
Akşam sekiz civarında savcılık kanalıyla otopsisi yapılmak üzere hastaneye bir vakanın intikal edildiğini öğrendim. Nöbetçi adli hekim bendim ve bu hastanede sadece üç aydır görev yapmama rağmen çok sayıda otopsi yapmıştım. Çoğu kurşunlanma vakasıydı ve savcı daima bizden vücuttaki mermi çekirdeklerini isterdi.
Yukarı otopsi salonuna çıktım. Cesedin grafileri elime tutuşturuldu. Filmleri inceledim. İkisi batın boşluğunda, ikisi sol omuzda ve biri sol kasık bölgesinde olmak üzere toplam beş mermi çekirdeği tespit ettim. Hemen yardımcı personelle otopsi prosedürüne başladık. Üç boşluk olarak tarif edilen beyin boşluğunu, göğüs boşluğunu ve batın boşluğunu açtık. Kalp, beyin, akciğer gibi organları uygun şekilde kesip inceledikten sonra kullandığımız rutin cümlelerle kayıtlarını tuttuk. Bu arada sol omuzdaki ve batındaki kurşunları çıkarmıştık. Sıra kasık bölgesindeki mermi çekirdeğine gelmişti. Fakat saatler süren uğraşıma rağmen kasıktaki kurşunu bulamadım.
Tüm ihtimalleri gözden geçirmeye çalıştım. Femoral kanala kaçmış olabileceğini düşünerek kanalı açtım. İnguinal kanalı parmaklarımla defalarca kontrol ettim. Hatta batına kaçırdığımızı düşünerek batın bölgesini tekrar inceledim. Ama mermi çekirdeği ortalarda yoktu. Vakit gece yarısını çoktan geçmişti. Savcı benden beşinci kurşunu istiyordu ve hastane etrafında toplanan kalabalığın homurtuları beni oldukça rahatsız etmeye başlamıştı.
Tekrar röntgen çekilmesini istedim. Ceset asansörle alt kattaki röntgen odasına götürüldü ve tüm vücut grafisi çekildi. Sonuç daha da korkunçtu. Çünkü beşinci kurşun filmlerde gözükmüyordu ve savcıya göre kurşunun kaybolmasındaki sorumluluk bana aitti. Savcının talimatıyla otopsi salonu, röntgen odası, asansör, koridorlar… her yer polislerce didik didik aranmaya başlandı. Fakat bir türlü mermi bulunamıyordu.
Ben anatomik yapıların karmaşasından sıyrılıp daha geniş düşünmeye başladım. Normalde otopsi için gelen cesetlerin tüm giysileri çıkarılıp öylece röntgeni çekilirdi. Yaptığı işten nefret eden teknisyenimiz pantolonu çıkarmadan röntgeni çekmiş olabilirdi. İnşallah pantolonu atmamışlardır diyerek röntgen odasına doğru koşuşturmaya başladım. Odaya girdiğimde pantolonun bir köşeye bırakılmış olduğunu gördüm. Pantolonu elime alıp ceplerini karıştırınca mermi çekirdeğini sol cepte buldum. Muhtemelen seken kurşunlardan biri nasıl olduysa pantolonun cebine kaçmıştı. Ben de saatlerce cepteki kurşunu femoral kanalda arayıp durmuştum.
Kurşunu savcıya takdim ettiğimde bedenimi inanılmaz bir yorgunlukla beraber garip bir mutluluk hissi sarmıştı.
Otopsi günlüğü ha.
Sevgili günlük. Bugün 4 keleşnikof mermisi yemiş bir herif geldi. Önce pantolona baktım tabi. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer bilirsin :)
cok etkileyici, yazilarinin devamini beklerim..
resim de olsaydı süper olurdu.
cebi yırtmadan orada mola vermesi çok ilginç.
son durak cep olmus , gelene kadar yirtmistir..
sanki thinge demişsin gibi olmuş bi an yazı chattagushın noluyoz oldum.
hemi de şunu belirtmek isterim chattagush iyi ki yazdı tekrar.
mermi sekip cebe girmiş. pantolonu yırtması gerekmez..
yazıyı tekrar okudum, daha çok beğendim.
...demek ki ölebilmek umuduyla yaşamak out !
chattagush, daha sık yazmanı dilerim
kalbi tansiyonu olan, kan tutan, midesi bulanan, doğurmak üzere olan ne bilim tiksinen filan linke dokunmasın.
http://www.otopsi.gen.tr/otopsi_resimleri/cesitli-otopsi-resimleri.html
şorda resimli neyin var otopsiler. anladığım kadarıyla otopsi esnasında bulaşık eldiveni giyme zorunluluğu var.
videosu da vardı otopsinin bir yerlerde. arşive bakın.
yalnız o mermi bulunamasaydı hakkında dava bile açılabilirdi.
burada da var sanırım video açıp bakmadım ama. normal doğum videosu diyor. abovv diyeyim ben. yabancılar evde doğurmaz sanıyodum.
uzaylıya otopsi var on numara o.
uzaylıya otopsi var
işportacı repligi gibi olmuş bu.
- evet abiler uzaylıya otopsi var. e.t'yi de biz kestik. alien da burada oldu..
Sevdiği kuluna önce kaybettirip sonra buldurup sevindiriyor işte. Arada yaşanan süreç ise alt belleğe işliyor ki bir daha femoral kanalla oynamak yerine belleğe müracaat edilelim diye.
Akıcı bir anladım ve güzel bir deneyim olmuş.
Güzel yazı olmuş, eline sağlık. Meslek de zor geçmiş sanıyorum, ona da geçmiş olsun. :)
Zordur ve sevimsizdir bu otopsi işleri benim için. Ben şanslıyım, 2 defa başıma geldi ve klasik otopsiye gerek olmadı, sadece kurşun yeterli demişti savcı.
Araştırma yapılıp yazılan öyküleri seviyor, yazarlarını tebrik ediyorum. Uzman olmadığı bir konuda ( ki belki de gerçekten doktorsun bilmiyorum) böylesi bir hikaye yazmak çok değerli...
böylesine bir çalışma ortamından daha ne hikayeler çıkar..yenilerini bekliyorum ben şahsen..show must go on :)
koşarken veya hafif çömelikken , kaya veya duvar yanından geçtiği anda yaklaşık 1-2 m mesafeden seken kırık sekme yapan kurşun cebe girer . tüm hızı kesilir ama yer tutmadığından seker ise bir pin pon topu gibi dönerek cebe girer . başka açıklaması yok :)
eniştem de adli tıp ta başladı artık ondan da bu tür anlatımlar bekliyorum anlatırsa..
çook güzel bir anlatım...otopsi izlemek beni hiç sarmaz ama okmak eğlenceli...yani kurşunun kıyafet'inde olabileceğini düşünmen de güzel...yalnız iğrenen birinin bir ceseti otopsiye hazırlamak için görevlendirilmeside işlerin ne kadar cahilce yapıldığı anlamına geliyor bir yerlerde görev almak o kadar kolaylaştı ki dayın olsun yeter....ama onun orda kalması fizik kurallarına aykırı... acaba o mermi (mermi çekirdeği)ona mı ait...kurşunlara maruz kalmadan önce...ama mermi çekirdeğini de cebine koyamaz....seken mermi çekirdeklerin cebine girmesi de ilginç...yani olmass olmass die birşey yook herşey mümkün hayatta...yeni otopsilerini okumak dileğiyle:))
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.