalım bu sokakların

Kimse ben oynarken elime konuşmasın. Biz tarihe tanıklık etmek için ifade vermeye geldik. Baş, başaltı, müselles, kapış serbes'te sıramızı savdık.

Hadi oradan pis yalancı. Sen Zeki Müren'e aşıksın yalnızca.

Anısı biz olalım bu sokakların

Kimse ben oynarken elime konuşmasın. Biz tarihe tanıklık etmek için ifade vermeye geldik. Baş, başaltı, müselles, kapış serbes'te sıramızı savdık.

aşağıdaki alıntı, ilhan arsel'e aittir.

"...Bilindigi gibi Ebü Bekir'in kizi Ayse ile nikahlandigi zaman kendisi 'elli'sini askin bir yasli insan, Ayse ise henüz alti yasinda, bebek denecek kadar küçük bir çocuktu [327]. Bu kadar küçük bir yasta cinsî münasebete elverisli bulunmadigi içindir ki üç yil kadar babasinin evinde kalmis olan Ayse, dokuz yasina bastigi an oyuncaklarini alarak Muhammed'in evine tasinmis ve o küçücük yasinda Muhammed'le yatmaya baslamistir. Elli yasinim askin bir insanin, dokuz yasina henüz basmis küçücük bir kiz çocugu ile cinsî münasebette bulunabilmesi, süphesiz ki anlasilir gibi görünmemektedir. Pek muhtemelen bundan dolayidir ki Muhammed, Ayse. ile olan evliligini Tanri'nin dilegine baglamak istemis ve iki kez rü'yasinda Cibril'i gördügünü ve Cibril'in kendisine: "(Ayse) senin müstakbel zevcendir!" diye konustugunu ve bunun üzerine: "Eger su rü'yam Allah tarafindan gösterilmis ise Allah'in takdiri infaz buyurulur" diyerek Ayse ile evlendigin! söylemistir..."

Gerekli evlilik yaşı konusunda belirlenen bir sınır yoktur. Fıkıh açısından teorik olarak bebek de, yüzellilik ihtiyar da evlenebilir. Ancak evlilik hayatında problem olabilecek derecedeki yaş farklılıklarına kefâet (denklik) açısından bu konuda dikkat edilmelidir Islâmda evlenmenin faydaları olarak, Huzur bulmak (Rûm 30/21), insan neslini sürdürmek (el-Hindî XVI/276 "Evlenin, çogalın. Çünkü ben kıyamet günü sizinle diğer ümmetlere övüneceğim") ve kendini haramdan korumak, (Hadîs için bk. Tirmizî, nikâh 1: Nesâhî, siyâm 43; Buhârî, savm 1, nikâh, 2,3) gösterildiğine göre, bunlardan birinin gerektiği, ya da ihtiyaç duyulduğu yaş, evlilik için tavsiye edilecek yaştır. Erginlikle Allah'ın insanda bir takım fizyolojik, psikolojik değişiklikler husule getirmesi, artık bu işe başlanılabileceğinin işareti olmalıdır. Yukarıda zikredilen üç fayda, ya da sebebe, içinde yaşamları toplumun karakterinin (Islâm toplumu, cahiliyyet toplumu gibi) ve çevre şartlarının da etki edeceğini de düşünerek, bu yaşı herkesin kendisinin tesbit etmesi gerekir. Ergin olduktan sonra, olabileceğine erken evlenme, dînen de tıbben de tavsiye edilmiştir. ( Sibâî, el-Mer'a 59 vd.) *********** Aişe :

Resulullah’ın bâkire olarak evlendiği ilk ve tek kadındır. O, daha sonra halife olacak olan Hz. Ebubekir’in biricik kızıdır. Ayrıca, Hz. Aişe çok zeki bir nâdire-i fıtrat ve nübüvvet dâvâsına tam vâris olabilecek yaratılışa sahip bir kadındı. Evlendikten sonraki hayatı ve daha sonraki hizmetleri de göstermiştir ki, O muallâ varlık, ancak Nebî zevcesi olabilirdi. Zira O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en nâdide fıkıhçı olarak kendini gösteriyor, her yönüyle Hz. Peygamber’i temsil etmeye çalışıyordu.

