
Bir niyetti işte. Belki iyi, belki bencil. Yazmayacaktım. Saklayacaktım ceplerimde. Ama demiştin ya “Yalnızlığı kendimiz seçiyor olabilir miyiz acaba...” Belki işte. Belki. Ekşi tatlarda hayatın parçası ya. Bu da öyle. Acıtmasın kimsenin canını diye.
Pencerenin bulanık tarafından, umarsızca kimsenin görmemesi gereken noktalama işaretleri çiziyorum… Virgüller o kadar çok ki hayatımda. İnatla biriktiriyorum onları. Karar verdim. Bu kentte yaşama savaşı vermektense, başka bir kente gidip yok olmayı öğrenmeye.
Ne demek istediğimi anlar mısın bilmiyorum. Ama bu kent ağır geliyor yüreğime. Bu kent her defasında daha fazla nefessiz bırakıyor beni. Gitmem ve yeniden nefes almayı öğrenmem gerek
“Sil baştan başlamak gerek bazen, hayatı sıfırlamak. Sil baştan başlamak gerek bazen, her şeyi unutmak”.
Bilirim bu özür değildir. Pişmanlıktır anlamamışlığın cüretkârlığına. Pişmanlıktır değeceğini bile bile kaybetmenin acısında.
Yaşadığın kenti bırakıp gitmek kolay. Peki ya aklındakileri de o kentte bırakabilecek misin başka bir kente giderken? Düşüncelerinde seninle beraber gitmeyecek mi ? Onlardan da kaçamazsın ki...
ah @plakton,
sen bilmez misin hele?
"Dedin, "Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim.
Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet.
Yazgıdır yakama yapışır neye kalkışsam;
ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.
Aklım daha nice kalacak bu ülkede.
Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma,
yıllarımı kıydığım boşa harcadığım."
Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler
bulamayacaksın.
Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda
dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma,
Bir gemi yok, bir yol yok sana.
Değil mi ki hayatını kıydın burada.
bu küçük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.
KAVAFİS
Herkesi mahveden bu şehrin,
Sırf canı yansın diye
Çivili ayakkabılarımı giyerek,
Çıkıyorum yola her sabah..
Ah İstanbul, gözün kör olsun,
Öyle bir pes edeceksin ki
Ardımdan yok olacaksın...
bu şehir insana tuzak kuruyor
bu şehir insanı uzak kılıyor
bu şehir insanı hayli yoruyor
bu şehir insanı hep kandırıyor böyle gider bu.
plakton,
cepte yalnızlıklar daha çok birikir, bu şehirin de hiçbir çöplüğüne kıyıp atmayız onları...
yalnızlığımıza mı kıyamamaktan,
şehri mi mahvetmek istememekten..?
kim bilir?
hangisini kendimize saklamak daha iyi...
oooofffffffffff ulan oooffffffff!..................................................
sürüklemek isteriz kendimizi; bilinenden, bilinmeyene doğru.. peşimizi bırakmaz ki biriktirdiklerimiz bir oh! çekelim.. gölgemiz hep bizimle gelir, gitsekte, kalsakta..
Yoktur ki kendinden gitmenin çaresi .. Kendinden gidersen kendin olurmusun yine...Seni sen yapan gidemediğin kendin değil midir zaten...
Evet,
Results, istediğin kadar yazıyı tutabilirsin. Kendinden gitmenin bende bir yolunu bulamadım. Sedaflora’ya katılılıyorum.
Zeyynep, ben hiçbir yere gitmiyorum şimdilik.
Pilli pati, Bilmez olur muyum? Yorumuna bayıldım sağol.
Acuistic, o virgüller bana bu yazıları yazdırıyor. Hızlı yaşayıp satır atlamaktansa o satırın tadını (acıda olsa) çıkarmak isterim.
Pillibebekkuyuda, O şehri (ki İstanbul’u severim. Ama o da canımı acıtmıştı) biz bu hale getirmedik mi?
Majorian, “bu”nun böyle gitmemesi için bence direkleri başka şeyler içinde kullanmak gerekiyor.(Affına sığınarak…:) )
Akoni, dedim ya gitmiyorum..
Makaleci, cevap herkes için farklı, ama yol hep aynı “Biriktirmek”
Esrikgemi, “Gölgem”i toparlamaya çalışıyorum. Onuda yazacağım.
Bakperi, Sedaflora ve kimsekimbu Bu kentin melankolikleri ünlüdür. Biz bu kentle kavga ederiz, küseriz, kinleniriz, ama hep bu kentliyizdir. Biz bu kent’le âşık olur, bu kent’le acı çeker, bu kent’le ayrılırız. Biz isteriz ki bu kentten hiç kimse GİTMESİN. Bakperi sayısını boş ver . Yeteri kadar içmişimdir.
Zeybekokan, Bazen bir şeyden vazgeçmek zor bir istir. Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. İşte ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz.
Evet, hepinize çok teşekkürler arkadaşlar.
himmm efenim ben bu minik dev yaziya...kurdelali bir kebikec takiyorum....ve susuyorum...cünki susmak gerekiyor..eger bir baslarsam ooffffffff offfff
yazı yazı yazı yazamadım tutamadım ööööööööylece kaldımmm,
kendime gelince tutacaam inşallah
Hey Plakton, yaşadığın kentin tüm melankolik şairleri için...
Alkışlıyorum seni. Bu yazıya bu akşam içilir...ve içeceğim.
muhteşem bir yazı
BAŞLAYACAM SİZE HAA.... HEPİNİZ GİDECEM GİTTİM KALDIM DİYE YÜREĞİMİZİ AĞZIMIZA GETİRİYOSUNUZ. OTURUN LAN OTURDUĞUNUZ YERE... KİMSE BİR YERE GİTMİYOR ANLAŞILDI MI!
şu shadowy denen çocuk canımı sıktı... bi de sen... yapmayın böyle şeyler... :(
Hey Plakton , birgün görüşelim seninle, körfeze doğru sıkıntılarımızı dinleyelim birbirimizin. ne dersin ? ( Biralar Benden )
Lorienn,shadowy'e bende üzüldüm. Ben sizin anladığınız gibi çekip gitmekten bahsetmiyorum aslında. Ve bu yazının yazılış sebebi de birazda shadowy aslında. Umarım çabuk döner.
Zeybekokan, bende sıkıntı çok ne zaman istersen yapalım dostum.
bana bakın geçen çileğin organizasyonuna (istanbula) gidemedim. izmir'e gelirim haa.....
çilek zez neredesinizzzzz?...........
Arkadaşlar şöyle güzel bi organizasyon yapalım , buluşalım. Hem birbirimizi tanımış oluruz , hem arkadaşlığımız dostluğumuz pekişir. Ne dersiniz ?
Hey Plakton, ayarla bu organizasyon senin olmalı....
her gidiş bir dönüşe gebedir unutmayın. milyonlarca kez terk-i diyar edilse de bu şehir hakkını vermeli üzerindeki milyonlarca insanı bu derece kendisine mahkum ettiği için...
Ooooo bizden habersiz iş çevirmece zeybekokan hızlısın bakıyorum. Ayarlayında bi Alsancak havası alalım bari....:)
Ödürdün beniiii :.....(
yaklaşık 10 ay önce bu darmadağın duygular içerisindeydim...
Ben senin dile getirdiklerini hayata geçirdim...
O koskoca kent ağır geldi...
Ve ben çareyi yükü omuzlarımdan atıp kaçmakta buldum...
Ne kadar iyi, ne kadar kötü oldu şimdi tam kestiremiyorum.
Tek kestirebildiğim, anlık şeyler. Kaybedip, kazandıklarım. Kazanıpta, kaybettiklerim sadece...
Shaika, Sen nereye gidersen git , nereye kaçarsan kaç hiç bir zaman o yükü omuzlarından atamazsın. Bu kentten kaçmakla en büyük hatayı yapmışsın bence. Bu durum senin için kötü olmuş. Sıkıntılarımızdan , üzüntülerimizden , dert , keder ve tasalarımızdan kaçarak kurtulamayız. Onlar bizi takip eder. Biz nereye gidersek gidelim peşimizdedir o ölüm gibi. Sıkıntılarımızı ancak paylaşarak atabiliriz. Sanal ortamda ne kadar arkadaşlık dostluk yürür orası meçhul ama bil ki sanal ortamda dahi olsa muhakkak iyi insanlar vardır dertlerini sıkıntılarını paylaşabileceğin. En basit örneği şu sayfada bile bir sürü insan vardır sana yardımcı olmak , senin sıkıntılarını dinleyebilecek. En iyisi bunları paylaş....Elimizden ne gelir , belki bişey gelmez ama sen o sıkıntılarını anlattıkça rahatlarsın. Bundan emin ol....
Öyle değil mi arkadaşlar.......Birbirimize yardımcı olmak istemezmiyiz ?.....Özellikle shaika'ya
Gelin, gelin herkes gelsin... İsteyende istemeyende. Bu kent oldukça büyük yeter ki zamanı ayarlayın benimde haberim olsun..
Teşekkürler arkadaşlar. Yorumlarınız için ...
Sağolasın @zeybebokan...:)
Atlattım gibi yaa anlatacak çok bişey yok şimdilik hayatımdan memnunum arada buhran basıyor işte onun olmasıda dağaldır herhalde...:)
Sağlıcakla kalın arkadaşlar...
Shaika,
Kazan yada kaybet, hiç önemli değil. Yapabilecek cesareti göstermişsin ne mutlu sana..
Kalıp da yaşamaya çalışmamışsın, yok olabileceğini bile bile denemişsin.
Ve sonuç işte, son mesajın. Artık doğal karşılıyorsun. Bence atlatmışsın. :)
Ve arkadaşlar bu buluşma işini nasıl ayarlıyacağız. Bahsedin biraz...
tarihi herkesin işinin olmadığı bir tarih yapalım. herkes gelebilsin güzel bir buluşma olur. ben de antalyadan geleceğim :)
@int cafe, izmirli olarak organizsyonu sen yap o zaman. hatta bu güzel yazı mahvolmasın, yeni bir yazı aç istersen, ordan devam etsin konu.
unutmadan nereye gidersen gıt farketmez,gıttıgın yerde agır gelır .oldugun yerde unutmak zor ama basarıldıgında etkılı bırseydır. hayatımızda asıl vırgullerden cok noktalara ıhtıyacımız var
beni bekleyenlerin şehirlerine mi gitmeliyim
yoksa beklediklerimin şehirlerinde mi kalmalıyım
bilemedim,
sıkışıp kaldım ara bir şehirde
bağırsam sesim çıkmaz
ağlasam gözümden yaşım akmaz
sığınacak bir liman arıyorum ama bana hep fırtınalar
ne kadar yaklaştım desemde uzaklaşır benden hep o liman
bahard17,hoşuma gitti güzeldi.
Sıkışıp kalma kentlere, şehirlere.
Gömülme sokaklarına...
Bekleyenlere de, bekletenlere de
kayboluyorlar her seferinde.
Her kaybedişin ardından,
gölgemde yalnızlıkları biriktiririm.
Bomboş bir çaba ve bomboş bir yaşamdır,
hep elimde kalan...
Ağır gelen hayattır artık,
kentin ıslak sokaklarında,
bir daha anılmayacak anlarda yankılanan....
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.