Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "TV zevklerimiz etrafında sosyalleşmek"

Ön Sayfa yazıları gösteriliyor. (Çok tutulanları ya da tüm yazıları göster)

Baktım pek de ayrıntılı olarak anlatılmamış… Nedir Borderline -sınırda- kişilik bozukluğu, insan hayatını ne kadar etkiler…

Önce kısa bir tanım… Sürekli terk edilme korkusuyla yaşamak, bu var olmayan terk edilme durumuyla başa çıkmak için aşırı çaba sarf etmek ana tanımını oluşturabilir . Grileri yoktur. İnsanları, olayları iyi veya kötü olarak tanımlarlar. Kişileri oldukları gibi kabul etmeleri zordur. Kendi zihinlerinde yarattıkları tahta oturtup, diledikleri zaman darbe yapabilirler. Bu darbenin altında yatan çoğunlukla terk edilme korkusudur ki bu korku zaten borderline’ın temelini oluşturur.

Genelde dostlukları zayıftır. Empati duyguları yoktur. 35-40 yaşlarına gelene kadar da çoğunlukla düzelmezler… İlişkiden anladıkları, çoğunlukla ikili ilişkilerdir. Terk edilme korkularının anneleri tarafından yaratılmış olma ihtimali pek yüksektir.

Manik depresif veya paranoya yanlış teşhisleri koyulması olasıdır. Duygularının gel-gitleri ve özellikle güvensizlikleri dolayısıyla bu tanılar karışabilir.

Borderline kişilik bozukluğunun ayırt edici kriterleri için buraya bakılabilir. Burada görülen çoğu özelliğin çoğumuzda varlığı, bizi borderline yapmaz ancak, son yıllarda görülme yüzdesi giderek artmaktadır.

Genelde borderline ile birlikte başka bozukluklar da eşlik etmektedir. Yukarıdaki linklerden bilgi alınabilir. Çoğunlukla madde bağımlılığı görülür.

Sloganı sayılabilecek kelime boşluk’tur. Kişi bu boşluğu tamamlayabilmek için sevdiği/sevmediği/sevip sevmediğini düşünmediği her şeyi deneyebilir ve her kişiyle olabilir. Ahlaki (!) ve toplumsal değerlerinde değişkenlikler görülür…

Kendilerine zarar verme ve intihar eğilimleri vardır. Uygun terapi ve ilaç tedavisiyle normal hayata ayak uydurabilseler de, okul, iş ve aile yaşamlarında sürekli başarısızlıklar ve iniş çıkışlar bulunur.

Ben bilgiyi İngilizce isterim diyeniler buradan, buradan ve buradan alabilirler.

Dikkate alınması gereken bu bozukluğun ölümlü intihar yüzdesi de azımsanacak gibi değil…

Ancak bir doktor sohbeti esnasında denk geldiğim bir alıntıyla bitiriyorum:
- Hocam peki biz intihar eğilimli hastalarımıza antidepresan veriyoruz. Etkisini göstermesi için 3 hafta gibi bir süreç var önünde. Bu süre zarfında ellerine intihar edebilecekleri materyali de da vermiş olmuyor muyuz?
- Yapmak gereken şey, medikal desteği verip o dönemde intihar etmemesi için dua etmek kızım…


67 ahkam var
Önceki yazı: Altin Oran
Sonraki yazı: kürkçü dükkanı

Ahkâmlar

Cok guzel bir konu. Bu konu hakkinda ne ahkamlar dosenir ama tehlikeli alan bu blog. Borderline kisilik bozukluguna bulasmadan su intihar egilimi hakkinda bir sey soylemek istiyorum. intihar egiliminde olan birine ilac vermenin bir anlami olmuyor, doktorlarin sanki elimizden bir sey gelmiyor al sunu icte rahatla der gibi insanlara anti-depresandan tut baska bilmem ne ilaclara kadar vermesi olayi daha da zorlastiriyor.
Intihar edecek adam korkusunu yenerse bunu halleder yenemezse dusunur dusunur ve vazgecer. Bunalim takilmak bu isin ruhunda var zaten.
Okudugum universitenin yurdunda bir kutu Ilac icip kendini oldurmeye calisan kizi farkedip hastaneye goturdugumde midesi yikanan kizin gozlerini actiginda ilk soyledigi sey; ``cok aptalcaydi`` oldu.
Bu intiharlar bu kisilik bozukluklari hastalik gibi, bulasici midir nedir.
Gecen hafta kendini yurdun balkonundan asagi atan baska bir kizi bugun kimse hatirlamiyor ama insanlar inadina canina kiyiyor.

borderline son derece tehlikeli bir hastalık. bu konuda bilimsel anlamda çok şey bilmesem de borderline hastası olduğunu sonradan öğrendiğim birisi tarafından az daha öldürülüyordum, bu deneyim de yeterli oldu benim bu hastalığın nelere sebep olabileceğini görmeme.
yukarıda yazdığı gibi, terkedilme korkusu had safhada. yürütemediğimi düşündüğüm için ayrılmak istediğim erkek arkadaşım tarafından resmen öldürülüyordum. hayatımda bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. hani deriz ya, hayatım bir film şeridi gibi geçti gözümün önünden, diye. hah işte tam öyle birşey yaşadım o an. karşımda gözü dönmüş ve asla sainleşmeyecek gibi görünen bir adam ve ben bir arabadayız. küçücük arabanın içinde teyp, cep telefonu gibi bilumum nesneler havada uçuşuyor! ve adam sadece:beraber ölücezzzz! şimdi ölücez, diye bağırıyor!nasıl oldu, kim ya da ne bana acıdı da kurtuldum ondan hala bilmem. ama her neyse müteşekkirim kendisine.
borderline hastası olduğunu sonrasında bir arkadaşından öğrendiğim bu insan kimbilir başka kimlere ne zararlar verecek ya da belki şu anda veriyor.

Strawberry75, geçmiş olsun. Borderline'de kişilere saplanmalara çok sık rastlanıyor zaten. Bir başka ilişki onun dikkatini dağıtabilir ama bu saplantı yeni ilişkiler bittiği zaman tekrar sana dönebiliyor. Küçük bir not: bir adamın ilişkinin karşı taraf vasıtasıyla bitirilmesini hazmetmesi zaten çok sık rastlanır bir durum değil. Borderline olmayıp da aynı şekilde davranan çok adam var...

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

haklısın redorack , tepki gösteren oluyor elbette ama öldürmeye çalışanı ilk defa gördüm:)
benim başıma bu olay 2 yıl önce geldi. haberim de yok noldu ne bitti sonrasında. aman haberim de olmasın. bir ara onun yüzünden paranoyak olmuştum. karşıma çıkıverecek diye ama sonra geçti o tedirginlik.

Böyle insanlardan nasıl kurtulunur?

1- Terapiye yönlendirebilirsin.

2- Zaten sen de onları gereğinden fazla sever ve sıkarsan kendiliklerinden kaçarlar :)

Yukarıdaki ahkamlardan korkunç bir tablo ortaya çıkmış olabilir ancak genellikle "yapışkan" diye tabir ettiğimiz sınıfa girerler. Yoksa çevrelerindekileri sıkmak hariç çok fazla zararları yoktur...

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

Hakaret edince soğurlar mı?

yok valla soğumuuyolar Togepi, aksine hırs yapıyolar.
tecrübeyle sabittir:)

"borderline" adlı çok güzel bir film vardı tavsiye ederim...

"Strawberry fields forever...",sana uzun ömürler diliyorum,cidden geçmiş olsun.Bence dahada kötüsü BorderLine birisiyle paylaşılmış psikoz yaşamak,yada bağımlı kişilik oluşması...Ama yaşadığın şey kolay atlatılır birşey değil.Geçmiş olsun,mutluluğun daim olsun.

Dr.Yaşar Çınar NAR

dönemin psikoz modası ne aceba?

SEVDIGINIZ KISI BPD MI?

ONU ANLAMAK VE ONA YARDIMCI OLABILMEK VE ONUNLA YASAMAK ICIN TUM BILMENIZ GEREKENLER

Toplumun % 2 si BPD= sinirda kisilik hastasidir
Mental=psikiyatrik hastalarin ayakta-disarda tedavi olanlarinin % 10 nu BPD dir
Hastahanede yatan psikiyatri hastalarinin % 20 si BPD dir
BPD Teshisi konanlarin % 75 si kadindir
BPD Teshisi konanlarin % 75 si fiziksel veya cinsel olarak tacize ugramis olanlardir
BPD tek basina bir hastalik degildir- baska hastaliklarla da bir arada gorulur cogunlukla; bunlar;

1. Post Travma Stres hastaligi

2. Duygu/ mod inis cikislari bozuklugu

3. Panik,endise hastaliklari

4. Bagimlilik (BPD hastalarinin % 54 du alkol, ilac, uyusturucu bagimlisidirlar)

5. Cinsiyet , kimlik problemleri

6. ADD Dikkat Eksikligi Bozuklugu

7. Yeme Bozukluklari

8. Birden fazla kisilik bozukluklari

9. Obsesif Kompalsif Bozukluk

teşekkür ederim naracer, geçti gitti çok şükür, sağ salim burdayım:)

en son gecenin oniki buçuğunda beni arayıp uyandırdı. meşgule aldım. aradan birkaç dakika geçti terkrar aradı. açıp "bu saatte beni uyandırdığın için Allah belanı versin! beni bir daha arama demiştim gerizekalı!" dedim, kapattım. beş saniye sonra bir daha aradı. "Sensin gerizekalı!" dedi kapattı. Arkadaşları bana sürekli mail atıyor. Yok 35 kiloya düşmüşmüş yok beni çok seviyormuş. Ben onu sevmiyorum! Onu yıldırmak için yapmadığım mantıklı izah, etmediğim hakaret, başvurmadığım aşağılama yöntemi kalmadı. Nasıl kurtulacağım ben bu beladan? İntihar ederse ben mi suçluyum?

aman diyeyim, sen bir an önce arkadaşlarına güzel güzel anlat, bunu bir psikoloğa falan götürsünler. ya da hatta en güzeli, sen bu kızcağıza birini ayarla, çivi çiviyi söksün:))
intihar durumunda senin bir kabahatin olmaz gibi görünüyor buradan anladığım kadarıyla. kimse kimseyi zorla sevemez. sen istiyorsun diye karşındaki de seni isteyecek diye bir zorunluluk yoktur. bunu ona güzel güzel anlat tekrar, arkadaşlarına da anlat. hala ikna olmuyorsa sen de onun başına sar bi bela, anlasın nasıl oluyomuş daraltılmak öyle:) tut kiralık sevgili(!), adam bunu daraltsın gece gündüz! 12.30da değil sabaha karşı 3te arasın!!!3 kere değil 10 kere üst üste arasın! o zaman belki der ki: haaa, demek ki ben gerçekten togepiyi pek fena daraltıyormuşum...
bende de Borderline potansiyeli mi var ne:)))???

vanilla sky filmi geldi aklima strawberry75 'in arabada yasadigi "beraber oluceeez" adli hikayesinden. iyi filmdi beah..o zaman 'open your eye' diyim ben sana her anlamda..
@togepi, birilerini vazgecirmenin, geri cevirmenin yolu hakaret olmamali gibi yahu..hele o bi hasta kisilikse kotu sonuclar dogurma ihtimali daha da artmaz mi?
bak yaa, bunlari yazarken aklima eskilerde atv'de gunduz kusaginda terapi programı yapan bi psikolog abla vardi, o geldi. kibarliktan, tatlılıktan kirilacak gibi konusur 'sesinizden hemmen bir sorun oldugu anlasiliyor' derdi..

hasta la victoria siempre

Çilekli kız sen neler yazmışsın öyle,hemde bir hemcisin için,walla espri bi yana,cidden çok zor durum,yazık oluyor bu şekilde.Keşke ortak noktalar evvelce tespit edilebilse,keşke kötü şeyler yaşanmasa ama,hayat işte iyiside kötüsü de var.

Dr.Yaşar Çınar NAR

Togepi,eger intihar ederse yaptigin hakaretler yüzünden suclusun...bu tip insanlarla öyle konusulmaz..anlik atak yasamasina sebep olursun...dikkat et
kardesim degistir telefon numarani...yurt disana gittigini yay...ve ortak tanidiklariniz varsa konus bir profesyonel destek alsin yazik....sonucta o da bir insan.bu kadar kayitsiz kalinmaz.

hakkaten ya, ben de psikopat gibi döktürdüm biraz:)))haklısın naracer:)
zezcimmm, gerçekten insan bir süre sonra deliriyor ama!!karşı tarafa anlat anlat, anlamamakta ısrar ettikçe sana da geliveriyorlar işte bi noktada...yani tabiki hakaret etmek çözüm değil ama herkesin bir sabır sınırı var ve bu tip insanlar zorluyor bu sınırları zaman zaman.
en mantıklısı daha önce de dediğim gibi, ve yukarda zez'in de değindiği gibi, arkadaşlarıyla konuşup bu kızcağızı direk psikoloğa yollamak. gerçekten yardım şart Togepi bu kıza.

Borderline olsun olmasın 'başvurulmamış aşağılama yöntemi bırakmamak' çözüme giden yol değil... Ancak biri ille öleceğim diyorsa bundan bu şekilde kimseyi sorumlu da tutamaz...

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

Bu kıza daha önceden hiç umut falan vermedin değil mi @Togepi? Benim bir arkadaşın başına da böyle bir durum gelmişti. Aileler araya girmişti sonunda. Kız psikoloğa götürülmüştü. Kızı ben de tanırdım. İyi bir kızdı. Hatta benim olaydan haberim yoktu da kıza arkadaştan bahsettiğim zaman köpürürdü. Yıllar sonra arkadaşın annesinden duymuştum olan biteni.

saplantıya dönen duygular bunlar. aşk falan değil aslında. resmen obsesiflik. yazık kızın ailesi de ne kadar üzülmüştür.

Aslında çok yanlış ifade ettim o kısmını (başvurulmamış aşağılama yöntemi). Özür dilerim kötü bir intiba bıraktıysam. O telefon konuşmasına kadar mental sınırlarımı zorlayacak derecede makul ve medeni izahlarda bulunuyordum. Sonraları daha kıvrak bir dille "arama" demeye başladım ama ettiğim ilk ve tek hakaret o telefon görüşmesindeki "gerizekalı" sözüdür. Buradaki tavsiyelere uyarım ve bu hakaret sayımını birden yukarı çıkartmam.

Catik, inan umut vermemek için başından kesmeye çalıştım ve durumu izah etmeye çalıştım ama onun tarafındaki saplantısal gelişmeler tamamen benim kontrolüm dışında oluşmuş.

Vanilla Sky ya da özgün haliyle Abre los Ojos/Aç Gözlerini'deki elemanlardan ziyade Te Doy Mis Ojos/Gözlerimi Al'daki Antonio karakteri tam da budur. Bunun ışığında aile içi şiddete ve ilişki sorunlarına dair sağlam bir irdeleme sergilenmişti filmde.
Bu ayrılıktan sonra intihar, bu aşırı takıntıdan ötürü onsuz yapamama hissinin çözümü nedir...önemli. Yoksa -ilişkiden laf açıldı madem- aklın aldığı ancak duyguların, hormonların kavramadığından ötürü durumu, her iki taraf için de sıkıntılar ve bilimum dertler kaçınılmaz oluyor; oldu.

"The world forgetting, by the world forgot!"

Border-line sendrome;

Bence ve kısaca aile içi şiddet ile açıklanıp bağlanabilir. Nedenleri çok olmakla beraber şu gerçeği unutmamak gerekir, bu sendromu taşıyan ve ulaşma isteği uğruna (saçını süpürge yapma) her şeyi yapabilir, katlanabilir kişiler aslen bu durumun bir ihtiyacı karşılaması (duygusal coşkunluk) ve neden bu pozisyonlara gark olduğunu anlaması çok zordur. kendilerine hayatlarından başarılı kesitler sunulduğunda ve ekesinlikle psiko-analiz yardımı ile (suje hafızası) aşılabilir bir etkinlik olarak tanımlanabilir.

Özde karşılanması gereken bu ihtiyaç kişiye başına gelen dandik kişiler ve olaylar gibi görünesde hayatından çıkınca çektiği ızdırabın şaşırtısı ve yeniden aynı şartlara dönme isteği kaplar Sınır Kişi'yi. İhtiyacını giderebilmenin yolu tıpkı bağımlılık tedavisi gibidir (psikolojik bağımlılık). Yerine yeni hezayanlar eklenince kendiliğinden ortadan kalkabileceği gibi bunu kendi başına halletmeye kalkar ise bu yeni hezayanlara ve getireceği sıkıntılarada gark olur bu yeni ve daha güçlü bağımlılığa girer. Örneğin oğlu ile erk alan anne modeli budur diye düşünüyorum...

uyuşturucu ve sigara gibi hayat'da adamı öldürür:)yani tadını çıkarın!:)

strawberry75;
arkadaşınızın arabada sizi öldürmeye kalkışmasını "çünkü borderline'dı!" yüzeyselliiğiyle açıklayamazsınız. borderline katil demek değildir; düşünce yapısı "seni öldürürüm"den çok, "senin için ölürüm"dür. arkadaşınızın borderline olmasının dışında farklı kişilik bozuklukları olabilir. orada burada böyle hikayeler anlatıp insanların "ya biliyor musun internette okudum, borderline bir adam eski sevgilisini oldurmeye kalkısmıs, bu psikopatlardan uzak durmak lazım!" muhabbetine yol açmayın.

ayrıca,
"beni çok seviyor, bu tip yapışkan insanlardan nasıl kurtulurum ben? benim için deliriyor, gecenin kör vakitlerinde beni arıyor, ona hakaret etmeme rağmen benden vazgeçmedi, allahım benim için intihar bile etti, inanabiliyor musun?!" gibi egoist cümleler sarfetmek de narsistik kişilik bozukluğunun bir göstergesidir.

mtlda_, senin de başına musallat olsun bir tanesi de anlarsın halimizi, narsist mi olunuyormuş.

Yazılanları bir kez daha oku. Ondan sonra yazdığın ahkamı oku.

allahım benim için intihar bile etti, inanabiliyor musun?!"

