Çapulculardan süleyman, tarlasını bellemektedir köydeki. Bu esnada yukardan
uçan bir karga hayvanı gelir bizim süleymanın kafasına dışkısını bırakır.
Süleyman fevkalade sinirlenir ve koşarak evine gider ve garajdan krikosunu
kapar. Süleyman gençlik yıllarında New York Knicks bumerang takımı
kaptanlığı yapmış olmanın tecrübesiyle, krikoyu fırlattığı gibi karga
hayvanını indirir yere. Karga kan revan bir biçimde yerde uzanmaktadır
cansız bir biçimde, ağzından da bir tohum düşmüştür. Tohumu ve kargayı alır
ve dedesinin başında bir yere gömer. Aradan yıllar geçer teknoloji ilerler,
artık ne köy kalmıştır ne kasaba sadece mezarlıklara zarar gelmemiştir.
Karganın gömüldüğü yerden bir elma ağacı çıkmıştır. Bu elma ağacının
elmalarını toplar bizim süleyman. Karısına getirir. 3 hafta önce 24 ay
taksitle aldıkları blender'ı deneme imkanları olacağı için sevinmiştir
karısı. Elmalardan elma suyu yapar karısı ve içerler afiyetle.. Hani elma
ağacı için nederler bilirsiniz; Elma biter dallarında...
Sosyal yapı hususunda insanlara çok benzerler, iletişimleri çok kuvvetlidir, alet kullanımında maymunlardan daha becerikli oldukları söylenir. Akıllı ve kin tutan hayvanlardır. Müthiş bir görsel hafızaya sahiptirler. Parlak nesnelere müthiş ilgileri vardır. Taş atma, ateş etme, sapanla kovalama esnasında yüzünüzü sakın göstermeyin diye uyarılara yol açan hayvanceyizler bunlar. Seyretmesi çok zevklidir.
Kargalar incelenesi hayvanlardır vesselam...
Baykuşlar ve karıncalar yanında kargaları da pek bi severim.
Cumhuriyet gazetesin de bir dönem kargalarla ilgili yazı ve okuyuculardan gelen ilginç anılar vardı.inanılmaz akıllı olduklarını o zaman öğrenmiştim.
"Kargalar, tek bir karganın bile gökyüzünü yok edebileceğini düşünürler; buna hiç bir kuşku yok.. Ama gökyüzü kargaların yokluğu demektir" F.K.
ben de kargaların çok karizmatik hayvanlar oldugunu dusunenlerdenim. bir de karga denince aklıma hep ata demirer'in stand-up'ındaki bolum geliyor.
- leş karga, pis karga git burdan..
- bak terbiyesize, ben kurtuluş savaşını gordum serefsiz, gel öp dedenin elini..
Ben de kargaların bizim balkondaki cevizleri aşağıya atıp kırıldıktan sonra yanlarına gidip yemelerini unutamam..Çok pratik hayvanlar oldukları söylenir..Yazınız güzel olmuş.
Yorumlarınız için teşekkür ederim Le sorcier, akoni, sayın kendim, linet, arrogante hombre ve pillibebekkuyuda insanları.. Yalnız anlamadığım yazdığım öyküde neden karga'nın bu kadar ilginizi çektiği. Sonuçta karga yerine üveyikte olabilirdi. Size de teessüf ediyorum sayın kendim. Beni anladığınızı sanıyordum...
elestirinize katiliyorum zen insani. ama siz de biliyorsunuz ki genelde ahkam bolumunde birileri bir konu uzerine yogunlasiyor ve sonrakileri yonlendiriyor. yorumlar karga uzerine gelince digerleri de ondekileri takip etmis.
biliyoruz ki ya da tahmin ediyoruz ki bu yazinizda da birilerine yine roller bicilmis, bir benzetme durumu söz konusu ama bu sefer ne yazik ki çözemedim yazınızdaki sifreyi ve ben de kafileyi izledim..
zen;
bence yazının en çarpıcı olan tarafı ki senin tarzın:)
:
çapulcu süleyman olabilecek bir şahsiyetin new yor kicks ustalığını konuşturabilmişliğidir. Bana şu an yaşadığımız popüler kültürü ve o çok moda lümpen anlayışını anımsattı, sanki dalları elma basma konusu da bu denli çoğalan bu lümpen sınıfından ibaret:)
dediğim gibi bu da benim bakışım:)
Evet, haklısınız ben de arrogante gibi kafileyi izledim..Teknolojinin mezarlıklara zarar vermemesi olağan, karganın, ağzından düşen tohumla aynı yere gömülmesi ilginç ve gelişen elma ağacından elmaları alıp blender i denemek için suyunu sıkmaları, komiğime gitti ...Anafikrini sizden dinlemek isterdim..
karga hikayeleri ile ilk okulda tanışmadık mı .Hani karga ve kurnaz tilki ayy çok şekerdi.Tanıdıkça bütün hayvanları seviyorum.
Karga ve tohum olayını şöyle açıklıyayım. Bu noktada Hayyam'ın anlattığı bir hikayeden esinlendim. Hikaye şöyledir. Acem kralı bir gün ava çıkar. Avdayken bir kartal görür, boğazına yılan sarılmış; can çekişmekte olan, okunu çıkardığı gibi yılanı vurur. Kartal bunun üzerine krala minettar olur ve ayaklarının arasına bir tohum bırakır. Kral bu tohumu bahçesine eker ve bu tohumdan bir bağ çıkar ve üzümler bağdan. Kral bu üzümleri toplatır ve zehir olduğunu düşünerek bir küpe doldurur ve mahzene yollar. Aradan yıllar geçer ve kralın cariyelerinden biri fevkalade kötü bir baş ağrısına kapılır, derdine derman yoktur ve ölmek istemektedir. Gider mahzene ve zehirli sudan içer testideki. Birden başının ağrısı geçer cariyenin. O günden sonra şarap kral içeceği olur... Geri kalan kelimelerinde kendi içlerinde benim için bir anlam taşımaktadır. Ama öykünün genel amacı yüzde tebessüm oluşturmaktır. Cümlenize teşekkürler.. Sonuçta yaptığım şey kelimeleri yanyana koymak...
Ben anladım seni zen insanı, burdaki süleyman sayın kendinsin birgün karga senin kafana pisledi ve sen onu öldürmek istedin ama öldüremedin. AYrıca burdaki elma ağacıda bir dikili ağacım bile yok demek anlamına geliyor, aynı zamanda bir karım olsada elma suları yapsam demek istemişsin:))
Ölüm ve ceza aynı karede bulunmamaktadır yada? ilahi adalet vuku bulmaz, bulmasını diler belki zihinler merak öğesi ile sonlandırılmış yazı... Tebrik ediyorum.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.