Resulullah Aişe’yi çok seviyor ve O’na karşı çok şefkatli davranıyordu. Hz. işe’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Ben kızlarla oyun oynardım. Oyun arkadaşlarım gelir ve benimle oynardı. Resulullah’ı gördükleri zaman O’ndan gizlenirlerdi. Çok defa Resulullah, bu arkadaşlarımı benimle oynamaları için gönderirdi."

O’nun Hz. işe ile evliliği, yanından hiç ayrılmayan, çektiği sıkıntılara beraberce katlanan, mağara arkadaşı Hz. Ebubekr için en büyük bir mükâfat idi. ********* bir çok siyerdede şöyle yazıyor: Hicretten 7-8 ay sonra yapılan bu evlilik sırasında Hazreti Aişe validemiz 18 yaşında, zekâsı ve aile terbiyesi çok olgunlaşmış bir çağdaydı ************** Nikâhlanan kimselerin, akıl baliğ ve nikâh akdi konusunda hür olmaları şarttır. Akıl; nikâh akdi hususunda asli şarttır. Mecnunun ve aklı ermeyen çocuğun nikâh akdetmesi sahih olmaz. Diğer iki şart ise; nikâhın infaz edilmesinin şartıdır. Akıllı çocuğun nikâhı, velisinin izni ile akdedilir. Bedai'de böyledir ********* Nikah hususunda dinin özüne, yani Kur'an ve Sünnet'e aykırı olmayan düzenlemeler de yapabilir. Nitekim tarih boyunca bu yapılagelmiştir. Mesela: Osmanlıların son döneminde 1917 tarihli bir aile hukuku kararnamesi düzenlenmiştir. Bu kararnamenin 33. maddesinde nikah akdinden önce keyfiyetin ilan edilmesi, 37. maddesinde ise nikahın, taraflardan birinin ikametgahının bulunduğu yerdeki hakimin veya yetkili kıldığı kişinin huzurunda kıyılarak akidname düzenlenmesi ve tescili şart kılınmıştı. Ayrıca erkeğin evlenme yaşı 18, kızın 17 olarak kabul edilmiştir. *******

Erkek ve kadın, belirli bir yaştan (bulûğa erme) itibaren birbirlerine karşı ilgi duyarlar.

sene doğan ışık mı zorunuza gidiyor anlamadım ama ben yine olaya hüsnü zan ile bakayım.yukarıdaki yazıyı tam okumadın galiba sevgili saudade.genelde evlilik yaşını 17-18 olduğundan bahsediliyor.tüyü bitmemiş derken bunlarımı kasdettin.bütün araplarda olduğunu tabi söyleyemezsin.zaten islam bazı şeyleri serbest bırakmış.bunu yapmak senin hakkındır demiş ama şöyle yaparsan daha iyi olu diyede en güzeli göstermiş.islamı anlamayan kimselerin bu tutumu elbette bir kaide olamaz.kimin taşıdığını bilmiyorum ama bu olayı ben taşımıyorum bizim millete.bir caiz olan şey vardır birde yapılması daha faziletli olan.bu da duruma göre değişir.(her şeyin bir istisnası vardır)

ne yapayıp hz saud siz değilmiydiniz 20 yıl çalış diyen.düşündümde belki sizin yanınızda bu rakam 10yıla iner.bizde bi o kapı bir bu kapı dolanıyoruz.e tabi bu yüzden nasihatlerinizi değerlendirmeye alıyorum.konuya dönersek.allahım allahı diyorum adam o kadar insan görmüş dediği doğrumu aceb.belki diyorum senin kaide dediğin istisnası bol bir kaidenin istisnalarıdır.hem üstelik insanların böyle olması bunu islamın emrettiği anlamına gelmez.zaten dinin öğretilerini yapsalardı sizin dediğiniz gibi olmazdı.orada 15 yaşındaki kızlar evlendiriliyorsa suç peygamberin mi?