Yorumsuz. Diyecek bir şey bulamıyorum

sayın matlda,
yorumunuz haklı görünse de değil üzgünüm. çünkü ben o sandığınız salak kadınlardan değilim. beni öldürmekle tehdit eden kişinin borderline rahatsızlığı olduğunu bizzat yakınlarından duyduğum için bu kadar emin yazdım. haa, neden yazdım? bu rahatsızlık nelere yol açabilir bilinsin diye.
yani sandığınız gibi, burada gereksiz şeyler yazıp, aaa bakın benim de hayatımda bunlar oldu, ben tapılacak kadınım, demek gibi bir niyetim yok. bunu siz hariç herkes anlamış zaten.
yüzeysellikle açıklamaya çalıştığımı iddia etmişsiniz ya, o hepsinden komik...ben bunu bizzat yaşadım. ve asla da iddia ettiğiniz gibi "senin için ölürüm" tarzı salak bir türk filmi repli,ği de değildi yaşadıklarım. eve geldiğimde her yerim titriyordu korkudan. bu duygunun ne kadar korkunç olduğunu anlatmak ve paylaşmak isterdim ama SİZ GİBİ BUNU ASLA ANLAYAMAYACAK TİPLER OLDUĞU İÇİN , gerek yok diyorum.
sırf aksi bir yorum yapmak adına yaşananlarla çelişmeyelim...

eğer ben bu sonuca kendim varsaydım evet haklıydınız. ama sonuçta bu adamın rahatsızlığının borderline olduğunu doktoru söyledi ve ailesi ve arkadaşları bana bunu söyleyerek açıklama getirdiler.
saplantılı aşk da gördüm ve yaşadım arkadaşlar.
aynı değil..
karşınızdaki de 15lik yeni yetme değil.
kimseye boş yere çamur atmam. ve bu paylaşım da çamur değildi zaten. ben o insanı da affetmeyeceğim ailesini de..bana bunları yaşattıkları için. siz istediğiniz kadar bu anormal davranışı aklamaya ve beni yermeye çalışın, farketmez.
ben bunu yaşadım...
korkunçtu..
benim için konu kapanmıştır.

trend de olup gidiveren su borderline hakkinda olusan ,bunlar cok agresif destruktif katil ruhlu insanlar intibasini önyargisini uyandiran bi kisim gecmis yorumlamalar gecmis,okudum,rahatsuiz,hatta sinir oldum ne diyim.
borderline im ben evet, sinirliyim asabiyim ,yazamicam simdi .öyle.hic te kimseye zara r veresim olmadi .(mi ki=?) ambivalenz te pek bi önemli karakteristik

strawberry75;

sinüzit hastalığı olan bir insanın grip olmasıyla, sinüzitten bihaber başka bir insanın grip olması arasında çok fark vardır. sinüzit ve grip birleşince dayanılmaz baş ağrısı yapar ancak normal bir gripte, baş ağrısının görülme oranı daha düşüktür. bazı insanlar grip olup 3 gün yataktan çıkamazken, bazıları ayakta atlatabilir. sizin yaptığınız ise şu: "grip oldum, baş ağrısından ölüp ölüp dirildim, 15 gün yataktan çıkamadım" deyip çat diye anafikri yapıştırmak: "grip insanı böyle yapıyor azizim!"

halbuki 15 gün yataktan çıkamamanızın tek sebebi grip olmanız değil; griple beraber sinüzitinizin de olmasıdır. dolayısıyla iyileşme döneminiz daha ağır ilerler. bu da, Clicia x'in de dediği gibi, "özel bir olaydan genel bir kanıya varmak"; yani "yüzeysel davranmak"tır. aynı zamanda internet gibi bir ortamda yanlış bilgiler verip insanları etkilemektir, "borderline eşittir psikopat katil anlamına geliyormuş! ay anneciiiim!" demeye zemin hazırlamaktır.

borderline arkadaşınızın gösterdiği anormal davranışların başka sebepleri olabileceğini düşünüyorum. zira böyle bir hareket, yalnızca borderline ile açıklanamaz. dikkat edersiniz, "hayır, o borderline değildir, atıyorsun sen" tarzı bir yaklaşım içinde değilim. olabilir diyorum; ama çok daha ağır basan bir başka rahatsızlığı olabileceği gerçeğini de kabul edin.

Saldırganlığın ve şiddet eğilimlerinin aile ve çevre ile de gelen etkenler olduğunu yadsımamak gerek… Borderline’da kişi şiddeti genellikle kendine dönük uygular. Tehdit elbette terk edilmeye karşı uygulanan direnişlerden biridir. Ancak borderline olsun ya da olmasın, terk edilme/reddedilme, madde alımı ve egoya saldırı olarak görülen davranışlar, herkeste bu dürtüleri ayaklandırabilir… ‘Eşlik eden bozukluklar’ zaten borderline’lardaki saldırganlığı açıklar…

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

bütün borderline hastaları karşısındakini öldürmeye çalışır, diye bir cümle ne yazdım ne de inanırım böyle birşeye. dikkatli okursanız, şunu demek istediğimi görürsünüz: borderline hastalığının tehlikeli olabileceğini biliyorum. bu hastalığın adını da yaşadığım şu şu olay yüzünden duymuştum. HATTA KONUYLA İLGİLİ BİLİMSEL BİLGİM FAZLA YOKTUR! yazdım ilk yorumumda.
gelelim, yaşadığım olayı burada anlatmam, yani şu umumi sitelerde özelimi anlatmam konusuna. burada istediğimi anlatmak ya da anlatmamak konusunda herkes kadar özgürüm ve anlattıklarımı yargılamak ve ne anlatabilirm ne anlatamam hakkını da, editörler hariç, KİMSEYE vermiyorum.
bu sitede gayet açık yüreklilikle birçok şey yazıyoruz ve paylaşıyoruz çoğu insanla, ve sizler gibi birkaç kişinin rahatsız olması ya da doğru bulmaması gibi bir endişem de yok, olmaz da. yaşadıklarımızı anlatırken tek taraflı manevi destek beklemek gibi bir şeye de ihtiyacım yok.
yani aslında burada şu anda bunları size açıklamaya da gerek yok.
okuduklarınızı biraz daha iyi anlamaya ve biraz da önyargısız ve olumlu yaklaşmaya çalışın bence.
ben o yorumu yazarken iddia ettiğiniz duygular ve tavırla yazmadım. isteyen istediğini düşünebilir.

Borderline yazısını olurken hastalığın teşhisi nasıl koyuluyordur gibi bir soruya aklım takıldı.

Hayatımızda aşkları, sevgileri, inançları bu kadar abartılı yaşarken bir türlü doğallaştıramazken; hayatımız modern, postmodern bir sürü kavramla çevrelenmişken kendimizi boşlukta hissetmemiz ve sevgiliye sarılmamız normal değil mi? Onun için ölmeyi düşünmek yaşadığımız kültürle, hatta arabesk bilinç altıyla kaplıyken bu ayrım nasıl yapılacak?

Müslümcüler mesela borderline olabilir mi? Ya da caferiler, ya da hasan sabbah'ın fedaileri...

Sayın Nevdalist;
" Borderline yazısını olurken hastalığın teşhisi nasıl koyuluyordur gibi bir soruya aklım takıldı." diye sormuşsun.
Teşhis koymak çok basit mesela senin yazdığın yazıyı (yukarıda) incelersek sen tipik bir Borderline hastası aday adayısın.Yani sınıra yaklaşmışsın.=))) tabiiki şaka alınmadın dimi ?
Yazdıkların çok doğru herşey iç içe geçmiş durumdayken ayırım nasıl yapılabilir.Her sevdiği için ölmek isteyen bu hastalıktan muzdaripmidir.Aşk veya kara sevda denen olgular ve bu olguların gösterdiği belirtiler aslında borderline hastalığımıdır.Leyla ile Mecnun - Ferhat ile Şirin - Romeo ile Jülyet- vb.leri bu hastalıktan mı muzdariptiler.Genelleme yaparsak Tanrıya inançlarını (sevgilerini) kendilerine fiziksel zarar vererek (sırtlarına zincirle vurma,mide bölgesine şiş vs. sokma vb.leri) gösteren çeşitli din mensuplarının hepsi bu hastalığın pençesindemir.Karısı tarafından terkedilen bir adamın çevrenin gazına gelip (ha haa haa karısı terk etti bu lavuğu gibi laflar la ) 128 yerin bıçaklaması hastalığın bir göstergesimidir.Eğer hasta olarak yorumlanırsa suç teşkil eder mi veya cezayi ehliyeti varmıdır.Amerikayı çok seven başkanları bu sevgisin ifadesi olarak Irak ı işgal edip toplu kıyımlara girdiğinde bu hastalıktan söz edebilirmiyiz.Kamikaze japon pilotları veya Çanakkale savaşında vatanımız için şehid düşen askerler bu hastalık neticesinde gaza gelen insanlarmıydı.Neyse uzatmayayım
yukarıda anlatıldığı gibi çok korkulacak bir hastalık değil.Doğa yasaları bellidir. Etki ve Tepki.Korkmayın bu hastalık olmasaydı dünya klasiklerine konu olan aşk romanlarını okuyamazdık,savaşlardaki kahramanlık öyküleri olmazdı.
i love Borderline ( Yaşamın sınırlarında tüm çoşkularıyla Azraille Tango yapanların hastalığı)

Şu tartışmayı biraz yumuşatmayada yardımcı olur diyerek Angelina Jolie ve Wivona Ryder'ın oynadıkları "Girls Interrupted" filmine atıfta bulunmak istiyorum. Orada seyretmiş olanlar hatırlayacaktır Wivona Ryder bir borderline hastasını Angelina Jolie ise psikopatı canlandırıyordu. Gerisini anlatmayacağım tabi ama farklı bir Angelina Jolie performansı için izlenmesi gereken bir filmdir.

Bana borderline sendromu için yorumlarda anlatılanlar biraz abartılı gibi geldi.Sonuçta bu tarz hastalıklar çok tipik biçimde kendi başlarına seyretmiyorlar.Yanı sıra birçok başka kişilik bozukluklarıda eşlik edebiliyor. Önemli olan buna sahip insanın kendisinin farkındalığına varmasını sağlamak ve onu tedaviye ikna etmek.

Travmatik olaylar ( Çok sevilen bir insanı kaybetmek yada ayrılmak, kazalar vb. ) sağlıklı bir kişide bile çeşitli kişilik ve davranış bozukluklarına yol açabiliyor.

Bu teoriye göre yani her ikisininde borderline sendromuna sahip kişilikler olduğu teorisine, kavuşamama karşısında Ferhat'ın Şirin'in kafasına dağı deldiği kazmayı saplaması, Mecnun'un da Leyla'yı düştüğü o çölde aç susuz terk etmesi gerekirdi. Bu adamlar sonradan motoru yamış , balatayı sıyırmış, şaftı dağıtmış (Ne kadar motorla ilgili örnek varsa artık). Yazık olmuş insanlardır.

Bunca demogojiden sonra sonuç : Borderline sendromuna sahip olmak kötü birşeydir. Ama bu onların kötü insalar olduğunu göstermez. ( Vay be Reha Muhtar gibi hissettim kendimi)

Kelimelerin Arkasını Görün

Merhaba;
Yazılanlar son derece ilgimi çekti. Çünkü ben de zamanında Borderline Kişilik Bozukluğu'na sahip ( olduğunu düşündüğüm ) bir sevgilinin elinden çok çektim. Bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen insanlara örnek olması açısından yaşadıklarımı özetlemek isterim. Ama önce bu kişinin borderline olduğuna nasıl karar verdiğimi açıklamak isterim; psikoloji konusunda sağlam bir altyapıya sahip olmakla birlikte aylarca araştırıp; ansiklopediler, kitaplar okuyup, üstüne kafa patlatıp, yetinmeyip bir de psikiyatr'a danışıp vardığım bir karardır bu. Daha sonraları yine yetinmeyip üstünde düşündüm; acaba o insana böyle bir yafta yakıştırmakta haksızlık mı ettim diye. Ama hayır. Yanılma payımın çok az olduğuna eminim.

Onunla her şey mükemmel başlamıştı. Bana " senin için ölürüm " diyordu. Bu söz başta hoşuma gitmekle birlikte beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Beni el üstünde tutuyordu, bana tapıyordu adeta. Ama bir süre sonra sanki o taptığı ben değilmişim gibi kıskançlık krizleri göstermeye başladı. Ama temelde kıskançlık değildi bu. İçten içe bir güvensizlikti. Bana kesinlikle güvenmiyor, her an onu terk edebileceğimi, hatta hatta aldatabileceğimi düşünüyordu. Bana göz süzen bir erkeğe bile tahammül edemiyor, bundan beni sorumlu tutuyordu. Bu şüphesiz beni kahrediyordu. İlerleyen zamanlarda bu öyle bir duruma geldi ki onu aldattığıma kendisini ikna etmek için adeta kanıt peşine düştü. Cep telefonumu karıştırıyor, bana saçma sapan sorular soruyor (beni denemeye çalışıyor), arkadaşlarının yanındayken davranışlarımı ölçüp biçip bundan anlam çıkarmaya çalışıyordu. Nerdeyse her gün aynı şeyleri yaşamaya başladım. Ona olan sevgimi ispatlamak için her gün sanki yeni baştan başlıyordum. Beni, terk etmekle tehdit etmeye başladı. Oysa kendisi onu terk etmemden deli gibi korkuyordu. Beni kırıyor, incitiyor; ertesi gün pişman olup özür diliyordu. Bana hediyeler alıp kendini affettirmeye çalışıyordu. Ama aynı güvensizliği beslemeye devam ediyordu. Aslında özelinde kendine güveni yoktu, genelde ise insanlara. Kadınlara ise hiç güvenmiyordu. Dostu yoktu. Ailesinden başka kimseyle konuşmuyordu. Alkolik olduğunu ise sonradan anladım; ama geç olmuştu. İnsanlara ya tapıyor ve bu taptıkları için canını verecek kadar fedakâr olabiliyor; ancak bu insanlar onun hoşuna gitmeyecek tek tavır sergilediklerinde yerin dibine sokuyordu onları. Eleştirilmeye ise hiç tahammülü yoktu; ama başta ben olmak üzere herkesi delicesine yeriyor, eleştiriyordu. Ama sözkonusu kendisi olduğu zaman asla tek kelimeye tahammül edemiyordu. Kendisinin sorumlu olduğu her şey için başkalarını suçluyordu. Bir akşam cep telefonumda kontur kalmadığı için masadan kalkıp yan taraftaki mağazadan telefon açıp kardeşimi aradım. O akşam beni eve bırakmadan önce ıssız bir sokaktan geçerken bana hayatımda yaşadığım en büyük şoku yaşattı: Beni öldürmekle tehdit etti. Hatta kafasında öyle bir seneryo çizmişti ki benim bir başkasıyla ilişkim olduğuna nerdeyse inanıyor ve bana şöyle bir söz sarf ediyordu: " seni de öldürürüm, o çocuğu da öldürürüm. " Son derece ciddiydi. Hayatımın en büyük korkusunu ve yıkıntısını yaşadım. Günlerce ağladım. Ve onu terk ettim. Ayrıldığımız gün bile bir an için vazgeçip ona dönmemi bekledi; bana yaşattığı onca şeye rağmen. Onu hayatımın sonuna kadar affetmeyeceğim.
Seni çok iyi anlıyorum strawberry75.

arkadaşlar yorumlara şöle bi baktım da, bence kimse borderline rahatsızlığını taşıyan kimseler şöledir böledir katildir odur budur vs. demio. bazılarımız yanlış anlıo zannedersem.. strawberry'i ben gayet ii anlayabildiğime inanıorum çünkü bende yaşadım we empati kurmanın pek de kolay olmadığı bi durumdur,ii bilirim. strawberry sende ztn yalnızca borderline olanlar saplantılı hale gelebiliolar gbi bşe yazmamışsın. neden insanlar güzel güzel bişeler paylaşırken eleştiricek bişeler bulmaya çalışıoruz???

"Ya dışındasındır çemberin ya da içinde yer alacaksın!!!"

rider, inan anlattıklarını aynen bire bir yaşadım. şimdi bana yine buradan bir sürü saldırı olacak, biliyorum ama söylemek istedim: BEN DE SENİ ÇOK İYİ ANLIYORUM...

collectionmania, sana da içten teşekkürlerimi yolluyorum. günlerce ben de bunu anlatmaya çalıştım. ben borderline hastası katildir demedimmmm!!! anlayan arkadaşlar olmasına sevindim. teşekkürler.
o ara galiba herkesin canı sıkılyordu, bilmiyorum ki.
sevgiler

ben şeyi anlamadım hadi tamam yazılanı yanlış anlıo olabilirler ya da pesimist bakabilirler ama "neden başından geçeni burda anlatıosun?" sorusu yorumsuz bence:)

"Ya dışındasındır çemberin ya da içinde yer alacaksın!!!"

ne kadar tanıosun bizi?

"Ya dışındasındır çemberin ya da içinde yer alacaksın!!!"

Hayır ben şundan korkuyorum ; az sonra hep beraber toplanacağız ve sırayla herkes başından geçen bir borderline sendromu vakası anlatacak.Sonra bizde teşekkürrlerrrr bilmemkiiimmmmm diyerek onları alkışlayacağız.Empatinin hasını kuracağız.Bir nevi toplu terapi seansına dönüşecek ortam.Bende kılıçla saldıracağım herkese

Veyahut borderline sendromu yüzünden sevgilileri tarafından psikolojik ve fiziki şiddete maruz kalmış kadınlar konusunu işleyen Esra Ceyhan'la a'dan z'ye programına dönüşecek burası. Bende oyalı mendilimle Rober Hatemo şarkısında göbek atıp, mikrofonda böğüreceğim azımdan salyalar saçarak.

Evet evet korkuyorum ben....

Kelimelerin Arkasını Görün

offf ya, baydı bu "seda sayan programı mı burası canım, aaa?" zırvalığı artık!!!
bi esra ceyhan benzetmesi eksikti.
komiksiniz.
baymaktasınız ve de.

Arkadaşlar, birbirinizle dalaşmaktan vakit bulursanız tanıyınız. Borderline günlüğü:

05.04.20..
Tanrı'm, ne mutlu bana böyle bir aşk bahşettin, artık her şey daha güzel olacak! Onu çok seviyorum. + Düzeldim artık ben.
06.04.20..
Ne vardı ki yine aptal hayallere kapılacak! Bu kadarım işte ben!
Herhalde benden utanıyor ki yanımda olmak istemiyor.
07.04.20..
Çok mantıklı bir açıklama yaptı. Ben yine her şeyi abartmışım. Hakkını yemişim.
08.04.20..
Ondan nefret ediyorum. Bırakıp gitmek en iyisi her şeyi. Nasılsa öldüğümü gördüğünde şu andakinden farklı birşey olmayacak...

Net haliyle budur. Ölmez. Sürünür. Biliyoruz da yazıyoruz. Saldırmıyoruz. Terk edilme korkusuyla saldıramıyoruz bile çoğu zaman.

Daha iyisini arıyoruz. Bulamıyoruz. Terk edilmekten korktuğumuzca terk ediliyoruz zaten. Terk ediliyoruz evet, ancak o zaman daha iyisini bulduğumuza inanıp, yine aynı döngülerin içine giriyoruz.

Yaşayan da yaşatan da iyi bilir borderline'ı. O yüzden yemeyin birbirinizi. Teknik teknik yazdık.

Bari siz birbirinizi üzmeyin. ;)

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

Çağrı reddetmekten telefon ayrılmaz bir parçam oldu. Sürekli rahatsız edilmek beni Narsist mi yapıyor?

:))) öleymiş togepi baksana yeni yeni şeyler öğrenioruz :) arkadaşlar psikoloji sertifikasına sahip:) insanlar hakkında görmeden de yargı sahibi olabiliolar:)))

"Ya dışındasındır çemberin ya da içinde yer alacaksın!!!"

Borderline - Sınır Kişilik Rahatsızlığı'na Transpersonal Psychology (Benötesi Psikolojisi) açısından farklı bir yaklaşım: GECİKTİRİLMİŞ ANNELİK SENDROMU

20. yüzyılın başlarında modern psikoloji, daha ziyâde kadınlarda görülen bir rahatsızlığı, - histeri – diye tanımladı. Histeri Yunancada, yürüyen / gezinen rahim (ana rahmi!) anlamına gelir. (ing. wondering womb...!)
Daha sonraları histeri kavramı ile irtibatlı olarak kadının sosyal rolleri ve aklî yapısı üzerine bazı varsayımlar üretildi ve bu istikamette tedavi stratejileri geliştirildi. Fakat o zamandan bugüne, histeri kavramı yavaşça teşhis kategorilerinden silindi ve 1950 lerden itibaren yerini bizim konumuz olan – Sınır Rahatsızlık – aldı.

borderline kişilik bozukluğu psikolojik bir problemdir.yukarda yazılanları okuyup her ne kadar rahatsız maceralar yaşamış arkadaşlar açısından durumun ne kadar kötü olduğunu anlamaya çalışamda bence yaklaşım biraz kötü olmuş.''böyle insanlardan nasıl kurtulunur'' başlığı ise gözlerimi dehşetle açmama neden oldu.borderline tabir edilen hastaların etrafa zarar verme eğilim azdır.hatta daha çok self destructive durumuna ilerleme sözkonusudur.hastalık çoğu zaman tek başına gelmemekte başka psikolojik bozukluklar eşlik etmektedir.yukarda anlatılan durumlar sanırım bu olgulara ziyadesiyle uygun.psikiyati eğitimi almamış olmakla birlikte borderlineların temel sıkıntısının güdülerini kontrol edememe(çok para harcama,libido kontrolsüzlüğü,ufacık provokasyonlarda duygulanım bozuklukları,kişiyi tanrılaştırma ya da yerin dibine sokma...) ve uçlarda yaşama olduğunu çok kabaca söyleyebiliriz.söz konusu kişiler ucube ve natural born killer değildir.sadece hastadır.hastalık ilaçla tedavi edilebilir ya da semptomlar mini malize edilebilir.

yahu cehaletin kucagindaki konusmalardan uzak duralim zira borderline'in toplumda gorulme orani %2 iken nasil oluyor da her sevgilisine bagimli olan azicik da nevroz ile psikoz arasinda gidip gelen sahislara bu tani koyularak gercek borderlinelar asaglaniyor? bunu gercek bir border olarak soyluyorum(kendi teshisim degil 4 psikiyatrist 3 u prof dan cikma) yapmayin simdiye kadar kimseyi oldurmeye kalkmadim evet sinirlenince gozum donuyor evet olduresim geliyor evet elime gecen objeyi firlatiyorum nereye denk gelirse(her zaman degil) fakat ne oldurmesi hic sanmiyorum ki soz edilen sahislarda var ise eger sadece borderline personality disorder olsun buna eslik eden mutlaka yan rahatsizliklar vardir.elestirel yorum yapipta sinirlendirmeyin keserim valla : ))

Demek ki böyle sevgilileri olan %2'lik kesimin hepsi burada :)

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

birlikte oldupum insan lösemiyi yenip (tabi hale ilaç almakta) bu sefer tedavi edilemez bir hastalığa girdi. ilk yaptığı butun arkadaşlarımı tek tek arayıp benıle görüşmemelerini sağlamak için olur olmaz hakaretler ilginç iddialar ve buna benzer bir çok şey. nedenini her sorduğumda ''seni benden uzaklaştırmak istiyorlar'' diyordu. şimdi bu yazıları okuyunca anladımki benim sevgilimin sanırım tedaviye ihtiyacı var.

bu çok havada bir iddia değil mi sence de?

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

aranızda çok yeniyim.22 dakikaya takılıyordum,bir baktım köşede hafif. org. boş bir site bulacağımı sanır iken, sizleri görmek böyle yazılar okumak beni mutlu etti.bana borderline tanısı konuldu.bence yanlış teşhis.bu teşhisi intihara olan meyilimden dolayı koydular.dayadılar uyuşturan,insanı aptal yapan hapları.çıkışı hapları bırakmada ve meditasyon ile ilgilenerek buldum.astroloji ve spirütüalizm ilgi alanalrım.cinsiyetinizi ve yaşınızı bana yazarsanız sizin horoskobunuza bakabilirim.7 temmuzda doğmuşsunuz, yengeç burcusunuz.su grubu burçları astrolojinin anlaşılması en zor burçlarındandır.evinize,ailenize çok bağlı olduğunuzu düşünüyorum.yemek yapmada iyisiniz.eller sizin için önemli ve ses.yengeç burcu sese aşık olur.bir erkek yada kadın sizi sesiyle kendine aşık edebilir.kendine güveni tam olan,dikkat çekmekten ve konuşmaktan hoşlanan kişilerdir, yengeçler.yalnız bir sorunla karşılaşınca çok çabuk demoralize olurlar ve sevgililerini terk ederler.su gruplarının gariplikleri buradan gelir.erkek ise bir bakar kız arkadaşı adam ortada yok.yengeç erkeği çoktan ilişkiyi bitirmiş,ancak sevgilisine söylemeye gerek duymamıştır.

tekrar yazı için tebrik ederim.

bir kaşarla bir astrolog hafife gelmiş. abla, benimde falıma bak, abla ne olur benimde geleceğimi söyle.

bakmıyo.ben rica ettim fakat teferruatlı ve zaman isteyen bir işmiş.bilahare yardımcı olacak ama.

özür dilerim bakmıyo değil bakmıyor.

Belirtileri
İdealleştirme ile aşağılama arasında sürekli değişen bir ilişki
Tehlikeli boyutlarda kendine güven eksikliği ve dengesizlik
Ruh halinde sürekli ve büyük değişimler.
Aşırı ve yoğun öfke
Kızgın ve saldırgan patlamalar
Ayrılıkta yada kayıp anında panik duygusu
Sürekli olarak kendini boş hissetme.

'boşluk' çok belirleyici kelime...

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

Her "haftada bir sevgili değiştiren" ya da "sevgilisinden ayrılacağı zaman cazgırlık yapan" kişi borderline değildir. Birinci tepkiyi verenler büyük ihtimalle fazlaca kaşarlanmış ve şimdi de borderline'ın arkasına sığınmaya çalışanlar (bkz: borderline'ım diye ortalıkta dolaşan ünlüler), ikinci tepkiyi verenler de dünyada O'ndan başkasını bulamayacağını düşünen özgüvensiz kişilerdir.

Ya da borderline'lardır! Bu da olabilir tabii, borderline olmanın yol açtığı sonuçlarda bunlar da vardır. Sadece böyle davranan kişilere direkt "borderline" etiketi yapıştırmanın kendinizi "cahil" olarak etiketlemekle aynı şey olacağını önce bir bilin.

Borderline sınırlarda gezen ve büyük oranda narsizmle beraber görülen bir hastalıktır. Bir borderline "tanrım, benim gibi mükemmel birinden nasıl ayrılmayı düşünür!" diye düşünüp işi dengesiz ve komik durumlara düşürebilirken, diğer bir borderline; "benim gibi mükemmel birinden ayrılmak istiyorsa kendi bilir" deyip arkasına bile bakmaz. Tabii her iki tür ilişkide de karşısındakini bir tanrı/tanrıça görme durumu anında "aşaalık bir pislik" durumuna dönüşüverir.

Eğer herhangi bir alışkanlık yaratan şeye (sigara, madde harici herhangi bir tutku, yemek yemek ..) anında delicesine düşkün olan ve bırakamayan birini görürseniz, sürekli bir şeylere heves eden- gaza gelip şunu yapıcam deyip de bir iki gün sonra tamamen vazgeçen birini görürseniz, en ufak bir şeyden sinir küpüne dönüp bağırıp çağıran ve sonra da pişman olan, pişman olduğu için (tabii suçlu olduğunu düşünürse) kendine zarar vermek üzere -özellikle- kollarını jiletleyen, ya da herhangi bir şekilde kendisine zarar verebileceğini düşünen biri görürseniz, ya da aslında basit ve önemsiz bir şey için bile intihar fikirlerini aklında dolaştıran, bir saniye sonra "hayat ne güzel, çiçekler böcekler ehi" diye dolaşan birini görürseniz, ya da herşeyi olduğu halde sürekli kendisini koca bir boşluk ve bilinmeyen- eksik birşeyler varmış gibi hisseden biri görürseniz;

muhtemelen borderline yerine "ayran gönüllü", "dengesiz" vb. gibi damgalar yapıştırabilirsiniz... yapıştırın bence de, boşu boşuna önünüze geleni borderline diye damgalamayın.

ama.. bu belirtilerin %90'ını aynı insanda görürseniz işte karşınızda bir borderline var demektir.

bu hastalık o kadar iğrenç bir şeydir ki; tedavisi ancak büyümektir. çünkü borderline bir obsesif kompulsif gibi aynı şeyi zilyon kere tekrar etmek gibi gözle görülür anormal sonuçlara yol açmaz. direkt sizin karakterinize gömülmüş lanet olası bir şey var ortada. ve siz kendinizin borderline olduğunu öğrenene kadar bunu kendi yaradılışınız olarak tanımlarken, ve herkesi kendiniz gibi zannedip karşınızdakinden de aynı hareketleri bekler; alamayınca "bu kötü" damgası yapıştıradururken; aslında tedavisi olmayan bir hastalıkla krşı karşıya olduğnuzu öğreniyorsunuz. bundan sonrası da size kalmış...

ha bir de küçük yaşta baba ilgisizliğinden, boşanmış aile sendromundan etkilenen çocuklarda çok görülür bu. hayat boyu baba kavramını tatmadıkları için önlerine gelen herkesin kendilerini onun gibi terkedeceğini düşünürler.

yaa işte böyle. eksik belirtiler kalmışsa, borderline bir arkadaşımız tamamlasın lütfen ;)

:'(

http://PINguAR.org

Ben bildiklerimi yazdım valla...

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

cık cık cık...
red'im orac'kım sen bana hala teşhis koymadın :)
yazdığın yazılardanmı bulacağım ne olduğumu :)
korkuyorum aklım başıma geldiği sıra deli damgası yiyeceğim,bak ozaman kimse inanmayacak normal olduğuma :p

bir doktorla konuşulduğu zaman yüzde 90 latince geri kalan yüzde 5 i ingilizce diğer yüzdeliğide kendince anlatıldığı için pek anlamamıştım vakti zamanında :)
çok güzel açıklanmış

@lucy, hayatımın epey bir kısmı insanlara "normal değilim ben bir el edin de düzeleyim" demekle geçti. Birkaç yıldır iyiyim ve şimdi insanlara 'ben iyiyim, yok birşeyim, keyfim yerinde' diyorum, kimse inanmıyor. Eğer borderline isen, bırak teşhissiz kalsın :) Bilmen birşey değiştirecekse bil elbet. Onunla savaşabileceksen...

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

asabiyetinin nedeni belli oldu

@sahinden, hadi ben ezelden beri asabiydim diyelim, sen neden saldırgansın?

Çok konuşmak, insanın gözden düşmesi için en güvenli yoldur. (La Bruyere)

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri