Şimdi ben bu işi hala anlamış değilim. Bu ülke için seve seve ne yapıldığını kavrayamadım bir türlü. Hayır, halk zaten seve seve ya da s.ke s.ke yapıyordu bir şeyler yüzyıllardır. Şimdi mesela benim bir çift ayakkabıya ihtiyacım var. Bunu alamıyorum çünkü param yok. Ama "bu ülke" işin içine girince aniden kafama bir şey dank ediyor, boğazımdan filan kesip arttırıp, lütfedip de yüzde bilmem kaç indirim yapılmış "özel etiketli" bir mağazaya koşturmak suretiyle hemen bir çift ayakkabı alıyorum. Sonra bu ülkeye hizmet etmenin (!) getirdiği yüce iç huzuru içerisinde huşu ile evime dönüyorum. İlginç. Birileri çıkıp "bu ülke Arjantin'e dönmez" diye kıçını yırtıyor. E, adamlar mallarını biliyorlar tabi. Yoksulluk sınırı bir milyar tl'ye yaklaşmışken, hâlâ "seve seve" koşturup alışveriş yapmanın, onu da geçtik, "kemerleri sıkmanın", milletimizin bölünmez bütünlüğü içerisinde huzur duymak gerektiği propagandasının halkımız tarafından ne kadar benimseneceğini biliyorlar. Ahh, Aziz Nesin ah... AdBusters usülü bir organizasyon oluşturmak gerekli bence. Buna ciddiyetle ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Bu pislik kar mekanizmasının ufak da olsa bir teşhiri ve anti-propagandası gerekiyor. Bu androidleşmiş halk içinde böyle bir organizasyonun ne kadar alıcısı olur bilemiyorum gerçi, ama en azından bir şey yapmış olmak, içimizdeki huzursuzluk ve öfkeyi dindirebilir diye düşünüyorum. Tartışalım derim.
Net fanzini çıkaralım. düsmaninitani.org var ama pek sık güncellenmiyor. Bizim ki dinamik olsun, kolay kullanılabilir olsun. Bunun için kullanılabilecek bir program yazmıştım, zaten bakarız.
şey yapalım onların indirim yapıp mal satmak istedikleri günleri "Türkiye alışveriş YAPMAMA günleri" ilan edelim. hani yabancılarda var ya ööle.
bu kampanyaya katılıp indirim günlerinde alışveriş yapmasınlar, daha sonra fiyatlar pahalılaşınca daha çok para vererek alışveriş yapsınlar hehehehe..
bu olaylarla iligili hazırladığım bir yazı ve banner vardı. yazıyı bulamadım (herhalde cd de kaldı) ama banner burada...

sanırım o kısım, milli gelirin %80 ini götüren %20 lik kısım. yani krizi iplemeyen kısım...
(çok güzel ya..)
ben anlayamadım... vakko türkiye için seve seve indirim yapsa ne olur? yada lakost tomi benettın donna karan... ürettikleri üstünden %5000 kar yapıyolardır heralde... anlayamıyorum, böyle olmasına rağmen herkes "bak tomi mont aldım, nasıl?" diye konuşmaya devam ediyor. barbır! (bilmiyorum neden ama bu geldi ilk aklıma) ya mont hem pis kokuyor, hemde bilmem kaç milyona satılıyor anlamadım hala da anlamıyorum.. bir saniye konu saptı... ama söylemek istediğim şudur ki, gördüm, karuselde, galeryada, akmerkezde başladı indirim kuşağı, bizzat ziyaret ettim. yemin ediyorum düşürdükleri bluz fiyatları 30 milyondan başlıyor. yok 70ten düşmüşmüş... ama düşmemiş ki? nedir ya otuz milyon? ufacık bir bluz... ?¿?¿ hiç bişey anlamıyorum...
evet artık sadece beyoğlundaki terkos pasajından giyiniyom herşeyi beşe ona alıyom hem de yavaş yavaş tarz yaptım abi ben ve tarz oldu mu? bence oldu...
Soruma bi ustteki blogda yanit alamayinca buraya bi daha yazdim, lammerlik yaptim, pismanim...
Reklam konusu hakikaten de manipulasyon; acgozluluk doyamama, daha fazlasini isteme... Pink Floy dun da dedigi gibi neyin hayalini kuracagimiza karar veren muessese, hayallerimizi satan makine... Ama bu somuruye karsi cikarken de icimde, bilgi yetersizliginden kaynaklandigini dusundugum bir kusku var; tabii ki ithal mallarin tuketimi zarar, ancak yerli malinin tuketiminde uretici yararina bir olay yok mu. Yani yerli malinin reklami yapilirken, kitleler bilincsizce tuketime sevk edilirken calisan kesimin yarari yok mu? Yani bu doyumsuzlugun onune gecersek baskalari issiz kalmaz mi?
birincil amaç artık androidleşmeye doğru evrilen insanların beyinlerinde bir soru işareti yaratmaktır. ülke ekonomisine büyük ölçülerde etkide bulunacak kadar etkili olabilmesi için bu memlekette bir mucize gerekiyor. çünkü temel ihtiyaç maddeleri zaten tüketilmeden olmuyor. ancak reklamın asıl amacı bir malı/hizmeti alırken yapılan tercihteki yönlendirmedir genelde. bu yutmayınca ne olacak, fiyatlar düşecek. en fazla deflasyon olur. ama ohhhhooooo, o boyuta gelirse olay zaten başka şeyler de yapılıyor demektir. bir şey daha, benim için McDonalds ile Migros'un arasında çok fark yok, biri emperyalizmi temsil ettiği için (haklı olarak) daha fazla politik karşı duruşlar sergilenir. yoksa yabancı sermaye ile yerli sermaye arasında pek fark yok. kapitalizm, kapitalizmdir, sermaye de sermaye. yarın öbürgün Uganda'da "Kahrolsun Türkiye Emperyalizm"i diye sokağa dökülüp oradaki Migroslar'ı taşlayan birileri de çıkabilir sonuçta. Sömürü dersen, hep var. mevzu ile ilgili buraya sığmayacak bir yazı konusu daha var aslında, o da kendin yap olayı. neyse ona şimdilik girmeyelim.
Zaten uzun zamandır böyle bi fikir vardı kafamda: milleti uyandırmak. Çünkü ülkemiz insanı düşünmüyor, onları düşünmeye birilerinin sevketmesi lazım. Bu birileri olması gereken MEDYA da sermayenin kontrolünde oldukça cahil halkımız onların istediği kadarını biliyor, onların iyi yönlerini gösterdiği şeyleri seviyor, kötü yönlerini gösterdiklerini sevmiyor, vaktini haftanın şıklarına rüküşlerine ayırıyor. Mesela bir site yapsak da ciddi anlamda muhalif bir gazete çıkarsak burdan. Ya da sadece 1-2 konuya yoğunlaşıp o konular üzerine siteler yapsak.
Yani ne güzel olurdu diyorum da, bunu yapıcak enerjiyi bizde bırakmayan sisteme de şapka çıkartıyorum, sen işini biliyosun diyorum.
anahtar sözcük: "milleti uyandırmak" bende kesinlikle bunu düşündüm. ama bu konu da değildi. önemli olan ortak nokta olduğu için benim uyandırma fikrime girmicem belki bi gün blog yazarım ama hazır hissetmiyorum kendimi. sorun: nasıl uyandırabiliriz? yani gerçekten çok zor, çünkü medya ile işbirliği yapmak bile anlamsız, onlar hep kendi çıkarlarınca hareket edicekler, bir süre sonra uyandırmak yerine derin bir uykuya devam olarak geri dönüş olucak. bi yol bulunmalı, bişey yapılmalı, sorunlar el birliğiyle çözülmeli, neden olmuyor? neden? ne eksiğimiz var eski yıllardan? atatürk nasıl herkesi gaza getirmiş? illa çok çok kötü bir duruma mı düşmemiz gerekli? bi yol bulunmalı, güven sağlanmalı... sistemin altında tek başımıza eziliriz ama hepbirlikte biz onu ezeriz.. gaz oldum yine. ama gerçekten çok önemli işte bazı şeyler.. üff..
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.