Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan kodaman.org'da: "Apache mod_rewrite ile üşengeç seo"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
3

Canım Johnym :(

Etiketler: , , ,
Johny
Johny
Johny:( , Ben henüz 9 yaşındayken ailemizin son üyesi olarak bizimle beraber yaşamaya başlamıştı. Küçücüktü...Masum, herşeyden habersiz, korunmaya muhtaç bir yüz ifadesi vardı...Hep beraber bağrımıza bastık onu...Sevdik, okşadık, bebeğimiz gibi büyütmeye başladık...
Zorlanmasın diye doğduktan sonra bir süre annesiyle kalmasına izin verdik Johny'nin. Anne sütüne ihtiyacı vardı çünkü. Çok küçüktü daha. 15 gün geçtikten sonra büyük bir heyecanla evlerine gittik annesinden Johny'i almak için. Annesi üzgündü, anlamıştı yavrusundan ayrılacağını, hırçındı.Yanımıza geldi bizi bir bir kokladı içi az da olsa rahat etmişti, üzgün bakışlarla yavrusuna son kez bakarak bizleri uğurladı. Kapıdan çıktıktan sonra adeta insan edasıyla ağlıyordu. Annemin içi parçalanmıştı, nihayetin de o da bir anneydi.
...Johny:( artık yeni evinde, yeni ailesiyle beraberdi. Buraya alışması elbette kolay olmadı. İlk zamanlar ne yemek yedi ne de su içti...Hepimizin ona sevgi dolu gözlerle bakması onu rahatlatıyordu. Biberonla süt içirirken patilerini ellerimin üzerine atmasıyla başladı herşey. Artık bizi benimsemişti. Ailesi olduğumuzu kabul etmişti. Ona asla evlatlık muamelesi etmedi annem, bizden ayırmadı. Sevdik onu, o da bizi. Bir bebek gibi hergün yaptığı şeylerle mutlu olmaya başlamıştık. Biberonu bıraktığı gün, minik poposunu artık çekmeyi başarıp yürüdüğü gün, çişini öğrettiğimiz yere yapmaya başladığı gün... Ufaktan ufaktan yaramazlıklara da başlamıştı. İlk önce annemin en sevdiği masa örtüsünü parçaladı, sonra da en sevdiği ayakkabısını sakladı. Evin 1 km ötesindeki hamamın bahçesinde bulundu ayakkabı:)
en sevdiği şey sütlü dondurmaydı Johny'nin. Yazın karpuz ve üzüme de bayılırdı:)
Günler geçtikçe farklı şeyler öğreniyordu. Zekiydi Johny, söz dinlerdi, asildi. Küçük yeşil bir top almıştık ona onunla oynardı. Bahçeye çıkıp yeşilliklerin içinde yeşil topuyla oynamaya bayılırdı. Yaz günlerinde evde oturmayı sevmezdi. Bahçeye küçük bir klube yapmıştık ona. Çatısına da "Johny'nin Yeri" yazdırmıştık:) Artık orda kalmaya başlamıştı. Geceleri balkona çıkar uzun uzun sohbet ederdik.
En korktuğu şey, havai fişeklerdi Johny'nin, bir düğün veya kutlama olsun Johny hemen evin kapısında bulurdu kendini. Bir de babam ona bir ıslık öğretmişti, o ıslığı öttürdümü Johny nerde olursa olsun yanımıza gelirdi. Bazen o da sıkılırdı, çıkardı uzun yürüyüşlere ama onu merak ettiğimizi unuturdu herhalde. Telaşlanırdık, şehri ıslık lslık arayıp Johny i bulurduk:)Bazen şehir dışına çıkmamız gerekirdi, en yakın aile dostuna emanet edip Johny'i giderdik. Bir gün yine onu götüremeyeceğimiz bir yere gitmemiz gerekiyordu. En yakın aile dostumuzdan rica etmiştik Johny'ye bakmasını. Vedalaştık evde Johny'le bindik arabamıza, çıktık yola. Çok geçmedi arkamızda bir köpek havlaması. Ah diyorum Johny'nin havlaması kulaklarımda çınlıyor. Sonra bir baktım ki arabadan arkaya Johny evden kaçmış bizi takip ediyor 4 nala bir at misali. Aldık onu mecburen eve bıraktık tekrar. Bi de öyle bir bakışı vardı ki giderken boynunu büküp, küçük bir de inilti ağzını açmadan...
Günlerden birgün ben Johny'i kucağıma almış balkonda oturuyoruz. Ilık esen rüzgar, yeni açan çiçekler, öten böcekler...balkonun altında da goncagül bir gül ağacı. Aşağı bakıyorum, Johny kucağımda korkuyor yüksekten, yine hafiften inlemeleri , aldırmıyorum güllere bakıyorum, ama Johny çok korkmuş atıyor kendini kucağımdan balkondan aşağıya...Bakamıyorum eyvah gitti diyorum...Allahtan 1. kattayız şöyle bir göz ucuyla bakıyorum Johny güllerin arasından çıkıyor üstü başı diken olmuş. Hemen koşuyorum aşağıya temizliyorum dikenlerini, masum masum bana bakıyor kızmadan, sarılıp özür diliyorum...
Götürebileceğim heryere götürüyordum Johny'i...İlk doğduğu zamanlardı, ailecek denize gittiğimiz bir gün Johny'le sahilde yürüyoruz, tabi bütün ilgi üzerimizde...Fotoğraf çektirmek isteyenler, gezdirmek isteyenler, sevmek isteyenler...Johny bütün gün harap ve bitap düşmüş, onu sevmeye çalışan kalabalığın arasındayken kolarımda gözlerini kapatıveriyor. Hemen kalabalığı dağıtıyorum ne yaptınız Johny e zehirli birşey mi verdiniz diye ortalığı ayağa kaldırıyorum. Meğer canım Johnym uyuyakalmış kollarımda çığlıklarımla gözlerini dikmiş bana bakıyor:)Suçlu olduğunu da biliyor sadece gözleri açık hareket yok:)
9 sene böyle geçti sevgili Johnyle...Küçük bir ilçede oturuyorduk o zaman bütün ilçe tanırdı onu herkes çok severdi. Çeşit çeşit oyuncaklar, hediyeler getirirlerdi ona. Beni sabahları evimizin yakınındaki ilkolkula götürür, bırakıp tekrar eve dönerdi. Eee erkekti ne de olsa ...
Seneler geçti, ilçe değişti...Bir gün Johny kulübesinde yoktu. Kapının önüne baktım, havai fişek de atılmamıştı. Herhalde yine uzun yürüyüşlerinden birine çıkmıştır diye düşündük. Islıklara da cevap vermiyordu. Nerdeydi acaba, derkennn babam geldi, suratı asıktı. Johny nerde dedik, gözlerinden yaşlar damlamaya başlamıştı. Yeni işe giren belediye işçileri Johny i tanımadıkları için diğer köpekleri vururken onu da sahipsiz zannedip vurmuşlardı:(Canım Johnym artık yoktu. Kardeşim artık yoktu...
Üzerinden 7 sene geçti, ama canım Johnym seni hala çok özlüyorum...

22 ahkam var
Önceki yazı: Bu yol nereye gider?
Sonraki yazı: Soytarının Esrarı

Ahkâmlar

sürü ilişkilerinin amaca yönelik planlı ve sistematik bir vahşeti... üzüntünüzü anlıyorum . çok yazık!

üzücü..

insanlar konusa konusa anlasır; birileri hep konusur, birileri hep anlar...

Results; isminin yazılı olduğu bi tasma takmış olsaydınız keşke...
Pisi pisine gitmiş hayvan..
Üzücü evet..

tasması vardı sevgili le..

tamamen Belediye işçilerinin cehaleti

tamamen Belediye işçilerinin cehaleti

tamamen Belediye işçilerinin cehaleti

allahım bu hafif e ne oluyor böyle?

cok üzüldüm köpecigeee:(:(:(:(:(:(:(:(

off be results, yapılır mı bu şimdi?
13 yaşında bir köpeğim var benim...
12 yıldır benimle yaşıyor. hayatımı paylaşıyor benimle.
her gittiğim şehre geldi.
her deliliğime saygı duydu.
her halimi sevdi.
evden 10 dk ayrılsam bile hep dönüşümü sevgi çığlıklarıyla karşıladı.
şimdilerde herkes: "eee, bunlar kaç yaşına kadar yaşıyo ki?" diye aptal sorular sordukça bana sinir geliyor!
yaşıyor işte kardeşim!
sana ne!
50sine kadar yaşayacak bu cins var mı ötesi! diyesim geliyor!
ama biliyorum, 50sine kadar yaşamayacak:(
başka dostlukları onların...
Jonny'ye üzüldüm...

saol çilekcim, gerçekçi olmak lazım. Bence yaşlandığını hissettiğin anda kendini hazırlamalısın, yoksa çok zor olur. En kötüsü de ani ve beklenmedik olması. Köpeğinle uzun seneler diliyorum çilekçim...

sağol results...
hazırlanmıyor ya.
bence hiçbir ölüme hazırlıklı olunmuyor.
geçenlerde İzmire gittim. Pamuk'u da kuzenime bıraktım. Alışık olduğu insanlar diye...O kadar yol çekmesin benimle diye...Ama hastalandı ve ben apar topat-r geri döndüm. Yol boyunca da dua ettim, Allahım ne olursun ben yokken bari bişey olmasın, diye.

köpeklerin en büyük düşmanı benim. ölsünler, gebersinler. Durup duruken bacağı ısıran hayvanların nesi sevimli. Amacım belediyeye girmek ve bütün köpek,enik ve it+si hayvanları yoketmek.

acuistic, şaka yapıyor olduğuna inanmak istiyorum!

Benimde cok yakisikli bir oglum vardi Alman kurduydu adi MACO `idi....karaciyer kanseri oldu ve öldü...onu kendi ellerimle gömdüm bir agacin altina...hic unutmam 1995 de izmirde cok siddetli bir deprem olmustu depremden tam 20 dk evvel koca evde oglumla yanlizken..bizi uyandirmisti...uyurken gelip üstümden pikemi cekti...hic yapmadigi bir seydi..telasini unutamam bir benim odama bir bebek odasina girip ......... o bakislarini ve ifadesini bana bir sey anlatmak ister hallerini hic unutmayacagim.Benim tatli Macom....halen üzgün oldugumda rüyalarimda görürüm...o depremden sonra ona kocaman bir bufalo kemigi almistim....tesekkür hediye si olarak:-)))......güzel dostum ..bekle beni bir gün nasilsa yeniden birlikte olacagiz....

yazmiyim en iyisi acaip yorgun ve stressliyim kötü şeyler derim.ama yinede ne lan buu demek isterim.üstüne kim alinirsa alinsin

bence de şaka yapıyor olmalı çilek

insanın ruh hali kelimelere nası yansıyıveriyor. Yok yok ben sadece mazoşistim

Onlar can yoldaşıdır sevgili acuistic, en sadık hayvanlardır. Isırıp zarar verenleri de mevcuttur, hazzetmeyiz öylelerinden ama öldürmek de istemeyiz hani...

johnny için üzgünüm ama katledilen sokak köpekleri için de üzgünüm.

kundurumakumdoldu yeni gelmissin hosgeldin

ben kahroldum :(Hala rüyamda görüyorum Johny'i:(

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

serbest: son ahkâmlar

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu