Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "eski yazılarınıza link verin"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
17

Canım Efendim

\
...
Benim görevim yüzünüzdeki hüzün kırıklarını toplamak; size zulmedenin ardından akıttığınız o gözyaşlarına pansuman olmakMutluluğum, uykularınızdaki derin huzuru izlerken yüzüme çarpan soluğunuzu hissettiğime şükredip çocuk gibi sevinmek

Doğal olarak gelişen bütün anormalliklere, hayatın ceplerime biriktirdiği taşlar gibi yavaşça alışmak… Benim yanılgım, Kuantum yasaları gereği aslında size hiç dokunmadan, dokunabildiğimi sanmak! Aldanmış eriklere gelecek yıl aynı hatayı yapmamalarını öğütleyip, her bir sonraki yıl onlarla beraber aynı kaderi paylaşmak… Yapmaktan bir türlü vazgeçemediğim, gözbebeğinizin bir refleksi ile bakışlarınıza biriken ipuçlarını okumak… Sizinle bütün acıları denemek ve işin adı güvensizlik olduğunda, ruhumun sizinkinden hiçbir farkı olmadığını size birgün anlatabilmeyi hayal etmek… Üşenmeden, bütün düşen elmalarınızı toplamak birer birer… Hepsi çürük değil elbet

Fakat başımda şu sıralar tornado gibi esen; fikir kervanlarınızı da önüme katıp bir sabah buralardan göçüp gitmek

bu bir pilli patisözüdür!

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

72 ahkam var
Önceki yazı: işin özü:
Sonraki yazı: Tasavvuf...

Ahkâmlar

iyi bir görev.
iyi bir yazı.
iyi bir derleme.
iyi bir görsel sunum.
iyi bir paylaşım.
iyi bir anlatım.
iyi bir iyi.

Hiçbirşey anlamadım..

Fotofilm seyre değer..
Tespit böcekleri bilincimize, ruhumuza yapışmıştır da, bana mısın demeyiz. Hiç dokunmadan, dokunabildiğini sanmak hı..

çevresinde dolanıp duranlara karşı her zaman onları mutlu etme çabasında olup, herhangi bir nedenle kırıcı olmalarının ve senin onları düşündüğün kadar onların seni düşünmediğini hissettiğin anda yaşanılan o anlamsız duygunun eseri bence bu yazı.
kırılma, incinme, benimseme, sevme, önemseme gibi duyguların bir anda boş ve anlamsız kaldığı anların herhangi birinde aslında böyle değil böyle dedirten bir yazı.

çok link verilince yazının içeriği uçmuş..

Thing tam aklımdan geçenleri ifade etmişsin. Nedense bunları yazamadım, belki yanılıp yazarı incitmekten korktum bilmiyorum, sebepsiz işte..

Fedakarlıklarla varolmanın bir insanı kendi tercihleriyle seçilmiş bir yaşamı az ötede bırakıp sabır ve sebat etmek arasında bıraktığı derin araziye sevk edişini görüyorum yazıda..

bundan güzel anlatılamazdı,
günümüzün moda deyimiyle, seviyorum bu kalemi

bu kalemi sevmeyen yok zaten de, linklerin araştırma yazılarında verilmesini daha doğru buluyorum, bu tür edebi yazıların büyüsü bozuluyor..

Örneğin yazar arkadaşın kitap yazdığını düşünürsek bas bas nereye girip bakacağız..Bu tür yazılar kitap formatında olmalı falan filan..

onlarda da * kullanılıyor, ps,pps,pppps yapılıyor, alt açıklama filan yapılıyor. çok takılmamak lazım. bence güzel olmuş.

canım efendim, kitapta basılmaz zaten, elektronik ortamın imkânları diyelim, yazar da bunu kullanmış,
basmayınız sadece okuyunuz, çözüm elinizde...

*-**-*** da oluyor da sonra, nerede kaldığımı unutuyorum..

Bak yine takıldım işte..Nerede kalmıştık..

Nerede kalmıştık..

@pbk, yazıyı okuduktan sonra kedi almaya karar verdiğini söylüyordun sanırım.

hahhahaha, aslaaa.

Ben, ya kedi ya ben demiş, insanım..

Bu kadar linki ben takip edemedim.Açılmıyor da ne yapmalıyım.Takip etmekte istiyorum ayrıca

aşk gibisi

pilli pati, içinden gelmiş...sana göre bir yazı, sıradışı...

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

Pilli Patii den, daha nefes kesen, okuyunca okuyucuyu içten tetikleyen..Zangır zangır titreten, içini ürperten, yazılar bekliyorum..

Bunu yapabilirsin..

yapabilir de, sanki bu yazıyı böyle yazmak istemiş. Konsept bu yani...

pbk' cım

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

Sıradışı yazardan, sıradan yazılar da çıkar ama olağanüstü diye bir kavram var, niye kendimizi aşmayalım..

Beynimizin tüm loblarıyla hop hop oynamak varken..

gereğinden fazla olağanüstü bir yazı olduğu kanısındayım.
anlık düşünceler ve hisler bazen ifade edilemez.
konu yazarı o anı en iyi şekilde anlatmış.
ve yoğunlaştığı duyguyu kelimelere kusursuz bir anlatımla yansıtmış.

her an değişken olan ruh yapımız bir an önceki halimizde neler hissettiğimizi unutturur bize.
ruhsal geçişler kişilik çatışmasında önemli rol oynar.
o geçişlerdeki sessizlik bazen çok uzun sürebilir.

bu anlamda o sessizlik bazen kelimelerle çözülebilir.

pbk ya da bişe beyendirmek deveye hendek atlatmak...

pilli pati "You will be loved no worries-3" ile kendisine cevap verecektir sanırım.

\
"Bir yol bilirim güneşe, bir yol bilirim aya, biryol bilirim hıçkırıktan kahkahaya."
\
"Bir yol bilirim güneşe, bir yol bilirim aya, biryol bilirim hıçkırıktan kahkahaya."

Heh, kayvenk anlamış ne demek istediğimi..:), korkmak istiyorum yani olamaz mı..

kop, senden bir şey rica edebilir miyim?

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

edebilir miyim demen gereksiz, direkman edebilirsin...

''Thing DİYOR Kİ, (07 Temmuz 2008 13:02)
gereğinden fazla olağanüstü bir yazı olduğu kanısındayım''

Sizin, Olağanüstünüzü hiç merak etmiyorum, mesela..Saksıda ot yetiştirip, günlerce izleyebilirsiniz..

güzel fikir.

:)

ki ayrıca,
bir saksıya ot ekmek, bir şeylere hayat vermek bile bence olağanüstüdür.
tşk bu fikir için.
en azından olağanüstü kavramlarımız aynı.

Ne mutlu size olduğunuz yerde hareketsiz durabiliyorsunuz..

Takdir ettim..Gözünüzle fotograf çekip o manzarıyı hep öyle de hatırlarsınız siz..Buna sabit bakış denir..

sabit bakış,
gördüğün nesneye yorumsuz bakmaya denir.

bir ota bakarak, evreninin oluşumundan küresel ısınmanın sebeblerine kadar bir çok şeyi düşünebiliyorsan sabit bakış denmez.

bakarken yaratılan kavramlar ve terosilerin bilinç altında yarattığı etkiler herhangi bir nesnenin özündeki ilahi dengeyi algıyabilmeye kadar gider.
bu nedenle verdiğin fikir için tşk ettim.

Rica ederim hayatı tüm renkleriyle görmen adına, dedim bunları..

Hayat koyulan kurallar bütünü değildir..Bir ''gay'' de nefes alır aşık olur terkedilir..Mesela..

karşı komşunun penceresi açıksa, oradan da bakalım dışarı..

teşekkürler tüm yorumlarınıza... öncelikle link yığınağı için hakkınız var. yazıyı okurken dikkat dağılmasına sebep olma riski sınırını aşmışım sanırım.

yazıyı linksiz olarak değiştirip yayınlatmak da çözüm, linksiz halini yorum olarak girmek ve linklerini yazı sonuna yerleştirmek de... okurken rahatsızlık çekmiş olanlar postahaneden fikirlerini belirtirlerse bir şekilde önerdiğim iki çözümden birini uygulayacağım.

görselleri biraraya topladığımda belki onların içindeki ortak paydanın mesajı da daha iyi su yüzüne çıkacaktır. gerçi @thing genel anlamda yazının vermek istediği mesajı, açık bir üslupla dillendirme nezaketinde bulunmuş. ben de verdiğim göz kalabalığı rahatsızlığından ötürü özür dileyip, yorumlarınızdan öğrendiklerimi dağarcığıma yerleştirip, köşeme çekiliyorum yeniden.

Duyarlı olmanızdan dolayı sizi tebrik ederim Pilli Pati, kendi adıma, örnek alınası bir kişiliksiniz..

bu yazı bir "patisözü" olarak kazınmalı:))

"Benim yanılgım, Kuantum yasaları gereği aslında size hiç dokunmadan, dokunabildiğimi sanmak!"
Burası çok bilimsel olmuş, "ne biliyoruz ki" belgeselinde izlediğim şey bir daha gözümde canlandı..

Çok beğendim eline sağlık.

hayatı HAFİF'e alın...

:) evet @best, o belgeselden ben de çok şey öğrendim. hatırlattığın için sağol.

@ Pati, onun ikincisi çıktı, baya güzel izlemediysen mutlaka izle, bende var iki üç günde bir izliyorum:))

hayatı HAFİF'e alın...

hemen not alıyorum

\

Şarkı ne kadar güzelmiş, inceden mızıka arkadan (: Sehr imponierend.

İdrak edemeyenin susması gerekir. Spinoza

mızıka ve akordeon..

@kop, resimlerin ortak paydasını yakalamış. Yarabbim, ne kaddar da zeki bir peynir bu! :)

(teşekkürler ayrıca, kutup ayıları benim için çok özeldirler)

@fevkul bey, Satriani'den sonra bu parçayı size beğendirebildiğim için mutluyum.

@dej, aynen ajanlığa ve ince ayrıntıları yakalamaya devam ediyor.

\

oov..!

eurovision'a 'en sevdigim sayı 6' sarkısıyla katılan adam
\

bu mudur? budur! @kop yazının şifresini çözdü.

hmmm.benim de algıladığım gibiymiş şifre

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

kapıları da sevdiğini tahminlediğimdendir...

pek zarif bir bakış açısı bu, hürmetler efendim.

aa @mak gelmiş :D hoşgelmiş.

hayır mak, sen cozemedin sifreyi. kop cozdu. sen/biz ondan gorduk..;)

eurovision'a 'en sevdigim sayı 6' sarkısıyla katılan adam

hoşbulduk, zarif pilli paticim:)

arrogante; öyle olsun, ziyanı yok:)

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?
\
boyle de bir cicek varmış.
boyle de bir cicek varmış.
eurovision'a 'en sevdigim sayı 6' sarkısıyla katılan adam

yazdığım yorumu okudun diye düşünüyorum pilli pati' cim...

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?

sevgili pilli pati
Bu yazıya öyle fotoğraflar eklemek istiyorumki, ama ne yazık ki kendi bilgisayarımdan uzaktayım biraz beklemen gerekecek..

arrtogante onlar küpeli mi bana mı öyle geliyor ?

bilmiyorum. altında var bir uzantısı. adı da kalp cicegiymis zaten..

eurovision'a 'en sevdigim sayı 6' sarkısıyla katılan adam

@mak, geç de olsa belirteyim istedim. (sen merak edersin şimdi "yorumunu gördüm mü, görmedim mi?" diye)

evet yorumunu gördüm. yani burada olduğuma göre şu an görmüş sayılırım değil mi? (pek boş bir ifade oldu ama içimden geldi "yazayım" dedim)

tabii ki, "yazının vermek istediği mesajı ilk bilene çikolata vereceğim" felan diye milleti galeyana getirip böyle müsabakaya tutuşturmak falan gibi bir niyetim yok idi. o an sevgili @kop'tan düşen incileri topladım, içimden geldi, yazıverdim "şifre çözüldü" diye. oysa ki, ben yazmadan önce yazıyı okuyan birçokları da şifreyi çözmüş idiler zaten.

gerçi @manson'un diline düştüm: link sorunsalı olan bir sanal kimliğim artık. :))

ne edeyim? bazen hayat ve kişiler öyle vurdumduymaz oluveriyorlar ki; daralmalar yaşayan yürek sahibi böyle bir anda gitmeler yaşamak isteyebiliyor. fakat kafasında, yüreğinde, aşka verdiği değeri taşımaya devam ediyor. kişi nereye gitse, değer verdiklerine hep "ille de sen" diyor. çünkü neyimiz kimimiz var ki, tutunduğumuz bu hayatta, sevgi ve değer verdiğimiz kişilerden başka?

o yüzden link sorunsalım, yazının tamamına dağılmış kalplerin fotoğraf karelerinden oluşmakta... nereye baksam, bir kalp görüyorum. kırılganlığımla geri tepip o kalbi incitmek zor geliyor. işte bu yüzden de çoğu zaman gitmeyi tercih ediyorum.

\

Bu resmi Deja sana yollamis Paticigim. Nooolur Nicocugum bunu benim icin ekle dedi ben de hatirindan gecemedim naaapiyim...
\

Bu benden...

\

Bu kop'dan

\

Bu da Manso'dan. Sana link veriyorsun diye kizmis mi ne, affetmeni rica ediyor...

anladım pilli pati

O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?
\

sevdim bu yazıyı
\
O yâr benim, ben O yâr' in... Kime ne ?
\
\

E bu bacaklar, kalp olmamış ki Dejavuu..

Pbk, yalnızca harflerle okumak bazı yazıları ıskalamak demektir

dejavunun resmi, fakir ama gururlu bir balerinin askini temsil ediyor.

\

:) doğallık!

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri