Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "link vermek ve imaj eklemek"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

tuttum
6

CEVAPLARI TATMİN ETMEYEN SORULAR

Umut, sevgi, güvenin yönetmesi varken,
Neden karamsarlık, acı ve güvensizliğin ellerine
Bile bile bırakır insan kendini?
Kahkahanın yerine neden gözyaşını seçer?
Yeni anılar yaratmak varken eskiye saplanır bu kadar?
Neden sağlam ve dimdik olmaz da
En ufacık şeylerde yara alır,
Huzursuzluk ve ızdıraba bırakır kendini?
Kahraman olmak varken kurbanlığı seçer?
Üretmek yerine tüketmeyi,
Hem de özellikle kendini tüketmeyi
Nasıl göze alır?
Nasıl bir cesarettir bu?
Nasıl bir hayat,
Nasıl bir yalnızlıktır?
Hüzünlenmek, üzülmek, acı ve keder
Uğruna erimeye, yok olmaya değecek kadar güzel mi?
Hayat, geçmişe sıkı sıkı tutunup anılara gömülecek kadar
Basit ve anlamsız mı?
Zaman, oyalanacak kadar değersiz mi?
Hayat, oyalanmak mı?


17 ahkam var
Önceki yazı: Shadowy Oyun biter
Sonraki yazı: ARRGH!

Ahkâmlar

Kuklacının ellerindeyiz.Bazen siyah bazen beyaz kimi zamanda tanımsız renklerde ki duysusallaşmalar...Sadece baş'a dönmek için sonu görmek...Hayat insanın kendisini dışardan görmesi ve birazda gerçeği idrak etmesi...Kuklacının elinden kurtulması...Bazen...

ipler bizim elimizde .

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

Sorunda o zaten ip yok onu bizler var ediyoruz.

ip= zihin,kontrol,amaçlar vd.
zihnimiz bizi kontrol etmemeli, biz onu kontrol etmeliyiz- gibi.

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

Uzman değilim matrix felsefeside yapmıyorum ama Dali'nin bir sözü var çok sevdiğim 'Delilerle aramda ki tek fark benim deli olmamamdır' :)

sebebi basit;
mutluluğun tanımını yapmak kelimelerde okadar basit değildir
ama giden bir sevgilinin arkasından sayfalarca ağlayabilirsin..insan üzülmeyi sever..insan herzaman üzülmeyi sever..hatta sadece üzgünken mutlu olanlar bile var.

sigara dumanı hızlı ve dans eden kıvrımlarla havada süzüldü..arka cebinden bir küçük not defteri ve kalem çıkardı..ve yazmaya başladı

bir psikiyatr olsan ve hafif bir depresyon şikayetiyle sana gelenlere bu yazdığını okusan. aslında bunu tiyatral olarak yapman da mümkün. al şimdi bunu yazdığını eline ve karşında hayattan kopmak üzere olan birisi yada en iyisi şu yandaki kedi olduğunu düşünerek bağıra bağıra oku.
okumayı bitirdiğinde karşındaki zat nasıl bir durumda olur bir düşün. onun hayatında bir dönüm, bir çözüm noktası olabilir misin bu yazınla, sor kendine. yani anlatmaya çalışıp dolandırdığım olay, yazıda anlattığın ve anlayamadığını mimlediğin karakter(ler) öyle olmayı kendi mi istemiştir? büyük bir zenginlik ve şaşaa içindeki hayatların yalnızlığını anlatan onca hikaye, temelleri anlaşılmaz hikayeler midir?
bir daha yaniyle bağlarsam; mutsuzluk, bağımlılık halini almadan önce çözülebilir bir halde midir ki insan bunu çözemeyip kendi hayatını onun içinde geliştirsin. hı? de bakiim. :)

ha!, bir daha okudum şimdi yazıyı şunu da yazayım: hayat oyalanmak mı'yla bitirmişsin ya yazıyı. aklıma radiohead'in true love waits şarkısındaki bir söz geliverdi. orada 'i'm not living - i'm just killing time' diye bir söz var ya; işte ben onu bir ara her sabah uyandığımda söylüyordum kendi kendime yattığım yerden. düşündüğüm; bu söz olmasaydı, o sözü söyleyen olmasaydı, yazan olmasaydı, anlayan olmasaydı, o sözü ev ahalisine söylenecek soğuk bir günaydın'dan daha değerli addeden kimse olmasaydı, o şarkı o kadar güzel olur muydu? hı? bunu da bi di bakiim bana? :)

elisia,mutsuzken mutlu olmayı secmemeli insan.daha sonra da neden mutsuzum demeye hakkı yok bence.bu biir :)
yasamıyosan,sadece zamanı olduruyosan nitzsche'nin dedigi gibi keske dogmamis olsaydin :) tabi bu benim fikrim degil,her canlının bi gelis sebebi war bence.
ama hayat we zaman car cur edilecek we ahlayıp wahlıcak kadar basite indirgenmemeli.

spqpcz,insanlar nasıl mutsuzken mutlu olur,mazorsistlik nası bi seydir,ben bunu anlamıyorum.

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

ama var öyle insanlar malesef..hatta bende bir zamanlar öyle biri haline geliyordum neredeyse ama sonradan toparladım kendimi:)

sigara dumanı hızlı ve dans eden kıvrımlarla havada süzüldü..arka cebinden bir küçük not defteri ve kalem çıkardı..ve yazmaya başladı

hepinizi anlıyorum arkadaşlar! biraz zaman! hepinizi bu hayattan kurtarıcam! :) hehe

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

ewet spqpcz,herkes senin gibi kendini toparlamalı;cunku bu senin de dedigin gibi 'toparlanılması' gereken bi durum.

ufopilotu,allah razı olsun,keske olsa ole bi sey :)

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

soruları tatmin etmeyen cevaplar...

neyin cewapları :)

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

hipangel! zamanlama üstadını tanıyorsun değil mi?? (Bizim GRUP'tan) Sen ne demek istediğimiz anlarsın. Sana gelen yorumlardan anladığım kadarıyla bence bazıları için bu bilgilerin zamanı gelmemiş güzelim. Bu yüzden gelen yorumları okuduğunda zamanlama üstadını düşün...Ve henüz zamanı gelmemiş bir kişiye yazılarındaki anlamı anlatmaya çalışma bence...:) Ama sen yazmaya devam et...Ben ve eminim birçok kişi yazılarını severek okuyoruz...Yazacak güzel şeyleri olan herke yazmaya devam etsin...Sevgiler

wisdom alındı anlasıldı :)
fakat bence herkes her sey icin hazır :)
cok tesekkur ederim guzel yorumun icin :)

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

dımı dımı dıs

amma da yorucu gunlermis..

-FUNda-hipANGEL-kaplumTOSBA- Tanrım bana senin gibi sevmeyi öğret.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu