Demokrasi hortladı
Demokrasilerde parti kapatılmaz, derken demokrasiyi de anımsamış oluyoruz...
Demokrasinin zaman zaman akla gelmesi iyi bir şey...
Örneğin Başbakan eline kâğıdı kalemi alıp Meclis’e girecek milletvekillerinin listesini tek başına yaparken demokrasi akla gelmez...
Kendi adamı seçilmediği için kongreyi iptal edince demokrasi hatırlanmaz...
Başbakan tek başına cumhurbaşkanı seçerken bunun demokrasiye uymadığı pek konuşulmaz.
İktidarın devlette dolu dizgin kadrolaşması demokratlığına halel getirmez...
İktidar partisinin kömür ve nohutla oy toplaması demokrasiyle çelişmez..
Milletin parasını kullanan TMSF’nin gazetelerinin iktidar organı haline gelmesi demokratları hiç rahatsız etmez. Özerk TRT’nin iktidar borazanlığı yapması demokratları ilgilendirmez.
AB memurlarının veya ABD büyükelçisinin genel vali gibi konuşmalarından bizim demokratlar yüksünmez.
Ekonomiyi halkın değil, IMF’nin yönetmesi demokrasiyle ilgili sayılmaz...
Unutulan demokrasi ne zaman hatırlanır peki?
Başsavcı AKP’ye kapatma davası açtığı zaman...
Sanki siyasi partilerin yasalara uyma yükümlüğü yok... Sanki Başsavcı keyif için dava açmış... Sanki Başsavcı’nın dava açması partinin hemen kapanması anlamına geliyor. Sanki AKP’nin savunması alınmayacak. Sanki Anayasa Mahkemesi yasalara aykırı bir kapatma kararı vermiş...
Dava daha başlamadan nedir bu telaş?
Yoksa Oktay Ekşi’nin dün değindiği gibi: Suçluların telaşı mı?
Neden hiç kimse AKP’nin Anayasa Mahkemesi önünde laik demokrasiye saygısızlık etmediğini kanıtlarıyla ortaya koyup aklanacağını düşünmek istemiyor... Neden köşe taşı yazarlar AKP’nin laikliğe aykırı davranmadığını kanıtlarıyla ortaya koymak yerine Başsavcı’ya saldırıyor. Yoksa savunamıyorlar mı AKP’yi?
Nedir bu panik?
Parti kapatmaya mecbur kalan bir rejim, çağın gerisinde kalmış özürlü demokrasidir, doğru...Ama suçlanan partiyi değil de görevini yapan yargıyı eleştirmek ağız dolusu tehdit ve hakaret savurmak neyin nesi?
O da özürlü demokrasiye toplum niçin mahkûm olmuş; onun gerekçesi...
Evet, parti kapatma davaları nedeniyle Türkiye’nin kalitesi ve dünyadaki saygınlığı geriliyor.
Ama insaf, Nasrettin Hoca’nın dediği gibi “Hırsızın hiç mi kabahati yok?”
Rejimin yargı kurumu eliyle kendini savunma hakkını kullanması mı ayıptır, yoksa milletvekilleri laikliğe sadakat yemini etmiş bir iktidarın böylesine ağır bir suçlamanın hedefi durumuna düşmesi mi?Bu ayrımı hakkaniyet içinde yapma becerisini gösteremediğimiz sürece demokrasimizi geliştiremeyiz.
Anayasaya bağlılık yeminini çiğnemiş iktidarlara kayaya tosladıklarında mağdur muamelesi yapmaya devam ettikçe onlara sürgit mahkûm olmaktan kurtulamayız.
Daima suçlananları kahramanlaştıran bir toplum, öncelikle kendisi için tehdittir.
Gungor MENGİ
yav link verin kardeş lazımsa açar okuruz. sürekli bir koppeyst hali. a vallahi yüreğimiz daraldı burada.
ben yazının bir bolumunu aldıgım icin oyle yaptım. cok uzun/butun yazılarda link veriyorum.
Yargitay CUMHURIYET Basavcisi tarafindan acilan parti kapatma
davasi dolayisyle dogan birtakim tereddutler uzerine demokrasi,hukuk devleti ve yargi denetimi uzerine biraz egilme luzumu dogmustur. Halkin kendi kendisini yonetmesi demek olan ve demos ile kratos sozcuklerinden olusan demokrasiye ulasmak cok uzun bir ugras sonrasinda gerceklesebilmistir.Yonetenler ulkelerini ,Tanri'dan aldiklari yetkiyle yonettiklerini belirterek asirlarca sorgusuz sualsiz bir yonetim tarzi sergilemislerdir.Ilk defa Ingiltere'de 1215 te Lordlar, Krallarina karsi cikarak kullandigi bu sinirsiz yetkiye itiraz etmisler ve Kralla yetkilerinin sinirlanmasi konusunda bir sozlesme imzalamislardir.Demokraside onemli bir asama olan bu belgeye Magna Carta Libertatum denmektedir.Daha sonraki asirlarda yavas yavas insanin dogustan birtakim haklara sahip oldugu ,bu haklarin teslim edilmesi gerektigi dllendirilmege baslanmistir.Iste bu soylemlerin doruga ciktigi asirda, 1789 Fransiz ihtilali gerceklesmistir.Bunu izliyen donemde yurtaslarin temel hak ve ozgurlukleri artik yazili
belgelerde,hatta Devletlerin Kurucu Belgelerinde yer almaga baslamistir.Temel Yasalar,Kurucu Yasalar denen bu Temel belgeler adeta
o devleti olusuranlarin uzerinde anlastigi bir KURUCU BELGE haline gelmistir. Bu kurucu belgelerde halkin dogrudan dogruya yonetilebildigi kucuk site doneminden cikilip kalabalik toplumlar haline gelindiginden, temsilciler araciligiyla nasil yonetilecekleri belirtilmistir.Bu cercevede,temsilcilerin secilmesi,temsilciler meclisinin olusturulmasi,kararlarin nasil alinacagi,nasil uygulanacagi,yoneticilerin nasil ve ne kadarlik bir sure icin secilecegi ,yurttaslarin haklari ve odevleri belirlenmege baslamistir.Ancak zaman icerisinde demokrasi denen sistemin de yurtas icin yeterli guvenceleri saglamadigi,yonetici secilenlerin,ya yonetimi birakmak istemiyerek ,ya da yurttas haklarini cigniyerek zulum yapabidikleri gorulunce,demokrasilerin hukuka bagli birer hukuk devleti haline getirilmesi donemi baslamistir.Bir demokrasinin hukuk devleti olabilmesi icin gerekli sartlar soyle siralanabilir; 1)Kuvvetler Ayriligi ilkesinin benimsenmesi(Yargi,Yasama,Yurutme ) 2)Yurutmenin tum karar ve eylemlerinin yargi denetimine (Idari yargi-Danistay)tabi olmasi, 3) Yasamanin cikardigi kanunlarin yargi denetimine tabi olmasi(Anayasa Mahkemeleri), 4) Yasama organinin hukumeti denetliyebilmesi(Meclis arastirmasi,meclis sorusturmasi,gensoru) 5) Yarginin bagimsiz olmasi, Ilave olarak; 6) Yargi kararinin da bir ust kurulda denetiminin olmasi. Turkiye Cumhuriyetinde KURUCU BELGE olan Anayasamizda, Demokrasinin gecerli oldugu,siyasal partilerin siyasal sistemin vazgecilmez unsurlari olduklari(2709 Sayili 18.10.1982 tarihli Turkiye Cumhuriyeti Anayasasinin Baslangic ve 68/2Maddeleri) vurgulanmistir. Turkiye Cumhuriyetinin Kuvvetler Ayriligi sistemine gore kuruldugu,DEVLETIN ANAYASADA GOSTERILEN ORGANLAR ELIYLE ve BIR ISBIRLIGI RUHU ICINDE YONETILECEGI.BU ORGANLARDAN BIRININ DIGERINE USTUN OLMADIGiI(Anayasa Baslangic Fikra 4) ,EGEMENLIGIN DE YETKILI ORGANLAR ELIYLE KULLANILACAGI(ANAYASA madde 6)vurgulanmistir. Peki Demokrasimiz ,kemale ermis bir demokrasi midir? Hayir.Cunku parti ici demokasi islememekte,halkin temsilcileri siyasi parti liderinin bendesi haline gelmekte ve Yasama organinin meclis arastirmasi,meclis sorusturmasi.gensoru muesseselerini kullanarak Hukumeti denetlemesi imkansiz hale gelmektedir.Temsilciler, Liderin gece verdigi emri ertesi gun kanun cikararak yerine getiren emir erleri konumuna getirilmislerdir. Yukarida Hukuk devletinin sartlarindan biri oldugunu belirttigimiz Yasama organinin Hukumetleri denetlemesi sozkonusu olmayinca da tek denetliyen Yargi (idari islemleri denetliyen Idari Yargi-Danistay, ve Kanunlarin Anayasaya uygunlugunu denetliyen Anayasa Mahkemesi) halka, icraati engelliyen,basarilari cekemiyen,GAREZ VE KINLE hareket eden kurumlar olarak hedef gosterilmekte,her turlu saldiriya maruz birakilmaktadir. Tekrar belirtelim ki parti ici denetim mekanizmalari calismadigi,Yasama organi partileri denetliyemez hale getirildigi ve yargi da olabildigince sindirildigi icin sinir tanimaz,meydan okuyan hukumetlerle karsi karsiya kalinmaktadir. 1982 Anayasasinda, Akillerden olusan ikinci bir meclise(SENATO) de gerek gorulmedigi icin bir gunde uzerinde dusunulmeden,toplumun tum kesimlerinin gorusleri alinmadan meclisten alelacele kanunlar cikarilabilmektedir.Dolayisiyle gerek gercek bir demokrasiden ya da gercek bir hukuk devletinden sozedebilmek,en hafifiyle tum ogelerinin olustugunu soyliyebilmek mumkun gozukmemektedir. Bu kisa aciklamadan sonra kapatma davasina donuldugunde ; 1) Yargitay CUMHURIYET Bassavcisi ,Turkiye Cumhuriyeti Anayasasinin kendisine verdigi GOREVI yerine getirmektedir(Anayasa Madde 69/4).Anayasa gecmiste de bugun de anayasal duzenin temel yapisini degistirmege kalkan partilerin Anayasa Mahkemesince kapatilmasini ve bunun icin Yargitay Bassavcilari tarafindan kapatma davasi acilmasini emretmektedir.USTELIK ANAYASANIN SOZKONUSU MADDESI 2001 DE DEGISTIRILMISTIR.PARTI KAPATMA, ANAYASADA MUHAFAZA EDILMIS,SADECE ANAYASA MAHKEMESINCE KAPATMA ICIN 6 OY YERINE 7 OY GEREKTIREN DEGISIKLIK YAPILMISTIR. 2)Degil %47, %99 olsa CUMHURIYETIN BASSAVCISI DAVA ACMAKLA GOREVLIDIR, ve asil boyle bir cogunluk halinde gercek bir tehditten sozedilebilecegi icin boyle bir durumda dava acmak zorunludur..Alman Anayasa Mahkemesinin Deyimiyle "BASKASININ OZGURLUGUNU YOKEDECEK BIR GORUSE OZGURLUK TANINAMAZ"(Komunist Partiyi kapatma karari gerekcesi) 2)Iddianamede yer alan gerekceler,daha once kapatilan partilerin yaptigindan az degildir. 3) Parti kapatmanin Avrupada sozkonusu olmadigini soyliyen yerli ve yabanci zevat,Almanyada Komunist Partinin kapatilmasini,Henuz yakinlarda, Avusturyada irkci Heider'in partisinin AB tarafindan yokedilisini arastirmalidir.) 4) Demokrasi gerekcesiyle AKP nin kapatilmasini dogru bulmiyanlar,bu ivmenin devam etmesi halinde baslarina gelecegin farkinda olmayan aymazlardir. 5) Cumhurbaskani hakkinda; ancak vatana ihanet suclamasiyla gorevden alinma mumkun olabilir,dava acilamaz diyen goruse;Laik hukuk duzenini degistirip seriat kurallarini egemen kilmaya calisan bir Cumhurbaskani vatana hiyanet degil de, ne etmektedir,dava Anayasa Mahkemesince kabul edildigi anda hiyaneti kesinlesecektir. Ayrica Anayasanin 103.maddesinde Cumhurbaskaninin Laik Cumhuriyet ilkesine bagli kalacagina yemin etmesi ongorulmustur.Yemin etmeden goreve basliyamiyan Cumhurbaskaninin,yeminine sadik kalmamasi halinde Cumhurbaskanligi sifati sakatlanir,enazindan yemin etmemis bir Cumhurbaskani gibi o gorevde kalamaz. SONUC ve COZUM; Yargitay Bassavcisi gorevini yapmistir,hepimizin arkasinda durmamiz gerekir. Durum cok ciddidir,kanimca derhal Milli Guvenlik Kurulu toplanip konuyu gorusmeli,oncelikli olarak AKP nin halki kiskirtma cabalarini onlemeli,Basbakanin istifasi saglanmali,AKP icinden davada yer almayan birinin baskanliginda suclananlarin yer almadigi bir hukumetle devam edilmeli, Tarafsizligini yitirmis ve suclanan biri olan Cumhurbaskaninin da istifasi saglanmali,Meclis Baskani dava sonuna kadar Cumhurbaskanina vekalet etmelidir.
arrogantenin ciğeri manso
'cigerim' soylemimin sebebi mansondan gelen "eyvallah birader" repligidir. yoksa kimseye cigerim diye hitap etmek tarzım degildir.
kimse de cigerim falan degildir.
cıddı mısınıııız? ahhhhhhhhhhhhhkkkkkkkk cüerlerümün köşelerüüüü... canumun üçlerüüüüüüü....
yok yahu o da nereden çıktı şimdi @mansonilized? tiksinti yok, bu arada günahım da yok. günah-i ehliyetim yok zaten.
son durum nedir şimdi, şeriat misafirliğe geliyomuymuş, kalıcımıymış bikaç günlüğünemi geliyomuş, yoksam vural dedem celal dedemin tekniğiyle zati korkudan donuna azimle zıçanları ilki trajedi, tekrarı komedi olan taratorayamı davet etmiş, bilelim yane!
Boşverin şeriyati.
Maykıl ceksın gelicek, metalika gelicek.
Roling stonz 98'de geldi,
bi daa gelir mi bilmem.
laik rejim sayesinde çok iyi yerlere gelen bi devletiz.
dışarda 1 kişiye geçirilen çuval içerde milyonlara geçirilen çuvalı gizlemeye yeter
iyi de metalika yazın geliyo kışın deel ki,
:))
(tabii ki geyik)
Evet. Şeriat gelebilir!!!
Vural savaş, bir yıl sonra şeriatın geleceğini bildirmiş. Fal mı bakmış, astrologa mı danışmış bilemeyiz. Ama, bildiğimiz bir şey var: Şeriat getirme emareleri, Vural Savaş'ı ürkütecek kadar gün ışığına çıkmışsa, şeriat gelecektir.
Amma ve lakin!..
Gelecek olan şeriat, kesinlikle 'İslam şeriatı' olmayacaktır.
O şeriatın kuralları olacaktır mutlaka. Vural Savaş'ın benimsediği hükümlerin zıddına hükümler de taşıyacaktır. Ama, Allah'ın indirdiği hükümlerin paralelinde kesinlikle olamıyacaktır.
Neden mi?
Şeriatı getireceği beklenen kişilerin Kur'an'la ilgileri yok da ondan.
İbrahim Faik Bayav / 18 Mart 2008 21:36
Ama şeriat geldikten sonra gelirlerse kafaları uçar.
Onu bilirim.
nirden biliyon yaw, şeriat gelmeden önce sana postamı yolladı? kafa kesmek misafirliğe sığarmı yaw!
vay ipneler ipnesi Geert Wilders vaaayyy, çizgikarikatürünü fılaglıyayım deyu bi seyredeyim didim ama benden önce davrananlar olmuş. bu kafayla hitlerden beter olursun ollmm, salaklığın lüzumu yok!

Bu faşist hayvanı burda bile destekleyenler var. Balkanande ne yapsın. İslam düşmanı, faşist ve naziler her yerde bu maymun gibi insanlarla güç birliği yapıyorlar. Biraz sonra fikir hürriyeti iddiasıyla bunu burada da savunanlar çıkar. Al da böyle faşist fikir özgürlüğünü.. burnuna sok.
Faşist hayvanı burda bile destekleyenler var.
hayvan hayvanın kokusunu 1000 km öteden tanır, sırnaşmaya başlarmış. varsın havlasınlar faşistpiretorbaları, kısırlaştırdıkmı işleri tamamdır!
Al da böyle faşist fikir özgürlüğünü
o nereye sokacaanı iyi bilir, arife tarif ne gerek!
Zorlarlarsa "G3" lerimiz elimizde.
bu g-3 lerin kaynağı cumhuriyete atılan bombaların kaynağı ile aynımı? bu kapı sadece çeteleremi açık? anlat bakalım, amma masal gibi olmasın, uyumayalım sonna!
nirden biliyon yaw, şeriat gelmeden önce sana postamı yolladı? kafa kesmek misafirliğe sığarmı yaw!
Valla kavram savaşını kaybedeli, zihin kontrolüne düçar kalalı pek uzun bir zaman oldu.
Memleketim insanına sorsan, şeriat deyince ilk akla
kafa kesme gelir.
Başka da bişey bilmez gariban milletim.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.