Ayşe 18 falan değil suphi. Anladık iyi bir insansın içine sindiremiyorsun bunu ama ne yazık ki doğrusu bu

iyi insan olmamın ölçüsü bana göre islamın öğretileridir.ve bu iyi insanların piride rasullullahtır.içime sindiremediğim bir şey varsa o da anadoluda veya başka bir yerde daha akıl baliğ bile olmadan evlendirilen genç kızların bu evlilik sonucunda hayatlarının heder olması.peygamberin durumunda bundan eser yoktur.peygamber hz aişeye olgunlaşıncaya kadar dokunmamıştır(zifaf olmamış yani)zaten verdiğiniz yazıdada "Nikahın kıyılmasından iki yıl geçtikten sonra zifaf olmuştur."diye belirtilmektedir.Bu olayda sanki hz peygamber küçük kızlara sulanan bir abaz.gibi gösterilmeye çalışılıyor.ben böyle bir şeyi savunmaktan haya ederim.din zaten belli bir yaş sınırlaması koymamış.kaldı ki bu küçük yaşta nikahlandığı zevcesine peygamber buluğya erişene kadar bir şey yapmamış.zaten alemlere numune olarak gönderilen bir insan bunu yapmaz.yazıdaki gibi 2 yıl sonra olmuşsa zifaf bir sakıncası yok.cevaz veriyoruz efendim.lakin dediğimiz gibi şartların sağlanması gerek.

Hz Ebu Bekir gibi zengin bir babaya sahip olan kızın neden himayeye muhtaç olduğunu da elin değimişken açıklarsın herhalde suphi bey.

Nasıl sakıncası yok sevgili suphi? 1620-1612=8, iki yıl beklemiş; 10 yaşında bir çocukla (dünya üzerinde bütün zamanlarda, bütün iklimlerde 10 yaşındaki bir insan çocuktur, regl olması hiç bir şey değiştirmez) seks yapan 50 yaşındaki biri asla benim peygamberim olacak safiyete sahip değildir. Ondan sonraki iftira olayı ve her ne hikmetse tam baba evine geri gönderilen Ayşeyi ziyaret sırasında gelen nur suresi de ayrı bir merak konusu. Bir de hala kızı vakası var ki onu benden daha iyi bilirsiniz. Takdir edersiniz ki suphi bazen inançlar aracıların yaşamlarıyla gösterilmiştir. (İsa peygamberin neden öldüğünü düşünüyorsunuz)

verdiğiniz yazıda 15 yazıyor.benim diğer baktğım kaynaklarda 18 yazıyor.verdiğiniz kaynağa göre 15 +2 beklemede dahil 17.işte siz de o konuyu sex notasına çekiyorsunuz.peygamber demiş ya"küfür tek bir millettir"hepiniz aynı yerden mi türediniz.yahut aynı kaynaktan mı besleniyorsunuz.size nur suresi ile ilgili merakınız için ruhul beyan tefsirini öneririm.evet taktir ederim ki bazı inançlar aracıların yaşamlarında gösterilmiştir.peygamber alemlşere rahmet müminlere numune bir örnektir.bunu iman sahipleri anlar.ayrıca hz isa hır.ların dediği gibi şarmıhta ölmemiştir.hatta öldüğünü dahi bilmiyorum.Birçok kimsenin sandığının aksine Hz. İsa çarmıha gerilip öldürülmemiş, başka bir sebeple de ölmemiştir. Kuran'da onu asamadıkları ve öldüremedikleri kesin bir şekilde belirtilir ve Allah'ın onu Kendi Katına yükselttiği haber verilir. Hiçbir ayette Hz. İsa'nın öldüğünden ya da öldürüldüğünden söz edilmez. "Halbuki onlar isa'yi öldürmediler ve asmadilar. Fakat kendilerine bir benzetme yapildi" (en-Nisa, 4/156).ayeti çok açıktır.

sayın siyahın matemi çok özür diliyorum ve en yakın zamanda kendime bir gözlük alıyorum.evet gerçekten sizin vermiş olduğunuz yazıda 8+2 lik bir durum var.hemen araştırmaya koyuldum ve bunları buldum.

Muhammed’in en küçük karısı Aişe’dir. Muhammed 52 yaşında iken, 9 yaşında olan Aişe ile gerdeğe girmiştir (Aişe, Muhammed ile evlendiğinde 6 yaşında idi (Bkz:Buhari, e’s Sahih, Kitabu Menakıbı’l-Ensar/44; Tecrid, Hadis no:1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, Hadis no:1422) ,demek ki 3 yıl beklenilmiş).Bunun üzerine, islam hukuku bundan bir sonuç çıkarıyor ve "9 yaşındaki bir kız, "müştehat" (şehvete konu olabilecek çagda sayılır) deniyor. Ve de bu nedenle, bir erkeğin 9 yaşındaki bır kızla evlenebileceğini bildiriyor bır fıkıh hükmü olarak(Bkz:Muhammed Ali

Tehanevi, Keşşafu ıstılaha-tı’l-Fünun,1/788).

M. Sofuoğlu (Cilt 4, Syf - 318,319) Sahih-i Müslim ve Tercümesi

- Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl'de nikâh yapmıştı. Şevvâl'de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?" (Urve der ki: "Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi." Müslim, Nikah 73, (1423); Tirmizi, Nikah 9, (1093); Nesai, Nikah 77, (6, 130).

Urve merhum, Hz. Aişe radıyallahu anhâ'dan şunu nakletmiştir: "Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm bana dedi ki: "Rüyamda sen bana üç gece gösterildin: Melek seni bana bir ipek parçası içerisinde getirdi ve "Bu senin zevcendir, aç onu!" dedi. Ben de açtım, içindeki sendin. Ben: "Bu rüya Allah katından ise, onu gerçekleştirecektir" dedim." Buhari, Nikâh 9, 35, Ta'bîr 20, 21; Müslim, Fezâilu's-Sahâbe 79; Tirmizi, Menakıb (3875).

ayrıca hz peygamber aişeye bir sex aracı değilde böyle bakıyorlardı.

sizde iyi alıştınız hee.yok öyle hazırcılık biraz arayın emek verin kolaymı ilim öğrenmek.

ben hz ebu bekir kızına bakamıyor diye peygambere verdi demedim.sadece verdikten sonra peygamber onu nasıl himaye etmiş onu söyledim.

Şu kaynakları linklersen sevinirim. Kitaptan bakıyorsan taberi ahzab suresini özellikle 37. ayetin tarihini nasıl anlatmış onu yazarmısın.

Bu kadar adama sabırla cevap vermen takdireşayan bir haraket. Harbiden adın çıkacak molla Suphiye. Fakat 9 yaşında biriyle cinselliği senin mantığın kabul ediyor mu? Kitapta yazan herşeyi kayıtsız şartsız kabul edecekmisin? Hiç bu kitabın da değiştirilmiş olabileceği aklına gelmiyor mu? Yada Allah sana bu zekayı neden vermiş. Sonuçta Hz. Muhammed de bir kul değil mi? O da hata yapamaz mı? Bu soruları cevapla diye sormadım. Herkesin, senin bile aklından geçmiştir. Heralde

Eğitim Şart.

İyilik onun içinde var ben seviyorum Suphiyi. Ancak asla inanamıyorum inandıklarına. Olsun bu bizi düşman yapmaz. Verdiğin link, Hz. Aişeyi google da aratınca karşıma ilk çıkan yazıydı önce onu okudum. Ne yazık ki insanın içini rahatlatmıyor. Sonuçta bu benim asla onaylayamayacağım birşey. Şu an 5,5 yaşında olan kızımla 3-4 sene sonra biri evlenmek isterse herhalde adamın suratına tükürürüm. Onun kızımı ne kadar seviyor olduğunun hiçbir önemi yok. Deve vakası benim verdiğim linkte ayrıntıları ile açıklanmış. Çok vahim bir olay değil. Nur suresinin 11-20 ayetleri arasında suçlamaların 4 şahit olmaksızın geçersiz olacağına ilişkin bişey ( Ayşenin kervanın gerisinde kalmasında da herhangi bir vehamet yok. Asıl vahim olan son derece güçlü bir adam olan peygambere eşini gerisin geri babaevine yollatacak güçte bir taassub ve toplum baskısı. Adamlar resmen yobaz. Bu da kuranı kerimin dilini ve neden korkutucu yazıldığını anlatıyor. Bir nevi K-9 eğitimi verme kastı var arap toplumuna) Bu sure( nur) aslında recm cezasının uygulanmasını zorlaştırıyor. (İç bulandırıcı olan bir kişi için gelmesi değil geliş yeri ve zamanı. Yettim gari buyrunuz edası var olayda )

ahzab suresinin 51. ayeti'nin geliş sebebini ve sonrasında gelişen diyaloglar hakkındaki fikirlerini de öğrenmek istiyorum, kendimce... bkz : (kaynak: buhari, tefsir/7; tecrid, hadis/1721; müslim, rıda/49,50-hadis/1464; ibni mace, nikah/57-hadis/200; ahmet ibn-i hanbel, 6/134, 158, 261)

herkes kendi beyninin akım şiddeti ölçüsünde aydınlanır.

herkes kendi beyninin akım şiddeti ölçüsünde aydınlanır.

Ahzab suresinin büyük bir kısmı sadece peygamberi ve hanımlarını bağlıyor. 51ç ayetin hemen altındaki 53. ayet mesela. O yüzden fazla ortalıkta olmayan bir ayet.

Ama ilginç olanı, her konuda taberi kaynak gösterilirken bu konuda taberinin anlattıklarına itibar edilmiyor.

Kasıtlı bahsedilmeyen bu zeyneb olayını gidipte elin hristiyanından öğrenince pek bir afallıyorsunuz.

Olaydan söz eden şu iki site var ama yanlı yazılmış olma ihtimalleri yüzünden sadece onlara da itibar etmek istemem.

Ben de alevi komşumdan. Pek fena olmuştum inanmamıştım falan. Sonra kadın kuranı kerimi getirip gözüme dayadı. Kahvemi içip evime kaçtım. İnsaf contra, Suphi 18 yaşında, ona bugünlük yeter. Bence 18 yaşında gerdeğe girdiğini sandığı Ayşenin 9 olduğu gerçeğini kabullensin. 2 gün sonra halamın kızı zeyneb olayını deşelersin.

'biraz farklı bir kul'dur. ilhan arsel'den bir alıntı daha:

"Her ne kadar kendisini "tevâzu" insani imis gibi göstermek üzere yukardaki sekilde konustugu olmus ise de, aslinda ömrü boyunca bu söylediklerinin tam tersini yaparcasina övünmüs, ve kendisini baskalarina övdürtmüstür. Hem de öylesine ki, sinirsiz bir övünme özlemi içerisinde kendisini Tanri kertesinde görmüs ve Tanri'yi, melekleriyle birlikte, kendisine salât ve selâm eder durumda kilmaktan, ya da ezân okutarak kendi adini Tanri ile birlikte duyurtmaktan tutunuzda, kendinden çikan her seyin, (örnegin tükrügünün, sümügünün, ve içinde ellerini ayaklarini yikadigi abdest suyu'nun, ya da kesilmis saçlarinin, vs...) kutsal olduguna varincaya kadar her seyi ile övünmekten, ve insanlar tarafindan yüceltilmekten mutluluk duymustur. Tanri'dan geldigini söyledigi "vahiy"lerle kendisini halka "aleyhissalâtü vesselâm" olarak, "yücelerin yücesi" olarak, gelmis geçmis bütün peygamberlerin tasdikçisi olarak, vs... kabul ettirmis, ve müslümanlar onu âdeta "ilâh" kertesinde görür olmuslardir. Hem de öylesine ki, onun abdest aldigi ve içine tükürdügü suyu içmeyi, ya da agzindan ve burnundan çikan balgamini yüzlerine ve derilerine sürmeyi, ve hattâ devesinin agzindan saçilan köpüklerin altinda kalmayi bile kendileri için bir seref ve mazhariyet bilmislerdir"

afiyet olsun!

hiçkimse kardeşim. tek kişiyi kaynak gösterip yazılarını kesip kesip yapıştırma bir zahmet. Bağnazlık sadece dini görüş sahiplerine ait bir sıfat değildir. Elimiz ayağımız var Allaha şükür sitesine ve neler söylediğine bakabiliyoruz. Başkaları ne diyor biraz da onlara kulak ver.

Suphi de tek taraftan beslenince böyle susuverdi işte. Gönül isterdi ki atheist burada olsaydı da rahat rahat küfürleşip tartışsaydık. Neymiş işin içyüzü açıklığa kavuşsaydı. Tartışırken asabiyet iyidir severim. Herkesin boku bakladı yayılıveriyor ortaya.

dini sadece ilhan arsel'den okumadım. burada sadece, bir konuda minik bir hatırlatma yaptım ilhan arsel'le. bağnazlık konusunda isabet buyurmuşsunuz. evet, insanların bağnaz olmamasını diliyorum. ama pardon kim yanlı değil acaba? elbette arsel yanlıdır. ben yanlıyım. siz yanlısınız. muhammet yanlı. kuran da yanlı. ama isterseniz, herkesi bir kenara koyup, bizzat kuran'ı temel alarak da konuşabiliriz. ama burada iki yazıyla sizi ikna etmem mümkün değil. uzun uzun yazmak için gereken zamanım da yok. lütfen yanlı-yansız yanlılığını bir kenara koyun da, azıcık da sizin gibi düşünmeyenlerin yazılarını, araştırmalarını da okuyun. benim evimde kuran var. sayfalarının arasında, üst köşesine ne ile ilgili olduğunu belirtir küçük notların yeraldığı bi sürü kağıt sıkıştırılmış. siz de bi tane sizin gibi düşünmeyenin kitabını alın, benim yaptığımı yapın. cemil sena'yı öneririm size. bugünden tezi yok, bi kitapçıya uğramanızı salık veririm. ama önce şunu kafanızda iyice bir evirip çevirin: islama göre şüphe, dinden çıkmak için yeter nedendir. bundan sonrasını siz bilirsiniz.

yaş filan değil,esas olan karılık edecek kızın sandalyeye otururken ayaklarının yere değmesidir.Burdan feyzle tabure doğmuştur zaten

zeki müreni seviniz!

zeki müreni seviniz!

contrahidayetçivener Bu sefer de baby700ü bowling topu olarak farzedip 2 sıraya yerleştirdim adını şambrelde 444.920. yine para vermezsen acaip adimişsin olm.

hemfikiriz.

Sadece cevap verecek varsa ilhan arsel g..tür. Şu yoldan çıkmıştır carttır curttur diye kaçmalarını istemem.

Kimseye terbiyesizlik etmeden cevabını öğrenmek istiyorum. Eşşeklik falan da yok bunda kuranı kerimden ayetler söz konusu burada. Böyle konuları camiilerde imamlarla tartışma imkanımız olmadığına göre, aramızda bulunan konunun ilmini yapmış arkadaşlarla konuşmak isterim.

Taberi gibi sayılı bir islam tarihçisinin kaale alınmadığı bu olayı birde onlardan dinlemek isterim Kesinlikle bir önyargım falan da yok.

İcatlar zorunluluktandır diyorsunuz katılıyorum. Yine surelerin özellikle ahzabın da ilham kaynağının bir zorunluluk olması ilginçtir. Olaya uygun, olayı her yönüyle açıklayan ( hala kızını alabilirsin, eski evlatlığının eşini alabilirsin, istediğin her kadını alabilirsin, evlatlıklar öz babalarının adıyla çağrılsın vs.) neredeyse tabureden bile mükemmel bir icat söz konusu. Yine nur gibi tamyerinde ve tam zamanında yapılmış.

verdiğim yazılardada nikah yaşında belli bir tespit yoktur.nitekim islam uleması yaş yerine bluğ ölçüsünü getirmiş.ömer nasuhi bilmenin kitabını karıştırdım biraz"kızlarda bluğ yaşı 9 erkeklerde 12" yazıyor.ve aldığım en populer cevaba göre bu yaş sıcak iklimlerde dahada düşüyor.ve yetiştirme tarzı ve bunun gibi faktörlerinde kişinin olgunlaşmasında tuzu biberi oluyor.hatta peygamber 8+2 dediğimiz yaş 9+2 ye yaklaşık.ve peygamber sizce neden 2 yıl bekliyor.tamamen bluğ tamamlansın için.yani yaş sınırı diye bir olay yok.sınır bluğ.isterseniz bu konuyu burda kapatalım.o kitabı karıştırırken aslında ne kadar az şey bildiğimin farkına vardım.islam uleması her şeyi açıklamış.biz(ben) bilmediğim(iz) için bazen hemen cevap veremiyoruz.site sakinlerinin merak ettiği diğer mevzuları daha müsait bir zamanda tartışırız.(haftaya vizeler var).sayın siyahın matemi hanım olayları tam olarak şıp diye kavrıyamıyoruz.yani islam sizin bildiğiniz ve benimde tam olarak bilemediğim gibi basit değil.bir biriyle kenetlenmiş bir parçalar bütünü.ben bu parçaların birbiriyle nasıl kenetlendiğini "idrak" ettiğim için önce islam uleması ne demiş ona bakıyorum.elbet tatmin edici bir tarafı vardır diyorum.e tabi bu da iman meselesi.aytıca şunuda belirteyim.kusurlar aradığınız ve kendinizce bulduğunuz(u sandığınız)azimüşşan kusuursuz bir kitaptır.bunu anlamak için birazcık iman istiyor sizden.elbette düşman değiliz.siz bir müslümanın konuşma özgürlüğüne saygı gösterir ama fikirlerini kabul etmezsizinde bir müslüman aynı şeyi sizin için düşünmez mi?kitap son söz olarak"sizin dininiz sana benim dinim bana"dır düsturunu getirir.yakında adımız molla suphi ye çıkacak.keşke o mollalar gibi dini bilgim olsa idi.ama hakiki mollalar.günümüzdeki gibi saheteleri gibi değil.unutmadan demiştiya haftaya vizeler var.müslüman hafifçilerden dua gayrı müslümlerdende pozitif enerji bekliyorum.

geri dönüp bir hışımla yazma gereği hissettim.nerede okudum hatırlamıyorum ama olsun"bir kucak odun küçük bir ateşi söndürür ama büyük bir ateşi dahada ateşler".muvaffak olam istiyen yani amacı küçük ateşleri söndürmek isteyen odunlarını onların üzerlerine atabilirler ama yanlışlıkla büyük ateş üzerine atarlarsa ziyan olur o odunlar(kendileri için).buda benden bir tüyo olsun.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu