Bilgisayarı bir süreliğine kapattım. Biraz televizyona bakayım dedim. Bi'
baktım bizimkiler bütçe görüşmelerini izliyorlar. Bu görüşmeler
hatırladığım kadarıyla hep tartışmalı geçer ama bu sefer nası' desem? izlemeye
doyamadım.
Ya şunu adam gibi prime-time da yayınlasalar görüşseler de Trt3 de
reklamını yapsa şöyle jenerik falan hazırlasa eminim artık her şeyin ölçütü olan
ratingleri toplardı. Böylece giderek apolitik olan bizlerde belki bi'
şeyleri düşünmeye sorgulamaya başlardık.
Şöyle fonda bi' gerilim müziği olsa böyle konuşanların yüzüne zoom yapılsa (nası'
olsa dizilerden, kadın programlarından ve ibo'dan dolayı bu zooma da alıştık).
Gerçekten acayip olur. O sözler yükselen gerilim. Oturumların arası 5
dakika bile çok uzun geldi. O araya ne reklam alınır be.Hayır biraz rating olsa
kesin kavga falan çıkartırlardı.
Başrollerde Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal
Yardımcı oyuncular: Erkan Mumcu, Nurettin Sözen, Kemal Unakıtan, Osman Pepe,
İsmail Alptekin, Sadık Yakut, Nevzat Pakdil, Murat Başesgioğlu, Mehmet Ağar,
Salih Kapusuz.



Neyse fazla uzattım. Ama bütçe görüşmelerin bu kadar zevkli olacağını
düşünmezdim belki de uzun süredir adam gibi televizyon izleyemediğimdendir. Ama
farkettiğim şu ki siyaset bazen o kadar sıkıcı olmayabiliyor. Hayır yarın yine
anahaber bültenlerinde maymun manken yada kamera şakası görürsem yuh artık
adamlar bizim için tartıştı ne sözler söylediler.
Belki de sadece iyice kafayı yedim
Yine de görüşmelerde neler oldu diye merak eden varsa buyrun.
2007 yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Yasa Tasarısı 144 ret oyuna karşı 310 oyla kabul edildi. Uzun tartışmalar
sonucu bütçe görüşmeleri sona erdi. Görüşmeler 30 saati aştı. Bütçe görüşmeleri
sırasında birçok konuya değinildi.
2007 yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Yasa Tasarısı 144 ret oyuna karşı 310 oyla kabul edildi.
Deniz Baykal iktidarın ekonomi politikasını ve dış siyasetini eleştirdi.
Gerekli yatırımların yapılmadığını Türkiye'nin sıcak para cenneti olduğunu
söyledi. Gelir adaletsizliği , yolsuzluk vb. sosyal sorunlara değindi. Sosyal
Güvenlik Reformunun tam bir fiyaskoyla sonuçlandığını ifade etti. Hükümetin Ali
Dibo hükümeti olarak hatırlanacağını söyledi. Dokunulmazlıkların kaldırılması
gerektiğini ekledi.
Yuvacık Barajıyla ilgili olarak "bir an bile tereddüt etmeyin,
aydınlığa kavuşması için ne gerekiyorsa yapın, her türlü destek bizden”
çağrısında bulundu.
“Yuvacık Barajı ile ilgili milletvekili dokunulmazlığını kaldırmazsanız
namertsiniz” diye seslenen Baykal, “Kendinize güveniyorsanız, derhal kaldırın,
biz kendimize güveniyoruz. ‘Yolsuzluk yapan bizim adamımızsa, yolsuzluğu örtbas
edelim’ anlayışımız yoktur. Yolsuzluk yapan, o partiden, bu partiden olabilir,
bir kuruş milletin hakkını yemişse hesap sormayan namerttir. Seçim öncesinde,
‘dokunulmazlığı kaldıracağız’ demiştiniz, sizin yiğitliğiniz o kadar mıydı?”
diye konuştu.
Yolsuzlukların içinde bir sacayağı, üçlü ortaklık bulunduğunu ifade eden
Baykal, “Haramzade işadamı vardır, -AK enerji, gümrüklerde, Ofer’de de vardı-,
açgözlü bürokrat ve bunların ötesinde bir de namussuz siyasetçi vardır” dedi.
Bunun kırılması gerektiğini ancak, “namussuz siyasetçi” olduğu sürece,
üçlünün çözülemeyeceğini belirten Baykal, “Kaldırın dokunulmazlığı, çözelim”
çağrısında bulundu. Baykal, dünyanın hiçbir yerinde, Türkiye’deki ölçüde bir
milletvekili dokunulmazlığı olmadığını ifade etti.
Türkiye'nin dış siyasetini da eleştiren Baykal "al gülüm ver gülüm"
politikasının yürütüldüğünü söyledi. AB ilişkilerinin dönülemeyecek bir noktaya
geldiğini ekledi.
Cumhurbaşkanlığı seçimine de değinen Deniz Baykal Recep Tayyip Erdoğan'ın
Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini şöyle anlattı:
"Başörtüsü sadece saçları örten bir örtüdür. Başörtüsü eşlerin ayıplarını örtmeye yetmez"
Baykal'ın bu sözlerinin ardından mecliste tartışmalar yaşandı. Birçok AKP'li
milletvekili Baykal'a karşılık verdi ve sıralara vurarak tepki gösterdi.
Bunun üzerine oturumu yöneten İsmail Alptekin 5 dakikalık ara verdi. Aranın
ardından Alptekin Baykal'dan sözlerini açıklamasını istedi Baykal da
sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve kimsenin eşini ve ailesini siyasete konu
etmediğini ve etmeyeceğini söyledi. "Sözlerim gerçekleri ve inancımı açıkça
ortaya koymaktadır’’ diye ekledi.
Kendi konuşmasında Baykal'a cevap veren Recep Tayyip Erdoğan "Bu kutsal çatı
altında Cumhuriyet tarihinin en seviyesiz konuşmasına şahit olduk. Siz başörtülü
vatandaşlarımızı partinize x-ray cihazdan geçirerek mi alıyorsunuz? Sizde hiç
saygı yok’ diye gösterdi. ANKARA - Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın,
‘başörtüsü saçları örtmek içindir. Başörtüsü eslerin ayıplarını örtmeye yetmez’
sözlerini, Cumhuriyet tarihinde yapılmış en seviyesiz konuşma olarak
değerlendirdi.
Baykal'ın "El Kaideyi öven biri" sözlerine. Öyle bir şey yok dedi. Bunun
üzerine Baykal ve CHP'liler BM'nin hazırladığı listeye göre Yasin El
Kadı'nın terörist olduğunu söylediler. Ardından Erdoğan sinirlendi ve
tanımadığınız birisine terörist diyemezsiniz dedi ve ben Yasin El Kadıya param
kadar kefilim dedi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın kürsüde "Istranca derelerindeki barajlarını ben
yaptım" demesinin ardında Nurettin Sözen müdahale etti. Aslında kendisi
zamanında barajın projelendirilmesinin yapıldığını ve temellerinin
atıldığını atıldığını söyledi. Bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan "Sayın Sözen
yalan söyleme, dürüst ol, doğru konuş, dürüst hareket et. Hangi barajın temelini
attın? Ayni şeyi metroda da yaptın. Döneminde ödediğin para 50 milyon dolar. 80
milyon dolarlık hak edişin vardı. 30 milyon doları ödemediğin için müteahhitler
isi bıraktı. Barajı biz tamamladık. Metroda da aynı yalanı konuştun. Metronun
neyini yaptın? Bütün Istranca halkı senin ne yaptigini biliyor’ diye tepki
gösterdi. Ayrıca metro Lütfü Kırdar Kongre Salonunu da ben bitirdim ve açtım
dedi.
Sözen, ‘Metroyu, Lütfü Kırdar Kongre Salonunu , barajı sen yapmadın, ben yaptım’
diye karşılık verince, Başbakan, Sözen’e ‘Yalan söyleme’ dedi,
CHP ’liler
Erdoğan’ı sıralara vurarak protesto etti.
Erdoğan da, bunun üzerine Sözen’e, ‘Genel başkanını da böyle kandırdın demek ki.
Niye Sivas’a kaçtın. İstanbul’da kalmadın’ dedi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasının ardında Nurettin Sözen sataşma
gerekçesiyle söz istedi.
Basbakan’ın ‘Niye Sivas’a kaçtın?’ sözlerine Sözen, ‘Sivas cumhuriyetin
temellerinin atıldığı bir kent. Sivas’ta örgütün talebi üzerine genel başkanım
orada görevlendirdi. Sivaslı olmaktan gurur duyuyorum’ karşılığını verdi.
Sözen, Başbakan’ın ‘dürüst ol, yalan söyleme’ sözlerine ise, ‘Bu parlamentoda
dürüstlük öğüdü verecek son insan Başbakan’dır’ diye tepki gösterdi.
Sözen’in sözlerine AKP Grup Başkan vekili Salih
Kapusuz, ayağa kalkarak tepki gösterince, Sözen, ‘Otur yerine be’ diye bağırdı.
Sözen, diğer AKP ’lilere de ‘Niye heyecanlanıyorsun,
otur yerine be’ dedi.
Sözen, AKP sıralarından ‘İSKİ’nin hesabini ver’
şeklindeki laf atmalara ise, ‘Onların hesabi verildi. Tayyip bey de hesabını
versin. Yargıdan geçerek geldik. Siz de hesap verin. Yargıdan kaçmayın. Bizim
tezkeremiz yok. Başbakan’ın tezkereleri var. Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nu,
Istranca barajlarını ben yaptim. Başbakan’a yalan söylemek yakışır mı? 14
kilometrelik metronun 10 kilometresi başkanlığı bıraktığımda bitmişti’ diye
karşılık verdi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın hiçbir proje üretmediğini ve kendi projelerini
tamamladığını söyledi. “Benim başörtülü olsun olmasın bütün vatandaşlara saygım
var ama sizde bu yok dedi.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.